Empfehlungen basierend auf "Kayı VIII ıslahat, darbe ve devlet : III. Osman, III. Mustafa, I. Abdülhamid, III. Selim, IV. Mustafa"

Based on your reading history, we think you will also enjoy the following books.

von Elif Şafak

Su hayatta insan en cok sevdiklerini acitir…En derin yaralar ailede acilir, kabuk tutsa bile kanar hikye, icten ice...Aski aramadan evvel, dusun bir, ya benden nasil bir sik olur?Insanin sevdasi karakterinin yansimasidir.Sen kavgaci isen, ha bire ofkeli, aski da bir cenk gibi yasarsin.Gonlu pak olanin sevgisi de saf olur.Su hayatta insan en cok sevdiklerini acitir.En derin yaralar ailede acilir, kabuk tutsa bile kanar hikye, icten ice...Attigimiz her adim, yaptigimiz her iste kendimizi yansitiriz.Budur cozulmesi gereken bilmece...

von Sibel Eraslan

Ben Aise...Gozleriyim geceyle gunduzun...Onlar ki birbiri ardindan gelerek dizildiler sirete...Ben Aise...Sahidiyim vahyin...Ta-Ha ve Yasin'in... Beni sevdi Resul (asm), bende kendisini gordu.Benim sevgim ona su, benim sevgim ona ayna oldu...O benim yurdumdu, ben onun topragindanim...Ben onun vuslatiyim, o benim silam. Hazreti Aise... Hz. Ebubekir'in, seckin bir soyun ince terbiyesiyle yetismis kizi. Peygamberimizin (asm) "Seni kordugum gibi seviyorum" dedigi kadin... Sahih kaynaklarin isiginda Hazreti Aise'nin hayati, cocuklugu, Resulullah(asm) ile evliligi, Hazreti Peygamberin vefatindan sonra yasadiklari, Sibel Eraslan'in ask dolu kaleminden suzuluyor. (Tanitim Bulteninden)Sayfa Sayisi: 344Baski Yili: 2016Dili: TurkceYayinevi: Timas Yayinlari

von Defne Suman

Paperback. 13,50 / 19,50 cm. In Turkish. 376 p. Sevda bir kapidir. Nereye açildigini bilmezsin, yine de içeri adimini atarsin. Sanat tarihçisi Melike, Istanbul'daki Bizans kiliselerini gezdirecegi Yunan yönetmen Petro'nun kendisini bambaska bir amaçla aradigini bilemezdi. Petro'nun ortaya çikisinin, ailesindeki sir kapilarini bir bir aralayacagini, ask hikâyelerini, kayip hikâyelerini, acili ada hikâyelerini ortaya serecegini hayal bile edemezdi.   Yaz Sicagi bir parçalanma ve kavusma öyküsü. Baba ile kizin... Kadin ile erkegin... Ana ile ogulun... Ikiye bölünmüs topraklar ile ayri düsmüs kardeslerin...   Kendi duygusal gelgitlerimden, içimdeki didismeden, hiç hesapta yokken geçmise savrulmaktan yorulmustum. Hepsi Petro yüzünden. Babaannemin anisini getirmisti iste. Yaninda da babaminkini. Kapattigim pencereleri bal gözlerinin bir bakisiyla açivermisti. Ben artik açilmaz o pencereler zannediyordum. Kullanilmamaktan paslanmis, sismis, sikismistir.

