Recommendations based on "Varolmanin Boyutlari Tasavvuf ve Bahdetül-Vücud Üstüne Yazilar"

Based on your reading history, we think you will also enjoy the following books.

By Lev Nikolayeviç Tolstoy

İşte o gün, talihin yüzüne güldüğü bir adam olan ben, her akşam tek başıma soyunduğum odamdaki bölmenin çapraz kirişlerine kendimi asmayayım diye kendimden bir ipi sakladım ve şeytana uyar da hayatıma kolay yoldan son veririm diye de silahımı yanıma alıp çıktığım o avlara çıkmaz oldum. Ne istediğimi kendim de bilmiyordum; hayattan korkuyordum, hayattan kaçıp uzaklaşmak istiyordum, ama gene de hayattan bir şeyler bekliyordum.Bütün bunlar başıma talihin tam anlamıyla yüzüme gülmüş olduğu bir dönemde geliyordu. Henüz elli yaşına basmamıştım, çok sevdiğim iyi bir karım, iyi çocuklarım ve ben fazla bir gayret göstermeden gelişen ve büyüyen geniş bir malikanem vardı. Akrabalarımdan ve eşimden dostumdan, hiç olmadığı kadar saygı görüyordum. İnsanlar beni övüyorlardı. Ben de ünlü biri olduğumu düşünmekle kendimi hiç de kandırmış olmazdım. Deli ya da ruhsal yönden rahatsız olmak şöyle dursun, tam tersine benim gibi insanlarda nadir rastladığım bir şekilde zihin ve beden melekelerim son derece güçlüydü. Beden gücü olarak ekin biçmede köylülerden geri kalmazdım, zihin olarak da ara vermeksizin sekiz, on saat çalışabilir, böyle bir zorlanmadan dolayı da hiçbir rahatsızlık duymazdım.

By Hakan Mengüç

"Başkalarının gürültüsünü değil, kalbinin fısıltısını dinle..."Bu bir yolculuk.Neyin sazlıkta başlayıp neyzenin nefesiyle ruh bulduğu olgunlaşma yolculuğu...Kapıları sana açılan, sende başlayıp sende biten bir tekamül...İlişkinde, bedeninde, zihninde ve kazancında hayatını dengelemek yolunda verdiğin bütün çabalarınarehberlik etmek üzere yazılmış olan bu kitap, bir başına aralamayı başaramadığın kapıları ardına kadaraçabilmek için buluştu seninle.Aslında muhtaç olduğun bilgi hep ortadaydı.Yaradan seninle her an konuştu ama duyamadın, çünkü zihnin fazla gürültülüydü.Sana yardımcı olabilecek insanlar hep vardı ama sen onları hayatına dahil etmedin çünkü kalbinbaşkalarına güvenmeyi unuttu.Önüne çıkan her engelden kaçındın, çünkü içinde uykuya bıraktığın potansiyelinden çoktan vazgeçtin.Her şeyin aslında mümkün olabileceğine dair inancını yitirdin.Hayatın içinde kazanmak, başarmak ve yetişmek için sürekli koşturdun ama hiçbir şeye yetişemedinçünkü zaman seni artık esir aldı. Öyle hızlısın, öyle meşgulsün ki, bedenin artık ruhunun önüne geçti.Şimdi bu kitapta durmayı öğreneceksin. Yavaşlığı keşfettiğinde bedenin ruhuna kavuşmanıncoşkusunu yaşayacak.Burada doğru nefes almayı öğreneceksin.İlişkilerini, işini, kazancını ve sağlığını yeniden inşa edeceksin.Unuttuğun ne varsa, şimdi her şeyi hatırlayacaksın.Kendinden yeni bir sen var edeceksin.Memnun olmadığın her şeyi yıkma ve yeniden inşa etme zamanı.Korkma, ihtiyacın olan güç sende zaten var.Ben sadece bulmana yardım edeceğim...

