Recommendations based on "Yine de Sevdik: Değiştirebildiğiniz kadar değil, olduğu gibi kabullenerek sevin insanları... (Turkish Edition)"
Based on your reading history, we think you will also enjoy the following books.
By Zülfü Livaneli
Merhamet zulmün merhemi olamaz!İstanbul'un kargaşası içinde sıradan bir yaşam süren İbrahim, çocukluk arkadaşı Hüseyin'in ölüm haberi üzerine doğduğu kadim kent Mardin'e gider. Onun, önce sevdaya sonra ölüme yazılmış, Mardin'de başlayıp Amerika'da sona ermiş hayatını araştırmaya koyulur. Böylece adeta bir girdabın içine çekilir, tutkuyla ve hırsla gizemli bir kadının peşine düşer.Harese nedir, bilir misin? Develerin çölde çok sevdiği bir diken var. Deve dikeni yedikçe ağzı kanar. Tuzlu kanın tadı dikeninkiyle karışınca bu, devenin daha çok hoşuna gider. Kanadıkça yer, bir türlü kendi kanına doyamaz. Ortadoğu'nun adeti budur, tarih boyunca birbirini öldürür ama aslında kendini öldürdüğünü anlamaz. Kendi kanının tadından sarhoş olur.Mardinli Hüseyin ile IŞİD zulmünü misliyle yaşamış Ezidi kızı Meleknaz'ın ve kelamın çocuklarının hikayesi... Livaneli okuru, sevda ile acının iç içe geçtiği bir Ortadoğu gerçeğiyle buluşturuyor.
By Elif Şafak
Su hayatta insan en cok sevdiklerini acitir…En derin yaralar ailede acilir, kabuk tutsa bile kanar hikye, icten ice...Aski aramadan evvel, dusun bir, ya benden nasil bir sik olur?Insanin sevdasi karakterinin yansimasidir.Sen kavgaci isen, ha bire ofkeli, aski da bir cenk gibi yasarsin.Gonlu pak olanin sevgisi de saf olur.Su hayatta insan en cok sevdiklerini acitir.En derin yaralar ailede acilir, kabuk tutsa bile kanar hikye, icten ice...Attigimiz her adim, yaptigimiz her iste kendimizi yansitiriz.Budur cozulmesi gereken bilmece...
By Gabriele Clima
Paperback. 12,50 / 19,50 cm. In Turkish. 184 p. Original title: Il Bambino Che Faceva Le Fusa Translated by Esma Fethiye Güçlü Illustrated / Photos by Ilaria Campana Bir ev kedisi ile özel bir çocugun sira disi arkadasligi… Ev kedisi Pepe, insanlari Anne, Baba ve Tato ile birlikte siradan bir kedi hayati yasamaktadir. Oldukça merakli ve hareketli bir kedidir. Günleri komsunun köpegiyle atisarak, güvercinlere söylenerek ve uyuyarak geçer. Pepe'nin hayati, yasadigi binanin dördüncü katina daha önce hiç görmedigi bir çocugun tasinmasiyla degisir. Bu çocuk onun tanidigi diger çocuklardan farklidir. Hiçbir zaman evden disari çikmaz. Penceresinde kilit oldugu için camdan disari bile bakamaz ve zamaninin çogunu resim çizerek geçirir. Pepe, onun eve hapsedildigini düsünür ve çok tuhaf buldugu küçük çocugu yakindan tanimayi ister. Fakat o bir kedidir ve insanlarla nasil iletisim kuracagini bilmez. Yine de yeni arkadasini güldürmenin ve her seyden önce onun kalbini isitmanin bir yolunu bulmalidir.
By Hakan Günday
Diyebilirsin ki, bir insanı, fotoğraflarından ve hakkındaki haberlerden ne kadar tanıyabilirsin? Haklısın. Belki de çok az...O zaman şöyle demeliyim: Seni az tanıyorum... Az...Sen de fark ettin mi? Az dediğin, küçücük bir kelime. Sadece A ve Z.Sadece iki harf. Ama aralarında koca bir alfabe var.O alfabeyle yazılmış onbinlerce kelime ve yüzbinlerce cümle var. Sana söylemek isteyip de yazamadığım sözler bile o iki harfin arasında.Biri başlangıç, diğeri son. Ama sanki birbirleri için yaratılmışlar.Yan yana gelip de birlikte okunmak için. Aralarındaki her harfi teker teker aşıp birbirlerine kavuşmuş gibiler.Senin ve benim gibi...
