Empfehlungen basierend auf "Sonrasi Yok"

Based on your reading history, we think you will also enjoy the following books.

von Zülfü Livaneli

Merhamet zulmün merhemi olamaz!İstanbul'un kargaşası içinde sıradan bir yaşam süren İbrahim, çocukluk arkadaşı Hüseyin'in ölüm haberi üzerine doğduğu kadim kent Mardin'e gider. Onun, önce sevdaya sonra ölüme yazılmış, Mardin'de başlayıp Amerika'da sona ermiş hayatını araştırmaya koyulur. Böylece adeta bir girdabın içine çekilir, tutkuyla ve hırsla gizemli bir kadının peşine düşer.Harese nedir, bilir misin? Develerin çölde çok sevdiği bir diken var. Deve dikeni yedikçe ağzı kanar. Tuzlu kanın tadı dikeninkiyle karışınca bu, devenin daha çok hoşuna gider. Kanadıkça yer, bir türlü kendi kanına doyamaz. Ortadoğu'nun adeti budur, tarih boyunca birbirini öldürür ama aslında kendini öldürdüğünü anlamaz. Kendi kanının tadından sarhoş olur.Mardinli Hüseyin ile IŞİD zulmünü misliyle yaşamış Ezidi kızı Meleknaz'ın ve kelamın çocuklarının hikayesi... Livaneli okuru, sevda ile acının iç içe geçtiği bir Ortadoğu gerçeğiyle buluşturuyor.

von Hanya Yanagihara

Paperback. 13,50 / 19,50 cm. In Turkish. 864 p. Üniversiteden tanisan dört erkek arkadas: Nazik, yakisikli ve oyunculukta kariyer yapmak isteyen Willem. Sanat dünyasina hizli bir giris yapmak isteyen, zeki ama bazen kalpsiz davranabilen JB. Hayallerini gerçeklestirememis, aileden zengin mimar, Malcolm. Bu arkadas grubunun merkezinde duran, tam bir kapali kutu olan avukat Jude. Yillar içinde dörtlünün dostluklari bagimlilik, söhret ve kibirle dönüsür ve derinlesir. Üç arkadasin karsilastiklari en büyük zorluk, hem bedensel hem de duygusal olarak agir yarali arkadaslari Jude'un yaninda yer almak olacaktir. Jude'un üstesinden gelemedigi çocukluk travmalari tüm yasamini etkileyecek ve dostlari onu hayatta tutmak için ellerinden geleni yapacaklardir. Dostluk, ask, kalp kirikligina dair dokunakli, müthis bir hikâye... "Enfes... Bu romani bir saheser olarak adlandirmak hiç de mübalaga olmaz. Hatta bu kelime hafif bile kalir." San Francisco Chronicle "Harikulade... Travma ve arkadaslik öylesine zekice ve derin bir kavrayisla ele aliniyor ki bu roman bundan sonra bu konuda yazilmis tüm romanlar için bir ölçüt olacak." The Wall Street Journal "Degersiz Bir Hayat baska hiçbir romana benzemiyor. Siniri asiyor, çizgiden disari tasiyor, kisaca unutulmaz." The Independent "Içinize isliyor. Yanagihara insanin davranisinin en asagi ve en yüce uç noktalarini can acitici bir yogunlukla sorgulayabilme yetenegine sahip bir yazar." The Times Literary Supplement

von Erol Mutercimler

"Trk askerinin sava ve dv hususunda sahip bulunduu niteliin nceden fark edilmemi olmas, ngilizler iin felaket olmutur... Trk askerinin ne yaman muharip olduunu ngilizler, kendileriyle dvtkten sonra ac tecrbeyle anlamlardr." ngiliz General Aspinall Oglander Bu topraklar, tarihin bandan beri hibir zaman istilaclarn balamamtr. 1915 ylnda da balamad. Ate ve elik yamuru altnda yalnz piyade tfei ve sng... Teknolojiye kar insan bedeni!.. anakkale Sava sadece muharebe alanlarnda len askerlerin deil, idam edilen ilk sivil kii olan Bozcaada mftsnn de yksdr... Gelibolu kara muharebeleri, yalnzca st rtbeli subaylarn deil, kk rtbeli askerlerin de savadr. 19.Tmen komutan Yarbay Mustafa Kemal ve muhteem 57.Alay ile komutan Albay Avni, olaanst 27.Alay ile komutan Yarbay Mehmet efik, 36. Alay ile komutan Yarbay Cemil, Seddlbahir'in yaral aslan Binba Mahmut Sabri, Edirne srtnda Temen Mucip, Binba Halis, Kumkale'de Temen Halit, ehit Yedeksubay Ethem, Ezineli Yahya avu, Bigal Mehmet avu gibi dmanlarn bile kendisine hayran brakan binlerce kahramann nnde saygyla eiliyoruz.

