Empfehlungen basierend auf "Kaybolan Baglar Depresyonun Gercek Nedenleri ve Beklenmedik Cözümler"
Based on your reading history, we think you will also enjoy the following books.
von Elif Şafak
İlk baskısı Doğan Kitap tarafından 2013 Aralık ayında yapılan kitap, Türkçeye "Omca A. Korugan" tafından çevilmiştir. Kapak tasarımı "Uğurcan Ataoğlu", Kapak grafik tasarımı "Handan Tepe", Dijital illustrasyon "Onur Aynagöz" bölüm illustrasyonu "Yiğit Karagöz" tarafından hazırlanmıştır.Yolu İstanbul'a düşen bir fil bakıcısı olan Cihan, burada Mimar Sinan ile tanışır ve büyük mimarın çırağı olur. Mimar Sinan; Cihan ve fili Çota ile birlikte tarihin en muhteşem mimari eserini ortaya koyarlar.Tarih, dostluk, entrika ve kıskançlık temalarının işlendiği kitap kısa zamanda Türkiye'de ve Dünya çapında büyük ilgi görmüştür.
von Adem Günes
Ne kadar degerli insan gorduysem onlarin cocuga deger verdigini de gordum.Cocuga deger vermek bir lutuf degil, insan olmanin geregidir. Bu gereklilige onem veren ebeveynlerin cocuklari hayatla barisik yasar. Yeri geldiginde coskuyla gulebilen, gerektiginde huzun duyabilen cocuklardir onlar. Gozleri isil isil, 'insan olmanin degerini' duyarak yasamis cocuklar…Ne kadar sorunlu cocuk gorduysem, hepsinin 'cocuk deyip gecilmis' oldugunu da gordum. Cocuk deyip gecmemek icin cocugun kim oldugunu bilmek gerekir.Cocuk kimdir ve nasil yasar? Kisiligi nasil gelisir? Duygulari nasil olusur?Adem Gunes Cocuk Deyip Gecmeyin'de bir cocugun gozunden bakiyor hayata. Her bolumde yeni dusunce ufuklari gelistiriyor. Kimi zaman "Dikkat daginikligi yoktur, o zaten cocugun normal halidir" diyor, kimi zaman "cocuk egitiminin ceza ile olamayacagina" dikkat cekerek yetiskin-cocuk iliskisinin temeli olan "guven" duygusunun altini ciziyor.(Tanitim Bulteninden)Ince Kapak: Sayfa Sayisi: 240Baski Yili: 201
von Mehmet Dilbaz
Mehmet Dilbaz, "Kaybolan Tarihin Peinde" ismini verdii sosyal medya hesaplaryla milyonlarn tand bir isim. Bu platformda imparatorluk corafyasnn bilhassa son payitaht stanbul'un zaman iinde nasl bir dnm geirdiini gsterdii fotoraflarla hazin ve hznl hatralarla anlatyor. Yine Kaybolan Tarihin Peinde ismiyle hazrlad almasyla bu kez not defterini okuyucuyla paylayor. Bir cami, kasr, trbe, han, mezar ta, eski bir nar, eme, gemi zaman hayal ettiren manzara ve isimle, stnde sallanan ve btn izgilerine hasret sindiren incelikli vakitlere pencere ayor. Tekilat- Mahsusa'nn fedaisi Yakup Cemil nerede kuruna dizildi Hangi konsolosluk binas Osmanl mezarlnn zerine ina edildi Kathane saraylar hangi dnemde yamaland Hangi Osmanl mezarlnn zerinde konser alan var Mezarnda rahat braklmayan Mevlevi eyhi kimdi Hangi Mimar Sinan eseri yklp yerine benzin istasyonu yapld nl sanat Safiye Ayla'nn ocukluunun getii yetimhane aslnda hangi sarayd Bu kitapla, Tanpnar'n "Kaybolan ey, bir hayat tarz btn bir dnyayd." diye and 'ikinci zaman'a yolculuklara kacaksnz. Ve stanbul'un nasl bir masal kuu olup, avularmzda uup gittiine ahit olacaksnz.
