Empfehlungen basierend auf "Nasil Dayandin Ya Rasulullah"

Based on your reading history, we think you will also enjoy the following books.

von Elif Şafak

Adı Leyla'ydı. İstanbul'un en eski genelevlerini barındıran o meşum sokakta yer alan gülkurusu renkli evde bilinen adıyla Tekila Leyla. Öyle derdi ona arkadaşları, ahbapları ve müşterileri. Öyle derdi ona beş kadim dostu. Hiç istemezdi Leyla kendisinden geçmiş zaman diliminde söz edilmesini. Ama işte kalbi daha az evvel susmuş, soluk alış verişi ise hepten kesilmişti. Şehrin kenarlarında bir çöp kutusuna bırakılmıştı cansız bedeni. Gene de henüz durmamıştı beyni. Çalışıyordu hala. Tastamam on dakika otuz sekiz saniye boyunca.

von Colleen Hoover

Paperback. 13,50 / 21,00 cm. In Turkish. 368 p. New York Times'in çok satan yazari Colleen Hoover yürekleri sizlatan yeni bir ask hikayesiyle geri dönüyor. Tate Collins havayolu pilotu Miles Archer'la tanistiginda, bunun ilk görüste ask oldugunu düsünmez. Birbirlerini arkadas olarak görecek kadar bile iletisim kurmazlar. Tate ve Miles'in tek ortak noktasi birbirlerine karsi inkar edilemez bir çekim hissetmeleridir. Tutkularini açikça ortaya koyduklarinda, kusursuz bir planlari oldugunu anlarlar. Genç adam ask pesinde degildir, genç kadinin ise aska ayiracak vakti yoktur, geriye sadece seks kalir. Tate, Miles'in ona sundugu iki kurala uydugu sürece anlasmalari sasirtici bir sekilde sorunsuz olacaktir. Asla geçmisim hakkinda soru sorma. Bir gelecek bekleme. Idare edebileceklerini düsünürler, ama çok geçmeden bunun hiç de kolay olmadigini anlarlar. Kalplere siziliyor.Sözler bozuluyor.Kurallar çigneniyor.Ask çirkinlesiyor.

von Lev Nikolayevic Tolstoy

Tolstoy’un “mürekkep hokkasının içine vücudundan etler bırakarak” yazdığını söylediği ölümsüz romanı Anna Karenina… Roman sanatına dair ders niteliğindeki işlenişi, içerdiği zenginlik, estetik değerinin yüksekliği ile güzelliğin simgesi Anna Karenina… Okumuş olmayla olmamanın yaşama bakışı doğrudan etkilediği, okurun, “sayfaların içine ruhumdan kabuklar bıraktım” diyeceği romanlardan Anna Karenina… Doğa, toplum, insan tasvirleriyle Tolstoy’un dehasının incelikli bir örneği olan roman, gücünü, insanın temel sorularından alır: İnsan ne için yaşar? İyi, kitapta okunacak kadar yüzeyde mi, hisle bulunacak kadar derinde midir? İkiyüzlü bir toplumda erdem nerededir? Sadakati belirleyen nedir? Mutlu olmak mümkün müdür? Aşk, ele geçirdiği varlığa göre mi biçim alır, yoksa aşkın o varlığı değiştiren bir gücü mü vardır? Tolstoy’un ana karakterleriyle birlikte dünyanın her köşesinden milyonlarca okur, yüz kırk yıldır benzer sorular sorarak, benzer arayışlara kapıldı. Siz de kapılacaksınız. Sormayacağınız tek soru, “aşk buna değer mi” olacak. Çünkü Tolstoy’un ruhunuzun derin sularına attığı bu taşla yükselen kumlar, size cevabı çoktan fısıldamış olacak. Onun, tüm karakterlerini anlamamızı sağlayan o bilge ışığıyla; haklı ve haksız’ı, iyi ve kötü’yü, doğru ve yanlış’ı siz de tekrar düşüneceksiniz. Yordam Edebiyat bu büyük eseri, Rusça çevirinin duayeni Hasan Âli Ediz’in Türkçesiyle sunmaktan gurur duyuyor. Beklentisi yüksek okurlar için…