von Ahmet Ümit

Acıyı gördüm. Gözlerinin ortasında bir çiçek gibi büyüyen irisin önce ağır ağır büzülmesini, ardından çığlık gibi ansızın patlamasını gördüm. Titreyen dudaklar, bal mumuna dönüşen yüzleri, çöken yanakları, irileşen elmacık kemiklerini, birer mağara gibi derinleşen göz çukurlarını, kurumuş ağızların içinde pelteleşen dilleri gördüm.Anladım ki benliğimizin farkına vardığımız an, acının pençesinde kıvrandığımız andır.Çığlık değil, ürperiş değil, evet, nereden geldiğini bilmediğim o vahşi iniltiyi kalbimin derinliklerinde duydum. Soluksuz kaldım, boğazım kupkuru, alnım ateşler içinde, tuhaf bir hülyaya kapılmışım gibi sürüklendim o dipsiz boşlukta. Hayatın en karanlık sırrıyla yüzleştim.Karanlığın her aşamasından geçtim, akan kanın sesini duydum, ölümün serinliğini damarlarımda hissettim.Geçmişin kamburunu çoktan söküp attım sırtımdan.İnsanın insanı öldürdüğü o ilk anı gördüm, katilin zafer haykırışını, kurbanın korku çığlığını işittim.Her an uyanmaya hazır o muhteşem dürtüyü bastırmak, insanlığın en masum haline, en saf doğasına dönmemek için yıllarca ihanet ettim kendime. Kendimle birlikte bütün dünyayı da kandırdım. Neredeyse başaracaktım ama bırakmadılar, benim adıma onlar öldürmeye başladılar.İşte bu yüzden geri döndüm...

von Mia Sheridan

From the NYT bestselling author of Archer's Voice, Mia Sheridan, comes a small town friends-to-lovers romance.Dirt poor. Hillbilly. Backwoods hick. Mountain folk.Tenleigh Falyn struggles each day to survive in the small, poverty-stricken mining town where she lives with her sister and mentally ill mother. Her dream of winning the yearly Tyton Coal scholarship is all that keeps her going. With it, she would get a free ride to a college of her choice and finally escape the harshness of this life. Secure a career that could one day get her family out of Dennville.But Kyland Barrett has worked just as tirelessly to win this scholarship, desperate to leave behind the town that has brought him so much pain. Through near-starvation, deep loneliness, and against all odds, he'll let nothing stand in his way―certainly not the girl who's his main competition.Then, one moment changes everything. Tenleigh and Kyland find themselves turning from strangers to friends, then tipping dangerously close to love. They're both determined not to form any lasting attachment, but the longer they're together, the more hopeless it seems.Only one of them gets to win. Only one of them gets to leave. And when that day comes, what happens to the one left behind?

von Gabriele Clima

Paperback. 12,50 / 19,50 cm. In Turkish. 184 p. Original title: Il Bambino Che Faceva Le Fusa Translated by Esma Fethiye Güçlü Illustrated / Photos by Ilaria Campana Bir ev kedisi ile özel bir çocugun sira disi arkadasligi… Ev kedisi Pepe, insanlari Anne, Baba ve Tato ile birlikte siradan bir kedi hayati yasamaktadir. Oldukça merakli ve hareketli bir kedidir. Günleri komsunun köpegiyle atisarak, güvercinlere söylenerek ve uyuyarak geçer. Pepe'nin hayati, yasadigi binanin dördüncü katina daha önce hiç görmedigi bir çocugun tasinmasiyla degisir. Bu çocuk onun tanidigi diger çocuklardan farklidir. Hiçbir zaman evden disari çikmaz. Penceresinde kilit oldugu için camdan disari bile bakamaz ve zamaninin çogunu resim çizerek geçirir. Pepe, onun eve hapsedildigini düsünür ve çok tuhaf buldugu küçük çocugu yakindan tanimayi ister. Fakat o bir kedidir ve insanlarla nasil iletisim kuracagini bilmez. Yine de yeni arkadasini güldürmenin ve her seyden önce onun kalbini isitmanin bir yolunu bulmalidir.

