Empfehlungen basierend auf "Kuyucakli Yusuf"

Based on your reading history, we think you will also enjoy the following books.

von Jose Mauro De Vasconcelos

Yazarlıkta karar kılıncaya kadar, boks antrenörlüğünden ressam ve heykeltıraşlara modellik yapmaya, muz plantasyonlarında hamallıktan gece kulüplerinde garsonluğa kadar çeşitli işlerde çalışan Jose Mauro de Vasconcelos'un başyapıtı Şeker Portakalı, "günün birinde acıyı keşfeden küçük bir çocuğun öyküsü"dür. Çok yoksul bir ailenin oğlu olarak dünyaya gelen, dokuz yaşında yüzme öğrenirken bir gün yüzme şampiyonu olmanın hayalini kuran Vasconcelos'un çocukluğundan derin izler taşıyan Şeker Portakalı, yaşamın beklenmedik değişimleri karşısında büyük sarsıntılar yaşayan küçük Zeze'nin başından geçenleri anlatır. Vasconcelos, tam on iki günde yazdığı bu romanı "yirmi yıldan fazla bir zaman yüreğinde taşıdığını" söyler.Aydın Emeç'in, güzel Türkçesiyle dilimize armağan ettiği Şeker Portakalı'nın başkahramanı Zeze'nin büyüdükçe yaşadığı serüvenleri, yazarın Güneşi Uyandıralım ve Delifişek adlı romanlarında izleyebilirsiniz.

von Antoine de Saint-Exupéry

von Zülfü Livaneli

HC

von Oğuz Atay

'Tutunamayanlar', Türk edebiyatının en önemli eserlerinden biridir. Berna Moran, Oğuz Atay'ın bu ilk romanını "hem söyledikleri hem de söyleyiş biçimiyle bir başkaldırı" olarak niteler. Moran'a göre "Oğuz Atay'ın mizah gücü ve duyarlılığı ve kullandığı teknik incelikler, Tutunamayanlar'ı büyük bir yeteneğin ürünü yapmış, eserdeki bu yetkinlik Türk romanını çağdaş roman anlayışıyla aynı hizaya getirmiş ve ona çok şey kazandırmıştır." Küçük burjuva dünyasını ve değerlerini zekice alaya alan Atay, "saldırısı tutunanların anlamayacağı, rededeceği türden bir romanla yapar."

von Elif Şafak

İnanca, inançsızlığa, arayışa, farklı kadınlara ve aşka dair baş döndürücü bir yolculuk...Ben ne annem gibi dindarım, ne babam gibi kainatın, beş duyumla kavradığım şeylerden ibaret olduğuna kaniyim. Öyleyse ben neredeyim? Ne mutlak dindarlığa, ne de mutlak akılcılığa dahil olmak isteyenler için bir başka yaklaşım, yeni bir varoluş şekli yok mu acaba? Bir üçüncü yol mesela? Kim bilir?Şirin, Mona ve Peri. Günahkar, İnanan ve Şaşkın. Münkir, Mümin ve Mütereddit. Böylesine farklı üç genç kadın nasıl bir araya gelebilir? Arkadaş olabilirler mi sahi? Hatta kız kardeş?Tanrı, bilim, kimlik, aidiyet, Doğu-Batı tartışmalarının tam ortasında hiç kimselere benzemeyen, karizmatik bir adam, sarsıcı bir skandal ve sıra dışı bir aşk... yarım kalan... seneler sonra yeniden canlanan...Elif Şafak büyüleyici dili ve sağlam olay örgüsüyle inanca, inançsızlığa, arayışa, farklı kadınlara ve aşka dair baş döndürücü bir yolculuğa çıkarıyor bizleri.Havva'nın Üç Kızı Türkiye ile Avrupa, dün ve bugün arasında gidip gelen güncel bir hikaye anlatıyor.Yüzyılımızın en çok tartışılacak konularından birini kışkırtıcı kahramanlar aracılığıyla ele alan, temposu hiç düşmeyen, kolay kolay unutamayacağınız bir roman.(İki Farklı Kapak Seçeneğiyle Mevcuttur. Siparişinizde Stokta Mevcut Olan Kapak Seçeneği Gönderilecektir.)

von Sabahattin Ali

Original bdg. 13,00 / 21,00 cm. In Turkish. 336 p. Katkida Bulunan (Içerik) : Tülay Gençtürk Demircioglu Iyilik demek kimseye kötülügü dokunmamak degil, kötülük yapacak cevheri içinde tasimamak demektir. Ellerimizle kirlettigimiz benligimizi kendimizden korumak için kaçariz aynaya bakmaktan, sanki o biz degiliz de içimizdeki seytanmis gibi. Adim adim pesimizdedir oysaki... Iyilik nerede biter, kötülük nerede baslar? Yaptiklarimizin mesuliyetini her zaman alabilir miyiz? Yoksa Sabahattin Ali'nin de belirttigi gibi, bütün sorumlulugu içimizdeki seytana mi yükleriz? Sabahattin Ali, eserinde âdeta iyilikle kötülügün sinirlarini çizmektedir. Sabahattin Ali'nin ikinci romani Içimizdeki Seytan, Ulus gazetesinde tefrika edildikten sonra, 1940 yilinda ilk olarak Remzi Kitabevi tarafindan basilir. Türkiye'de gördügü ilgi nedeniyle 2007'de Der Dämon in Uns adiyla Almancaya, 2008'de Le Diable Qui Est Nous adiyla Fransizcaya çevrilen Içimizdeki Seytan, daha sonra Arnavutça, Bulgarca ve Felemenkçeye de çevrilmistir.