Recommendations based on "Ask ile Ani Seyretmek Gönül Sadasindan Akisler 2"
Based on your reading history, we think you will also enjoy the following books.
By Elif Şafak
Adı Leyla'ydı. İstanbul'un en eski genelevlerini barındıran o meşum sokakta yer alan gülkurusu renkli evde bilinen adıyla Tekila Leyla. Öyle derdi ona arkadaşları, ahbapları ve müşterileri. Öyle derdi ona beş kadim dostu. Hiç istemezdi Leyla kendisinden geçmiş zaman diliminde söz edilmesini. Ama işte kalbi daha az evvel susmuş, soluk alış verişi ise hepten kesilmişti. Şehrin kenarlarında bir çöp kutusuna bırakılmıştı cansız bedeni. Gene de henüz durmamıştı beyni. Çalışıyordu hala. Tastamam on dakika otuz sekiz saniye boyunca.
By Nuriye Çeleğen
"Üzüntüye uğrayan beni hatırlasın!" buyurmuştu Babam. Üzüntüde Muhammedi (asm) sır vardı. İnsana en çok üzüntü anında uzanırdı Muhammed'in (asm) eli.Babamın parçasıyım.Hayatımın hepsine vuran üzüntü beni onunla bağlamış. Acının bağı kopmaz. Babamla bağım onun için anlaşılmaz.Ben Fatıma.Elim, onun tuttuğu el.Benim elim Allah Resulü'nün eli.Benim elim Babam Muhammed'in (asm) elinden tutma vesilesi.Elimden tutan ondan tutar.Elimde tüm esmanın sırrı var.Babam elleriyle koydu ellerime velayeti.Yüz yirmi dört milyon evliya elimde saklı. Onun için elim kerametli, elim bahtlı.Gidiyorum, Babam Hz. Muhammed'e (asm).Elim üstünüzde.Aşk, "Mim!" dedi.Tüm varlık aşkla "Mim"lendi.Esmanın bilinme seyri "Kenz-i Aşk"a yüklendi."Kenz-i Aşk", Alemlerin Efendisi olarak yaratılan Hz. Muhammed'i (asm) anlatma gayesiyle kaleme alınmış bir dizi. Her kitapta Fahr-i Kainat Efendimizin (asm) en yakınlarından birinin diliyle aşk hazinesinin kapısı aralanmaya çalışılıyor.Babam Hazreti Muhammed (asm), Peygamberimizin "benim parçamdır" dediği, risalet denizinin velayet nehriyle buluşmasının kendisinde vücut bulduğu Hz. Fatıma (ra) annemizin dilinden akıyor. Nuriye Çeleğen'in incelikli kaleminden.
By Defne Suman
Paperback. 13,50 / 19,50 cm. In Turkish. 376 p. Sevda bir kapidir. Nereye açildigini bilmezsin, yine de içeri adimini atarsin. Sanat tarihçisi Melike, Istanbul'daki Bizans kiliselerini gezdirecegi Yunan yönetmen Petro'nun kendisini bambaska bir amaçla aradigini bilemezdi. Petro'nun ortaya çikisinin, ailesindeki sir kapilarini bir bir aralayacagini, ask hikâyelerini, kayip hikâyelerini, acili ada hikâyelerini ortaya serecegini hayal bile edemezdi. Yaz Sicagi bir parçalanma ve kavusma öyküsü. Baba ile kizin... Kadin ile erkegin... Ana ile ogulun... Ikiye bölünmüs topraklar ile ayri düsmüs kardeslerin... Kendi duygusal gelgitlerimden, içimdeki didismeden, hiç hesapta yokken geçmise savrulmaktan yorulmustum. Hepsi Petro yüzünden. Babaannemin anisini getirmisti iste. Yaninda da babaminkini. Kapattigim pencereleri bal gözlerinin bir bakisiyla açivermisti. Ben artik açilmaz o pencereler zannediyordum. Kullanilmamaktan paslanmis, sismis, sikismistir.