von Zafer Köse

"Anadolu kültürünün ağır biçimde yara aldığını söylemek zorundayız. Elbette iyileşecek bu yaralar. İyileşeceğiz. Daha önce de kendi kendimizi yaralamıştık, onların da izi tamamen silinemez; ama bu son dönemde yaratılan düşmanlıklar, duygusal bölünmeler, toplumda öncekilerden daha yaygın yaralar biçiminde ortaya çıktı. Bir daha asla hiç yaralanmamış gibi yaşayamayacağız."Yüzyıllar boyunca büyük kırılma anları ve sancılı dönüşümler yaşamış bir toplum. Anadolu insanının kültür dağarcığında yerini almış büyük bir sanatçı, önemli bir aydın. Kabilenin dışında kalıp onun için düşünenlerin trajedisi. Bu kitapta, Livaneli'nin penceresinden görünen Türkiye toplumunun manzarası ortaya çıkıyor.Kapitalizmin tektipleştirdiği bir dünyada her şeye rağmen varlığını sürdüren "insan"ı arıyor Livaneli. Reklamların, gürültülü televizyonların, şaşaalı unvanların arasından geçip "düşünce"nin peşine düşüyor. "Anı yaşa" sloganlarıyla bezenmiş bir dönemde, geçmişi terk etmeden, gelecekten vazgeçmeden, toplumuyla ve devletiyle hesaplaşıyor.Zafer Köse'nin Zülfü Livaneli ile yaptığı söyleşi, evrensel bir entelektüelin portresini sunuyor. Livaneli'nin onlarca yıldır sınanmış tavırları, iktidarlara direnmiş sözleri, eğilip bükülmeyen bir aydının düşünce dünyası. Toplumun kalbinden hayata açılan bir pencere.

von Sharon M. Draper

Original bdg. 13,50 / 20,50 cm. In Turkish. 256 p. 11 yasindaki Melody'nin fotografik hafizasi vardir. Kafasi bir kamera gibi gördügü her seyi kaydeder. Ve "stop" dügmesi yoktur. Okulun en zeki çocugudur ama bunu kimse bilmez... Çünkü Melody konusamaz, yürüyemez ve yazamaz... Ama bir gün bir mucize olur! Melody kafasinin içindeki sesi kesfeder... Sesini asla unutamayacaginiz bu cesur kizla tanismaya hazir misiniz? Ingiltere'nin saygin edebiyat ödüllerinden Coratta Scott King ödüllü yazar Sharon M. Draper'dan hüzün ve umut dolu soluksuz okunacak bir roman. " Cesur, sürükleyici ve samimi bir hikaye." - School Library Journal "Gözükara ve gerçekçi... - Kirkus Review Ilham verici! Bu hikâye hepimizi birer aktivist haline getirebilir." - Booklist

von Yasar Bayraktar

Paperback. 12,50 / 19,50 cm. In Turkish. 144 p. Ills. / Photos by Merve Uygan "Zerdali agaci, dedemle dostlugumuzun simgesi olmustu." Yagiz, altinci sinifa geçtiginde dedesinin evinin yakininda yeni bir okula baslayacagini ögrenir. Yilda sadece birkaç kez gördügü dedesi büyük apartmanlarin ve gri betonlarin arasinda bahçeli küçük bir evde yasar. Vaktinin çogunu çok sevdigi agaçlariyla geçiren Said Bey'in yasami torunu için sevgi ve sicaklik anlamina gelir. Ta ki dogum gününde son model bir tablet yerine bir zerdali agaci hediye edene kadar... Bu egri bügrü zerdali büyürken Yagiz ve dedesinin arasindaki dostluk da yeserip çogalacak mi? Zerdali - Dedemle Bir Yil, kent yasaminin karmasasi içinde insanin kendisi için en degerli olani fark etmesi hakkinda simsicak bir hikâye...

von Kemal Varol

Beni bir ömür sekiz köşeli şapkasının gözünde taşıyan babamı başımın üstünde taşımak için yeniden uzun ve karlı yollara düştüm. Yirmi beş yıl sonra bir gece yarısı kapısını çalıp ona üç günlük bir yolculuk ve ömürlük sorular bırakan Heves Ali’yi âşıkların bayramına yetiştiren Yusuf, arabasının bagajında babasının eski bavulu, ön koltuğunda üç telli bağlaması ve port bagajında tabutuyla bu kez toprağına, evine, kendine doğru yol alıyor... Babamın Bağlaması’yla Âşıklar Bayramı’nın ikinci perdesi açılıyor, Yusuf o derin kuyudan çıkıyor: Upuzun bir yolda, geçmişin sırlarıyla, geleceğin belirsizliğiyle ve hevesinden arta kalanlarla yüzleşen Yusuf, aşka, ayrılığa, ölüme ve yalnızlığa yakılmış yepyeni bir türküye kulak veriyor. Cevdet Kudret Roman Ödülü, Attilâ İlhan Roman Ödülü, Fransa-Türkiye Edebiyat Ödülü ve Sait Faik Hikâye Armağanı sahibi Kemal Varol, sinemaya da uyarlanan romanı Âşıklar Bayramı’nın devamı olan Babamın Bağlaması’nda, merhaba ile hoşça kal arasındaki derin vadide yankılananlarla yine akıllardan çıkmayacak bir yolculuğa çağırıyor. Çünkü ayrılık, sadece bir insandan değil, artık içinde olmadığımız bir hikâyeden de mahrum kalmak demekti.