By Ahmet Ümit

1926 yılının o hüzünlü sonbaharı. Osmanlı İmparatorluğu yıkılmış, genç cumhuriyet ayaklarının üzerinde durmaya çalışıyor. O büyük altüst oluşun içinde bir adam:Şehsuvar Sami. Bir zamanların İttihat ve Terakki fedaisi, şimdilerin yorgun komitacısı. Şehsuvar Sami'nin etrafında dönen amansız bir entrika. Bir yanda kaybettiği ama hiçbir zaman yüreğinden çıkartamadığı sevgilisi Ester, öte yanda yaşanılan tarihsel bozgun. Kaybedilen bir ülke, kaybedilen bir şehir, kaybedilen bir hayat. Ve aklında hep aynı soru:Devlet mi kutsaldır, yoksa insan mı?"Ölüm, şehirlerimizi kaybetmekle başlar." Kim söylemişti bu cümleyihatırlamıyorum, ne yazık ki doğru. Doğru, lakin eksik. Ölüm, şehirlerimizi kaybetmekle başlar, vatanımızı kaybetmekle neticelenir.Sahi nedir vatan? Bir toprak parçası mı, uçsuz bucaksız denizler, derin göller, yalçın dağlar, verimli ovalar, yemyeşil ormanlar, kalabalık şehirler, tenha köyler mi? Hayır, bütün bunların ötesinde bir anlam taşır vatan. Ne sadece toprak parçası, ne su havzaları, ne ağaç silsilesi. Annemizin şefkati, babamızın saçlarına düşen ak, ilk aşkımız, doğan çocuğumuz, dedelerimizin mezarlarıdır vatan.Vatanı olmayan insanın hayatı da olmaz. Evet, bir vakitler zihnim, kalbim bu fikirlerle doluydu. Şimdi? Şimdi bilmiyorum.

By Craig Silvey

Sicak bir yaz gecesi beklenmeyen bir misafirin penceresini tiklatmasiyla Charlie’nin siradan hayati tamamen degisir. Cunku toplum disina itilmis tuhaf misafirin kimseye soylemedigi bir sirri vardir. Yasamlari, hayata bakislari ve imknlariyla birbirinin zitti gibi gorunen bu iki cocuk toplumun duyarsizliklarina, onyargilarina, bagnazliklarina karsi duran buyuk bir dostlugun da baskahramanlaridir. Bu kucuk bedenler icin hayat bir daha eskisi gibi olmayacaktir. Okuruna onemli sorular soran, genc-yetiskin herkesin tanismasi gereken, guclu bir roman. Cocuklugun saf masumiyetine simsiki sarilan bu kahramanlar kimseyi hayal kirikligina ugratmayacak!

By Tevfik Uyar

Tıpkı her sabah aynaya baktığımızda derinleşen çizgilerimizi fark edemediğimiz gibi, dünyanın gidişatını da her günü bir öncekiyle karşılaştırarak tahlil etmek kolay olmuyor. Gündemi takip ederken, haber okurken, internette gezinirken çoğu zaman içimizde tarifi zor bir duygu oluşuyor. Herkesin kendini her konuda uzman sanması bir yana, mantığa uymayan, tutarlı bir yanı olmayan, doğru bilgiye -hatta bilgiye- dayanmayan birtakım görüşler dile getirmenin adeta bir norm olduğunu, kitlelerin akla, mantığa dayanan ifadelerin sahiplerini yuhaladıklarını, hamasi, duygusal görüşlerin alkışlandığını bir tür "azap" eşliğinde izliyoruz. Madem bir yanlış yaptığımızda ya da bir yanlışa gereken tepkiyi veremediğimizde duyduğumuz rahatsızlığa vicdan azabı diyoruz, o halde safsatalarla dile getirilmiş bir fikir karşısındaki çaresizliğimizin yarattığı bu azaba da "mantık azabı" diyebiliriz.Eleştirel düşünme alanındaki popüler bilim faaliyetleriyle tanınan Tevfik Uyar, bu kitapta gündelik hayatta en sık başvurulan 40 hatalı akıl yürütmeyi tek tek tanıtıyor, tahlil ediyor ve hangi insani zayıflıklarımızla ilişkili olduğunu gösteriyor. Bu safsatalar karşısında başvurulabilecek stratejiler için de bir reçete sunuyor.