By Zafer Köse
"Anadolu kültürünün ağır biçimde yara aldığını söylemek zorundayız. Elbette iyileşecek bu yaralar. İyileşeceğiz. Daha önce de kendi kendimizi yaralamıştık, onların da izi tamamen silinemez; ama bu son dönemde yaratılan düşmanlıklar, duygusal bölünmeler, toplumda öncekilerden daha yaygın yaralar biçiminde ortaya çıktı. Bir daha asla hiç yaralanmamış gibi yaşayamayacağız."Yüzyıllar boyunca büyük kırılma anları ve sancılı dönüşümler yaşamış bir toplum. Anadolu insanının kültür dağarcığında yerini almış büyük bir sanatçı, önemli bir aydın. Kabilenin dışında kalıp onun için düşünenlerin trajedisi. Bu kitapta, Livaneli'nin penceresinden görünen Türkiye toplumunun manzarası ortaya çıkıyor.Kapitalizmin tektipleştirdiği bir dünyada her şeye rağmen varlığını sürdüren "insan"ı arıyor Livaneli. Reklamların, gürültülü televizyonların, şaşaalı unvanların arasından geçip "düşünce"nin peşine düşüyor. "Anı yaşa" sloganlarıyla bezenmiş bir dönemde, geçmişi terk etmeden, gelecekten vazgeçmeden, toplumuyla ve devletiyle hesaplaşıyor.Zafer Köse'nin Zülfü Livaneli ile yaptığı söyleşi, evrensel bir entelektüelin portresini sunuyor. Livaneli'nin onlarca yıldır sınanmış tavırları, iktidarlara direnmiş sözleri, eğilip bükülmeyen bir aydının düşünce dünyası. Toplumun kalbinden hayata açılan bir pencere.
By Sharon M. Draper
Original bdg. 13,50 / 20,50 cm. In Turkish. 256 p. 11 yasindaki Melody'nin fotografik hafizasi vardir. Kafasi bir kamera gibi gördügü her seyi kaydeder. Ve "stop" dügmesi yoktur. Okulun en zeki çocugudur ama bunu kimse bilmez... Çünkü Melody konusamaz, yürüyemez ve yazamaz... Ama bir gün bir mucize olur! Melody kafasinin içindeki sesi kesfeder... Sesini asla unutamayacaginiz bu cesur kizla tanismaya hazir misiniz? Ingiltere'nin saygin edebiyat ödüllerinden Coratta Scott King ödüllü yazar Sharon M. Draper'dan hüzün ve umut dolu soluksuz okunacak bir roman. " Cesur, sürükleyici ve samimi bir hikaye." - School Library Journal "Gözükara ve gerçekçi... - Kirkus Review Ilham verici! Bu hikâye hepimizi birer aktivist haline getirebilir." - Booklist
By İsmail Güzelsoy
Paperback. 13,50 / 19,50 cm. In Turkish. 296 p. Hikayemiz namusumuzdur… Gölgen hep yanimda olacak... Herkesin gizli bir sarkisi vardir, ömrünce içinde tasir, bazen öyle derine gömer ki zamanla kendi de unutur onu. Ta ki ayni sarkiyla sarhos olan biriyle rastlasana kadar. Biz ayni sarkiyla kederlenmis, aglamisiz bir zaman. Sana o yüzden inandim. Biliyorum, baska bir zamanda söylenmis –söylenecek ya da söylenmekte olan– sarkiyla, birbirini tanimadan birlikte dans eden insanlariz. Yüzünü göremiyorum, gözlerim gözlerine degmeden konusuyorum, bunu hiç sevmiyorum ama buraya kadar ulastigina göre iyi biri olmalisin. Neden seninle hikâyemi paylasmam gerektigini bilmiyorum ama istedigini yapacak, hatirlayabildigim her seyi anlatacagim simdi. Anlamak için acele etme. Bazi seyleri anlamadan da severiz ya. Insanlari mesela... Ask baska ne ki? Istanbul semalarinda iki minare arasina gerilmis ipte yürüyen bir çocuk ve bir maymun... Iki can dostu... Oradan sehri seyrediyorlar... Aski, günahi, ölümü boynuna kolye gibi asmis Istanbul'u... Sehrin hikayesi bir zaman sonra onlarin hikâyesi olacak çünkü... Edebiyatimizin en güçlü seslerinden olan Ismail Güzelsoy Gölge ile yazarlik serüveninde doruga ulasiyor... Ask var bu romanda. Sefkat var. Ölümsüzlük pesinde gizemli bir cemiyet. Rüyalarin dilini çözmeye çalisan insanlar. Ve ölümün bile sona erdiremedigi bir dostluk...
