Recommendations based on "Aklindan Bir Sayi Tut Seni O Kadar Iyi Taniyorum ki Ne Düsündügünü Biliyorum"
Based on your reading history, we think you will also enjoy the following books.
By Ahmet Bulut
Kur’an;Hayatimiz…Hayat kaynagimiz…Yasam kilavuzumuz…Said Nursi’nin tarifiyle Rabbimizi bize anlatan en büyük delillerden biridir Kur’an… Onu okuyarak insanligin en büyük problemi olan, “Nereden geliyorsun?”, “Nereye gidiyorsun?”, “Ne için yasiyorsun?” sorularina cevap buluruz. Ondan uzaklastigimizda ise insaniyetimizin ne büyük felaketler içinde kivrandigini gÖrürüz.Kâinatin Yaraticisi hayatimizi nasil yasayacagimizi tarif eder Kur’an’da. Onu okumamizi, anlamamizi ister…Kur’an’la Yasamak, Kur’an’i niçin, nasil ve ne zaman okumaliyiz sorularina cevap ararken Kur’an’in cazibesine kapilan insanlardan Örnekler vererek okura yol gÖsteriyor.Öyleyse gelin kendi ebedi hayatimiz için ‘Kur’an Okuyalim’; Rabbimizi tanimak, O’nun bizi ne kadar çok sevdigini idrak etmek için… (Tanitim Bülteninden)
By Soner Yalçın
Bir film düşün.İlk sahne sıradan bir olayla başlar.Film ilerledikçe gelişmelere inanamazsın.Dehşete kapılırsın.Film biter. Etkisinden kurtulamazsın.Korkarsın.Bu kitabın yazım sürecinde ben bunları yaşadım.İlk sahne:Altı yıl önceydi.Medyaya her cümlesi yalan olan bir haber sızdırıldı.Peşine düştüm.
By Lev Nikolayeviç Tolstoy
İşte o gün, talihin yüzüne güldüğü bir adam olan ben, her akşam tek başıma soyunduğum odamdaki bölmenin çapraz kirişlerine kendimi asmayayım diye kendimden bir ipi sakladım ve şeytana uyar da hayatıma kolay yoldan son veririm diye de silahımı yanıma alıp çıktığım o avlara çıkmaz oldum. Ne istediğimi kendim de bilmiyordum; hayattan korkuyordum, hayattan kaçıp uzaklaşmak istiyordum, ama gene de hayattan bir şeyler bekliyordum.Bütün bunlar başıma talihin tam anlamıyla yüzüme gülmüş olduğu bir dönemde geliyordu. Henüz elli yaşına basmamıştım, çok sevdiğim iyi bir karım, iyi çocuklarım ve ben fazla bir gayret göstermeden gelişen ve büyüyen geniş bir malikanem vardı. Akrabalarımdan ve eşimden dostumdan, hiç olmadığı kadar saygı görüyordum. İnsanlar beni övüyorlardı. Ben de ünlü biri olduğumu düşünmekle kendimi hiç de kandırmış olmazdım. Deli ya da ruhsal yönden rahatsız olmak şöyle dursun, tam tersine benim gibi insanlarda nadir rastladığım bir şekilde zihin ve beden melekelerim son derece güçlüydü. Beden gücü olarak ekin biçmede köylülerden geri kalmazdım, zihin olarak da ara vermeksizin sekiz, on saat çalışabilir, böyle bir zorlanmadan dolayı da hiçbir rahatsızlık duymazdım.
By Elif Şafak
Su hayatta insan en cok sevdiklerini acitir…En derin yaralar ailede acilir, kabuk tutsa bile kanar hikye, icten ice...Aski aramadan evvel, dusun bir, ya benden nasil bir sik olur?Insanin sevdasi karakterinin yansimasidir.Sen kavgaci isen, ha bire ofkeli, aski da bir cenk gibi yasarsin.Gonlu pak olanin sevgisi de saf olur.Su hayatta insan en cok sevdiklerini acitir.En derin yaralar ailede acilir, kabuk tutsa bile kanar hikye, icten ice...Attigimiz her adim, yaptigimiz her iste kendimizi yansitiriz.Budur cozulmesi gereken bilmece...
