Empfehlungen basierend auf "Rick and Morty 1"

Based on your reading history, we think you will also enjoy the following books.

von Adem Güneş

Birçok yetişkin cezasız çocuk eğitimi olamayacağına inanır.Çocuğun neyin doğru, neyin yanlış olduğunu öğrenebilmesi için ceza ve mükafatın iyi bir eğitim yöntemi olduğunu düşünür."Ceza kötü bir şey olsaydı, çocukken cezalandırılan bizler de kötü insanlar olurduk" der.Ceza insanı kötü biri yapmaz belki. Ama hiperaktif yapar. Şımarık yapar. Yılışıklaştırır. Öfkeli hale getirir. Eşi ile bağ kuramaz, çocuğu ile oynayamaz biri yapar.Ceza bir eğitim aracı değil, bir aşağılama davranışıdır. Çocuk aşağılanarak değil, ancak değerlilik hissiyle kişiliğini geliştirir.Pedagog Adem Güneş, Cezasız Eğitim'de çocukluktan yetişkinliğe kişilik gelişimini inceliyor. Baskı, zorlama ve cezanın çocuğun kişiliğine nasıl yansıdığını gözler önüne seriyor.Cezasız Eğitim, çocuk eğitimine bakış açınızı kökten değiştirecek bir eser.

von James Dashner

Thomas bir asansorde uyandiginda hatirlayabildigi tek sey ismidir. Ailesini, evini veya oraya nasil geldigini animsamamaktadir. Zihni bombostur. Asansorun kapilari acildiginda Thomas kendini Kayran isimli, devasa tas duvarlarla cevrili genis bir alanda ve burada yasayan cocuklarin arasinda bulur. Tipki Thomas gibi Kayranlilar da oraya neden ve nasil geldiklerini bilmemektedir. Tek bildikleri cevrelerini saran labirente cikan tas kapilarin her sabah acilip her aksam kapandigi ve her otuz gunde bir aralarina yeni bir cocuk katildigidir. Kimse Kayran'da kalmak istemese de kurtulmak imkinsiz gorunmektedir. Yine de Thomas'in icinde bir his, cikis yolu bulabilecegini soylemektedir. Ama bunun icin zihninin derinlerinde yatan sirlari aciga cikararak labirentin gizemini cozmesi gerekecektir."Aclik Oyunlari gibi distopik hikiyeleri sevenler Thomas'la birlikte Kayran'da maceraya suruklenecekler."-School Library Journal-"Dashner gizemli, kiskirtici, yaratici ve surukleyici bir romanla karsimizda."

von Teoman

Şarkılarıyla rock müziğe damgasını vuran Teoman bu defa kendi hayatına dair hikayelerini anlatıyor. Çocuk Teoman'dan rock yıldızı Teoman'a uzanan yolculuğunu anlatırken, zaman zaman şarkı sözleriyle röportajlardan alıntılar da anılara eşlik ediyor.Teoman şarkılarını yazarken kendi karanlığının sesine kulak veren, inişli çıkışlı ilişkilerimize, ayrılıklarımıza, yaralarımıza, özlemlerimize dokunan bir rock yıldızı... Bugüne dek hikayelerini hep şarkılarıyla anlatan Teoman, şimdiyse yaşamından küçük izleri, küçük anı parçalarını Fasa Fiso adlı kitabında bir araya getiriyor.Fasa Fiso'da tanıdığınızı sandığınız Teoman'dan çok daha fazlasını bulacaksınız, hatta aydınlık yanlarını bile... 50 yaşının olgunluğunda, geçmişe duyduğu özlemin her zerresini yaşayarak, eğlenceli yanlarını da ortaya koyarak hayatını ve hayatımızı özetleyen Teoman, kulağımıza eğilip "O peşinden koştuklarımız var ya, o yaşadıklarımız, onlar hep" diyor o içimize işleyen sesiyle, "hep Fasa Fiso."

von Osman Balcıgil

Sabahattin Ali, Bulgaristan'a kaçmasını sağlayacak kişinin istihbarat ajanı olduğunun farkına varamadı. Kendisini, adı ölüm olan o dipsiz kuyuya bıraktı."Kuyucaklı Yusuf", "İçimizdeki Şeytan", "Kürk Mantolu Madonna", bir dolu öykü ve çoğu şarkı olacak şiirler yazamayacaktı artık. Devlet eliyle öldürülecek, "Ankara" isimli yeni romanı da yarım kalacaktı. Başkentte devletin acımasız çarklarının nasıl döndüğünü, siyasilerin ve bürokratların kirli ellerinin nerelere uzanabildiğini yazacaktı mümkün olsa.Yazamadı.Başına indirilen bir odun parçasıyla, kanlar içinde yığıldı yere. Yeşil mürekkepli dolmakalemi düştü cebinden. Çantasından, yeni romanının sayfaları savruldu etrafa. Yazıları yetim kalmıştı. Biricik kızı Filiz de öyle. Gözleri bir daha açılmamak üzere kapanırken, cüzdanında güzel Aliye'nin fotoğrafları da ağlıyordu.Kısacık bir hayata, nesilden nesile miras kalacak eşsiz eserler sığdırmayı başarmış, vatansever bir aydındı Sabahattin Ali. Yazılarıyla haksızlığa, baskıya ve dayatmalara başkaldıran, aşka aşık bir sevda adamıydı."Ela Gözlü Pars Celile"nin yazarı Osman Balcıgil'in kaleminden dökülen "Yeşil Mürekkep" acılı kuşağın mücadelesini tarihe not düşen emsalsiz bir roman.

