Recommendations based on "Maskesiz Beşler 1. Kitap - Gümüş Örümcek Mağarasında"
Based on your reading history, we think you will also enjoy the following books.
By Zülfü Livaneli
Merhamet zulmün merhemi olamaz!İstanbul'un kargaşası içinde sıradan bir yaşam süren İbrahim, çocukluk arkadaşı Hüseyin'in ölüm haberi üzerine doğduğu kadim kent Mardin'e gider. Onun, önce sevdaya sonra ölüme yazılmış, Mardin'de başlayıp Amerika'da sona ermiş hayatını araştırmaya koyulur. Böylece adeta bir girdabın içine çekilir, tutkuyla ve hırsla gizemli bir kadının peşine düşer.Harese nedir, bilir misin? Develerin çölde çok sevdiği bir diken var. Deve dikeni yedikçe ağzı kanar. Tuzlu kanın tadı dikeninkiyle karışınca bu, devenin daha çok hoşuna gider. Kanadıkça yer, bir türlü kendi kanına doyamaz. Ortadoğu'nun adeti budur, tarih boyunca birbirini öldürür ama aslında kendini öldürdüğünü anlamaz. Kendi kanının tadından sarhoş olur.Mardinli Hüseyin ile IŞİD zulmünü misliyle yaşamış Ezidi kızı Meleknaz'ın ve kelamın çocuklarının hikayesi... Livaneli okuru, sevda ile acının iç içe geçtiği bir Ortadoğu gerçeğiyle buluşturuyor.
By Sibel Eraslan
Ben Aise...Gozleriyim geceyle gunduzun...Onlar ki birbiri ardindan gelerek dizildiler sirete...Ben Aise...Sahidiyim vahyin...Ta-Ha ve Yasin'in... Beni sevdi Resul (asm), bende kendisini gordu.Benim sevgim ona su, benim sevgim ona ayna oldu...O benim yurdumdu, ben onun topragindanim...Ben onun vuslatiyim, o benim silam. Hazreti Aise... Hz. Ebubekir'in, seckin bir soyun ince terbiyesiyle yetismis kizi. Peygamberimizin (asm) "Seni kordugum gibi seviyorum" dedigi kadin... Sahih kaynaklarin isiginda Hazreti Aise'nin hayati, cocuklugu, Resulullah(asm) ile evliligi, Hazreti Peygamberin vefatindan sonra yasadiklari, Sibel Eraslan'in ask dolu kaleminden suzuluyor. (Tanitim Bulteninden)Sayfa Sayisi: 344Baski Yili: 2016Dili: TurkceYayinevi: Timas Yayinlari
By Defne Suman
Paperback. 13,50 / 19,50 cm. In Turkish. 376 p. Sevda bir kapidir. Nereye açildigini bilmezsin, yine de içeri adimini atarsin. Sanat tarihçisi Melike, Istanbul'daki Bizans kiliselerini gezdirecegi Yunan yönetmen Petro'nun kendisini bambaska bir amaçla aradigini bilemezdi. Petro'nun ortaya çikisinin, ailesindeki sir kapilarini bir bir aralayacagini, ask hikâyelerini, kayip hikâyelerini, acili ada hikâyelerini ortaya serecegini hayal bile edemezdi. Yaz Sicagi bir parçalanma ve kavusma öyküsü. Baba ile kizin... Kadin ile erkegin... Ana ile ogulun... Ikiye bölünmüs topraklar ile ayri düsmüs kardeslerin... Kendi duygusal gelgitlerimden, içimdeki didismeden, hiç hesapta yokken geçmise savrulmaktan yorulmustum. Hepsi Petro yüzünden. Babaannemin anisini getirmisti iste. Yaninda da babaminkini. Kapattigim pencereleri bal gözlerinin bir bakisiyla açivermisti. Ben artik açilmaz o pencereler zannediyordum. Kullanilmamaktan paslanmis, sismis, sikismistir.