By Rick Riordan
Annabeth dehset icinde. Hera sag olsun, alti aylik ayriliktan sonra tam Percy'yle yeniden bir araya geleceklerken Jupiter Kampi onlarla savasa hazirlaniyor. 2. Argo, ates puskurten gemi basi Festus ile birlikte ne yazik ki hic de bariscil bir gorunume sahip degil. Annabeth, JASON'in guverteden Romalilara baris sinyalleri vermesini umuyor.Ancak bu, tek sorun degil. Cebinde annesinin, her hatirladiginda sinirlerini bozan hediyesini tasiyor: Athena'nin Isareti. Yedi melezi olumun Kapilari'na goturecek kehanet zaten urkutucu. Bunun ustune Athena ondan neden bu kadar tehlikeli bir gorev bekliyor ki?Ancak Annabeth'in en buyuk korkusu, PERCY'nin degismis olmasi.Ya Percy artik bir Romali olduysa? Ya eski arkadaslarina artik ihtiyac duymuyorsa? Savasin ve bilgeligin tanricasinin kizi Annabeth, dogustan bir lider oldugunu biliyor. Ama yaninda Yosun Kafa olmadan hicbir yere adim atmak istemiyor.Dort farkli melezin bakis acisiyla yazilmis olan Athena'nin Isareti, kadim topraklara, Roma'ya kadar uz
By Nermin Yildirim
Paperback. 13,50 / 19,50 cm. In Turkish. 456 p. … hayata tutunmak için inanmaya mecbur kaldigimiz bütün yalanlar günü gelince açiga çikiyor. Ve sonra biz ölmüyoruz. Daha kötü bir sey oluyor. Ögrendiklerimizle yasamaya devam ediyoruz. Nermin Yildirim bizleri uzun bir yürüyüse çikararak, kendini evinde hissedemeyenlerin, evinden zorla koparilanlarin, kaçmak zorunda kalanlarin, hiçbir yere siginamayanlarin dünyasina ortak ediyor. Sürprizlerle dolu bu yolu adimlarken, bir yandan bir kere koptuktan sonra artik anakaraya baglanamayan adaciklarin ugultulu sesine kulak veriyor, bir yandan da kendimizi seyrettigimiz aynalarin öbür tarafindakilerle yüzlesiyoruz. Romanlarinda okuru aile, toplum ve bellek ekseninde yolculuklara çikaran Yildirim, duyarli sesi, nüktedan ve kivrak diliyle hafizanin iplerini kâh salip kâh sararak simsiki bir yumak olustururken, "küçük ve muhtesem hayatlarimiz"a bambaska gözlerle bakmamizi sagliyor.
By Filibeli Ahmet Hilmi Efendi
Trk edebiyatnn ilk felsefi ve gerekst roman kabul edilen A'mak- Hayal, Filibeli Ahmet Hilmi'nin felsefi ve tasavvufi grlerini iermektedir. Romann kahraman Raci, iindeki phe ejderhasn susturmak ve mutlak hakikate ulamak iin mezarlkta karlat Aynal Baba'nn yardmyla manevi seyahatlere kar. Raci bu seyahatlerinde hedefine ulamak iin Buda'yla Hilik Zirvesi'ne, Yunan tanrlarnn bulunduu Olimpos Da'na, Hrmz ile Ehrimen'in sava meydanna, Simurg'un srtnda Merih gezegenine, Kaf Da'na ve daha birok yere gider. Raci hakikatin peinde nice alemde, boyut ve mekanda dolarken biz okurlara Ahmet Hilmi'nin Dou ve Bat felsefesi, tasavvuf, mitoloji, dinler