von Talha Uğurluel

Kitapları, televizyon programları ve geileriyle binlerce insanı keyifli bir tarih yolculuğuna çıkaran Talha Uğurluel anlatıyor.Arzın Kapısı Kudüs ilk defa kullanılan fotoğraflar ve şehir haritasıyla sizi şehrin damarlarında gezdiriyor, tam bir görsel şölen sunuyor.Kudüs. Dünyada hiçbir şehir dinler tarihi açısından Kudüs'le yarışamaz. Üç semavi dinin de bu beldeyi aziz tuttuğunu, onun için mücadele ettiğini biliyoruz.Ya bilmediklerimiz. Anlatılmayanlar. Görülmeyenler.İsrailoğullarını Kudüs'e taşıyan peygamber kimdi? Hz. Musa Kudüs'ü görmüş müydü?Hz. Süleyman'ın kabri nerede?Mardinli Artuk Bey'in Kudüs'te ne işi vardı? Kudüs Türk hakimiyetinde neler yaşadı?Selahaddin Eyyubi'nin Kadınlar Mescidi geçmişte Tapınak Şövalyeleri'nin yönetim merkezi miydi?Osmanlı'yı arkadan vuran Şerif Hüseyin ve oğullarının akıbeti ne oldu?Hitler, Yahudi sürgünü fikrini Roma İmparatoru Hadrian'dan almış olabilir miydi?Filistin devletinin temellerini atan, Çanakkale gazisi Muhammed Emin el-Hüseyni Türkiye'ye neden kaçak girmek zorunda kaldı?Bu kitabı okuduğunuzda Taht-ı Süleyman'dan Antonia Kulesi'ne, Mescid-i Aksa'dan Kubbetü's-Sahra'ya birçok mekanı görmüş gibi olacaksınız.

von Ahmet Simsirgil

Sultan Mehmed alayla sehre girdi ve Ayasofya'ya geldi. Atindan inerek mabedin icine girdi. Ayasofya'nin icinde bulunan patrik ve halk padisahin ayaklarina kapanarak aglasmaya basladilar. Fatih Sultan Mehmed elleriyle susmalarini isaret etti. Ortaligi sukunet kaplayinca patrige: "Ayaga kalk! Ben Sultan Mehmed sana ve arkadaslarina ve butun halka soyluyorum ki bugunden itibaren artik ne hayatiniz ve ne de hurriyetiniz hususunda benim gazabimdan korkmayiniz."Fatih Sultan MehmedYediden yetmise herkese tarihi sevdiren kiymetli ilim adami Prof. Dr. Ahmet Simsirgil'in kaleme aldigi KAYI serisinin ikinci kitabi KAYI II: Cihan Devleti'nde; Sogut ve Domanic'te baslayan ve adi Osmanli olan devletin mimarlarinin planli, programli ve disiplinli hareketleri; insani degerlere bagli, inancli ve temiz yasayislariyla bir asra varmadan gercek bir dunya gucune dogru giden muazzam basarilarinin devamini bulacaksiniz.Sultan Celebi Mehmed'in Fetret Devri'nden cikardigi devlete, oglu II. Murad Han zindeligini

von Khaled Hosseini

Nereye giderseniz gidin, ulkeniz pesinizden gelir. Artik siz orada yasamasaniz da o icinizde yasar. Afganistan’in Khaled Hosseini’de yasadigi gibi… Bin Muhtesem Gunes, ilk romani Ucurtma Avcisi’yla tum dunyada inanilmaz bir basari yakalayan Hosseini’nin ikinci romani. Yazar bu romaninda da yine dogdugu topraklari anlatiyor. Bu kez iki kadinin kesisen yasamlari ve dostluklari uzerinden… Kucuk yasta evlendirilen kizlar, cocugu olmayan kadinlar, babaya ya da cocukluk arkadasina duyulan, gecmise gomulmus asklar… Khaled Hosseini, hasreti, dostlugu, aski ve insanligi en iyi anlatan yazarlardan. Basariyla kurdugu olay orgusuyle, cikmaz yollarin nasil duzluklere acilabilecegini gosteren yaratici bir kalem. Bin Muhtesem Gunes, kelimenin tam anlamiyla “beklenen” bir roman… (Tanitim Bulteninden)

