Empfehlungen basierend auf "Yasam Bilgeligi Üzerine Aforizmalar"
Based on your reading history, we think you will also enjoy the following books.
von M. Barış Muslu
NeuroFormat 2.0. İyileşme mucizesinde bir üst sürüme geçiyoruz!Sizi tebrik ederim! Sağlığınız, mutluluğunuz için güzel bir adım attınız.Bu kitabı almak son zamanlarda kendiniz için yaptığınız en iyi şey olabilir. Tüm kalbimle inanarak söylüyorum: Okumayı bitirdiğinizde artık başka bir hayatınız olacak. Başka biri olacaksınız. Tamam, size evrenin sırrını vermeyeceğim. Açıkçası evrenin sırrına ben de ermiş değilim. Ama sağlıklı, mutlu bir varoluşun sırrını, bu kitapla ellerinize bırakacağım, garanti ederim!NeuroFormat Sistemi'ni kullanan yüz binlerce okurum kronik rahatsızlıklarını iyileştirdiler, fobilerini ve bağımlılıklarını yendiler, kilo sorunlarından kurtuldular, birçok ciddi rahatsızlığı alt ettiler. Bu güzel şeyler yaşanırken biz de ezber bozan gelişmelere şahit olduk!NeuroFormat Sistemi adeta bir üst sürüme geçti! Bizim için mucize kelimesinin tanımı bile değişti. Hepsini anlatacağım...Birlikte heyecanlı bir yolculuğa çıkıyoruz! Bu yolculukta şimdiyi iyileştirmekle kalmayacak, adeta zaman makinesine atlayıp geçmişin senaryosunu da değiştireceğiz! İnanılmaz ama gerçek diyeceğiniz şeyler okumaya hazır mısınız?
von Ismail Güzelsoy
Paperback. 13,50 / 19,50 cm. In Turkish. 376 p. Benim için çizdigin kader planini kabul etmiyorum! "Tanri, insanin ölümsüzlüge varmis halinden baska bir sey degil" diye cevapliyordu beni Selman Dermani. "Ölüm ile kesilen bir hayatin hiçbir anlami yoktur. Degmez... Bütün bu çabalara, sagalmaya, hasta olmaya, iyilesmeye, çalismaya, mülk edinmeye, çocuk yapmaya, asik olmaya degmez. Lisan ögrenmeye, siir okumaya, saz dinlemeye, mutlu olmaya degmez. Ancak ölümsüzlük varsa bu dünya hayatinin bir anlami olabilir. Kendimi yeniden, sifirdan üretmeyi istiyorum. Bunu yapacagim. Hakkim! Kadere teslim olacaksak magaralara dönelim, haydi!.." Insan yalnizca bir kez "Degmez" diyebilir, ikinci kez bunu tekrarliyorsa sahtekardir. Ilk söyledigi anda kalemini kirmistir zaten. Aras Nehri'nin dibinde buz tabakasinin altinda bir adam yatiyor: Bir edip. Faruk Ferzan. "Ne oldu bana? Öldüm mü?" diye soruyor kendi kendine… Öldü mü? Ölmediyse birinin onu kurtarmasi gerekecek. Yola devam etmesi gerekecek. Ask yasanmaya degerse bunu yapmali… El çabukluguyla bizi efsunlayan bir yazar var karsimizda… Fenni Sihirler yapan bir sihirbaz!.. Ismail Güzelsoy Degmez'de hayatin en büyük iki sirrinin, askin ve ölümün dansini koyuyor sahneye. Kelimelerin gücüne, edebiyatin büyüsüne inancini koruyanlar için…
von Zülfü Livaneli
Bir insanin, bir kusagin, bir ulkenin yakin tarihi.Sevdalim Hayat, Zulfu Livaneli'nin zengin omrunun kisa ozeti. Kendi deyisiyle "surekli sanat ustune dusunen, yarati sancilari ceken ama donemin ve ulkenin kosullari geregi zaman zaman politikadan kacamayan birinin anilari." Ilk kez 2007'de yayimlanmis olan kitabin genisletilmis yeni basiminda fotograf albumu de yenilendi, kimisi ilk kez yayimlanan fotograflarla zenginlesti. Tipki yazarinin hayati gibi…"Mutlulugun muzigini yakaladi. Gelecegin kapilarini zorlayanlar arasinda ilk safta."-Abidin Dino-"U2 onunla sahneye cikarak onurlandi."-Bono- "Mutluluk verici bir muzigi var."-Zubin Mehta- "Cagin ustasi" -Yasar Kemal- "Bizi dunyaya tanitti."- Dogan Hizlan- "Direnc ve umutlarimizi biledi."-Onat Kutlar-(Tanitim Bulteninden)Ince Kapak: Sayfa Sayisi: 548Baski Yili: 2012e-Kitap: Sayfa Sayisi: 532Baski Yili: 2012Dili: TurkceYayinevi: Dogan Kitap
