Recommendations based on "Hayır Diyebilme Sanatı: Sınırların Kadar Özgürsün (Turkish Edition)"

Based on your reading history, we think you will also enjoy the following books.

By Hanya Yanagihara

Paperback. 13,50 / 19,50 cm. In Turkish. 864 p. Üniversiteden tanisan dört erkek arkadas: Nazik, yakisikli ve oyunculukta kariyer yapmak isteyen Willem. Sanat dünyasina hizli bir giris yapmak isteyen, zeki ama bazen kalpsiz davranabilen JB. Hayallerini gerçeklestirememis, aileden zengin mimar, Malcolm. Bu arkadas grubunun merkezinde duran, tam bir kapali kutu olan avukat Jude. Yillar içinde dörtlünün dostluklari bagimlilik, söhret ve kibirle dönüsür ve derinlesir. Üç arkadasin karsilastiklari en büyük zorluk, hem bedensel hem de duygusal olarak agir yarali arkadaslari Jude'un yaninda yer almak olacaktir. Jude'un üstesinden gelemedigi çocukluk travmalari tüm yasamini etkileyecek ve dostlari onu hayatta tutmak için ellerinden geleni yapacaklardir. Dostluk, ask, kalp kirikligina dair dokunakli, müthis bir hikâye... "Enfes... Bu romani bir saheser olarak adlandirmak hiç de mübalaga olmaz. Hatta bu kelime hafif bile kalir." San Francisco Chronicle "Harikulade... Travma ve arkadaslik öylesine zekice ve derin bir kavrayisla ele aliniyor ki bu roman bundan sonra bu konuda yazilmis tüm romanlar için bir ölçüt olacak." The Wall Street Journal "Degersiz Bir Hayat baska hiçbir romana benzemiyor. Siniri asiyor, çizgiden disari tasiyor, kisaca unutulmaz." The Independent "Içinize isliyor. Yanagihara insanin davranisinin en asagi ve en yüce uç noktalarini can acitici bir yogunlukla sorgulayabilme yetenegine sahip bir yazar." The Times Literary Supplement

By Merve Sahinkaya

Paperback. 13,50 / 21,00 cm. In Turkish. 160 p. Edited by Zeynep Mercan Demir Bu kitap, Kur'an'daki hikmet okyanusunu hayatina damla damla akitmak isteyen bir hafize tarafindan kaleme alindi. Yaradan perspektifinde iyi bir kul olmak, "tam su an"da yasadigimiz imtihani kullugumuza yarasir bir biçimde agirlamaktan geçiyor. Yazarin kisisel yolculugunda bu hikmet okyanusu, ebeveynlik serüvenine denk geliyor. Iyi ile kötünün anlamini Kur'an'in ayetlerinde arayan bir hafize için, iyi bir ebeveyn olmanin karsiligi, kuramcilarin hipotezlerinden çok daha ötede, iyi bir kul olmaktan geçiyordu. Artik, her ayetini ezberledigi Kur'an'in insana verdigi degeri özümsemeden, ebeveynligin ehemmiyetini idrak edemeyecegini biliyordu. Bu kitap, varmayi dert edinmeksizin, okyanusun bizatihi kendisine talip olmaya davet ediyor. Ancak dalmaktan korkmayanlar okyanusun kalbindeki incileri kesfedebilirler. Geçmisin yüklerinden kurtulmak da gelecegin kuruntularindan siyrilmak da "an"i tefekkür etmekle mümkün. Ne ki, biz dalarken incilere degil, bu okyanusta telassizca tefekkür etmeye taliptik.

By Uğur Koşar

İnsanlar kendi hayatını yaşamadığı için mutsuz. Hep birileri mutlu olsun diye koşturmaktan yürekleri yorgun. Hepsi bu...Üzülme! Giden kendi kaybetmiştir aslında. Neyi mi? "Verdiğin sevgiyi, değer ve emeği..."Maske takan insanlardan Allah'a sığınırım. Allah verdiğin emeği hak edecek insanı karşına çıkarsın. Çünkü Allah adildir. Kimsenin hakkını kimseye bırakmaz. Bu dünyada öyle insanlar var ki, melek gibi insanların kalbini kırıp yine de kendini haklı sanıyor. Allah bizi onlardan korusun.Gerçek Müslüman inciten değil, incitmeye korkandır!Allahım sen kimseye sonradan "Bu muydu sevdiğim insan!" dedirtme.Yaramız var hepimizin. Çok şükür yaramızı saran bir de Yaradan'ımız..."Sana bıraktım Allahım..." cümlesinin verdiği hafiflik pamuğun zerresinde yok.Çok şükür...Kararsız kaldığında de ki:"Beni yaratan yolumu elbet gösterir." (Şuara 78)