By Ahmet Bulut
Bu kitabın muhatabı, "Asım'ın Nesli", "Diriliş Nesli", "Davası Allah olan adanmış nesil", "Ateşte ama yanmayan zamanın İbrahimi", zamanın Mus'ab'ı, Ammar'ı, Fatıma'sı, Zeyneb'i ve cennetin özlediği elmas nesil...Ahmet Bulut, sade dili, kıskıvrak yakalayan üslubuyla seni bir yolculuğa davet ediyor, sonu cennete varan bir yolculuk.Bu yolda, hedefini belirlemişsin, yoldaki engellerden azadesin...Gençlik nimetlerini, Allah'a yürürken bir nimet biliyorsun...Tuttuğun yola arkadaşlarını da davet ederek yeryüzünde bir müjdeci gibi ferahlıkla dolanıyorsun...Çünkü sen Allah'a Koşan Genç'sin!Kitaba Allah'a Koşan Genç ismini verdim.İstedim ki Allah'a koşasın.İstedim ki nefsin ve şeytanın kışkırtmalarından Allah'a kaçasın.İstedim ki seni cennet yurduna davet eden Rabbine, "Buyur Allahım emrine amadeyim," diyesin.İstedim ki Rahmet Peygamberi'nin(sav) özlediği ve, "Kardeşimdir," buyurduğu sen olasın.İstedim ki insanlığın kurtuluşu için kendine harap edercesine adanmış yüreğin kardeşi sen olasın.İstedim ki ateşler içinde ama yanmayan İbrahim, bıçağın kesmediği İsmail, suyun boğmadığı Musa, kuyunun yutmadığı Yusuf sen olasın.İstedim ki bir şehrin imarına adanmış yürek Mus'ab sen olasın.İstedim ki ıssız çöllerde yalnız kaldığında, ümitlerin tükendiği anda, "Allah bana yeter," diyen Hacer, karnındaki bebeği Allah'a adayan Hanne, sudaki bebeğe sahip çıkan Firavun'un sarayındaki Asiye sen olasın.İstedim ki sadakatin, sevginin ve fedakarlığın simgesi Hatice sen olasın.İstedim ki ilmin, ferasetin ve muhabbetin zirvesi Aişe sen olasın.İstedim ki iffetin, edebin ve hayanın membaı Fatıma sen olasın...Allah'a Koşan Genç, dünyasını gözden geçirmek isteyen herkes için gençlik nimetini nasıl bir hazineye çevireceğini merak edenlere bir el kitabı.
By Nermin Yildirim
Paperback. 13,50 / 19,50 cm. In Turkish. 456 p. … hayata tutunmak için inanmaya mecbur kaldigimiz bütün yalanlar günü gelince açiga çikiyor. Ve sonra biz ölmüyoruz. Daha kötü bir sey oluyor. Ögrendiklerimizle yasamaya devam ediyoruz. Nermin Yildirim bizleri uzun bir yürüyüse çikararak, kendini evinde hissedemeyenlerin, evinden zorla koparilanlarin, kaçmak zorunda kalanlarin, hiçbir yere siginamayanlarin dünyasina ortak ediyor. Sürprizlerle dolu bu yolu adimlarken, bir yandan bir kere koptuktan sonra artik anakaraya baglanamayan adaciklarin ugultulu sesine kulak veriyor, bir yandan da kendimizi seyrettigimiz aynalarin öbür tarafindakilerle yüzlesiyoruz. Romanlarinda okuru aile, toplum ve bellek ekseninde yolculuklara çikaran Yildirim, duyarli sesi, nüktedan ve kivrak diliyle hafizanin iplerini kâh salip kâh sararak simsiki bir yumak olustururken, "küçük ve muhtesem hayatlarimiz"a bambaska gözlerle bakmamizi sagliyor.
By Colleen Hoover
Paperback. 13,50 / 21,00 cm. in Turkish. 376 p. Translated by Gözde Soykan Edited by Berrak Güngör "Gelecekte Bir Mucize Olur Da Kendini Yeniden Âsik Olacak Durumda Bulursan, Bana Âsik Ol." Ailesinden ona miras kalan ögrenilmis çaresizlige baskaldiran Lily'nin tüm acilara ragmen yeniden dogusunun ümit ve sevgi dolu hikâyesi... Içine dogduklari aileyi seçememenin yarattigi acinin üstesinden beraber gelmeye çalisan Lily ile Atlas'in hayatlarindaki ve hayallerindeki dönüsüm hayranlik uyandiriyor. Ilginç tesadüflerle bezeli bu romani okurken kendinizden bir parça bulacaksiniz. Bizimle Basladi Bizimle Bitti, asla vazgeçmeyen ve "yüzmeye devam etmek" isteyenlerin kitabi; baskaldirinin ve empatinin yaziya dökülmüs hâli... "Colleen Hoover, cesaretle, umutla ve gözyaslariyla insa ettigimiz askin kirilganligini hatirlatiyor bize. Kalbi çarpan herkes bu kitabi okumali." - Kami Garcia, The New York Times çoksatan yazari "Gerçekten muhtesem, çok dokunakli ve etkisini her zaman hissedeceginiz bir hikâye. Nesilden nesile, elden ele aktarilacak bir kitap." - USA Today "Colleen Hoover'in en cesur ve cüretkâr romani. Sizi hemen içine çekecek bir hikâye." - New York Daily News
By Murat Tavli
Benim de hatalarım vardır elbet. Elbet ben de kırmışımdır kalp, ben de yerli yersiz cümlelere esir olmuşumdur.Bazen harika cümleler kuramasam da iliklerime kadar hissetmişimdir. Korktuğumdan değil, kaybederim diye susmuşumdur. Güneş doğduğunda her şeyin harika olacağına inanmış, güneş batarken boş yere umutlanmışım diye hayıflanmışımdır. Hedefler koymuşumdur kendime, kimine ulaşmış, kimini bertaraf etmiş, kiminin yollarında da yerle yeksan olmuşumdur. Umutlarımı filizlendirmişimdir, kaldırımın arasından güneşe selam eden çimenler gibi garip diyarlarda. Ama hiçbir zaman kötü olamamış, kötü olmaya ant içsem de tuz buz etmişimdir yüreğimi.Bu satırlar iyiliğe sarılıp kötülerin dünyasında nefessiz kalanların isyan tohumudur. Ekilen her nefret tohumu da, bilirim, sahibini bulur. Dilerim öyle de olur. Siz! Kötü insanlar! Siz! Yalanları yaşam tarzı sananlar! Unutmayın Allah var!Murat Tavlı ilk kez bir kadının ağzından yazdığı bu romanında, ihanetin yakıcı ateşiyle çok küçük yaşlarda tanışıp, yaşadığı acılarla güçlü bir kadına dönüşen Aslı'nın sarsıcı hikayesini etkileyici bir dille anlatıyor. "Hangi kadın ihaneti unutur?" sorusu daha önce hiç böyle sorulmamıştı.
