Empfehlungen basierend auf "Tersine dünya"
Based on your reading history, we think you will also enjoy the following books.
von Lev Nikolayeviç Tolstoy
İşte o gün, talihin yüzüne güldüğü bir adam olan ben, her akşam tek başıma soyunduğum odamdaki bölmenin çapraz kirişlerine kendimi asmayayım diye kendimden bir ipi sakladım ve şeytana uyar da hayatıma kolay yoldan son veririm diye de silahımı yanıma alıp çıktığım o avlara çıkmaz oldum. Ne istediğimi kendim de bilmiyordum; hayattan korkuyordum, hayattan kaçıp uzaklaşmak istiyordum, ama gene de hayattan bir şeyler bekliyordum.Bütün bunlar başıma talihin tam anlamıyla yüzüme gülmüş olduğu bir dönemde geliyordu. Henüz elli yaşına basmamıştım, çok sevdiğim iyi bir karım, iyi çocuklarım ve ben fazla bir gayret göstermeden gelişen ve büyüyen geniş bir malikanem vardı. Akrabalarımdan ve eşimden dostumdan, hiç olmadığı kadar saygı görüyordum. İnsanlar beni övüyorlardı. Ben de ünlü biri olduğumu düşünmekle kendimi hiç de kandırmış olmazdım. Deli ya da ruhsal yönden rahatsız olmak şöyle dursun, tam tersine benim gibi insanlarda nadir rastladığım bir şekilde zihin ve beden melekelerim son derece güçlüydü. Beden gücü olarak ekin biçmede köylülerden geri kalmazdım, zihin olarak da ara vermeksizin sekiz, on saat çalışabilir, böyle bir zorlanmadan dolayı da hiçbir rahatsızlık duymazdım.
von Lev Nikolayevic Tolstoy
Tolstoy’un “mürekkep hokkasının içine vücudundan etler bırakarak” yazdığını söylediği ölümsüz romanı Anna Karenina… Roman sanatına dair ders niteliğindeki işlenişi, içerdiği zenginlik, estetik değerinin yüksekliği ile güzelliğin simgesi Anna Karenina… Okumuş olmayla olmamanın yaşama bakışı doğrudan etkilediği, okurun, “sayfaların içine ruhumdan kabuklar bıraktım” diyeceği romanlardan Anna Karenina… Doğa, toplum, insan tasvirleriyle Tolstoy’un dehasının incelikli bir örneği olan roman, gücünü, insanın temel sorularından alır: İnsan ne için yaşar? İyi, kitapta okunacak kadar yüzeyde mi, hisle bulunacak kadar derinde midir? İkiyüzlü bir toplumda erdem nerededir? Sadakati belirleyen nedir? Mutlu olmak mümkün müdür? Aşk, ele geçirdiği varlığa göre mi biçim alır, yoksa aşkın o varlığı değiştiren bir gücü mü vardır? Tolstoy’un ana karakterleriyle birlikte dünyanın her köşesinden milyonlarca okur, yüz kırk yıldır benzer sorular sorarak, benzer arayışlara kapıldı. Siz de kapılacaksınız. Sormayacağınız tek soru, “aşk buna değer mi” olacak. Çünkü Tolstoy’un ruhunuzun derin sularına attığı bu taşla yükselen kumlar, size cevabı çoktan fısıldamış olacak. Onun, tüm karakterlerini anlamamızı sağlayan o bilge ışığıyla; haklı ve haksız’ı, iyi ve kötü’yü, doğru ve yanlış’ı siz de tekrar düşüneceksiniz. Yordam Edebiyat bu büyük eseri, Rusça çevirinin duayeni Hasan Âli Ediz’in Türkçesiyle sunmaktan gurur duyuyor. Beklentisi yüksek okurlar için…
von Zülfü Livaneli
Roman okumak istiyorsanız...Her şey, 2001 yılının Şubat ayında soğuk bir gün, İstanbul Üniversitesi&'nde halkla ilişkiler görevini yürüten Maya Duran&'ın (36) ABD&'den gelen Alman asıllı Profesör Maximilian Wagner&'i (87) karşılamasıyla başlar.1930&'lu yıllarda İstanbul Üniversitesi&'nde hocalık yapmış olan profesörün isteği üzerine, Maya bir gün onu Şile&'ye götürür. Böylece, katları yavaş yavaş açılan dokunaklı bir aşk hikayesine karışmakla kalmaz, dünya tarihine ve kendi ailesine ilişkin birtakım sırları da öğrenir.Serenad, 60 yıldır süren bir aşkı ele alırken, ister herkesin bildiği Yahudi Soykırımı olsun isterse çok az kimsenin bildiği Mavi Alay, bütün siyasi sorunlarda asıl harcananın, gürültüye gidenin hep insan olduğu gerçeğini de göz önüne seriyor.Okurunu sımsıkı kavrayan Serenad&'da Zülfü Livaneli&'nin romancılığının en temel niteliklerinden biri yine başrolde: İç içe geçmiş, kaynaşmış kişisel ve toplumsal tarihlerin kusursuz Dengesi.
von Veronica Roth
Beatrice Prior'ın Chicago'sunda toplum, her biri belli bir erdemi yaşatmaya adanmış beş topluluğa bölünmüş durumda. Dürüstlük, Fedakarlık, Cesurluk, Dostluk ve Bilgelik.Her yıl, belli bir günde bütün on altı yaşındakiler, hayatlarının geri kalanında birlikte yaşayacakları grubu seçmek zorunda.Beatrice, hem ailesiyle kalmak, hem de kendi benliğini bulmak istiyor ama ikisini birden seçemez.Bu nedenle kendisi dahil, herkesi şaşırtan bir seçim yapıyor.Genç yazar Veronica Roth heyecanlı seçimler, kalp kıran ihanetler, kan donduran sonuçlar ve beklenmedik aşklarla dolu karanlık bir geleceği anlatan gerilim serisinin ilk kitabıyla edebiyat sahnesine çıkıyor.