By Elif Şafak
Elif Şafak'ın yayıncılığımızda bir fenomen olan, 1 milyona yakın satan romanı Aşk'ın en çok sevilen, en çok paylaşılan bölümü Aşkın Kırk Kuralı kitap oldu...Ella ve Aziz'in aşkını, Mevlana ve Şems'in yoldaşlığını güzel ve büyülü bir çerçeve gibi saran Aşkın Kırk Kuralı, Şafak'ın aşk, tasavvuf ve anlam arayışı üzerine kaleme aldığı bir metin. Kitapta bu kırk kurala Aşk kitabında yer alan, aşka dair en güzel cümleler de eşlik ediyor.Bu kitap için özel olarak yazdığı Sunuş yazısında Elif Şafak "Uçsuz bucaksız bir deryadır tasavvuf" diyor. "kiminin elinde bir kepçe, kiminin elinde bir çay kaşığı. herkes kendi yüreğinin kabı kadar çeker o denizden. hoşça bakın zatınıza."
By Hakan Günday
Diyebilirsin ki, bir insanı, fotoğraflarından ve hakkındaki haberlerden ne kadar tanıyabilirsin? Haklısın. Belki de çok az...O zaman şöyle demeliyim: Seni az tanıyorum... Az...Sen de fark ettin mi? Az dediğin, küçücük bir kelime. Sadece A ve Z.Sadece iki harf. Ama aralarında koca bir alfabe var.O alfabeyle yazılmış onbinlerce kelime ve yüzbinlerce cümle var. Sana söylemek isteyip de yazamadığım sözler bile o iki harfin arasında.Biri başlangıç, diğeri son. Ama sanki birbirleri için yaratılmışlar.Yan yana gelip de birlikte okunmak için. Aralarındaki her harfi teker teker aşıp birbirlerine kavuşmuş gibiler.Senin ve benim gibi...
By Haruki Murakami
Kafka Tamura on beş yaşına girdiği gün evden kaçar. Uzun zamandır planladığı bu kaçışın nedeni babasının yıllar önce dile getirdiği uğursuz kehanettir. Ama babasının bir düzenek gibi içine yerleştirdiği kehanet gölge gibipeşindedir Kafka ilk kez aşkı ve tutkuyu yaşarken gizemli bir cinayetle kehanetin ve kaderinin düğümleri çözülmeye başlar.Sahilde Kafka, XXI. yüzyıl edebiyatına damgasını vuran, kitapları bağımlılık yaratan kült yazar Haruki Murakamiden, hayatın yavan gerçekliğine karşı büyülü bir dünyanın kapılarını açan bir roman.
By Ahmet Umit
Byzantion'dan İstanbul'a uzanan, heyecan yüklü bir serüven...Sarayburnu'nda, Atatürk heykelinin ayaklarının dibinde bir ceset. Avuçlarında antik bir para.... Ama ne bu ceset son kurban, ne de bu antik para son sikke... Yedi kurban, yedi hükümdar, yedi sikke, yedi kadim mekân. Ve tek bir gerçek: Bu şehrin gizemli tarihi."Şehre bakıyorduk denizden. Sisler içindeydi İstanbul... Sisler içinde deniz... Sisler içinde teknemiz. Sultanahmet'in minareleriydi görülen, Ayasofya'nın kubbesi, Topkapı Sarayı'nın kuleleri. Hiç yağmalanmamış, yıkılmamış, kirletilmemiş gibiydi şehir. Bembeyaz bir sisle örtmüştü doğa, ne varsa görüntüyü çirkinleştiren. Güneş doğmadan bir anlığına beliren bir hayal gibi... Büyülü bir bulut gibi... Bir masal imgesi gibi... Yeni kurulmuş bir kent gibi... Taze bir başlangıç gibi... Genç, umutlu, güzel...İstanbul’a bakıyorduk denizden. Ölülerimizin yüzlerine bakıyorduk... Onların gözlerindeki kendi kederimize. Çaresizliğimize bakıyorduk, avuçlarımızda büyüyen zavallılığa, kanımızda filizlenen korkaklığa... Elimizden alınan hayata bakıyorduk... Güneşli günlerimize, umut dolu sabahlara, eğlenceli bahar akşamlarına... Sönen anılarımıza bakıyorduk, ölen hayallerimize, yıkılan düşlerimize... Sönen anılarımızı, ölen hayallerimizi, yıkılan düşlerimizi yüklenip yorgun bir şilep gibi bizden uzaklaşan şehrimize... Şehrimizle birlikte yitirdiğimiz kendimize bakıyorduk..."