By Sümeyye Koç

Paperback. 13,50 / 21,00 cm. In Turkish. 568 p. Edited by Ebru Çaloglu Içimde dinmek bilmeyen bir sizi vardi, gözlerimin perdesinde sönmeyen bir ates, atesin ortasinda yanan iki yarali ruh… Onlar bizim ruhlarimizdi, bitmeyen bu yanginsa ikimizin hak edilmis cezasiydi. Çikmaziydi, sonuydu, uçurumuydu… Ama suçluydu; kaderin sadece kendi avuçlarinda olduguna inandi, en büyük günahini karanlik bir geceye hapsedebilecegini sandi, yanildi. Ve suçluydum; çünkü hep sustum, sirtimi döndüm, kalbimi kapattim. Sonunda ikimiz için, iki derin mezar kazdim. Mecruh düsüncelerin elime tutusturdugu silahi önce ona, sonra kendime dogrultacaktim. Iki ölüm gördügüm iki karanlik gece için, iki kursunla bitirecektim isimizi. Olmadi. O silah sadece benim kalbimde patladi. "Bunu bana neden yapiyorsun?" diye sordu. Hiçbir sey söyleyemedim. Kendi içinde maglup oldugu kaçinci savasti bu? "Ben bileklerime kelepçe takildiginda bile bu kadar tutsak hissetmemistim… Benden daha ne istiyorsun?"

By Nermin Yildirim

Paperback. 13,50 / 19,50 cm. In Turkish. 456 p. … hayata tutunmak için inanmaya mecbur kaldigimiz bütün yalanlar günü gelince açiga çikiyor. Ve sonra biz ölmüyoruz. Daha kötü bir sey oluyor. Ögrendiklerimizle yasamaya devam ediyoruz. Nermin Yildirim bizleri uzun bir yürüyüse çikararak, kendini evinde hissedemeyenlerin, evinden zorla koparilanlarin, kaçmak zorunda kalanlarin, hiçbir yere siginamayanlarin dünyasina ortak ediyor. Sürprizlerle dolu bu yolu adimlarken, bir yandan bir kere koptuktan sonra artik anakaraya baglanamayan adaciklarin ugultulu sesine kulak veriyor, bir yandan da kendimizi seyrettigimiz aynalarin öbür tarafindakilerle yüzlesiyoruz. Romanlarinda okuru aile, toplum ve bellek ekseninde yolculuklara çikaran Yildirim, duyarli sesi, nüktedan ve kivrak diliyle hafizanin iplerini kâh salip kâh sararak simsiki bir yumak olustururken, "küçük ve muhtesem hayatlarimiz"a bambaska gözlerle bakmamizi sagliyor.

By İclal Aydın

Üzüm ve zeytinin, yağ, bal ve şarap küplerinin, kadırgaların, binbir şifalı otun en eski vatanı Urla. Dünyanın zalimliği ve insanın vahşiliğinden şüphesi olmayanları, dünyanın güzelliği ve insanın iyiliğine inandıran bir yer burası. Bir zamanların efsane gazetecisi, dünyaya küskün Oktay Onur Yortan'ın ise çocukluğunun huzurlu bahçesi. Dünyadaki değer yitimine isyan edip tüm kariyerinden ve hayatın yüklerinden vazgeçip sığındığı liman. Kaçıp geldiği geçmişinden ve eski güzel günlerin anısından seçip sakladığı eski aşkı Filiz Canan şimdi kıymeti bilinememiş, kaçırılmış bir mutluluk fırsatı artık.Söylenememiş sözlerin altında kalan koca bir ömürde ikisi de birbirinin hikayesini yarım bıraktı. Ama okumaları ve bitirmeleri gereken asıl hikaye, Urla'daki o evin fotoğraflarından gülümseyen, sevgiyi bir yaşam direnişi olarak kucaklayan ve sıradanlığıyla bir hayat kahramanı olan Nona'ya ait. Nona'nın yaşadığı yüzyılın sonlarına yetişen Kerem ve Zeynep'in de dahil olduğu 48 saatlik maceraya sığan bir asırlık ömrün dökümünde, Nona sadece onlara değil, bu yüzyılın tüm insanlarına sesleniyor:"Acı dediğin taş, insan dediğin su gibidir. Taşın üstünden kayar gider, toprağa karışır. Taşa her vurduğunda acır canın. Ama toprakla buluştukça acın azalır. Acıdan sonra bir bakmışsın ki o toprakta ne çiçekler, ne hayatlar dirilmiş. Hem su deyip geçme; o su, taşı bile aşındırıp yıpratır."Peki ya Oktay Bey? Karşısında oturan iki gence bütün kalbiyle, "Ölmekten değil yaşamaktan korkmamaktır kahramanlık," derken haklı mı?

