Recommendations based on "Benden Vazgecme Ya Rab! Allah geciktiriyorsa güzellestiriyordur, sabret..."

Based on your reading history, we think you will also enjoy the following books.

By Zulfu Livaneli

Romanlari cok satanlar listesinden inmeyen, oduller alan, 30 dile cevirilen, sinemaya ve tiyatroya aktarilan Zulfu Livaneli, Leyla'nin Evi'nde her biri ayri bir dunyadan gelen insanlarin hayatlarini bir Istanbul romaninda kesistiriyor...Bogazici'nde Bosnalilar Yalisi'nda dogup buyumus pasa torunu Leyla Hanim, yalinin yeni sahibi omer Cevheroglu tarafindan sokaga atilir ve mahallenin cocuklarindan gazeteci Yusuf'un Cihangir'deki bekir evine siginmak zorunda kalir. Yusuf'un sevgilisi Rukiye ("sahne adi"yla Roxy), Almanya'da peep show'larda modellik yapmis, hip-hop tarzi muzik yaparak "yirtmaya" ugrasan bir Almanci kizidir. Leyla Hanim, yalinin yeni sahipleriyle gorusmeye calistigi bir gun, omer Bey'in babasi, Kadizade Konagi'nin emektar vekilharci, dort kusaktir konaklarda hizmetkirlik yapan bir aileden gelen Ali Yekta Bey ile tanisir. Her biri ayri bir dunyadan gelen bu insanlarin hayatlarinin kesismesi, onlari hem kendilerini hem de birbirlerini degistirecekleri, kimi zaman acili kimi

By Elif Şafak

Su hayatta insan en cok sevdiklerini acitir…En derin yaralar ailede acilir, kabuk tutsa bile kanar hikye, icten ice...Aski aramadan evvel, dusun bir, ya benden nasil bir sik olur?Insanin sevdasi karakterinin yansimasidir.Sen kavgaci isen, ha bire ofkeli, aski da bir cenk gibi yasarsin.Gonlu pak olanin sevgisi de saf olur.Su hayatta insan en cok sevdiklerini acitir.En derin yaralar ailede acilir, kabuk tutsa bile kanar hikye, icten ice...Attigimiz her adim, yaptigimiz her iste kendimizi yansitiriz.Budur cozulmesi gereken bilmece...

By Mehmet Yıldız

Çıkmazdayım ya Rab… Hangi duygu ile yürüsem kalbimin yollarında sonu karanlık. Sana çıkmayan her yolda kayboldum, her sevdada boğuldum. Ve şimdi kalbimi acıtan, hayatımı zindana çeviren ne varsa hepsini aldım geldim huzuruna. Sen ki yenilenlerin, yorulanların, kırılanların, düşenlerin de Rabbisin! Merhametinle sar yaralarımı… Her şeyin gelip geçici olduğu şu dünyada kalbimi bâkî olana râzı et… Kitapları ve videolarıyla milyonlara ulaşan Mehmet Yıldız, Yâ Bâkî Entel Bâkî’de de akıcı üslubuyla Allah'ı, dini ve peygamberi anlatmaya devam ediyor…

By Adalet Agaoglu

Insan krapon kâgidindan kanatlar takinca kelebek olduguna inanir. Koyun postunda koyun, kurt postunda kurt […] ülkü de giydirilebilir üstünüze ve Etlik tepeleri dag gÖzükür gÖzünüze.Ölmeye Yatmak romani biçim açisindan da ilginç. çok genis bir dÖnemi anlatmak isteyen romanci, Aysel'in ruh dünyasinin yani sira toplumsal olaylari, Aysel'i Doçent Aysel haline getiren kosullari yari belgesel bir tarzla eserine katmis.-Selim Ileri-Agaoglu'nun Ölmeye Yatmak adli romani, kadinin cins kimligini, bireyselligini el yordamiyla aramasi, sorgulamasini ifade eder. Cumhuriyet kadin aydininin Özgürlük ve disilik arasindaki çikmazini, bu romanindaki kadin tiplemesi, Aysel çok iyi bir sekilde betimler.-Nilüfer GÖle-(Tanitim Bülteninden)Sayfa Sayisi: 400Baski Yili: 2016Dili: TürkçeYayinevi: Everest Yayinlari