By Birsen Ekim Özen
Paperback. 12,50 / 19,50 cm. In Turkish. 96 p. "Ben tahti seyretmeye öyle dalmisim ki siniftakilerin odanin diger tarafina geçtigini fark etmemisim bile. Tam onlarin yanina gidecekken odaya simsiyah giyinmis iki kisi girdi. Fisir fisir konusuyorlardi. Tahtin yanina kadar geldiler. Biraz ürperdim." Bu kitapta Sirin'le birlikte Topkapi Sarayi'nin birbirinden ilginç odalarini gezecek ve çoook egleneceksiniz!
By Yasin Pisgin
Paperback. 13,50 / 21,00 cm. In Turkish. 336 p. Edited by Yasemin Mus Cover design by Yasin Çetin Kur'an; Azîz olan izzet sahibi, Rahîm olan rahmet sahibi Allah'in indirdigi hikmet yüklü bir kitaptir. Kur'an; bir hakikat çagrisi, bir hidayet rehberidir. Bu kitap Allah'in sesidir, nefesidir; Allah'in kelamidir. Insan, Kur'an'la ne kadar iç içe girerse Allah'in sesini, nefesini, solugunu o kadar içinde, iliklerinde hisseder. O soluk insani pisirir; olgunlastirir… Kur'an; arayis içindeki insani esfel-i safilinden, batakligin dibinden alip Allah'in rizasinin istikametine sevk etmek için indirilmis bir kitaptir. Kur'an hatirlatir... Insanin fitratindan gelen devasa sorulara, arayislarina cevap verir. Insanin ruhuna, benliginin derinliklerine hitap eder. Yeter ki insan içindeki o sese kulak verebilsin. Kur'an Peygamberimizin kalbine inmistir; sahsiyetine ve benligine inmistir. Onu yemesiyle, içmesiyle, oturmasiyla, kalkmasiyla yasayan Kur'an yapmistir. Kur'an müminin de kalbine inmeli çünkü kalp, insanin sahsiyetinin, karakterinin, benliginin merkezi ve baskentidir. Yasin Pisgin, Yasin Suresi tefsiri olarak hazirlanan Kur'an'in Kalbine Yolculuk'ta Kur'an'dan mü'minin kalbine; mü'minin kalbinden Refîk-i âlâya uzanan yola isaret ediyor. Kur'an'in Kalbine Yolculuk bu yolda gidenleri Kur'an'in derinliklerine daldiriyor. Ta ki Kur'an'in sirlari gönüllere asikâr olsun.
By Cengiz Aytmatov
Paperback. 12,00 / 19,50 cm. In Turkish. 110 p. Deniz Kiyisinda Kosan Ala Köpek, Cengiz Aytmatov'un mitoloji ile gündelik hayati bir araya getirdigi ve insanligin en büyük erdemlerinden olan metanet ve fedakarligin trajik hayatlarimizda ne kadar büyük bir öneme sahip oldugunu essiz bir üslupla anlattigi hikayesidir. Okuyucuyu hüzünlendiren ve tesiri altina alan bu hikaye, Aytmatov'un diger hikayelerinden farkli olarak bir bozkirda degil, denizin tam ortasinda geçer. Bir yaratilis efsanesi ile baslayan hikayede bir babanin, evladi için hayatindan vazgeçisinden bahsedilir. Hatta yalnizca bir babanin degil, küçük bir çocuk olan Kirisk'in yasamasi için üç adamin ölüme gidisi âdeta yüreginize islenerek anlatilir. "Koca bir denizin ortasinda susuzluktan ölüp gitmek korkunç bir seydi. Eskiden övündügü nesi varsa hepsi yok olup gitmisti ve ölüm hiç de uzak degildi artik. Ama gögsündeki yüregi yine gençlik yillarindaki arzularla, tutkuyla çarpiyor, gönlü kocamiyordu. Ne büyük bir felaketti gönlün hiç yaslanmamasi! Çünkü, gönül yaslanmayinca, düsleri, düsünceleri de degismiyordu. Ve insan ancak rüyada, düsüncelerde hür ve ölümsüzdü…"