By Veronica Roth
Beatrice Prior'ın Chicago'sunda toplum, her biri belli bir erdemi yaşatmaya adanmış beş topluluğa bölünmüş durumda. Dürüstlük, Fedakarlık, Cesurluk, Dostluk ve Bilgelik.Her yıl, belli bir günde bütün on altı yaşındakiler, hayatlarının geri kalanında birlikte yaşayacakları grubu seçmek zorunda.Beatrice, hem ailesiyle kalmak, hem de kendi benliğini bulmak istiyor ama ikisini birden seçemez.Bu nedenle kendisi dahil, herkesi şaşırtan bir seçim yapıyor.Genç yazar Veronica Roth heyecanlı seçimler, kalp kıran ihanetler, kan donduran sonuçlar ve beklenmedik aşklarla dolu karanlık bir geleceği anlatan gerilim serisinin ilk kitabıyla edebiyat sahnesine çıkıyor.
By Zülfü Livaneli
1991 yılında yayınlanan Orta Zekalılar Cenneti ile 2010 yılında yayınlanan Sanat Uzun, Hayat Kısa'dan derlenen yazılar elden geçirilmiş yeni baskısıyla okurlarla buluşuyor."Orta Zekalılar Cenneti'ni yazdığım yıldan bu yana, Türkiye'de ve dünyada çok şey değişti ama gözlemlerime göre 'orta zekalı'ların iktidar alanı daha da genişledi, neredeyse başa çıkılmaz bir ortak paydaya dönüştü. Toplum kaliteyi -deyim yerindeyse- kusmaya başladı, iyiliğin yerini kötülük, temizliğin yerini pislik, hakkın yerini haksızlık, kibarlığın yerini kabalık, ahlakın yerini ahlaksızlık alma yolunda epey ileri gidildi.Ne olup bittiğini anlamamıza destek verebilecek böyle bir kitabı yeniden yayınlarken, iki ayrı kitaptan, yani Orta Zekalılar Cenneti ile daha sonra yayınlanmış olan Sanat Uzun, Hayat Kısa'dan bir derleme yapmayı ve birlikte sunmayı istedim. İçimden öyle geldi. Umarım okurlar bunu uygun karşılarlar."-Ömer Zülfü Livaneli -
By Sharon M. Draper
Original bdg. 13,50 / 20,50 cm. In Turkish. 256 p. 11 yasindaki Melody'nin fotografik hafizasi vardir. Kafasi bir kamera gibi gördügü her seyi kaydeder. Ve "stop" dügmesi yoktur. Okulun en zeki çocugudur ama bunu kimse bilmez... Çünkü Melody konusamaz, yürüyemez ve yazamaz... Ama bir gün bir mucize olur! Melody kafasinin içindeki sesi kesfeder... Sesini asla unutamayacaginiz bu cesur kizla tanismaya hazir misiniz? Ingiltere'nin saygin edebiyat ödüllerinden Coratta Scott King ödüllü yazar Sharon M. Draper'dan hüzün ve umut dolu soluksuz okunacak bir roman. " Cesur, sürükleyici ve samimi bir hikaye." - School Library Journal "Gözükara ve gerçekçi... - Kirkus Review Ilham verici! Bu hikâye hepimizi birer aktivist haline getirebilir." - Booklist