von Ahmet Şimşirgil

Bağ-ı alem içre gerçi pek safadır saltanatVakf etsen bir kuru gavgaya cadır saltanatBu zamanın devletiyle kimse mağrur olmasınKam alırsan adl ile ol dem becadır saltanatIII. Selim HanSon zamanların en çok okunan Osmanlı Tarihi serisi "Kayı", KAYI VIII: Islahat, Darbe ve Devlet adlı eserle kaldığı yerden devam ediyor. Prof. Dr. Ahmet Şimşirgil bu çalışmasında; Osmanlı padişahlarından III. Osman Han'ın tahta cülusuyla başlayıp sırasıyla III. Mustafa Han, I. Abdülhamid Han, III. Selim Han ve IV. Mustafa Han dönemlerini anlatıyor.Tam yarım asır devam eden bu dönemde savaşlar, barışlar, ıslahatlar, imar faaliyetleri ve Osmanlı padişahları ile önemli devlet adamlarının şahsiyetleri yanında;Devlete yapılan ihanetleri görüp üzüleceksiniz!Çerkezistan'da İslam'ın yayılması uğrunda verilen mücadeleyi görüp gayretleneceksiniz!Kırım'ın nasıl elden çıktığını okuyup kahrolacaksınız!Darbelerin ülkede yaptığı tahribata şahit olacaksınız!Çeşme Limanı'nda Osmanlı donanmasının ateşe verilmesindeki gaflete yanacaksınız!Padişahların kötü gidişatı durdurmak, ülkeyi yeniden düzlüğe çıkarmak yolunda bitmeyen gayretlerini görüp heyecanlanacaksınız!Napolyon'un Mısır seferi ve sonrasında Cezzar Ahmed Paşa'nın Akka Müdafaası'yla gururlanacaksınız!Bunlar ve daha birçok mesele Prof. Dr. Ahmet Şimşirgil'in eşsiz üslubu ve yorumlarıyla KAYI VIII: Islahat, Darbe ve Devlet kitabında sizleri bekliyor.

von Ahmet Şimşirgil

Sen değil naaşın hükümdar olsa elyakdır bizeDönsün etsin taht-ı Osmaniye tabutun cülusAhmet RasimII. Abdülhamid Han, saltanattan çekildikten sonra milleti tarafından en çok aranan ve özlenen hükümdardır. Zira onun saltanatta olduğu 33 sene ile sonraki 10 yıllık dönemi karşılaştırmak dahi mümkün değildir.II. Abdülhamid Han, siyasi bir deha idi. 19. asrın sonlarına doğru neredeyse tarihten silinecek olan son muazzam Türk İmparatorluğu'nu, on sene içinde yeniden dünyada rol oynayan bir hale getirecekti.O, yed-i tula sahibi idi. Dünyanın hangi coğrafyasında olursa olsun Müslümanlar, İslam'ın halifesini yanında buluyorlardı.O, Osmanlı ruhunun son temsilcisi idi. Ertuğrul ve Osman Gazilerin sahip olduğu hiç değişmeden devam eden Sünni inancı yaymakta büyük gayret sarf etti. İngilizlerin doğru inanç ve itikadı bozma çalışmalarına bir kale gibi karşı durdu.O, merhamet ve şefkatin zirvesindeydi. Hayatına kastedenleri dahi affetti.O, en mağdur padişah olarak tarihe geçecekti. Sadece ağır hakaretlere ve iftiralara maruz kalmadı. Kendi kesesinden yaptırdığı eserlerden ismi kaldırıldı. Tuğraları tahrip edildi. Resmen adı ve namı unutturulmak istendi.O, bir asır boyunca anladığını zannedenlerin dahi anlayamadığı bir padişah oldu.Osmanlı Tarihi'ni herkese sevdiren Prof. Dr. Ahmet Şimşirgil, Kayı serisinin X. Kitabında, o akıcı üslubu ile vefatının 100. sene-i devriyesinde II. Abdülhamid Han'ı okuyucularının takdirine arz ediyor.

von Zülfü Livaneli

Hazir misin yolculuga cikmaya? Okumaya, dusunmeye, yazmaya ve uretmeye... Arkadasima Veda Romanindan Bolumler Esliginde Yaratici Dusunme, Okuma ve Yazma Kitabi Simdi unutamayacagin bir yolculuga cikacaksin, yaninda da Ataturk olacak; onun hayati ve fikirleri sana yol gosterecek. Ataturk'un cok yakin arkadasin oldugunu ve onun yasamina taniklik ettigini hayal et. Bu yasadiklarin sana neler katardi, neler yazardin onun hakkinda? Ataturk'un Izinde, hayalindeki Ataturk hikyesini yazman icin tasarlandi. Ataturk'e eslik etmen, onu anlaman, yazman ve onun verdigi ilhamla yeni dusunceler gelistirmen icin... Bunlari yaparken, olumlu dusunme teknikleri, yaratici yazma etkinlikleri, pek cok edebi tur ve eglenceli oyunlar sana yardimci olacak. (Tanitim Bulteninden) Medya Cinsi: Ciltsiz Sayfa Sayisi: 132 Ebat: 15x19 Ilk Baski Yili: 2017 Hamur Tipi: 2.Hamur Baski Sayisi: 1. Basim