tarihi zerine kurduu bu gerekst roman izlemek dyor aknlkla, merakla ve zevkle. Filibeli Ahmet Hilmi (ehbenderzade, 1865-1914) Filibeli Ahmet Hilmi, Hac Sleyman Bey ve evkiye Hanm'n en byk ocuklar olarak Filibe'de (Bulgaristan) dnyaya geldi. Ailesi, Osmanl'nn 93 Harbi yenilgisinden sonra, 1878 ylnda yaanan byk gle stanbul'a yerleince Filibe'de balad eitim hayatna burada devam etti. Galatasaray Mekteb-i Sultanisi'ni bitirip ilk olarak Posta ve Telgraf Nezareti'nde almaya balad. Sonra Duyun- Umumiye Nezareti'nde grev yapt. Ardndan Beyrut'a gnderildi. Beyrut'ta Jn Trklerle iletiim kurup oradan Msr'a kat. Msr'da aylak adnda bir mizah dergisi kard. Bir sre sonra stanbul'a dnd ve 1901 ylnda Fizan'a (Libya) srld. II. Merutiyet'in ilanndan sonra stanbul'a gelerek Darulfnun'da felsefe hocal yapt. kdam, ehbal, Yeni Tasvir-i Efkar, Srat- Mstakim gibi gazete ve dergilerde siyasi, felsefi yazlar kaleme ald. Kendisi ayrca ttihad- slam, Hikmet, Cokun Kalender, Millet ile Muhasebe, Mnakaa, Kanat ve Nimet adl gazeteleri kard. ttihat ve Terakki Frkas, Hrriyet ve tilaf Frkas, Siyonizm ve Masonluk eletirileri nedeniyle gazeteleri sk sk kapatld ve srgne gnderildi. II
By Jonice Webb, Christine Musello
"Çocuklukta İhmalin İzi: Boşluk Hissi, ebeveynlerimizden bize kalan mirasa farklı ve açık bir şekilde ışık tutmakla kalmayıp çocukluğumuzda ebeveynlerimizden aldıklarımızın, yetişkinlik döneminde duygusal ve sosyal anlamda bizleri nasıl etkilediğini anlamamıza yardımcı oluyor. Dr. Webb zengin, sıcak ve empati yüklü cümleleriyle doğrudan bize hitap ederek, duygusal olarak karşılaştığımız engelleri tanımlamamıza ve bu engellerin üstesinden gelebileceğimiz yolları bulmamıza destek sağlıyor."- Dr. Jeffrey Pickar, Harvard Tıp FakültesiBazen hayatınız sadece geçip gidiyormuş gibi hissediyor musunuz? Çok iyiymiş gibi davranıp, gizliden gizliye yalnız ve kopuk hissettiğiniz oluyor mu? Belki çok güzel bir hayatınız var, işinizde çok iyisiniz ama bu durum sizi mutlu etmeye yetmiyor mu?Öyleyse yalnız değilsiniz. Dünya sizin gibi düşünen insanlarla dolu. Kendini bu dünyaya ait hissetmeyen, hissettiklerini kelimelere dökemeyen ve yeteri kadar mutlu olmadığı için kendini suçlayan birçok insan var.Siz de bu kişilerden biriyseniz, eşinize yeteri kadar bağlı olmadığınızı düşünebilirsiniz, diğer insanlar kadar derinden sevemezsiniz ya da kendinizi mutlu hissetmezsiniz.Jonice Webb, Amazon'da dünyanın en çok satan psikoloji kitaplarından birini yazarak iddiasının ve çözüm yöntemlerinin tüm dünyada geçerli olduğunu kanıtlıyor. Milyonlarca kişinin hayatına katkı yapan bu kitabı, okunması gerekenler listenizde en üste almalısınız.