By Sümeyye Koç

Paperback. 13,50 / 21,00 cm. In Turkish. 568 p. Edited by Ebru Çaloglu Içimde dinmek bilmeyen bir sizi vardi, gözlerimin perdesinde sönmeyen bir ates, atesin ortasinda yanan iki yarali ruh… Onlar bizim ruhlarimizdi, bitmeyen bu yanginsa ikimizin hak edilmis cezasiydi. Çikmaziydi, sonuydu, uçurumuydu… Ama suçluydu; kaderin sadece kendi avuçlarinda olduguna inandi, en büyük günahini karanlik bir geceye hapsedebilecegini sandi, yanildi. Ve suçluydum; çünkü hep sustum, sirtimi döndüm, kalbimi kapattim. Sonunda ikimiz için, iki derin mezar kazdim. Mecruh düsüncelerin elime tutusturdugu silahi önce ona, sonra kendime dogrultacaktim. Iki ölüm gördügüm iki karanlik gece için, iki kursunla bitirecektim isimizi. Olmadi. O silah sadece benim kalbimde patladi. "Bunu bana neden yapiyorsun?" diye sordu. Hiçbir sey söyleyemedim. Kendi içinde maglup oldugu kaçinci savasti bu? "Ben bileklerime kelepçe takildiginda bile bu kadar tutsak hissetmemistim… Benden daha ne istiyorsun?"

By Seray Şahiner

"Genç, çok genç bir öykücü Seray Şahiner. Sait Faik yaş kemale ermişken bile kendisine "genç hikayeci," diyenlere öfkelenirmiş. Bunda bir "sen daha toysun," tavrı gördüğü için. Seray Şahiner, daha ilk kitabında özel ve biçemsel bir kişilik getiriyor. Bence, genç öykücü değil öykücü olarak sıçrıyor; ilk kitabıyla kim böyle sıçramıştı? Leyla Erbil. "İsyan grameri," demiştim onun getirdiğine. Seray için de doğru bu, yazarın adını kapatın, okuyun, "bu Seray Şahiner öyküsü," dersiniz. Öykülerin odağı, terminali Gelin Başı. Ama daha ilk öyküde (Sorumlu ile Sorunlu) nebüyük/neküçük/neaydınlık/nekaranlık bir dünyaya giriyoruz. Seray Şahiner, kişilerinin ruhundan süzülerek okurun ruhuna giriyor... Acımasız ama hüzünlü olmayı başarıyor... Acı gölün acı öyküsü bu... Bu öyküyü bir erkek yazamazdı. İkinci başarı, yazaranlatı ile benanlatı'yı ustaca evlendirmesinde: Yazar dimdik konuşuyor (Seray Şahiner midir o?), kişiler italik, eğik dünyalarda." HULKİ AKTUNÇ

By Khaled Hosseini

Emir ve Hasan, Kabil'de monarşinin son yıllarında birlikte büyüyen iki çocuk... Aynı evde büyüyüp, aynı sütanneyi paylaşmalarına rağmen Emir'le Hasan'ın dünyaları arasında uçurumlar vardır: Emir, ünlü ve zengin bir işadamının, Hasan ise onun hizmetkarının oğludur. Üstelik Hasan, orada pek sevilmeyen bir etnik azınlığa, Hazaralara mensuptur.Çocukların birbirleriyle kesişen yaşamları ve kaderleri, çevrelerindeki dünyanın trajedisini yansıtır. Sovyetler işgali sırasında Emir ve babası ülkeyi terk edip California'ya giderler. Emir böylece geçmişinden kaçtığını düşünür. Her şeye rağmen arkasında bıraktığı Hasan'ın hatırasından kopamaz.Uçurtma Avcısı arkadaşlık, ihanet ve sadakatin bedeline ilişkin bir roman. Babalar ve oğullar, babaların oğullarına etkileri, sevgileri, fedakarlıkları ve yalanları... Daha önce hiçbir romanda anlatılmamış bir tarihin perde arkasını yansıtan Uçurtma Avcısı, zengin bir kültüre ve güzelliğe sahip toprakların yok edilişini aşama aşama gözler önüne seriyor.Uçurtma Avcısı'nda anlatılan olağanüstü bir dostluk. Bir insanın diğerini ne kadar sevebileceğinin su gibi akıp giden öyküsü...