von Cyril Gely
10 Aralık 1946'da Stockholm'deki Grand Hotel'de Otto Hahn, Kimya alanında layık görüldüğü Nobel Ödülü'nü almak üzere bekliyor. Törene sadece birkaç saat kalmış. Ve o sırada Lise Meitner beliriyor süitinde: Otuz yılı aşkın bir süredir birlikte çalıştığı eski dostu, meslektaşı, tecrübeli bir bilim insanı.Fakat Lise, Otto'yu tebrik etmek için orada bulunmuyor. Onun meselesi geçmiş ve dolayısıyla gelecek. Lise sadece hesaplaşmak istiyor. Ömrünü adadığı işin hayattaki karşılığıyla yüzleşmek. Kapalı kapılar ardında, bir otel odasında olup bitiyor her şey. Karlı ve soğuk bir günde. Cyril Gely, tiyatrodan gelen ustalığını diyaloglar üzerinden akan bu hikayede konuşturuyor: Tarihle, vicdanla, insanlıkla boğuşan iki bilim insanının gerçeğiyle yüzleşiyor."Cyril Gely, tarihin gölgesinde kalmış olanı açığa çıkarmayı seviyor. Ödül'de, kibirden sağduyuya, gururdan ihanete, gafletten fırsatçı körlüğe kadar insana dair tüm belirsizlikleri ustalıkla gözler önüne seriyor." - Sophie Creuz, L'echo"Keder ve sevgi arasında gidip gelen diyaloglar ve dokunuşlarla, yazar birbirine rakip iki arkadaş arasındaki muğlak ilişkiyi resmediyor. Turner resimleriyle dekore edilmiş bir otel odasında tarih yeniden yazılıyor. Ödül, sımsıkı kapalı bir kapının ardında iki kahramanın arasında geçen diyaloglar üzerinden her şeyin açığa çıktığı bir roman olarak karşımızda." - Manon Bitticelli, franceinfo:culture"İnsana dair etkileyici analizler eşliğinde keşiflerin sonuçları üzerine kaleme alınmışbilim dünyasına dair mükemmel bir roman. Cyril Gely, araştırmacıların kapalıdünyasında kadının yerini, tanınmamaktan kaynaklı acıyı ve başarı için verilen savaşıustalıkla kaleme almış."-Fnac
von Hakan Günday
Diyebilirsin ki, bir insanı, fotoğraflarından ve hakkındaki haberlerden ne kadar tanıyabilirsin? Haklısın. Belki de çok az...O zaman şöyle demeliyim: Seni az tanıyorum... Az...Sen de fark ettin mi? Az dediğin, küçücük bir kelime. Sadece A ve Z.Sadece iki harf. Ama aralarında koca bir alfabe var.O alfabeyle yazılmış onbinlerce kelime ve yüzbinlerce cümle var. Sana söylemek isteyip de yazamadığım sözler bile o iki harfin arasında.Biri başlangıç, diğeri son. Ama sanki birbirleri için yaratılmışlar.Yan yana gelip de birlikte okunmak için. Aralarındaki her harfi teker teker aşıp birbirlerine kavuşmuş gibiler.Senin ve benim gibi...
von Rick Riordan
Annabeth dehset icinde. Hera sag olsun, alti aylik ayriliktan sonra tam Percy'yle yeniden bir araya geleceklerken Jupiter Kampi onlarla savasa hazirlaniyor. 2. Argo, ates puskurten gemi basi Festus ile birlikte ne yazik ki hic de bariscil bir gorunume sahip degil. Annabeth, JASON'in guverteden Romalilara baris sinyalleri vermesini umuyor.Ancak bu, tek sorun degil. Cebinde annesinin, her hatirladiginda sinirlerini bozan hediyesini tasiyor: Athena'nin Isareti. Yedi melezi olumun Kapilari'na goturecek kehanet zaten urkutucu. Bunun ustune Athena ondan neden bu kadar tehlikeli bir gorev bekliyor ki?Ancak Annabeth'in en buyuk korkusu, PERCY'nin degismis olmasi.Ya Percy artik bir Romali olduysa? Ya eski arkadaslarina artik ihtiyac duymuyorsa? Savasin ve bilgeligin tanricasinin kizi Annabeth, dogustan bir lider oldugunu biliyor. Ama yaninda Yosun Kafa olmadan hicbir yere adim atmak istemiyor.Dort farkli melezin bakis acisiyla yazilmis olan Athena'nin Isareti, kadim topraklara, Roma'ya kadar uz
von Cecilia Ahern
Paperback. 13,80 / 21,00 cm. In Turkish. 388 p. Celestine North muhtesem bir hayata sahipti.El üstünde tutulan bir evlat, örnek ögrenci, sevilen bir arkadasti. Okulun en yakisiklisiyla çikiyor, mükemmel notlar aliyor, güzelligiyle herkesi büyülüyordu. Ahlaken yozlasmis, dislanmis Kusurlularin aksine, Celestine'in önünde çok parlak bir gelecek vardi. Ancak bir gün, çok sevdigi komsusunun Kusurlu damgasi yemek üzere alinip götürülmesi kafasinda sorular olusmasina yol açti. Tehlikeli, canini acitan sorular... O da bir gün hapse atilabilir miydi? Damgalanabilir miydi? Kusurlu ilan edilir miydi? Dogru ile yanlis arasinda, her zaman kesin bir çizgi var miydi? Bir insani lekelemek bu kadar kolay miydi? Dünyaca ünlü, usta yazar Cecelia Ahern, Kusurlu'da haksiz yere insanlari yücelten ya da mahveden bir sistemi ve modern toplumlarin bu büyük açmazini, yürek yakici bir hikayeyle anlatiyor.
