Empfehlungen basierend auf "Yasamak Icin Bir Nedeni Olan Hayatin Anlami ve Direnc"

Based on your reading history, we think you will also enjoy the following books.

von Zulfu Livaneli

Romanlari cok satanlar listesinden inmeyen, oduller alan, 30 dile cevirilen, sinemaya ve tiyatroya aktarilan Zulfu Livaneli, Leyla'nin Evi'nde her biri ayri bir dunyadan gelen insanlarin hayatlarini bir Istanbul romaninda kesistiriyor...Bogazici'nde Bosnalilar Yalisi'nda dogup buyumus pasa torunu Leyla Hanim, yalinin yeni sahibi omer Cevheroglu tarafindan sokaga atilir ve mahallenin cocuklarindan gazeteci Yusuf'un Cihangir'deki bekir evine siginmak zorunda kalir. Yusuf'un sevgilisi Rukiye ("sahne adi"yla Roxy), Almanya'da peep show'larda modellik yapmis, hip-hop tarzi muzik yaparak "yirtmaya" ugrasan bir Almanci kizidir. Leyla Hanim, yalinin yeni sahipleriyle gorusmeye calistigi bir gun, omer Bey'in babasi, Kadizade Konagi'nin emektar vekilharci, dort kusaktir konaklarda hizmetkirlik yapan bir aileden gelen Ali Yekta Bey ile tanisir. Her biri ayri bir dunyadan gelen bu insanlarin hayatlarinin kesismesi, onlari hem kendilerini hem de birbirlerini degistirecekleri, kimi zaman acili kimi

von Elif Şafak

Adı Leyla'ydı. İstanbul'un en eski genelevlerini barındıran o meşum sokakta yer alan gülkurusu renkli evde bilinen adıyla Tekila Leyla. Öyle derdi ona arkadaşları, ahbapları ve müşterileri. Öyle derdi ona beş kadim dostu. Hiç istemezdi Leyla kendisinden geçmiş zaman diliminde söz edilmesini. Ama işte kalbi daha az evvel susmuş, soluk alış verişi ise hepten kesilmişti. Şehrin kenarlarında bir çöp kutusuna bırakılmıştı cansız bedeni. Gene de henüz durmamıştı beyni. Çalışıyordu hala. Tastamam on dakika otuz sekiz saniye boyunca.

von Ahmet Bulut

Bu kitabın muhatabı, "Asım'ın Nesli", "Diriliş Nesli", "Davası Allah olan adanmış nesil", "Ateşte ama yanmayan zamanın İbrahimi", zamanın Mus'ab'ı, Ammar'ı, Fatıma'sı, Zeyneb'i ve cennetin özlediği elmas nesil...Ahmet Bulut, sade dili, kıskıvrak yakalayan üslubuyla seni bir yolculuğa davet ediyor, sonu cennete varan bir yolculuk.Bu yolda, hedefini belirlemişsin, yoldaki engellerden azadesin...Gençlik nimetlerini, Allah'a yürürken bir nimet biliyorsun...Tuttuğun yola arkadaşlarını da davet ederek yeryüzünde bir müjdeci gibi ferahlıkla dolanıyorsun...Çünkü sen Allah'a Koşan Genç'sin!Kitaba Allah'a Koşan Genç ismini verdim.İstedim ki Allah'a koşasın.İstedim ki nefsin ve şeytanın kışkırtmalarından Allah'a kaçasın.İstedim ki seni cennet yurduna davet eden Rabbine, "Buyur Allahım emrine amadeyim," diyesin.İstedim ki Rahmet Peygamberi'nin(sav) özlediği ve, "Kardeşimdir," buyurduğu sen olasın.İstedim ki insanlığın kurtuluşu için kendine harap edercesine adanmış yüreğin kardeşi sen olasın.İstedim ki ateşler içinde ama yanmayan İbrahim, bıçağın kesmediği İsmail, suyun boğmadığı Musa, kuyunun yutmadığı Yusuf sen olasın.İstedim ki bir şehrin imarına adanmış yürek Mus'ab sen olasın.İstedim ki ıssız çöllerde yalnız kaldığında, ümitlerin tükendiği anda, "Allah bana yeter," diyen Hacer, karnındaki bebeği Allah'a adayan Hanne, sudaki bebeğe sahip çıkan Firavun'un sarayındaki Asiye sen olasın.İstedim ki sadakatin, sevginin ve fedakarlığın simgesi Hatice sen olasın.İstedim ki ilmin, ferasetin ve muhabbetin zirvesi Aişe sen olasın.İstedim ki iffetin, edebin ve hayanın membaı Fatıma sen olasın...Allah'a Koşan Genç, dünyasını gözden geçirmek isteyen herkes için gençlik nimetini nasıl bir hazineye çevireceğini merak edenlere bir el kitabı.

