Recommendations based on "Unutamadım: "Birlikte ayaktayız, ayrılınca yıkılırız." (Turkish Edition)"

Based on your reading history, we think you will also enjoy the following books.

By Ayse Kulin

Original bdg. 15,50 / 23,50 cm. In Turkish. 340 p. Birden çocuklardan biri bagirdi "Suraya bakin, iki kus öpüsüyorlar!" Füreya iskelenin üzerindeydi. Güçlükle arkasini dönerek, asagida civildayip duran çocuklara bakti. "Hanginiz söyledi bunu?" diye seslendi. Siska bir oglan öne çikti. "Ben!" dedi. "Kus mu gördün orada?" "Evet." Füreya üsenmedi, indi iskeleden. Çocugu yanina çagirdi. "Kusu nerede gördügünü göster bakayim."Çocuk birkaç adim geriledi. Füreya takip etti çocugu. Eliyle isaret etti oglan."Nah orada. Iste kuslar gaga gagaya vermis öpüsüyorlar." Dondu kaldi Füreya. Hiç tasarlamadigi halde, çocugun isaret ettigi yerde masalsi iki kus kafasi beliriyordu. Tipki öpüsür gibiydiler. Hakliydi çocuk. Cumhuriyet Türkiyesi'nin ilk kadin seramik sanatçisi Füreya Koral'in hayat hikâyesi Füreya, ayni zamanda bir dönem romani.

By A.A. Milne

“Sen Dünyadaki En Müthiş Ayıcıksın” demiş Christopher Robin. “Öyle miyim?” demiş Pooh umutla.Dünyanın en sevimli ayıcığıyla tanışın!A.A. Milne’in klasikleşmiş öykülerinde, Winnie-the-Pooh arkadaşı Tavşan’ın evinden çıkarken sıkışıp kalıyor, bir ağacın tepesindeki bala ulaşmak için türlü numaralar deniyor, Piglet’le beraber bir Vızıl’ın peşine düşüyor ve daha bir sürü maceraya atılıyor!Winnie-the-Pooh ve arkadaşlarının öyküleri, ilk yayımlandıkları 1926 yılından bu yana bütün dünyada hem küçüklerin hem de büyüklerin sevgilisi oldu.

By Elif Şafak

Adı Leyla'ydı. İstanbul'un en eski genelevlerini barındıran o meşum sokakta yer alan gülkurusu renkli evde bilinen adıyla Tekila Leyla. Öyle derdi ona arkadaşları, ahbapları ve müşterileri. Öyle derdi ona beş kadim dostu. Hiç istemezdi Leyla kendisinden geçmiş zaman diliminde söz edilmesini. Ama işte kalbi daha az evvel susmuş, soluk alış verişi ise hepten kesilmişti. Şehrin kenarlarında bir çöp kutusuna bırakılmıştı cansız bedeni. Gene de henüz durmamıştı beyni. Çalışıyordu hala. Tastamam on dakika otuz sekiz saniye boyunca.

By Akilah Azra Kohen

Bedenimin içindeki canı gör, sadece etimi değil.Gözlerimin içindeki hayatı gör, sadece bakışımı değil.Hissettiklerimi gör, sadece tepkilerimi değil.Beni gör.Derinliğimde boğulmadan,Sorularımda kaybolmadan,Korkularında yok olmadan,Gör Beni.Bir fısıltıya koydum kendimi.Kalbine soruyorum yerimi:Başarabilir misin beni görmeyi?Cesaretin yeter mi?Topla cesaretini ve Gör Beni.Birileri bizden fırtına bekliyor,onlara gökkuşağı vermeye hazır mısınız?

