Recommendations based on "Bir Psikiyatristin Anilari"

Based on your reading history, we think you will also enjoy the following books.

By Ahmet Ümit

Acıyı gördüm. Gözlerinin ortasında bir çiçek gibi büyüyen irisin önce ağır ağır büzülmesini, ardından çığlık gibi ansızın patlamasını gördüm. Titreyen dudaklar, bal mumuna dönüşen yüzleri, çöken yanakları, irileşen elmacık kemiklerini, birer mağara gibi derinleşen göz çukurlarını, kurumuş ağızların içinde pelteleşen dilleri gördüm.Anladım ki benliğimizin farkına vardığımız an, acının pençesinde kıvrandığımız andır.Çığlık değil, ürperiş değil, evet, nereden geldiğini bilmediğim o vahşi iniltiyi kalbimin derinliklerinde duydum. Soluksuz kaldım, boğazım kupkuru, alnım ateşler içinde, tuhaf bir hülyaya kapılmışım gibi sürüklendim o dipsiz boşlukta. Hayatın en karanlık sırrıyla yüzleştim.Karanlığın her aşamasından geçtim, akan kanın sesini duydum, ölümün serinliğini damarlarımda hissettim.Geçmişin kamburunu çoktan söküp attım sırtımdan.İnsanın insanı öldürdüğü o ilk anı gördüm, katilin zafer haykırışını, kurbanın korku çığlığını işittim.Her an uyanmaya hazır o muhteşem dürtüyü bastırmak, insanlığın en masum haline, en saf doğasına dönmemek için yıllarca ihanet ettim kendime. Kendimle birlikte bütün dünyayı da kandırdım. Neredeyse başaracaktım ama bırakmadılar, benim adıma onlar öldürmeye başladılar.İşte bu yüzden geri döndüm...

By Lev Nikolayevic Tolstoy

Tolstoy’un “mürekkep hokkasının içine vücudundan etler bırakarak” yazdığını söylediği ölümsüz romanı Anna Karenina… Roman sanatına dair ders niteliğindeki işlenişi, içerdiği zenginlik, estetik değerinin yüksekliği ile güzelliğin simgesi Anna Karenina… Okumuş olmayla olmamanın yaşama bakışı doğrudan etkilediği, okurun, “sayfaların içine ruhumdan kabuklar bıraktım” diyeceği romanlardan Anna Karenina… Doğa, toplum, insan tasvirleriyle Tolstoy’un dehasının incelikli bir örneği olan roman, gücünü, insanın temel sorularından alır: İnsan ne için yaşar? İyi, kitapta okunacak kadar yüzeyde mi, hisle bulunacak kadar derinde midir? İkiyüzlü bir toplumda erdem nerededir? Sadakati belirleyen nedir? Mutlu olmak mümkün müdür? Aşk, ele geçirdiği varlığa göre mi biçim alır, yoksa aşkın o varlığı değiştiren bir gücü mü vardır? Tolstoy’un ana karakterleriyle birlikte dünyanın her köşesinden milyonlarca okur, yüz kırk yıldır benzer sorular sorarak, benzer arayışlara kapıldı. Siz de kapılacaksınız. Sormayacağınız tek soru, “aşk buna değer mi” olacak. Çünkü Tolstoy’un ruhunuzun derin sularına attığı bu taşla yükselen kumlar, size cevabı çoktan fısıldamış olacak. Onun, tüm karakterlerini anlamamızı sağlayan o bilge ışığıyla; haklı ve haksız’ı, iyi ve kötü’yü, doğru ve yanlış’ı siz de tekrar düşüneceksiniz. Yordam Edebiyat bu büyük eseri, Rusça çevirinin duayeni Hasan Âli Ediz’in Türkçesiyle sunmaktan gurur duyuyor. Beklentisi yüksek okurlar için…

By Hakan Günday

Diyebilirsin ki, bir insanı, fotoğraflarından ve hakkındaki haberlerden ne kadar tanıyabilirsin? Haklısın. Belki de çok az...O zaman şöyle demeliyim: Seni az tanıyorum... Az...Sen de fark ettin mi? Az dediğin, küçücük bir kelime. Sadece A ve Z.Sadece iki harf. Ama aralarında koca bir alfabe var.O alfabeyle yazılmış onbinlerce kelime ve yüzbinlerce cümle var. Sana söylemek isteyip de yazamadığım sözler bile o iki harfin arasında.Biri başlangıç, diğeri son. Ama sanki birbirleri için yaratılmışlar.Yan yana gelip de birlikte okunmak için. Aralarındaki her harfi teker teker aşıp birbirlerine kavuşmuş gibiler.Senin ve benim gibi...