By Ellen Marie Wiseman
Paperback. 13,50 / 21,00 cm. In Turkish. 464 p. Hiç sahip olmadiginiz bir sevgiyi özlediniz mi? Dört duvar arasina hapsedilmek nasil bir duygu bilir misiniz? Benim tanidigim tek dünya, bu tavan arasi. Keske pencere açik olsaydi da disarinin havasini içime çekebilseydim dedigim ne çok zaman oldu. Bir teleskobum var, disariyi ancak bu sekilde görebiliyorum. Anneme göre sokaga çiksam insanlar benden korkarmis. Lanetli, ucube bir çocukmusum ben. Odamda kendime bakabilecegim bir ayna yok. Bedenimden tenimin bembeyaz, saç uçlarimdan da saçlarimin sari-beyaz renginde oldugunu görebiliyorum. Gerçekten çok mu çirkinim? En çok istedigim sey kitaplarda resimlerini gördügüm sirke gitmekti. Ama hayalini kurdugum o sirkin benim kabusum olacagini nereden bilebilirdim ki? Rüzgârin ilk kez tenime degdigi o aksamda bir sirke satildim. Hem de öz annem tarafindan… Keske ailem beni sevseydi. Keske annem kizim deyip saçlarimi oksasaydi ama ben bir ucubeyim… Simdi en yakin arkadasim bir fil. Farkli olsak da tutsak edildigimiz dünyada döktügümüz gözyasi bile ayni. Kim miyim? Ben, Lilly Blackwood, ne kadar görmezden gelirseniz gelin benim gibi dislananlarin sesi olmaya devam edecegim… Beyaz Filin Gözyaslari… Yine bir toplumsal olayi konu alan Ellen Marie Wiseman, birbirimizden ne kadar farkli olsak da hissettigimiz duygularin ayni oldugunu, hayallerimizi yakalamak için mücadeleyi birakmamamiz gerektigini yürek parçalayan bir dille anlatiyor…"Wiseman, sevgiye muhtaç iki küçük kizi içeren aile sirlariyla örülü, elinizden düsüremeyeceginiz bir hikayeye daha imza atmis. Filler Için Su'yu sevenler, bu kitaba da bayilacak."- Library Journal
By Altan Öymen
Altan oymen Kayip Yaz'da o "dondurulus"un nasil oldugunu anlatiyor... Altan oymen "anili kitap"larina devam ediyor...Ancak siradaki kitap, beklendigi gibi 1960'larla, 1970'lerle ilgili degil... Bu kitabin konusu, daha yakin bir zamanin "2015 yazi"nin olaylari...oymen -kendi deyimiyle- bir "takdim-tehir" yapiyor... 1960'larla 70'leri bir sonraki kitabina birakiyor.Altan oymen neden Kayip Yaz dedigini soyle anlatiyor: "Buna 'kayip yaz' yerine 'kaybolan yaz veya 'kaybedilen yaz' da denilebilirdi. Cunku 2015 yilinin yaz aylarinda, hep birlikte kaybettigimiz buyuk bir firsat vardi: 'Ulkemizin yeniden demokratiklestirilmesi' firsati.2015'in 7 Haziran'inda bir secim yapilmisti. Turkiye'de zaman icinde yerlesmis olan demokratik kurallara ve kurumlara buyuk darbeler vuran iktidar partisinin oylari, yuzde 40'a kadar gerilemisti.O gidisi durdurmak isteyen partiler ise, toplam olarak yuzde 60'a yaklasan oylariyla Meclis'teki mutlak cogunluk sayisini asmislardi. Iktidari degistirip bir 'ilk hedefler hukumeti' kurarak, rejimin 'yeniden demokratiklesme'si surecini baslatabilirlerdi.Ancak o firsat kacirildi. 1 Kasim 2015 gunu, Turkiye'nin siyasi tablosu, yeniden, 7 Haziran 2015'ten onceki haline donduruldu."(Tanitim Bulteninden)Sayfa Sayisi: 330Baski Yili: 2016Dili: TurkceYayinevi: Dogan Kitap