By Pierdomenico Baccalario

Hayali Gezginler KulubuIkidir sayisi, denizi gozleyen koruyucularin,Kaprisli, tuyler urpertici ve kaldirmislar mizraklarini.Uctur sayisi onlari durduracak arkadaslarin,Ama inanin hicbiri cevirmeyecektir oteki yanagini.Julia duvara surtunerek birkac adim daha atti. Ici doldurulmus bir maymun kuklasinin yanindan gecip duvarin kosesinden oteki tarafa bakti. Yerde baska kelebekler, yanip sonen bir isik, ici doldurulmus devasa bir yaratigin bedeni ve yari aralik bir kapi vardi.Tuylu bir el birdenbire agzini kapadi. Kukla oldugunu sandigi maymunun kolu hizlica hareket edip onu geriye cekti. Julia gozlerini acip bagirmaya calissa da basaramadi. Yere dusup kendisini kelebeklerin ve cam kiriklarinin arasinda buldu. Ayaga kalkmayi denedi ama basina sert ve agir bir seyle vuruldu.Kilmore Koyu'nda en uzun gunun safagi. Yagmur her seyi gri bir ortuyle orterken simskler, gok gurultuleri ve patlama sesleri koyun sessizligini bozuyor. Oysa bunlarin fitinayla alakasi yok. Bunlar Kaptan Spencer'in efsanevi gemisi Mary Grey'den atilan top gulleleri.Artik herkes elinden geleni yapmali. Covenant ikizleri, en buyuk dusmanlariyla tek baslarina hesaplasmali. Cunku Kaptan Spencer'i yenebilecek tek kisi olan Ulysses Moore, ortalarda yok...Hayali Gezginler Kulubu, Ulysses Moore efsanesinin on ikinci kitabidir.Sayfa Sayisi: 288Baski Yili: 2012Dili: TurkceYayinevi: Dogan ve Egmont Yayincilik

By Sylvia Day

Sakin korkma!Zifiri bir karanliga actim gozlerimi. Gideon, yatagi hafifce cokerterek yanima oturdu ve uzerime egilip aramizdaki battaniyenin ustunden kollariyla sardi bedenimi. Parmaklarimi gogsune dokundurunca ciplak tenini hissettim. Inledi ve dudaklarini dudaklarimdan ayirmadan bana dogru egilerek ayaga kalkti; aramizdaki battaniyeleri cekip atti. Crossfire serisinin ilk kitabi Sana Soyundum'la baslayan Gideon ile Eva'nin tutkulu aski hic hiz kesmeden surerken araya eski sevgililerin girmesi, her ikisinin de siddet dolu gecmisinden karanlik yuzler bu iliskiyi bambaska boyutlara tasiyor. Bakalim, nami diger Bay Tehlikeli ve Gizemli'nin bir turlu dile getiremedigi korkunc sir aydinlanacak mi? Eva'nin farkinda olmadigi buyuk tehlike ne? Sende Kendimi Buldum'da, Crossfire serisinin heyecan dozu daha da yukseliyor. "Romantik edebiyatta Day'in cok az rakibi var." BooklistInce Kapak: Sayfa Sayisi: 352Baski Yili: 2013e-Kitap: Sayfa Sayisi: 275Baski Yili: 2013Dili: TurkceYayinevi: Do

By Ahmet Umit

Byzantion'dan İstanbul'a uzanan, heyecan yüklü bir serüven...Sarayburnu'nda, Atatürk heykelinin ayaklarının dibinde bir ceset. Avuçlarında antik bir para.... Ama ne bu ceset son kurban, ne de bu antik para son sikke... Yedi kurban, yedi hükümdar, yedi sikke, yedi kadim mekân. Ve tek bir gerçek: Bu şehrin gizemli tarihi."Şehre bakıyorduk denizden. Sisler içindeydi İstanbul... Sisler içinde deniz... Sisler içinde teknemiz. Sultanahmet'in minareleriydi görülen, Ayasofya'nın kubbesi, Topkapı Sarayı'nın kuleleri. Hiç yağmalanmamış, yıkılmamış, kirletilmemiş gibiydi şehir. Bembeyaz bir sisle örtmüştü doğa, ne varsa görüntüyü çirkinleştiren. Güneş doğmadan bir anlığına beliren bir hayal gibi... Büyülü bir bulut gibi... Bir masal imgesi gibi... Yeni kurulmuş bir kent gibi... Taze bir başlangıç gibi... Genç, umutlu, güzel...İstanbul’a bakıyorduk denizden. Ölülerimizin yüzlerine bakıyorduk... Onların gözlerindeki kendi kederimize. Çaresizliğimize bakıyorduk, avuçlarımızda büyüyen zavallılığa, kanımızda filizlenen korkaklığa... Elimizden alınan hayata bakıyorduk... Güneşli günlerimize, umut dolu sabahlara, eğlenceli bahar akşamlarına... Sönen anılarımıza bakıyorduk, ölen hayallerimize, yıkılan düşlerimize... Sönen anılarımızı, ölen hayallerimizi, yıkılan düşlerimizi yüklenip yorgun bir şilep gibi bizden uzaklaşan şehrimize... Şehrimizle birlikte yitirdiğimiz kendimize bakıyorduk..."