von Ahmet Ümit
Byzantion'dan İstanbul'a uzanan, heyecan yüklü bir serüven... Sarayburnu'nda, Atatürk heykelinin ayaklarının dibinde bir ceset, Avuçlarında antik bir pere.... Ama ne bu ceset son kurban, ne de bu antik para son sikke... Yedi kurban, yedi hükümdar, yedi sikke, yedi kadim mekan. Ve tek bir gerçek: Bu şehrin gizemli tarihi."Şehre bakıyorduk denizden. Sisler içindeydi İstanbul... Sisler içinde deniz... Sisler içinde teknemiz. Sultanahmet'in minareleriydi görülen, Ayasofya'nın kubbesi, Topkapı Sarayı'nın kuleleri. Hiç yağmalanmamış, yıkılmamış, kirletilmemiş gibiydi şehir. Bembeyaz bir sisle örtmüştü doğa, ne varsa görüntüyü çirkinleştiren. Güneş doğmadan bir anlığına beliren bir hayal gibi... Büyülü bir bulut gibi... Bir masal imgesi gibi... Yeni kurulmuş bir kent gibi... Taze bir başlangıç gibi... Genç, umutlu, güzel...İstanbul'a bakıyorduk denizden. Ölülerimizin yüzlerine bakıyorduk... Onların gözlerindeki kendi kederimize. Çaresizliğimize bakıyorduk, avuçlarımızda büyüyen zavallılığa, kanımızda filizlenen korkaklığa... Elimizden alman hayata bakıyorduk... Güneşli günlerimize, umut dolu sabahlara, eğlenceli bahar akşamlarına... Sönen anılarımıza bakıyorduk, ölen hayallerimize, yıkılan düşlerimize... Sönen anılarımızı, ölen hayallerimizi, yıkılan düşlerimizi yüklenip yorgun bir şilep gibi bizden uzaklaşan şehrimize... Şehrimizle birlikte yitirdiğimiz kendimize bakıyorduk..."
von Veysi Ceri
Paperback. 13,50 / 21,00 cm. In Turkish. 176 p. Editör : Kadir Güven Kapak Tasarim : Yasin Çetin Her çocuk, kendine has potansiyeliyle dünyaya gelir ve bu potansiyel ancak yeterince uygun bir ortam buldugunda filizlenip ortaya çikabilir. Aksi takdirde bu potansiyel çürüyerek ortaya çikma imkânini sonsuza dek kaybeder. Çocuklarimiza, kendi kimligini bulup tesis etmesini ve bireyselligiyle biricikligini kaybetmeden toplumun aktif, düsünüp üretebilen, sevip oynayabilen bir üyesi olmasina imkân taniyacak bir çevre verebilmek en büyük toplumsal görevimiz. Doç. Dr. Veysi Çeri, Yeterince Iyi Ebeveyn Olmak kitabinda hem mesleki pratiginden hem de yaptigi arastirma ve gözlemlerden yola çikarak “yeterince iyi bakim” tarzini ve çocuklar için ideal ortami ortaya koyuyor. Ebeveynlere modern dünyanin dayattigi mükemmellik kaygisi ve baskisi altinda ezilmeden hem kendilerini hem de çocuklarini yipratmayacak ve yeterince iyi bireyler yetistirmelerini saglayacak yollari gösteriyor.
von Salih Suruç
"Mübarek hayatı en ince ayrıntısına kadar kayıt altına alınan. Getirdiği nur ile milyarların gönlüne Sevgili, akıllarına Muallim ve ruhlarına Sultan olan Hz. Muhammed'in(sav) hayatını, Dünya Siyer ödülüne sahip Salih Suruç'un kaleminden, bir roman akıcılığı tadında, duygu ve coşku yüklü bir üslupla, siz değerli okuyucularla buluşturuyoruz.Kitap, Efendiler Efendisinin (sav), bir mükemmel insan olarak hayatını anlatıyor, O'nun asıl gücü ve dayanağı olan manevi şahsiyetine, yani risaletine de dikkatleri çeviriyor. Bu yönüyle de, salt siyer anlatıcılığından öteye O'nun cennet iklimini tasvir ederek ortaya koyan bir eser. İnsani özellikleri işlenirken eserde, bize yüce Rabbimizin sözlerini aktaran Peygamber Efendimizin (sav) ruhaniyetinin kapıları da aralanmakta. Bu kitabı tekrar tekrar okuma ihtiyacı duyacak ve her okuyuşta da En Sevgiliye yeniden kavuşmuş hissedeceksiniz kendinizi. O'nu (sav) nasıl sevebileceğinizi anlayacaksınız bir kez daha.Ufuk Peygamberinin tüm zamanı kucaklayan, sonsuz saadete çağıran tatlı sesinin, "Allah'ın Elçisi Hz. Muhammed'in Hayatı" isimli bu eserle yeniden yüreğinizde yankılandığını duyacaksınız. Peygamber Efendimizin hayatı, kronolojik bir disiplin içerisinde işlenirken, tarihi olaylar içerisinde O'nun ahlaki özellikleri de başarıyla vurgulanıyor. Gerekli noktalarda daha geniş açıklamalar için ayetler ve hadislere de yer veriliyor ve kabul edilmiş tefsir ve açıklamalar yolu ile konulara açıklama getiriliyor. Tüm yönleri ile Hz. Peygamberin hayatını "okumak" için, Allah'ın Elçisi Hz. Muhammed'in (sav) Hayatı, belki de hayatınızın yeni bir dönüm noktasını oluşturacak!