von M. Fethullah Gulen
DERİN MÜSLÜMANLIK: KUR'AN VE SÜNNET IŞIĞINDA AHLAKBu eser, Muhterem Hocaefendi’nin 1980 yılında İzmir Bornova Merkez Camii’nde verdiği ve “Ahlakî Mülahazalar” adıyla bilinen 14 haftalık vaaz serisini esas alarak hazırlanmıştır. Bununla birlikte, yaklaşık 40 yıllık süreçte yapılmış vaazlar, hutbeler, konferanslar ve sohbetlerde dile getirilen ahlaki prensipler de derlenerek bütüncül bir ahlak kitabı ortaya konmuştur.Hocaefendi’nin bizzat yaşadığı ve yaşatarak anlattığı ahlak anlayışı bu kitapta hem nazarî hem de amelî yönleriyle ele alınmaktadır. Sadece sözle değil, haliyle de örnek olmuş bir hayatın satırlara dökülmüş hali olan bu eser, okuyucusunu İslam ahlakının derinliklerine davet ediyor.Eserin temelini Hocaefendi’nin 1980 yılında verdiği ve “Ahlakî Mülahazalar” ismiyle bilinen 14 vaaz oluşturmaktadır. Ancak aradan geçen yaklaşık 40 yıllık süreçte elbette ki Hocaefendi, konusu İslam ahlakı olan birçok vaaz ve hutbe vermiş, konferanslara katılmış, özel ve genel sohbetler yapmıştır. Derli-toplu bir ahlak kitabı olması gayesine matuf, Hocaefendi’nin, bu 40 yıllık süreçte bahsettiği ahlakî konuları da –ki bir kısmı hâlihazırda basılı kitaplarda yer almaktadır– kitabın içine dercetmek zorunda kaldık. En son zât-ı âlilerine takdim edilen kitap, kendilerinin de onayı neticesinde basılmış ve böylece tarihe bir not daha düşülmüştür.
von George Orwell
Paperback. 13,50 / 19,50 cm. In Turkish. 304 p. Translated by Cihat Tasçioglu "Savas Baristir Özgürlük Köleliktir Cehalet Güçtür." Ne geçmisin ne gelecegin var oldugu, tüm olaylarin sonsuz bir "simdi"de yasandigi totaliter bir yönetim. Her seyin izlendigi ve kontrol altinda tutuldugu böylesi bir dünyada, yapilacak tüm planlar sadece ve sadece Parti ve "Büyük Birader" üzerine kurulu... George Orwell, baslangiçtan bitisine herkesi gerçekligine ikna edecek, kusursuz bir metin insa ediyor. Yirminci yüzyilin en önemli romanlarindan 1984, neredeyse bir türe adini verecek güçte bir distopya...
von Nurullah Genc
Paperback. 13,50 / 21,00 cm. In Turkish. 144 p. Edited by Kadir Güven Cover design by Esra Gevrek Nurullah Genç'in hayata armagan ettigi kelimeler, siirin en güzel duraklarina götürüyor okuru yeniden. Kartallar uçar mi bir harâbeden Köprülerden benim yârim geçer mi Sen neden bu kadar güzelsin, bilmem Tasirsin yeryüzüne ebedî tohumlari Ben ise kuruyacak bir suyun mahkûmuyum Avuçlayip öpüyorum kumlari Bir karadelikten bakarken hayat Meydan okuyanlar kim bu seraba Söyle bana hindiba
von Aristotle
Aristoteles, Antikcag felsefesinin en onde gelen filozofudur. Benzer duzeyde bir felsefeye Ilkcagda sadece Platon'un erisebildigi kabul edilir. Antikcaga damgasini vurmus olan Aristoteles, pek coklarina gore tum caglarin en buyuk birkac filozofundan biridir. Bilim ve felsefede onun basarmis olduklariyla rekabet etme umidi besleyebilen insan sayisinin bir elin parmaklarini gecmedigi hemen herkes tarafindan kabul edilir. Aristoteles, mantik, dogabilimleri, metafizik, psikoloji, etik ve siyaset felsefesi gibi pek cok alanda eser vermistir. "Aristoteles kulliyati" olarak gecen, ozgun haliyle Grekce 1462 sayfadan olusan eserler butunu, derslerinin, kendisi ya da ogrencileri tarafindan tutulmus notlarindan olusur. Aristoteles'in, ogullarindan biri olan Nikomakhos'a ithafen kaleme aldigi Nikomakhos'a Etik, 10 bolumden olusmaktadir. Aristoteles bu kitapta, iyinin ve iyinin amaci olan mutlulugun ne oldugundan, karakter ve dusunce erdemlerinden bahseder. Bunlarin duygularimizla ve eylemlerimizle
von Benedictus de Spinoza