By Richard Carlson

Ufak şeyleri dert etmediğiniz' zaman yaşamınızın kusursuz olmayacak fakat hayatın size sunduklarını daha az dirençle kabullenmeyi öğreneceksiniz. Zen felsefesinin anlattığı gibi, bütün gücünüzle direnmek yerine, sorunları 'bırakmayı' öğrendiğiniz zaman, yaşamınız su gibi akmaya başlayacaktır. Sükunet duasının önerdiği gibi siz de 'Değiştirebileceğiniz şeyleri değiştirecek, değiştiremediklerinizi kabullenecek ve ikisinin arasındaki farkı anlayacak kadar bilge olacaksınız.' 'Ufak Şeyleri Dert Etmeyin' New York Times Besteller Listesinde 100 haftayı aşkın bir süre boyunca yerini koruyan kitap, 135 ülkede ve 35 dilde yayınlandı. Amerike da ilk defa bir kitap bir yılda 5.7 Milyon sattı.. Daha huzurlu olmanız dileğiyle...

By Robert T. Kiyosaki

Özellikle teknolojinin, robotların ve global bir ekonominin kuralları değiştirdiği bir dünyada, zengin olmak için yüksek gelirinizin olması gerektiği efsanesini çürütür.Aktif yatırımlar edinmenin ve oluşturmanın neden yüklü bir maaştan daha önemli olabileceğini, işletme sahiplerinin ve yatırımcıların keyfini sürdüğü vergi avantajlarını öğretir. Evinizin aktif bir yatırım olduğuna karşı meydan okur; emlak balonu patladığında ve yüksek faizli mortgage fiyaskosu şiddetlendiği zaman milyonlarca insanın doğrudan öğrendiği gibi.Bize okul sistemlerinin parayla ilgili öğrettiklerine neden güvenmememiz gerektiğini hatırlatır ve bu önemli yeteneğin neden bugün hiç olmadığı kadar önemli olduğunu açıklar.Çocuklarınıza paraya dair neler öğretmeniz gerektiğini açıklar, böylece onlar da günümüz dünyasının zorluklarına ve fırsatlarına kendilerini hazırlayabilir ve hak ettikleri zengin yaşamı sürebilir."Zengin Baba Yoksul Baba, finansal geleceklerinin kontrolünü eline almak isteyenler için bir başlangıç noktasıdır." -USA TODAYBu kitap Zengin Baba felsefesinin bir parçasıdır: oku, tartış, çalış.ve tekrar tartış. Bu 20. yıla özel baskı, okuyup, tekrar okuyup tartışırken ve arkadaşlarınızla ya da ailenizle bu kitabı incelerken size rehberlik etsin diye 9 Yeni Çalışma Oturumu Bölümü içerir."İnsanların maddi olarak sıkıntı çekmesinin başlıca nedeni, yıllarını okulda geçirip parayla alakalı hiçbir şey öğrenememeleridir.Sonuç olarak bu insanlar para için çalışmayı öğrenirler, ama asla parayı kendileri için çalıştırmayı öğrenemezler." -Robert KiyosakiRobert Kiyosaki dünya genelinde milyonlarca insanın parayla ilgili düşünme şekillerine meydan okudu ve onları değiştirdi. Genel inanışa ters düşen bakış açısıyla Kiyosaki, dobra konuşması ve cesaretiyle ün kazandı. Dünya çapında finansal eğitimin sıkı destekçisi olarak kabul edildi.