By Gül Sunal
Paperback. 13,50 / 21,00 cm. In Turkish. 344 p. Katkida Bulunan (Içerik) : Enis Batur, Bilge Çanakçi Kemal Sunal, bu topraklarin yetistirdigi, yediden yetmise herkesin yüzünü güldüren en büyük “fenomen”lerden biri! Kemal - Hadi gel, bi kahve içelim… kitabinda esi Gül Sunal, o fenomenin “ev hali”ni anlatiyor. Ilk bakista aska düstükleri andan Kemal Sunal’in ölümüne, bu agir kaybin yarattigi bosluktan onsuz hayatin nasil özlemle dolu olduguna, çocuklarinin dogumundan basarili bireyler olmasina, en zorlu günlerden en mesut sofralara… o evin bütün unsurlarini birlikte aktariyor. Sicak, samimi, hiçbir kaliba girmeyecek bir anlatimla. “Aslinda ikimiz de kahve sevmezdik. Söyleyemediklerimizin yerine geçerdi. Araya giren duygusal ayriliklarin son bulmasi dilegiydi. Vazgeçememek, kiyamamak, pisman olmak, Kavusmak demekti. Evimizdeki sicakligi korumak demekti… Sonuçta Bizi hep korudu bu sihirli cümle… Hadi gel, bi kahve içelim…”
By Zülfü Livaneli
1991 yılında yayınlanan Orta Zekalılar Cenneti ile 2010 yılında yayınlanan Sanat Uzun, Hayat Kısa'dan derlenen yazılar elden geçirilmiş yeni baskısıyla okurlarla buluşuyor."Orta Zekalılar Cenneti'ni yazdığım yıldan bu yana, Türkiye'de ve dünyada çok şey değişti ama gözlemlerime göre 'orta zekalı'ların iktidar alanı daha da genişledi, neredeyse başa çıkılmaz bir ortak paydaya dönüştü. Toplum kaliteyi -deyim yerindeyse- kusmaya başladı, iyiliğin yerini kötülük, temizliğin yerini pislik, hakkın yerini haksızlık, kibarlığın yerini kabalık, ahlakın yerini ahlaksızlık alma yolunda epey ileri gidildi.Ne olup bittiğini anlamamıza destek verebilecek böyle bir kitabı yeniden yayınlarken, iki ayrı kitaptan, yani Orta Zekalılar Cenneti ile daha sonra yayınlanmış olan Sanat Uzun, Hayat Kısa'dan bir derleme yapmayı ve birlikte sunmayı istedim. İçimden öyle geldi. Umarım okurlar bunu uygun karşılarlar."-Ömer Zülfü Livaneli -
By Ahmet Ümit
Byzantion'dan İstanbul'a uzanan, heyecan yüklü bir serüven... Sarayburnu'nda, Atatürk heykelinin ayaklarının dibinde bir ceset, Avuçlarında antik bir pere.... Ama ne bu ceset son kurban, ne de bu antik para son sikke... Yedi kurban, yedi hükümdar, yedi sikke, yedi kadim mekan. Ve tek bir gerçek: Bu şehrin gizemli tarihi."Şehre bakıyorduk denizden. Sisler içindeydi İstanbul... Sisler içinde deniz... Sisler içinde teknemiz. Sultanahmet'in minareleriydi görülen, Ayasofya'nın kubbesi, Topkapı Sarayı'nın kuleleri. Hiç yağmalanmamış, yıkılmamış, kirletilmemiş gibiydi şehir. Bembeyaz bir sisle örtmüştü doğa, ne varsa görüntüyü çirkinleştiren. Güneş doğmadan bir anlığına beliren bir hayal gibi... Büyülü bir bulut gibi... Bir masal imgesi gibi... Yeni kurulmuş bir kent gibi... Taze bir başlangıç gibi... Genç, umutlu, güzel...İstanbul'a bakıyorduk denizden. Ölülerimizin yüzlerine bakıyorduk... Onların gözlerindeki kendi kederimize. Çaresizliğimize bakıyorduk, avuçlarımızda büyüyen zavallılığa, kanımızda filizlenen korkaklığa... Elimizden alman hayata bakıyorduk... Güneşli günlerimize, umut dolu sabahlara, eğlenceli bahar akşamlarına... Sönen anılarımıza bakıyorduk, ölen hayallerimize, yıkılan düşlerimize... Sönen anılarımızı, ölen hayallerimizi, yıkılan düşlerimizi yüklenip yorgun bir şilep gibi bizden uzaklaşan şehrimize... Şehrimizle birlikte yitirdiğimiz kendimize bakıyorduk..."