von Paola Peretti

Tüm dünyada milyonlarca okura ulaşan ve Türkiye’de en çok satan gençlik kitaplarından biri olan Kiraz Ağacı ile Aramızdaki Mesafe’nin bu devam romanında Mafalda, karşımıza her zamankinden daha cesur ve daha kararlı bir genç kız olarak çıkıyor. On yaşından beri görme yetisini günden güne kaybeden Mafalda, şimdi on üç yaşında ve artık tamamen karanlıkta. Mafalda’nın karanlıkla mücadelesinde ona eşlik eden çok özel iki isim var: Kural tanımaz ama bir o kadar eğlenceli Filippo ile asla yanından ayrılmayan sadık kedisi Ottimo Turcaret. Filippo ve Ottimo Turcaret, her macerasında Mafalda’nın yanındalar. Mafalda, Filippo ve Ottimo Turcaret ile çok iyi zaman geçirse de bir süredir işsiz olan ve depresyonla boğuşan babası ile Filippo’yla arkadaşlıklarını sınayan Debbie yüzünden kendini hiç beklemediği durumlarda buluyor. Tüm olumsuzluklara rağmen Mafalda, hayatın tadını çıkarmayı ve yeni insanlar tanıyıp yeni maceralara atılmayı ihmal etmiyor. Evsiz hippi Elsa ile üst komşusu Nino dede, Mafalda’nın hayatına yeni renkler katıyorlar. Mafalda, bu dostluklar sayesinde yeni dünyaların kapısını aralıyor ve daha önce sormaya korktuğu soruları sorup keşfetmediği duygularıyla yüzleşiyor.

von Robert Galbraith

Roman yazarı Owen Quine ortadan kaybolunca karısı Leonora, özel dedektif Cormoran Strike'ın kapısını çalar. Leonora ilk başta kocasının ara sıra yaptığı gibi birkaç günlüğüne uzaklaşmak istediğini düşünmüş ve Strike'tan da onun bu kez nerede olduğunu bulmasını istemiştir. Ancak Strike, kayıp yazara ait izlerin peşine düştüğünde işlerin o kadar da basit olmadığını anlaşılır. Owen Quine son yazdığı ve basılması için uğraştığı romanında, yayıncılık dünyasından ve yakın çevresinden birçok kişiyi betimlediği korkunç karakterler yaratmıştır. Eğer roman yayınlanırsa birçok kişinin hayatı kitapta yazılanlar yüzünden alt üst olacak, çirkin sırlar ortaya dökülecektir. Dolayısıyla Owen Quine'i öldürmek isteyebilecek pek çok şüpheli vardır…Ve kısa bir süre sonra Strike, yazarın cesedini en soğukkanlı insanın bile midesini bulandıracak halde bulduğunda akıl almaz cinayeti kimin işlediğini ortaya çıkarmak ve cinayet sebebini anlamak için amansız bir arayış başlar. Bu büyük, tehlikeli bulmaca aynı zamanda Strike'ı daha önce karşılaşmadığı kadar çetin bir katille karşı karşıya getirecektir…İpekböceği, Cormoran Strike ile onun zeki, inatçı asistanı Robin Ellacott'un maceralarının anlatıldığı dedektif romanları serisinin ikinci kitabıdır.