By Ismail Güzelsoy

Paperback. 13,50 / 19,50 cm. In Turkish. 376 p. Benim için çizdigin kader planini kabul etmiyorum! "Tanri, insanin ölümsüzlüge varmis halinden baska bir sey degil" diye cevapliyordu beni Selman Dermani. "Ölüm ile kesilen bir hayatin hiçbir anlami yoktur. Degmez... Bütün bu çabalara, sagalmaya, hasta olmaya, iyilesmeye, çalismaya, mülk edinmeye, çocuk yapmaya, asik olmaya degmez. Lisan ögrenmeye, siir okumaya, saz dinlemeye, mutlu olmaya degmez. Ancak ölümsüzlük varsa bu dünya hayatinin bir anlami olabilir. Kendimi yeniden, sifirdan üretmeyi istiyorum. Bunu yapacagim. Hakkim! Kadere teslim olacaksak magaralara dönelim, haydi!.." Insan yalnizca bir kez "Degmez" diyebilir, ikinci kez bunu tekrarliyorsa sahtekardir. Ilk söyledigi anda kalemini kirmistir zaten.  Aras Nehri'nin dibinde buz tabakasinin altinda bir adam yatiyor: Bir edip. Faruk Ferzan. "Ne oldu bana? Öldüm mü?" diye soruyor kendi kendine… Öldü mü? Ölmediyse birinin onu kurtarmasi gerekecek. Yola devam etmesi gerekecek. Ask yasanmaya degerse bunu yapmali… El çabukluguyla bizi efsunlayan bir yazar var karsimizda… Fenni Sihirler yapan bir sihirbaz!..  Ismail Güzelsoy Degmez'de hayatin en büyük iki sirrinin, askin ve ölümün dansini koyuyor sahneye.  Kelimelerin gücüne, edebiyatin büyüsüne inancini koruyanlar için…

By Michael Grant

YETISKINLER BIR YILDIR YOKLAR.BU SURE ICINDE RSGB’DE sayisiz savas verildi. acliga, yalanlara VE vebaya karsi. SIMDI DE iyiyle kotu arasinda destansi BIR savas BASLIYOR!Gaiaphage, Diana’nin kizi Gaia’nin bedeninde tekrar doguyor. Gaia eski gucunu tekrar kazanmak, en buyuk dusmani Nemesis’i, yani Kucuk Pete’i yenmek istiyor. Bunu basarirsa butun dunya ona boyun egecek. Bir zamanlar birbirine dusman olanlar artik ayni safta savasmak zorunda. Perdido Sahili cocuklari, kendilerini ve sevdiklerini kurtarmak icin aylardir cektikleri acilarin karsiligini alabilecek mi? Yoksa bu son savasta yok olup gidecekler mi?Michael Grant’in New York Times coksatanlar listesini alt ust eden Yoklar serisinin altinci ve son kitabi ISIK, RSGB’deki hayati unutulmayacak bir finalle noktaliyor.

By Ebru Cündübeyoglu

Paperback. 13,50 / 19,50 cm. In Turkish. 168 p. Emekli felsefe hocasi Ferda Sile'de tek basina yasamaktadir. Yazdigi fantastik romanlarla edebiyat dünyasinda kendine hatirli bir yer edinen Ferda gitgide yazmakta zorlandigini, soyut düsünme yetenegini kaybetmeye basladigini fark eder. Yazdiklarinin arasi iyice açilmaya baslayip birtakim unutkanliklar da bas gösterince doktora gitmeye karar verir. Konulan teshis, hayatinin iplerini siki siki tutmaya aliskin, yasamini beyniyle yöneten Ferda için tambir yikim olur. Alzheimer beynini tamamen ele geçirip bedenini bos bir kabuk haline getirmeden harekete geçmek zorundadir. Canindan çok sevdigi kizina yük olmamak Ferda için hayat memat meselesidir artik.