By Uğur Koşar

"Kalbi vesveselerden arındırma ve zihni susturma sanatı"İnsan her ne kadar bedeniyle sınırlı bir varlık gibi görünse de, dipsiz bir kuyu, hatta akıl almaz bir uçurumdur içi... Sınırlı bedeninde, sınırsız bir alem yaşar ki, bu alemi yaşanmaz hale getiren bir dolu vesveseyle boğuşur durur hayatı boyunca.Gönül terbiyesinden geçmemiş olanlar için, vesvesenin neden olduğu cehennem, hem birtakım fiziksel ve ruhsal sıkıntılara yol açar, hem sınav yolundaki kıymetli deneyimleri anlamsız talihsizliklere dönüştürür.Oysa vesvesenin doktoru olmak, insana şifa ve hidayet de versin diye indirilmiş olan Kuran'ın rehberliğiyle mümkündür."Zihnim hiç susmuyor.""Ne yaparsam yapayım hep içim daralıyor.""Sevdiklerimi kaybetme korkusu yaşıyorum.""Geleceğimden çok korkuyorum.""Küçücük şeyler bile aklıma takılıyor, içimi yiyor.""Nereye gidersem gideyim içimde hep bir huzursuzluk var.""En mutlu anımda bile kötü bir şey olacak endişesine kapılıyorum."İşte bütün bu vesveseler, hakkından gelinmediğinde insan hayatını cehenneme dönüştürebilecek kadar güçlü düşmanlar. Milyonlarca okurun içsel yolculuğuna uzun yıllardır rehberlik etmeye devam eden yazar Uğur Koşar'ın Her Şeye Canını Sıkma Ey Gönül adlı bu kitabı, sınav yolunu cennete çevirmek niyetiyle kaleme alınmış, ilim, ilham ve bilgi dolu bir şifa kaynağı.

By Nilgun Marmara

Bu tuhaf bir atilimla size ulasan betik, dingin bir gunbatimi kizilligindave insansiz bir yerde okunmalidir.elinize gectiginde bu ortaminkosullari butunlenmemisse beklenmeli: betik, gecen anlar suresinceve dilenen alanin yaratimi surecindefarklanmayacak, hep ayni kalacaktir.Kusku duyulasin hic! (Tanitim Bulteninden)Sayfa Sayisi: 58Baski Yili: 2016Dili: TurkceYayinevi: Everest Yayinlari

By Ahmet Şimşirgil

17. asrin son yirmi yilina girildiginde Osmanli Devleti gucunun ve kudretinin zirvesinde, dunya siyasetinde etkin bir sekilde hukmunu icra ediyordu. Dunyada yenemeyecekleri hicbir devlet yoktu. Yillardir bircok tarihci yetistiren ve yaptigi televizyon programlariyla tarihi yediden yetmise herkese sevdiren Prof. Dr. Ahmet Simsirgil, tamamen ilmi kaynaklardan beslenerek her yastan tarih severin kolaylikla okuyup anlayabilecegi bir uslupla KAYI dizisini yazmis ve tarihimizi sikistigi bu alandan kurtarmistir. onyargisiz ve objektif bir sekilde okuyucunun degerlendirmesine sunulan bu serinin hedefi; Osmanli Imparatorlugu'nun kurulusundan yikilisina kadar siyasi, sosyal, iktisadi ve imari tum seruvenini ve Osmanli padisahlari hakkinda bilinen gercekleri akici, anlasilir, merak uyandirici ve roman tadinda bir uslupla yorumlamaktir. Ahmet Simsirgil, adaletiyle kalpleri kazanan; yigitligi, cesareti ve mertligiyle dosta guven, dusmana korku salan; uc caga damgasini vurmus, uc kitaya yayilmis Devlet-i Aliyye-i Osmaniye'nin hikiyesine KAYI VI: Imparatorlugun Zirvesi ve Donus kitabiyla devam ediyor. Bu eserde, I. Mustafa'dan II. Osman'a, IV. Murad'dan IV. Mehmed Han'a kadar bircok padisahin; Koprulu Mehmed Pasa'dan Koprulu Fazil Ahmed Pasa'ya; TarhuncuAhmed Pasa'dan Merzifonlu Kara Mustafa Pasa'ya kadar bircok devlet adaminin; Halime Valide Sultan'dan Mahfiruz Hatice Sultan'a, Hatice Turhan Sultan'dan Kosem Sultan'a kadar bircok valide sultanin nasil yasadiklarini, neler yaptiklarini, imparatorlugu idame ettirmek gayesiyle ne gibi siyasi yollar izlediklerini, imar faaliyetlerini ve sahsiyetlerini bulacaksiniz.(Tanitim Bulteninden)Ince Kapak: Sayfa Sayisi: 368Baski Yili: 2016e-Kitap: Sayfa Sayisi: 282Baski Yili: 2016Dili: TurkceYayinevi: Timas Yayinlari