von Daniel Chamovitz

Paperback. 13,00 / 19,50 cm. In Turkish. 168 p. Betonun giderek yesili yuttugu günümüzde bile her daim bitkilerle iç içeyiz: Evlerimizi, balkonlarimizi onlarla süslüyor, sokaklarda yanlarindan geçiyor, parklarda onlari seyre daliyoruz. Peki ama bitkilerin nasil bir dünyasi oldugunu hiç düsünüyor muyuz?Bu kitapta biyolog Daniel Chamovitz bitkilerin dünyayi nasil deneyimlediklerini inceliyor. Charles Darwin ve çagdaslarindan günümüz biliminsanlarina kadar birçok yaratici zihnin tasarladigi deneyler isiginda, bitkilerin görme, koklama, duyma, dokunma duyulari araciligiyla neleri "bildiklerini" anlatiyor. Çesitli kimyasallar sayesinde nasil birbirleriyle "haberlestiklerini", asagiyla yukariyi nasil ayirt ettiklerini, dokunmaya nasil tepki verdiklerini, neler "hatirladiklarini" ve çevrelerinin nasil "farkinda olduklarini" açikliyor. Böylece bitkilerin pek az bildigimiz zengin dünyasini tanimamiza ve dünyaya onlarin "gözlerinden bakmamiza" imkan taniyor. "Bundan sonra parkta yürüyüse çiktiginizda durup kendinize sorun," diyor Chamovitz. "Çimenlerin arasindaki karahindiba ne görüyor? Otlar hangi kokulari aliyor? Mesenin yapraklarina dokunun, ileride ona dokunuldugunu hatirlayacagini bilerek. Ama sizi hatirlamayacaktir. Sizse o agaci hatirlayacak ve anisini her daim hafizanizda yasatacaksiniz."

von Ralf Butschkow

Evlerdeki, parklardaki ve bahcelerdeki bitkilerin nereden geldigini kesfediyoruz. Buyuk bir fidanlikta gecirecegimiz gunde cok sasirtici ve eglenceli bilgiler ogrenebiliriz. Doganin dilini konusabilmek en degerli becerilerden biridir. Hadi kollari sivayalim ve ise giriselim.(Tanitim Bulteninden)Sayfa Sayisi: 24Baski Yili: 2016Dili: TurkceYayinevi: Is Bankasi Kultur Yayinlari

von Ahmet Şimşiroğlu

Pasa! Pasa! Sen bu Devlet-i Aliyye'yi henuz tanimamissin. Allah askina suna inan. Bu devlet oyle bir devlettir ki eger isterse o donanmanin butun demirlerini gumusten, halatlarini ibrisimden ve yelkenlerini atlastan yapmakta asla gucluk cekmez. Hangi geminin gerekli alet ve yelkenini yetistiremezsem gel bu minval uzere benden iste.Sokollu Mehmed PasaTarih programlari, konferanslari ve eserlerindeki kendine has anlatim tarzi, uslubu ve farkli bakis acilari ile Osmanli Tarihi'ni herkese sevdiren Prof. Dr. Ahmet Simsirgil, KAYI serisinin besinci kitabi KAYI V: Kudret ve Azamet Yillari ile Osmanli Imparatorlugu yazmaya devam ediyor. Elinizdeki eser, Kanuni Sultan Suleyman devrinin kapanmasi ile baslamakta; II. Selim, III. Murad, III. Mehmed'le devam ederek Sultan I. Ahmed devriyle nihayete ermektedir. Calismada oncelikle Osmanli Devleti'nde asirlardir devam eden siyasi gelenegin buyuk degisimine sahitlik edeceksiniz. Kanuni doneminde Enderun'da yetiserek devletin butun kademelerinde gorev

von İsmail Güzelsoy

Paperback. 13,50 / 19,50 cm. In Turkish. 296 p. Hikayemiz namusumuzdur… Gölgen hep yanimda olacak... Herkesin gizli bir sarkisi vardir, ömrünce içinde tasir, bazen öyle derine gömer ki zamanla kendi de unutur onu. Ta ki ayni sarkiyla sarhos olan biriyle rastlasana kadar. Biz ayni sarkiyla kederlenmis, aglamisiz bir zaman. Sana o yüzden inandim. Biliyorum, baska bir zamanda söylenmis  –söylenecek ya da söylenmekte olan– sarkiyla, birbirini tanimadan birlikte dans eden insanlariz. Yüzünü göremiyorum, gözlerim gözlerine degmeden konusuyorum, bunu hiç sevmiyorum ama buraya kadar ulastigina göre iyi biri olmalisin. Neden seninle hikâyemi paylasmam gerektigini bilmiyorum ama istedigini yapacak, hatirlayabildigim her seyi anlatacagim simdi.  Anlamak için acele etme. Bazi seyleri anlamadan da severiz ya. Insanlari mesela... Ask baska ne ki? Istanbul semalarinda iki minare arasina gerilmis ipte yürüyen bir çocuk ve bir maymun... Iki can dostu... Oradan sehri seyrediyorlar... Aski, günahi, ölümü boynuna kolye gibi asmis Istanbul'u... Sehrin hikayesi bir zaman sonra onlarin hikâyesi olacak çünkü...  Edebiyatimizin en güçlü seslerinden olan Ismail Güzelsoy Gölge ile yazarlik serüveninde doruga ulasiyor... Ask var bu romanda. Sefkat var. Ölümsüzlük pesinde gizemli bir cemiyet. Rüyalarin dilini çözmeye çalisan insanlar. Ve ölümün bile sona erdiremedigi bir dostluk...