Empfehlungen basierend auf "Kiraz Agaci ile Aramizdaki Mesafe"

Based on your reading history, we think you will also enjoy the following books.

von Elif Şafak

Su hayatta insan en cok sevdiklerini acitir…En derin yaralar ailede acilir, kabuk tutsa bile kanar hikye, icten ice...Aski aramadan evvel, dusun bir, ya benden nasil bir sik olur?Insanin sevdasi karakterinin yansimasidir.Sen kavgaci isen, ha bire ofkeli, aski da bir cenk gibi yasarsin.Gonlu pak olanin sevgisi de saf olur.Su hayatta insan en cok sevdiklerini acitir.En derin yaralar ailede acilir, kabuk tutsa bile kanar hikye, icten ice...Attigimiz her adim, yaptigimiz her iste kendimizi yansitiriz.Budur cozulmesi gereken bilmece...

von Colleen Hoover

Paperback. 13,50 / 21,00 cm. In Turkish. 368 p. New York Times'in çok satan yazari Colleen Hoover yürekleri sizlatan yeni bir ask hikayesiyle geri dönüyor. Tate Collins havayolu pilotu Miles Archer'la tanistiginda, bunun ilk görüste ask oldugunu düsünmez. Birbirlerini arkadas olarak görecek kadar bile iletisim kurmazlar. Tate ve Miles'in tek ortak noktasi birbirlerine karsi inkar edilemez bir çekim hissetmeleridir. Tutkularini açikça ortaya koyduklarinda, kusursuz bir planlari oldugunu anlarlar. Genç adam ask pesinde degildir, genç kadinin ise aska ayiracak vakti yoktur, geriye sadece seks kalir. Tate, Miles'in ona sundugu iki kurala uydugu sürece anlasmalari sasirtici bir sekilde sorunsuz olacaktir. Asla geçmisim hakkinda soru sorma. Bir gelecek bekleme. Idare edebileceklerini düsünürler, ama çok geçmeden bunun hiç de kolay olmadigini anlarlar. Kalplere siziliyor.Sözler bozuluyor.Kurallar çigneniyor.Ask çirkinlesiyor.

von Sibel Eraslan

Ben Aise...Gozleriyim geceyle gunduzun...Onlar ki birbiri ardindan gelerek dizildiler sirete...Ben Aise...Sahidiyim vahyin...Ta-Ha ve Yasin'in... Beni sevdi Resul (asm), bende kendisini gordu.Benim sevgim ona su, benim sevgim ona ayna oldu...O benim yurdumdu, ben onun topragindanim...Ben onun vuslatiyim, o benim silam. Hazreti Aise... Hz. Ebubekir'in, seckin bir soyun ince terbiyesiyle yetismis kizi. Peygamberimizin (asm) "Seni kordugum gibi seviyorum" dedigi kadin... Sahih kaynaklarin isiginda Hazreti Aise'nin hayati, cocuklugu, Resulullah(asm) ile evliligi, Hazreti Peygamberin vefatindan sonra yasadiklari, Sibel Eraslan'in ask dolu kaleminden suzuluyor. (Tanitim Bulteninden)Sayfa Sayisi: 344Baski Yili: 2016Dili: TurkceYayinevi: Timas Yayinlari

von Hakan Günday

Diyebilirsin ki, bir insanı, fotoğraflarından ve hakkındaki haberlerden ne kadar tanıyabilirsin? Haklısın. Belki de çok az...O zaman şöyle demeliyim: Seni az tanıyorum... Az...Sen de fark ettin mi? Az dediğin, küçücük bir kelime. Sadece A ve Z.Sadece iki harf. Ama aralarında koca bir alfabe var.O alfabeyle yazılmış onbinlerce kelime ve yüzbinlerce cümle var. Sana söylemek isteyip de yazamadığım sözler bile o iki harfin arasında.Biri başlangıç, diğeri son. Ama sanki birbirleri için yaratılmışlar.Yan yana gelip de birlikte okunmak için. Aralarındaki her harfi teker teker aşıp birbirlerine kavuşmuş gibiler.Senin ve benim gibi...