von Khaled Hosseini
Nereye giderseniz gidin, ulkeniz pesinizden gelir. Artik siz orada yasamasaniz da o icinizde yasar. Afganistan’in Khaled Hosseini’de yasadigi gibi… Bin Muhtesem Gunes, ilk romani Ucurtma Avcisi’yla tum dunyada inanilmaz bir basari yakalayan Hosseini’nin ikinci romani. Yazar bu romaninda da yine dogdugu topraklari anlatiyor. Bu kez iki kadinin kesisen yasamlari ve dostluklari uzerinden… Kucuk yasta evlendirilen kizlar, cocugu olmayan kadinlar, babaya ya da cocukluk arkadasina duyulan, gecmise gomulmus asklar… Khaled Hosseini, hasreti, dostlugu, aski ve insanligi en iyi anlatan yazarlardan. Basariyla kurdugu olay orgusuyle, cikmaz yollarin nasil duzluklere acilabilecegini gosteren yaratici bir kalem. Bin Muhtesem Gunes, kelimenin tam anlamiyla “beklenen” bir roman… (Tanitim Bulteninden)
von George Orwell
Paperback. 13,50 / 19,50 cm. In Turkish. 304 p. Translated by Cihat Tasçioglu "Savas Baristir Özgürlük Köleliktir Cehalet Güçtür." Ne geçmisin ne gelecegin var oldugu, tüm olaylarin sonsuz bir "simdi"de yasandigi totaliter bir yönetim. Her seyin izlendigi ve kontrol altinda tutuldugu böylesi bir dünyada, yapilacak tüm planlar sadece ve sadece Parti ve "Büyük Birader" üzerine kurulu... George Orwell, baslangiçtan bitisine herkesi gerçekligine ikna edecek, kusursuz bir metin insa ediyor. Yirminci yüzyilin en önemli romanlarindan 1984, neredeyse bir türe adini verecek güçte bir distopya...
von Birsen Ekim Özen
Havaalaninin icine girdik. Etraf cok kalabalik… Babam hangi ucaklarin indigini gosteren isikli panoya bakarken bir yandan da bana misafirperverlik konulu bir konusma yapti. Gelen kiza yakin davranirsam cok sevinirmis. Babama hic merak etmemesini, elimden geleni ardima koymayacagimi soyledim.Bu kitapta Sirin'le birlikte Ortakoy'u Emirgan'i, Kanlica'yi gezecek ve coook egleneceksiniz!Sayfa Sayisi: 96Baski Yili: 2015Dili: TurkceYayinevi: Timas Cocuk
von Ahmet Şimşirgil
Paperback. 13,50 / 21,00 cm. In Turkish. 240 p. "Çesitli yabanci gezginlerin, bir kismi dilimize de çevrilmis olan fantastik tasvirine inanilacak olursa, sarayin büyülü bir yer olmadigini hayal etmemek güçtür. Fakat sarayin asil güzelligi içindeki düzende ve burada yasayan güçlü kisilerin hizmetine bakacak olanlarin egitiminde yatar." - Petis de la Croix Onlar, yedi iklime hükmetmis bir cihan imparatorlugu olan Osmanli Devleti hükümdarlarinin en degerli varliklari, analariydilar. Onlar, padisah evinin en yetkili ismi; valide sultandilar! Onlar, yaptirdiklari camii, medrese, hastane, külliye, han, hamam ve çesme gibi hayir eserleriyle Osmanli Cografyasi'na mühürlerini vurdular. Onlar, milletin, dinin ve devletin bekâsi ugruna, cigerpâreleri çocuklari feda edilirken sabrin timsali oldular. Onlar, Enderun'daki devlet adamlarinin eslerini yetistirmek suretiyle imparatorlugun her yerine Islâm ahlakinin yayilmasini sagladilar. Prof. Dr. Ahmet Simsirgil, Hayme Ana'dan Gülbahar Hatun'a; Ayse Hafsa Sultan'dan Hurrem Sultan'a; Safiye Sultan'dan Kösem Sultan'a; Bezmiâlem Valide Sultan'dan Fatma Gülistu Sultan'a kadar Osmanli Imparatorlugu'na her anlamda "analik" yapan tüm valide sultanlarin hayatini, dönemin padisahi ogullariyla olan münasebetlerini, tüm insanliga mâl olan hayir eserlerini ve vefatlarini, herkesin anlayabilecegi roman tadindaki üslubuyla anlatiyor. Simsirgil, Osmanli Tarihi'nin en merak edilen ve hakkinda en çok konusulan konusu olan; yüzyillar boyu birçok padisaha ev sahipligi yapmis ve onlarin tüm sirlarina sahitlik etmis Harem'in sessizligini Valide Sultanlar ve Harem kitabiyla bozuyor.
von Alex Michaelides
Sessizliğin kökleri tahmin edebileceğinizden çok daha derinlerde. Başarılı ressam Alicia Berenson, kocası Gabriel onun için endişelenmesin, iyi olduğunu görsün diye bir günlük tutuyordu. Bu çok sevdiği adam, ondan sebep mutsuz olmamalıydı. Alicia Berenson, otuz üç yaşında, kocasını suratına beş kez ateş ederek öldürdü. Sonrasında tek kelime bile konuşmadı. Adli psikoterapist Theo Faber, yıllardır kimsenin başaramadığını başarıp Aliciaʼyı konuşturabileceğinden emin. Ama olur da başarırsa, gerçeği duymak isteyecek mi?