von Ahmet Ümit

Byzantion'dan İstanbul'a uzanan, heyecan yüklü bir serüven... Sarayburnu'nda, Atatürk heykelinin ayaklarının dibinde bir ceset, Avuçlarında antik bir pere.... Ama ne bu ceset son kurban, ne de bu antik para son sikke... Yedi kurban, yedi hükümdar, yedi sikke, yedi kadim mekan. Ve tek bir gerçek: Bu şehrin gizemli tarihi."Şehre bakıyorduk denizden. Sisler içindeydi İstanbul... Sisler içinde deniz... Sisler içinde teknemiz. Sultanahmet'in minareleriydi görülen, Ayasofya'nın kubbesi, Topkapı Sarayı'nın kuleleri. Hiç yağmalanmamış, yıkılmamış, kirletilmemiş gibiydi şehir. Bembeyaz bir sisle örtmüştü doğa, ne varsa görüntüyü çirkinleştiren. Güneş doğmadan bir anlığına beliren bir hayal gibi... Büyülü bir bulut gibi... Bir masal imgesi gibi... Yeni kurulmuş bir kent gibi... Taze bir başlangıç gibi... Genç, umutlu, güzel...İstanbul'a bakıyorduk denizden. Ölülerimizin yüzlerine bakıyorduk... Onların gözlerindeki kendi kederimize. Çaresizliğimize bakıyorduk, avuçlarımızda büyüyen zavallılığa, kanımızda filizlenen korkaklığa... Elimizden alman hayata bakıyorduk... Güneşli günlerimize, umut dolu sabahlara, eğlenceli bahar akşamlarına... Sönen anılarımıza bakıyorduk, ölen hayallerimize, yıkılan düşlerimize... Sönen anılarımızı, ölen hayallerimizi, yıkılan düşlerimizi yüklenip yorgun bir şilep gibi bizden uzaklaşan şehrimize... Şehrimizle birlikte yitirdiğimiz kendimize bakıyorduk..."

von Saint Augustinus

Bu eser pagan bir baba ile koyu Katolik bir ananin ocaginda yetisen ve kendisini bildigi yastan itibaren Tanri'yi arayan, nihayet Milano'daki bahcesinde duydugu bir sesle irkilip O'nu gonlunde kesfeden bir dusunurun tovbesidir; Tanri'yi bulmadan onceki yasantisinda kendisini gunahkir olarak nitelendiren, Tanri'yi bulduktan sonraki yasaminda hafizasina ususen butun gunahlarini itiraf ederek arinan olume yazgili bir insanin, olumsuzluk karsisinda butun acizligiyle boyun egisi ve ruhani kata yukselerek yeniden dirilisidir. Bu eser hakikati ararken dustugu dunyanin kaynar kazaninda debelenip duran, kimi zaman Manicilerin, kimi zaman Cicero'nun, kimi zaman Platon'un, kimi zaman Suphecilerin ogretilerine dalan, ama hicbirinde kaygilarina sifa bulamayan kipir kipir bir ruhun sessiz cigligidir. Augustinus'un kendi dilinden bir ozyasam hikiyesi sayilan bu eser bastan sona okunup anlasilmadikca Hiristiyanligin ve Bati felsefesinin en onemli sahsiyetlerinden biri olan Augustinus uzerine her okuma

von Birsen Ekim Özen

Paperback. 12,50 / 19,50 cm. In Turkish. 96 p. "Ben tahti seyretmeye öyle dalmisim ki siniftakilerin odanin diger tarafina geçtigini fark etmemisim bile. Tam onlarin yanina gidecekken odaya simsiyah giyinmis iki kisi girdi. Fisir fisir konusuyorlardi. Tahtin yanina kadar geldiler. Biraz ürperdim." Bu kitapta Sirin'le birlikte Topkapi Sarayi'nin birbirinden ilginç odalarini gezecek ve çoook egleneceksiniz!

von Birsen Ekim Özen

Paperback. 12,50 / 19,50 cm. In Turkish. 96 p. "Hediyelerin alinacagi Kapaliçarsi'nin nasil bir yer oldugunu arastirmaya karar verdim. Sonuçta orasi benim savas meydanim sayilir. Gülensu'yu geri püskürtmek için orada savasacagim. Bunu basarirsam dayim tekrar benim sevgili dayim olacak." Bu kitapta Sirin'le birlikte Beyazit Meydani'ni, Sahaflar Çarsisi'ni, Kapaliçarsi'yi gezecek ve çoook egleneceksiniz!