By Hatice Kübra Tongar

Merhaba anneciğim,Benim, yavrun.'Kim olduğunu zaten biliyorum' deme. Çünkü bence henüz yakından tanışmadık seninle. Beni tanımak için yeterince çaba sarf etmedin bence.Eğer tanışmış olsaydık ağladığımda, inatlaştığımda, korktuğumda, tepki gösterip öfke duyduğumda sana bir şeyler anlatmaya çalıştığımı fark ederdin. Hareketlerime değil, onların altındaki asıl sebebe odaklanırdın. 'Beni üzmek için yapıyor', 'Sırf benimle inatlaşmak için uğraşıyor' diye düşünmezdin o zaman. Her davranışımın altında masum bir ihtiyaç olduğunu hissederdin.İşte artık seninle tanışalım diye, bu kitabı bırakıyorum ellerine.Beni tanıdıkça daha da çok seveceğini, gelişimime destek vereceğini, elimden tutup hayat yolumda birlikte yürüyeceğini biliyorum.Ve yaptığın ya da eksik kaldığın her bir yönünle birlikte, seni çok ama çok seviyorum.

By Nurullah Genc

Paperback. 13,50 / 21,00 cm. In Turkish. 144 p. Edited by Kadir Güven Cover design by Esra Gevrek Nurullah Genç'in hayata armagan ettigi kelimeler, siirin en güzel duraklarina götürüyor okuru yeniden. Kartallar uçar mi bir harâbeden Köprülerden benim yârim geçer mi Sen neden bu kadar güzelsin, bilmem Tasirsin yeryüzüne ebedî tohumlari Ben ise kuruyacak bir suyun mahkûmuyum Avuçlayip öpüyorum kumlari Bir karadelikten bakarken hayat Meydan okuyanlar kim bu seraba Söyle bana hindiba

By Birsen Ekim Özen

Paperback. 12,50 / 19,50 cm. In Turkish. 96 p. "Hediyelerin alinacagi Kapaliçarsi'nin nasil bir yer oldugunu arastirmaya karar verdim. Sonuçta orasi benim savas meydanim sayilir. Gülensu'yu geri püskürtmek için orada savasacagim. Bunu basarirsam dayim tekrar benim sevgili dayim olacak." Bu kitapta Sirin'le birlikte Beyazit Meydani'ni, Sahaflar Çarsisi'ni, Kapaliçarsi'yi gezecek ve çoook egleneceksiniz!

By Fatih Duman

"Bazilari vardir ki yasarken Ölüdürler ve bazilari da Ölüyken diri. GÖnlü Ölü olanin bedeni diri olsa da Ölüdür. GÖnlünün sirrini bilen Ölse dahi diri... Ölmek dedikleri o sebeple hep ayni degildir iste. Bu âlemi Ölü gibi yasayanlar Öte âlemde diri gibi dolasirlar" dedi Yahya Efendi. GÖzlerini kisarak Besiktas sirtlarindan deryaya bakiyordu. Ölüm bedeni Öldürüyor lakin gÖnlüne dokunmuyordu insanin. Eskiler Istanbul'un dÖrt manevi muhafizi var diye inanirlarmis. Iste Yahya Efendi o dÖrt manevi muhafizdan biri... Ölse de vazifesi bitmeyen bir gÖnül eri... Cihan Sultani Kanuni Sultan Süleyman'in sütkardesi...Istanbul'un sahipleri topragin üstünde yasayanlar degil, altinda yasayanlardir. "Ölümsüz bir ask mi istiyorsun o vakit Ölümsüz olan bir sevgiliye âsik ol" diyor eskiler, iste ben de Öyle bir âsiktan bahis açiyorum bu kez. Bu dünyadan gÖçüp giden ama Ölmeyen birinden... Yahya Efendi'den... Zira Yunus'un da dedigi gibi "Âsiklar Ölmez..."Ölenler yok mu oluyorlar saniyorsun kâri? Ya Ölmeyen Ölüler de varsa?(Tanitim Bülteninden)Ince Kapak: Sayfa Sayisi: 208Baski Yili: 2015e-Kitap: Sayfa Sayisi: 171Baski Yili: 2016Dili: TürkçeYayinevi: Nesil Yayinlari