By Ayşe Duman

Om menstruationen, hvorfor man får den, forskellige former for utilpashed. Desuden kulturhistoriske afsnit om holdninger og tabuer til menstruation gennem tiderne

By Paola Peretti

Original bdg. 13,50 / 20,50 cm. In Turkish. 208 p. Orijinal baslik: The Distance Between Me And The Cherry Tree Translated by Esma Fethiye Güçlü p kiraz agacini selamliyorum. Babamla birlikte her gün geçtigimiz sokaktan bakinca onu uzaktan -ama sadece biraz uzaktan- görebiliyorum. Aslinda karsimda gördügüm sey renkli bir leke ama ben onun agaç oldugunu, yani hayallerimdeki gibi iyi yürekli bir devin saçlari oldugunu biliyorum. Tamamen bulanik, ama orada. Yazarin kendi yasam hikâyesinden esinlenerek, küçük bir kizin görme yetisini kaybetmesiyle ilgili kaleme alinmis olan bu roman her yastan okur için. Küçük Prens, Içimdeki Müzik gibi kitaplarin hayranlari için çok özel bir yeri olacak… Mafalda, dokuz yasindaki bir kiz çocugu ve bildigi bir sey var: Gelecek alti ay içinde, görme yetisini tamamen kaybedecek. Mafalda, görünürdeki bu karanlik gelecekte yolunu bulabilecek, okula gidebilecek, futbol oynayabilecek ve kedisine bakabilecek mi? Ailesi ve arkadaslarinin yardimiyla Mafalda, kendisi için önemli olan seyleri kesfetmeye çalisir. Görme yetisini kaybetse de yapabilecegi seylerin listesini çikarir…

By Orhan Kemal

Ikinci Dunya Savasi ve sonrasindaki donemin cocuklugu, Orhan Kemal'in kaleminden cikan bu oykulerde vucut buluyor. Dokunakli sosyal manzaralar, uzak gibi gorunse de aslinda yakin ve tanidik. Turk edebiyatinin en ozgun ve gercekci yazarlarindan Orhan Kemal, yazdigi roman, oyun ve oykulerinde oldugu gibi, cocuk edebiyatinda da yoksul, hayatla mucadele etmek zorunda kalan ama umudunu, yasama sevincini kaybetmeyen insanlardan soz ediyor. Yoksulluk ve yoksunluk kadar umudun da var oldugu sekiz oyku. Donem etkilerinin cocuk edebiyatina nasil yansidigini gosteren bu yapit, Orhan Kemal kulliyatini eksik birakmamak adina onemli bir adim.(Tanitim Bulteninden)Sayfa Sayisi: 92Baski Yili: 2016Dili: TurkceYayinevi: Everest Yayinlari

By Zülfü Livaneli

Hazir misin yolculuga cikmaya? Okumaya, dusunmeye, yazmaya ve uretmeye... Arkadasima Veda Romanindan Bolumler Esliginde Yaratici Dusunme, Okuma ve Yazma Kitabi Simdi unutamayacagin bir yolculuga cikacaksin, yaninda da Ataturk olacak; onun hayati ve fikirleri sana yol gosterecek. Ataturk'un cok yakin arkadasin oldugunu ve onun yasamina taniklik ettigini hayal et. Bu yasadiklarin sana neler katardi, neler yazardin onun hakkinda? Ataturk'un Izinde, hayalindeki Ataturk hikyesini yazman icin tasarlandi. Ataturk'e eslik etmen, onu anlaman, yazman ve onun verdigi ilhamla yeni dusunceler gelistirmen icin... Bunlari yaparken, olumlu dusunme teknikleri, yaratici yazma etkinlikleri, pek cok edebi tur ve eglenceli oyunlar sana yardimci olacak. (Tanitim Bulteninden) Medya Cinsi: Ciltsiz Sayfa Sayisi: 132 Ebat: 15x19 Ilk Baski Yili: 2017 Hamur Tipi: 2.Hamur Baski Sayisi: 1. Basim