By Colleen Hoover

Paperback. 13,50 / 21,00 cm. in Turkish. 376 p. Translated by Gözde Soykan Edited by Berrak Güngör "Gelecekte Bir Mucize Olur Da Kendini Yeniden Âsik Olacak Durumda Bulursan, Bana Âsik Ol." Ailesinden ona miras kalan ögrenilmis çaresizlige baskaldiran Lily'nin tüm acilara ragmen yeniden dogusunun ümit ve sevgi dolu hikâyesi... Içine dogduklari aileyi seçememenin yarattigi acinin üstesinden beraber gelmeye çalisan Lily ile Atlas'in hayatlarindaki ve hayallerindeki dönüsüm hayranlik uyandiriyor. Ilginç tesadüflerle bezeli bu romani okurken kendinizden bir parça bulacaksiniz. Bizimle Basladi Bizimle Bitti, asla vazgeçmeyen ve "yüzmeye devam etmek" isteyenlerin kitabi; baskaldirinin ve empatinin yaziya dökülmüs hâli... "Colleen Hoover, cesaretle, umutla ve gözyaslariyla insa ettigimiz askin kirilganligini hatirlatiyor bize. Kalbi çarpan herkes bu kitabi okumali." - Kami Garcia, The New York Times çoksatan yazari "Gerçekten muhtesem, çok dokunakli ve etkisini her zaman hissedeceginiz bir hikâye. Nesilden nesile, elden ele aktarilacak bir kitap." - USA Today "Colleen Hoover'in en cesur ve cüretkâr romani. Sizi hemen içine çekecek bir hikâye." - New York Daily News

By İsmail Güzelsoy

Paperback. 13,50 / 19,50 cm. In Turkish. 296 p. Hikayemiz namusumuzdur… Gölgen hep yanimda olacak... Herkesin gizli bir sarkisi vardir, ömrünce içinde tasir, bazen öyle derine gömer ki zamanla kendi de unutur onu. Ta ki ayni sarkiyla sarhos olan biriyle rastlasana kadar. Biz ayni sarkiyla kederlenmis, aglamisiz bir zaman. Sana o yüzden inandim. Biliyorum, baska bir zamanda söylenmis  –söylenecek ya da söylenmekte olan– sarkiyla, birbirini tanimadan birlikte dans eden insanlariz. Yüzünü göremiyorum, gözlerim gözlerine degmeden konusuyorum, bunu hiç sevmiyorum ama buraya kadar ulastigina göre iyi biri olmalisin. Neden seninle hikâyemi paylasmam gerektigini bilmiyorum ama istedigini yapacak, hatirlayabildigim her seyi anlatacagim simdi.  Anlamak için acele etme. Bazi seyleri anlamadan da severiz ya. Insanlari mesela... Ask baska ne ki? Istanbul semalarinda iki minare arasina gerilmis ipte yürüyen bir çocuk ve bir maymun... Iki can dostu... Oradan sehri seyrediyorlar... Aski, günahi, ölümü boynuna kolye gibi asmis Istanbul'u... Sehrin hikayesi bir zaman sonra onlarin hikâyesi olacak çünkü...  Edebiyatimizin en güçlü seslerinden olan Ismail Güzelsoy Gölge ile yazarlik serüveninde doruga ulasiyor... Ask var bu romanda. Sefkat var. Ölümsüzlük pesinde gizemli bir cemiyet. Rüyalarin dilini çözmeye çalisan insanlar. Ve ölümün bile sona erdiremedigi bir dostluk...

By Birsen Ekim Özen

Paperback. 12,50 / 19,50 cm. In Turkish. 96 p. "Ben tahti seyretmeye öyle dalmisim ki siniftakilerin odanin diger tarafina geçtigini fark etmemisim bile. Tam onlarin yanina gidecekken odaya simsiyah giyinmis iki kisi girdi. Fisir fisir konusuyorlardi. Tahtin yanina kadar geldiler. Biraz ürperdim." Bu kitapta Sirin'le birlikte Topkapi Sarayi'nin birbirinden ilginç odalarini gezecek ve çoook egleneceksiniz!