Felsefe tarihinin süphesiz en tartismali eserlerinden biri olan ve ilk defa Özgün dilinden çevrilerek Türkçeye kazandirilan Ethica, daha gençliginde bagli oldugu Yahudi cemaatinden aforoz edilen, eserleri yasaklanan, yasamini bin bir zorlukla kazanmak zorunda kalan çetin bir insanin; kendisine geometriyi kalkan yapip klasik ve skolastik felsefe terimlerinin içerigini yeni bir bakis açisiyla doldurmaya, metafizik konulari matematik düsünme yÖntemiyle kanitlamaya çalisan hummali bir zihnin ürünüdür. Tanri, doga, insan, zihin, akil, duygu, irade, Özgürlük gibi en temel felsefi kavramlari tanimlarla, açiklamalarla, Önermelerle, Önerme sonuçlariyla, kanitlamalarla ve notlarla Örülü siradisi bir üslupla ele alip irdeleyen ve nihai amaci insani sonsuz mutluluga gÖtürecek yolu gÖstermek olan Ethica, bu yÖnüyle felsefe tarihinin temel tartismalarina isik tutan mükemmel bir basucu kitabidir. (Tanitim Bülteninden)
von Ahmet Altan
"Güneşimizle aramızda kara kedi gibi duran o Gökcisim, bir gün çekip gidecekti elbette. Belki çok yakındı çözüm. Kapıdaydı. O an gelene kadar bize düşen, sanki güneş gökte parlıyormuşçasına yaşamayı sürdürmekti. Hayata tutunmaktı." Yakın gelecekte, yeryüzünde bir ülke. Tiran ölmüş ve oğlu başa geçmiştir. Ülke, din ulemaları ve polisler ordusundan oluşan bir demir yumrukla yönetilmektedir. Katı yasalarla sınıflara ayrılan halksa, yoğun denetim ve gözetim altında yaşamaktadır. Güneşse, kimselerin nasıl, neden olduğunu hatırlamadığı bir dönemden bu yana, "Gökcisim" denilen dev bir kütlenin ardındadır. Her yer buz tutmuş, yaşam sevinci tüm canlılardan el ayak çekmiştir. Gelgelelim yıpratıcı uykusuzluğuna çare arayan bilim kadını Yuna, geçmişine, kaderine ve en önemlisi de, bir kadın olarak tutkularına sahip çıkarak, beklenmedik bir şekilde gerçekleri sorgulamaya başlar. Topluma dayatılan kuralların, değişmez varsayılan yasaların, sonu gelmez sansürün mutlak olmadığını fark eden Yuna, sorumluluğunu üstlenip, deyim yerindeyse, güneşe açılan kapıyı aralamayı göze alacaktır. Geçmişle hesaplaşmalar, düzenle çatışan tutkular ve insanı dönüştüren aşklar. Ayşe Kulin, okurlarını sarsıcı bir gelecek hayal etmeye davet ettiği Tutsak Güneş'te, genç bir kadının unutulmaz uyanış hikayesini anlatıyor.
von Altan Öymen
Altan oymen Kayip Yaz'da o "dondurulus"un nasil oldugunu anlatiyor... Altan oymen "anili kitap"larina devam ediyor...Ancak siradaki kitap, beklendigi gibi 1960'larla, 1970'lerle ilgili degil... Bu kitabin konusu, daha yakin bir zamanin "2015 yazi"nin olaylari...oymen -kendi deyimiyle- bir "takdim-tehir" yapiyor... 1960'larla 70'leri bir sonraki kitabina birakiyor.Altan oymen neden Kayip Yaz dedigini soyle anlatiyor: "Buna 'kayip yaz' yerine 'kaybolan yaz veya 'kaybedilen yaz' da denilebilirdi. Cunku 2015 yilinin yaz aylarinda, hep birlikte kaybettigimiz buyuk bir firsat vardi: 'Ulkemizin yeniden demokratiklestirilmesi' firsati.2015'in 7 Haziran'inda bir secim yapilmisti. Turkiye'de zaman icinde yerlesmis olan demokratik kurallara ve kurumlara buyuk darbeler vuran iktidar partisinin oylari, yuzde 40'a kadar gerilemisti.O gidisi durdurmak isteyen partiler ise, toplam olarak yuzde 60'a yaklasan oylariyla Meclis'teki mutlak cogunluk sayisini asmislardi. Iktidari degistirip bir 'ilk hedefler hukumeti' kurarak, rejimin 'yeniden demokratiklesme'si surecini baslatabilirlerdi.Ancak o firsat kacirildi. 1 Kasim 2015 gunu, Turkiye'nin siyasi tablosu, yeniden, 7 Haziran 2015'ten onceki haline donduruldu."(Tanitim Bulteninden)Sayfa Sayisi: 330Baski Yili: 2016Dili: TurkceYayinevi: Dogan Kitap