von Elif Şafak

Elif Şafak'ın yayıncılığımızda bir fenomen olan, 1 milyona yakın satan romanı Aşk'ın en çok sevilen, en çok paylaşılan bölümü Aşkın Kırk Kuralı kitap oldu...Ella ve Aziz'in aşkını, Mevlana ve Şems'in yoldaşlığını güzel ve büyülü bir çerçeve gibi saran Aşkın Kırk Kuralı, Şafak'ın aşk, tasavvuf ve anlam arayışı üzerine kaleme aldığı bir metin. Kitapta bu kırk kurala Aşk kitabında yer alan, aşka dair en güzel cümleler de eşlik ediyor.Bu kitap için özel olarak yazdığı Sunuş yazısında Elif Şafak "Uçsuz bucaksız bir deryadır tasavvuf" diyor. "kiminin elinde bir kepçe, kiminin elinde bir çay kaşığı. herkes kendi yüreğinin kabı kadar çeker o denizden. hoşça bakın zatınıza."

von Rick Riordan

"Antik Misir tanrilari yeryuzune indiginden beri Carter Kane ve kizkardesi Sadie’nin basi beladan kurtulmadi. Iki kardes, soylari geregi buyuk guclere sahip; ancak henuz hazir degillerken bazi hain tanrilar Brooklyn Evi’ne saldiriya geciyor. Simdiyse en buyuk dusmanlari, Kaos’un yilani Apep yukseliste. Apep’in serbest kalmasi birkac gun icerisinde onlenemezse dunyanin sonu gelecek. Baska bir deyisle bu, Kane ailesi icin son derece siradan bir gun. Carter ve Sadie, Kaos gucleriyle savasabilmek icin Gunes Tanrisi Ra’yi uyandirmali. Fakat bunu tabii ki bugune dek hicbir buyucu basaramadi. Once butun dunyada Ra’nin Kitabi’ni aramalari, sonra da –bulurlarsa– kitaptaki buyuleri cozmeleri gerekecek. Ah, Ra’nin nerede oldugunu kimse bilmiyor bu arada, soylemis miydik? Antik Misir tanrilariyla verilen savas kiran kirana devam ediyor! Butun yuk, iki kardesin omzunda. Cok satan Percy Jackson ve Olimposlular serisinin yazari Rick Riordan, Misir Mitolojisi uzerine kurguladigi Ka

von Şermin Yaşar

Hayat ne biriktirir bizim için?Kırık dökük aşklar, yaşanmamışlıklar, olmamışlıklar, bir çocukluk anısına teğellenmiş hüzünler, aşkın sonsuz bekleyişleri, ayrılıklar, kentler, köyler, yollar, rüzgarlar, gündoğumları, biraz keder, biraz da neşeyle çatılmış evler. Hayat bizim için saklamaya hazır olduklarımızı, bize yakışanları, ihtiyacımız olanları ve bizi büyütecekleri, bizi biz edecekleri biriktirir.Göçüp Gidenler Koleksiyoncusu gidenler için bir ağıt, kalanlar içinse bir şiir, biriktirilmiş insan öyküleri.Şermin Yaşar, Göçüp Gidenler Koleksiyoncusu'nda o çok özlediğimiz "insan"a bütün görkemiyle geri döndürüyor bizi. Hazırlayın yüzünüzü. Gülüşünüzün yanına biraz da keder koyun, okurken biraz ondan alacaksınız, biraz bundan. Kıtlama çay içer gibi...

von Murat Tavlı

Hayata en zor yerinden başlayan küçük bir çocuk Ediz. On yaşındayken annesi, babası tarafından gözleri önünde öldürülünce yetimhane günleri başlar. Yetimhanede aynı kaderi paylaştığı çocuklarla kendine yeni bir aile kuran Ediz'in ilkokul öğretmeni kendisini evlatlık almak isteyince hayatı değişir.Yirmili yaşlarına geldiğindeyse artık ülke çapında çok ünlü bir isimdir. Ancak her şey rüya gibi giderken hayatın ona oynadığı oyun henüz bitmemiştir ve yaşamı tekrar karanlığa gömülür. Artık eski Ediz yoktur, bir daha da hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır. Ta ki onun orman yeşili gözlerinde aşkla kaybolana kadar..."Ben toprağa ekilen isyan tohumunun bir filiziyim. Her güneş gördüğünde daha da olgunlaşan intikam duygusunun sesiyim. En güzel mevsimde yağan yağmurum, bir sonbahar gecesi esen poyraz, bir bahar gecesi yere düşen doluyum. Sağanak yağışım barajlara sığmayan, sel olup denize karışan terk edilmiş bir gemiyim. Fırtınayım ben, yıldırımım, şimşeğim. Gökleri yarıp inen gök gürültüsüyüm. Kendimi bildim bileli aklı ile yüreği savaş halinde olan bir içsavaş mağduruyum. Kinim ben, öfkeyim, nefretim! Ağız dolusu küfürüm sessizliğimde. Çin Seddi'nden daha da geniş duvarların sahibiyim. Heyelanım ben hayalleri yerle yeksan eden. Uykunun en güzel yerinde korkuyu iliklerine saplayan depremim."Murat Tavlı