von Rick Riordan

Annabeth dehset icinde. Hera sag olsun, alti aylik ayriliktan sonra tam Percy'yle yeniden bir araya geleceklerken Jupiter Kampi onlarla savasa hazirlaniyor. 2. Argo, ates puskurten gemi basi Festus ile birlikte ne yazik ki hic de bariscil bir gorunume sahip degil. Annabeth, JASON'in guverteden Romalilara baris sinyalleri vermesini umuyor.Ancak bu, tek sorun degil. Cebinde annesinin, her hatirladiginda sinirlerini bozan hediyesini tasiyor: Athena'nin Isareti. Yedi melezi olumun Kapilari'na goturecek kehanet zaten urkutucu. Bunun ustune Athena ondan neden bu kadar tehlikeli bir gorev bekliyor ki?Ancak Annabeth'in en buyuk korkusu, PERCY'nin degismis olmasi.Ya Percy artik bir Romali olduysa? Ya eski arkadaslarina artik ihtiyac duymuyorsa? Savasin ve bilgeligin tanricasinin kizi Annabeth, dogustan bir lider oldugunu biliyor. Ama yaninda Yosun Kafa olmadan hicbir yere adim atmak istemiyor.Dort farkli melezin bakis acisiyla yazilmis olan Athena'nin Isareti, kadim topraklara, Roma'ya kadar uz

von Haruki Murakami

Kafka Tamura on beş yaşına girdiği gün evden kaçar. Uzun zamandır planladığı bu kaçışın nedeni babasının yıllar önce dile getirdiği uğursuz kehanettir. Ama babasının bir düzenek gibi içine yerleştirdiği kehanet gölge gibipeşindedir Kafka ilk kez aşkı ve tutkuyu yaşarken gizemli bir cinayetle kehanetin ve kaderinin düğümleri çözülmeye başlar.Sahilde Kafka, XXI. yüzyıl edebiyatına damgasını vuran, kitapları bağımlılık yaratan kült yazar Haruki Murakamiden, hayatın yavan gerçekliğine karşı büyülü bir dünyanın kapılarını açan bir roman.

von Ahmet Ümit

Byzantion'dan İstanbul'a uzanan, heyecan yüklü bir serüven... Sarayburnu'nda, Atatürk heykelinin ayaklarının dibinde bir ceset, Avuçlarında antik bir pere.... Ama ne bu ceset son kurban, ne de bu antik para son sikke... Yedi kurban, yedi hükümdar, yedi sikke, yedi kadim mekan. Ve tek bir gerçek: Bu şehrin gizemli tarihi."Şehre bakıyorduk denizden. Sisler içindeydi İstanbul... Sisler içinde deniz... Sisler içinde teknemiz. Sultanahmet'in minareleriydi görülen, Ayasofya'nın kubbesi, Topkapı Sarayı'nın kuleleri. Hiç yağmalanmamış, yıkılmamış, kirletilmemiş gibiydi şehir. Bembeyaz bir sisle örtmüştü doğa, ne varsa görüntüyü çirkinleştiren. Güneş doğmadan bir anlığına beliren bir hayal gibi... Büyülü bir bulut gibi... Bir masal imgesi gibi... Yeni kurulmuş bir kent gibi... Taze bir başlangıç gibi... Genç, umutlu, güzel...İstanbul'a bakıyorduk denizden. Ölülerimizin yüzlerine bakıyorduk... Onların gözlerindeki kendi kederimize. Çaresizliğimize bakıyorduk, avuçlarımızda büyüyen zavallılığa, kanımızda filizlenen korkaklığa... Elimizden alman hayata bakıyorduk... Güneşli günlerimize, umut dolu sabahlara, eğlenceli bahar akşamlarına... Sönen anılarımıza bakıyorduk, ölen hayallerimize, yıkılan düşlerimize... Sönen anılarımızı, ölen hayallerimizi, yıkılan düşlerimizi yüklenip yorgun bir şilep gibi bizden uzaklaşan şehrimize... Şehrimizle birlikte yitirdiğimiz kendimize bakıyorduk..."