von M. Barış Muslu

NeuroFormat 2.0. İyileşme mucizesinde bir üst sürüme geçiyoruz!Sizi tebrik ederim! Sağlığınız, mutluluğunuz için güzel bir adım attınız.Bu kitabı almak son zamanlarda kendiniz için yaptığınız en iyi şey olabilir. Tüm kalbimle inanarak söylüyorum: Okumayı bitirdiğinizde artık başka bir hayatınız olacak. Başka biri olacaksınız. Tamam, size evrenin sırrını vermeyeceğim. Açıkçası evrenin sırrına ben de ermiş değilim. Ama sağlıklı, mutlu bir varoluşun sırrını, bu kitapla ellerinize bırakacağım, garanti ederim!NeuroFormat Sistemi'ni kullanan yüz binlerce okurum kronik rahatsızlıklarını iyileştirdiler, fobilerini ve bağımlılıklarını yendiler, kilo sorunlarından kurtuldular, birçok ciddi rahatsızlığı alt ettiler. Bu güzel şeyler yaşanırken biz de ezber bozan gelişmelere şahit olduk!NeuroFormat Sistemi adeta bir üst sürüme geçti! Bizim için mucize kelimesinin tanımı bile değişti. Hepsini anlatacağım...Birlikte heyecanlı bir yolculuğa çıkıyoruz! Bu yolculukta şimdiyi iyileştirmekle kalmayacak, adeta zaman makinesine atlayıp geçmişin senaryosunu da değiştireceğiz! İnanılmaz ama gerçek diyeceğiniz şeyler okumaya hazır mısınız?

von Zülfü Livaneli

Bir insanin, bir kusagin, bir ulkenin yakin tarihi.Sevdalim Hayat, Zulfu Livaneli'nin zengin omrunun kisa ozeti. Kendi deyisiyle "surekli sanat ustune dusunen, yarati sancilari ceken ama donemin ve ulkenin kosullari geregi zaman zaman politikadan kacamayan birinin anilari." Ilk kez 2007'de yayimlanmis olan kitabin genisletilmis yeni basiminda fotograf albumu de yenilendi, kimisi ilk kez yayimlanan fotograflarla zenginlesti. Tipki yazarinin hayati gibi…"Mutlulugun muzigini yakaladi. Gelecegin kapilarini zorlayanlar arasinda ilk safta."-Abidin Dino-"U2 onunla sahneye cikarak onurlandi."-Bono- "Mutluluk verici bir muzigi var."-Zubin Mehta- "Cagin ustasi" -Yasar Kemal- "Bizi dunyaya tanitti."- Dogan Hizlan- "Direnc ve umutlarimizi biledi."-Onat Kutlar-(Tanitim Bulteninden)Ince Kapak: Sayfa Sayisi: 548Baski Yili: 2012e-Kitap: Sayfa Sayisi: 532Baski Yili: 2012Dili: TurkceYayinevi: Dogan Kitap

von Nazan Bekiroğlu

Original bdg. 13,50 / 21,00 cm. In Turkish. 536 p. Nazan Bekiroglu'ndan Trabzon-Tebriz-Tiflis-Batum-Istanbul hattinda geçen muhtesem bir roman. Balkan Savasi döneminde baslayip I. Dünya Savasi'na uzanan bir öykü… Trabzon'dan ve Tebriz'den dogup birbirlerine dogru yol alan iki hayat; önce deli akan sonra durgunlasan iki irmak… Aslinda çok irmak… Tebriz'in en büyük, en asil hali tüccarinin deli fisek oglu Settarhan ve Trabzonlu inci tanesi Zehra… Atesin bakisli atesin duruslu; irmagini kendi bildigince alev ates akitmayi seçen bir genç kiz Azam... Adi ne ask ne de dostluk olan bir duyguyla Settarhan'in irmagina dolanan Batumlu kitapçi Sophia... Aciyla yogrulan, yogruldukça durulasan, kendi varliklarini sevdiklerinin varliginda eriten Büyükhanim ve Hacibey… Ve hep kendi içine dogru akan, kendi irmagini gencecik yasta milleti için kurutan, Trabzon'un "kirik kafiyesi" Ismail, ah Ismail… Iki büyük savasin savurup yeniden sekillendirdigi hayatlar, muhaceret, mücadele, kader, farkli inançlarin aktigi ortak zemin, üç ülke ve üç sevda Nazan Bekiroglu'nun mürekkebi ask olan kaleminde bulustu. Nar Agaci hayal kadar zengin, roman kadar güzel, tarih kadar gerçek bir hikâye… Incelikle islenmis karakterleri, son derece zengin detaylari ve dönemi anlatmadaki maharetiyle okuyani çarpacak ve yillarca unutulmayacak bir kitap...