By Harper Lee

1961 Pulitzer Edebiyat Ödülü"İstediğin kadar saksağan vur vurabilirsen, ama unutma, bülbülü öldürmek günahtır."Tüm zamanların en sevilen hikayelerinden biri olan, kırktan fazla dile çevrilen, Oscar ödüllü bir sinema filmi için temel oluşturan ve yirminci yüzyılın en iyi romanlardan biri seçilen Pulitzer ödüllü Bülbülü Öldürmek, Amerika'nın acımasız bir önyargı ile zehirlenmiş güneyinde geçen, sürükleyici, yürek burkan ve dikkat çekici bir büyüme hikayesi. Büyüleyici güzellikler ve vahşi eşitsizlikler dünyasında haksız yere korkunç bir suçla suçlanan bir "zenci"yi savunmak için her şeyi riske atan bir adamın hikayesi çocuk kahramanın gözünden anlatılıyor.Şefkat dolu, dramatik ve düşündürücü Bülbülü Öldürmek okurları insan doğasının köklerine; masumiyet ve deneyime, nezaket ve zulme, sevgi ve nefrete, mizah ve pathosa götürüyor. Harper Lee'nin her zaman basit bir aşk hikayesi olarak gördüğü romanı bugün Amerikan edebiyatının bir şaheseri olarak kabul ediliyor."Lee estetiğin arkasına sığınmayı reddediyor. Kalemi öyle güzel, güçlü, ölçülü ki zor konuları doğrudan ele almak zorunda olmamasına rağmen Bülbülü Öldürmek'te tam olarak bunu yapmış."-Chimamanda Ngozi Adichie"Yaşama sevinciyle dolu, dokunaklı ve nadiren rastlayacağınız türden bir roman."-Truman Capote

By Nermin Yildirim

Paperback. 13,50 / 19,50 cm. In Turkish. 332 p. Nermin Yildirim okura bu kez garip bir Ev'in; hemsirelerin "abla", hastalarin "misafir", bashekimin "baba" diye adlandirildigi, her geçen gün daha kati kurallarla yönetilen tuhaf ama bir yandan da çok tanidik bir akil hastanesinin kapilarini araliyor. Biri Ev sahibi, digeri misafir, biri genç, digeri yasli, biri geçmise, digeri gelecege bakan Esin ve Rikkat'ten hareketle, içeridekilerin ve disaridakilerin, tek tek çildirmaktan vazgeçip topluca delirenlerin buruk, muzip ve her seye ragmen ümit dolu hikayesini anlatiyor.Yildirim, Misafir'de yetkin ve zengin diliyle, yakin gelecege dair ürkütücü, tuhaf ama bir o kadar da tanidik bir dünya yaratiyor. Baskici bir düzende, bir akil hastanesinde kurdugu bu dünya, dis dünyanin hem bir parçasi hem de ta kendisi gibi görünüyor.Misafir, normalini yitirmis, çokça incinmis, bolca incitmis bir dünyada, kirilmis hayallerin, ertelenmis sevgilerin, hakkiyla yasanamamis ömürlerin ortasinda, kendine siginacak yer arayanlarin romani. Yildirim, sizinin ve sifanin hikâyesini, o derin anlatimiyla, incelikle, sefkatle dokuyor.

By Haruiçi Furudate

Paperback. 11,20 / 17,60 cm. In Turkish. 192 p. Ben uçacagim!! Voleybola büyük bir tutkuyla baglanmis olan souyou hinata, ortaokul son sinifin basinda son resmi maçina çikmistir. Fakat "sahalarin krali" lakabini tasiyan dahi oyuncu kageyama tarafindan düpedüz alasagi edilmistir. Intikam yemini eden ve karasuno lisesi voleybol kulübünün kapisini aralayan hinata bundan sonra nelerle karsilasacak acaba?