von Salih Suruç

"Mübarek hayatı en ince ayrıntısına kadar kayıt altına alınan. Getirdiği nur ile milyarların gönlüne Sevgili, akıllarına Muallim ve ruhlarına Sultan olan Hz. Muhammed'in(sav) hayatını, Dünya Siyer ödülüne sahip Salih Suruç'un kaleminden, bir roman akıcılığı tadında, duygu ve coşku yüklü bir üslupla, siz değerli okuyucularla buluşturuyoruz.Kitap, Efendiler Efendisinin (sav), bir mükemmel insan olarak hayatını anlatıyor, O'nun asıl gücü ve dayanağı olan manevi şahsiyetine, yani risaletine de dikkatleri çeviriyor. Bu yönüyle de, salt siyer anlatıcılığından öteye O'nun cennet iklimini tasvir ederek ortaya koyan bir eser. İnsani özellikleri işlenirken eserde, bize yüce Rabbimizin sözlerini aktaran Peygamber Efendimizin (sav) ruhaniyetinin kapıları da aralanmakta. Bu kitabı tekrar tekrar okuma ihtiyacı duyacak ve her okuyuşta da En Sevgiliye yeniden kavuşmuş hissedeceksiniz kendinizi. O'nu (sav) nasıl sevebileceğinizi anlayacaksınız bir kez daha.Ufuk Peygamberinin tüm zamanı kucaklayan, sonsuz saadete çağıran tatlı sesinin, "Allah'ın Elçisi Hz. Muhammed'in Hayatı" isimli bu eserle yeniden yüreğinizde yankılandığını duyacaksınız. Peygamber Efendimizin hayatı, kronolojik bir disiplin içerisinde işlenirken, tarihi olaylar içerisinde O'nun ahlaki özellikleri de başarıyla vurgulanıyor. Gerekli noktalarda daha geniş açıklamalar için ayetler ve hadislere de yer veriliyor ve kabul edilmiş tefsir ve açıklamalar yolu ile konulara açıklama getiriliyor. Tüm yönleri ile Hz. Peygamberin hayatını "okumak" için, Allah'ın Elçisi Hz. Muhammed'in (sav) Hayatı, belki de hayatınızın yeni bir dönüm noktasını oluşturacak!

von 村上春樹

İmkansızın Şarkısı adlı eseriyle tüm dünyaya adından söz ettiren Çağdaş Japon Edebiyatı'nın sevilen yazarlarından Haruki Murakami'nin ödüllü eseri Zemberekkuşu'nun Güncesi, Murakami'nin eşsiz üslubuyla 2005 yılında yayımlanmıştır.Tokyo'nun mahallerinden birinde yaşayan genç Toru Okada, karısının kayıp kedisini aramaktadır. Toru, çok geçmeden Tokyo'nun kendi halindeki yüzeyinin alt kısımlarında gizlenmiş bir dünyada karısını da ararken bulur kendini. Toru'nun arayışları birbirleriyle kesişirken Toru Okada, burada tuhaf bir grup müttefikle ve kötü karakterle karşılaşır: psişik güçlere sahip bir hayat kadını, kötü kalpli fakat medyatik bir politikacı; 16 yaşında marazi bir kız ve Japonya'nın İkinci Dünya Savaşı sırasındaki Mançurya Seferi'nde yaşadığı son derece berbat deneyimler yüzünden kalıcı hasar almış yaşlı bir gazi... Eser, Doğan Kitap'ın sunumuyla Murakami'nin sıradışı edebiyatını okuyuculara tanıtıyor.

von İsmail Güzelsoy

Paperback. 13,50 / 19,50 cm. In Turkish. 296 p. Hikayemiz namusumuzdur… Gölgen hep yanimda olacak... Herkesin gizli bir sarkisi vardir, ömrünce içinde tasir, bazen öyle derine gömer ki zamanla kendi de unutur onu. Ta ki ayni sarkiyla sarhos olan biriyle rastlasana kadar. Biz ayni sarkiyla kederlenmis, aglamisiz bir zaman. Sana o yüzden inandim. Biliyorum, baska bir zamanda söylenmis  –söylenecek ya da söylenmekte olan– sarkiyla, birbirini tanimadan birlikte dans eden insanlariz. Yüzünü göremiyorum, gözlerim gözlerine degmeden konusuyorum, bunu hiç sevmiyorum ama buraya kadar ulastigina göre iyi biri olmalisin. Neden seninle hikâyemi paylasmam gerektigini bilmiyorum ama istedigini yapacak, hatirlayabildigim her seyi anlatacagim simdi.  Anlamak için acele etme. Bazi seyleri anlamadan da severiz ya. Insanlari mesela... Ask baska ne ki? Istanbul semalarinda iki minare arasina gerilmis ipte yürüyen bir çocuk ve bir maymun... Iki can dostu... Oradan sehri seyrediyorlar... Aski, günahi, ölümü boynuna kolye gibi asmis Istanbul'u... Sehrin hikayesi bir zaman sonra onlarin hikâyesi olacak çünkü...  Edebiyatimizin en güçlü seslerinden olan Ismail Güzelsoy Gölge ile yazarlik serüveninde doruga ulasiyor... Ask var bu romanda. Sefkat var. Ölümsüzlük pesinde gizemli bir cemiyet. Rüyalarin dilini çözmeye çalisan insanlar. Ve ölümün bile sona erdiremedigi bir dostluk...