von Ahmet Ümit

Byzantion'dan İstanbul'a uzanan, heyecan yüklü bir serüven... Sarayburnu'nda, Atatürk heykelinin ayaklarının dibinde bir ceset, Avuçlarında antik bir pere.... Ama ne bu ceset son kurban, ne de bu antik para son sikke... Yedi kurban, yedi hükümdar, yedi sikke, yedi kadim mekan. Ve tek bir gerçek: Bu şehrin gizemli tarihi."Şehre bakıyorduk denizden. Sisler içindeydi İstanbul... Sisler içinde deniz... Sisler içinde teknemiz. Sultanahmet'in minareleriydi görülen, Ayasofya'nın kubbesi, Topkapı Sarayı'nın kuleleri. Hiç yağmalanmamış, yıkılmamış, kirletilmemiş gibiydi şehir. Bembeyaz bir sisle örtmüştü doğa, ne varsa görüntüyü çirkinleştiren. Güneş doğmadan bir anlığına beliren bir hayal gibi... Büyülü bir bulut gibi... Bir masal imgesi gibi... Yeni kurulmuş bir kent gibi... Taze bir başlangıç gibi... Genç, umutlu, güzel...İstanbul'a bakıyorduk denizden. Ölülerimizin yüzlerine bakıyorduk... Onların gözlerindeki kendi kederimize. Çaresizliğimize bakıyorduk, avuçlarımızda büyüyen zavallılığa, kanımızda filizlenen korkaklığa... Elimizden alman hayata bakıyorduk... Güneşli günlerimize, umut dolu sabahlara, eğlenceli bahar akşamlarına... Sönen anılarımıza bakıyorduk, ölen hayallerimize, yıkılan düşlerimize... Sönen anılarımızı, ölen hayallerimizi, yıkılan düşlerimizi yüklenip yorgun bir şilep gibi bizden uzaklaşan şehrimize... Şehrimizle birlikte yitirdiğimiz kendimize bakıyorduk..."

von Julia Sena Yamanoğlu

nancınız için neleri terk edebilirsiniz? Nelerden vazgeçebilir ve neleri ardınızda bırakabilirsiniz? " nsan, ardında bırakabildikleri, terk edebildikleri kadardır." derler ya hani... şte tam da öyle bir hikaye bu.Siz şimdi bir romanın içerisinde bir hayatı, küçük bir kız çocuğunun hayallerini, belki de kendini arayışını okuyacaksınız.Bu bir yol hikayesi, yolculuk hikayesi dersem yalan olmaz ama yarım olur.Zira bu roman bir arayışın, bir buluşun, hatta bir oluşun hikayesi. Julia ile başlayan, Sena ile biten bir yolculuğun hikayesi..

von M. Fethullah Gulen

DERİN MÜSLÜMANLIK: KUR'AN VE SÜNNET IŞIĞINDA AHLAKBu eser, Muhterem Hocaefendi’nin 1980 yılında İzmir Bornova Merkez Camii’nde verdiği ve “Ahlakî Mülahazalar” adıyla bilinen 14 haftalık vaaz serisini esas alarak hazırlanmıştır. Bununla birlikte, yaklaşık 40 yıllık süreçte yapılmış vaazlar, hutbeler, konferanslar ve sohbetlerde dile getirilen ahlaki prensipler de derlenerek bütüncül bir ahlak kitabı ortaya konmuştur.Hocaefendi’nin bizzat yaşadığı ve yaşatarak anlattığı ahlak anlayışı bu kitapta hem nazarî hem de amelî yönleriyle ele alınmaktadır. Sadece sözle değil, haliyle de örnek olmuş bir hayatın satırlara dökülmüş hali olan bu eser, okuyucusunu İslam ahlakının derinliklerine davet ediyor.Eserin temelini Hocaefendi’nin 1980 yılında verdiği ve “Ahlakî Mülahazalar” ismiyle bilinen 14 vaaz oluşturmaktadır. Ancak aradan geçen yaklaşık 40 yıllık süreçte elbette ki Hocaefendi, konusu İslam ahlakı olan birçok vaaz ve hutbe vermiş, konferanslara katılmış, özel ve genel sohbetler yapmıştır. Derli-toplu bir ahlak kitabı olması gayesine matuf, Hocaefendi’nin, bu 40 yıllık süreçte bahsettiği ahlakî konuları da –ki bir kısmı hâlihazırda basılı kitaplarda yer almaktadır– kitabın içine dercetmek zorunda kaldık. En son zât-ı âlilerine takdim edilen kitap, kendilerinin de onayı neticesinde basılmış ve böylece tarihe bir not daha düşülmüştür.

von Nilgun Marmara

Bu tuhaf bir atilimla size ulasan betik, dingin bir gunbatimi kizilligindave insansiz bir yerde okunmalidir.elinize gectiginde bu ortaminkosullari butunlenmemisse beklenmeli: betik, gecen anlar suresinceve dilenen alanin yaratimi surecindefarklanmayacak, hep ayni kalacaktir.Kusku duyulasin hic! (Tanitim Bulteninden)Sayfa Sayisi: 58Baski Yili: 2016Dili: TurkceYayinevi: Everest Yayinlari