Empfehlungen basierend auf "Kayıp yaz, 2015"
Based on your reading history, we think you will also enjoy the following books.
von Mehmet Yıldız
Çıkmazdayım ya Rab… Hangi duygu ile yürüsem kalbimin yollarında sonu karanlık. Sana çıkmayan her yolda kayboldum, her sevdada boğuldum. Ve şimdi kalbimi acıtan, hayatımı zindana çeviren ne varsa hepsini aldım geldim huzuruna. Sen ki yenilenlerin, yorulanların, kırılanların, düşenlerin de Rabbisin! Merhametinle sar yaralarımı… Her şeyin gelip geçici olduğu şu dünyada kalbimi bâkî olana râzı et… Kitapları ve videolarıyla milyonlara ulaşan Mehmet Yıldız, Yâ Bâkî Entel Bâkî’de de akıcı üslubuyla Allah'ı, dini ve peygamberi anlatmaya devam ediyor…
von Zülfü Livaneli
Zülfü Livaneli kırk dört yıllık dostluğun penceresinden Yaşar Kemal'i anlatıyor."Yaşar Kemal'in çevresinde esen, sanki kişiliğinin ve bedeninin ayrılmaz parçası olan, gittiği her yere, girdiği her mekana, sanki onunla doğmuş gibi farkında olmadan taşıdığı bir rüzgar vardı. İster yabancı ister bizden, ister köylü ister kentli, ister kadın ister erkek, herkesi etkisi altına alan bir rüzgardı bu. Unutulmaz roman kahramanlarından Yel Veli gibi sürekli koşarak ölümden kaçmak istediği için oluşmuyordu bu rüzgar. Koca gövdesiyle onu da, yanındakileri de bazen lodos gibi sersemletiyor, bazen garbi yeli gibi ferahlatıyor, bazen şiddetlenip çevresinde ne varsa önüne katıp sürüklüyordu."Zülfü Livaneli kırk dört yıllık dostluğun penceresinden Yaşar Kemal'i anlatıyor. Edebiyat sohbetleri, türküler, anılar birbirini kovalarken Yaşar Kemal'in edebi kişiliği ile siyasi duruşu da ayrıntılı bir şekilde yer alıyor bu kitapta.
von Ahmet Umit
Byzantion'dan İstanbul'a uzanan, heyecan yüklü bir serüven...Sarayburnu'nda, Atatürk heykelinin ayaklarının dibinde bir ceset. Avuçlarında antik bir para.... Ama ne bu ceset son kurban, ne de bu antik para son sikke... Yedi kurban, yedi hükümdar, yedi sikke, yedi kadim mekân. Ve tek bir gerçek: Bu şehrin gizemli tarihi."Şehre bakıyorduk denizden. Sisler içindeydi İstanbul... Sisler içinde deniz... Sisler içinde teknemiz. Sultanahmet'in minareleriydi görülen, Ayasofya'nın kubbesi, Topkapı Sarayı'nın kuleleri. Hiç yağmalanmamış, yıkılmamış, kirletilmemiş gibiydi şehir. Bembeyaz bir sisle örtmüştü doğa, ne varsa görüntüyü çirkinleştiren. Güneş doğmadan bir anlığına beliren bir hayal gibi... Büyülü bir bulut gibi... Bir masal imgesi gibi... Yeni kurulmuş bir kent gibi... Taze bir başlangıç gibi... Genç, umutlu, güzel...İstanbul’a bakıyorduk denizden. Ölülerimizin yüzlerine bakıyorduk... Onların gözlerindeki kendi kederimize. Çaresizliğimize bakıyorduk, avuçlarımızda büyüyen zavallılığa, kanımızda filizlenen korkaklığa... Elimizden alınan hayata bakıyorduk... Güneşli günlerimize, umut dolu sabahlara, eğlenceli bahar akşamlarına... Sönen anılarımıza bakıyorduk, ölen hayallerimize, yıkılan düşlerimize... Sönen anılarımızı, ölen hayallerimizi, yıkılan düşlerimizi yüklenip yorgun bir şilep gibi bizden uzaklaşan şehrimize... Şehrimizle birlikte yitirdiğimiz kendimize bakıyorduk..."
von Zafer Köse
"Anadolu kültürünün ağır biçimde yara aldığını söylemek zorundayız. Elbette iyileşecek bu yaralar. İyileşeceğiz. Daha önce de kendi kendimizi yaralamıştık, onların da izi tamamen silinemez; ama bu son dönemde yaratılan düşmanlıklar, duygusal bölünmeler, toplumda öncekilerden daha yaygın yaralar biçiminde ortaya çıktı. Bir daha asla hiç yaralanmamış gibi yaşayamayacağız."Yüzyıllar boyunca büyük kırılma anları ve sancılı dönüşümler yaşamış bir toplum. Anadolu insanının kültür dağarcığında yerini almış büyük bir sanatçı, önemli bir aydın. Kabilenin dışında kalıp onun için düşünenlerin trajedisi. Bu kitapta, Livaneli'nin penceresinden görünen Türkiye toplumunun manzarası ortaya çıkıyor.Kapitalizmin tektipleştirdiği bir dünyada her şeye rağmen varlığını sürdüren "insan"ı arıyor Livaneli. Reklamların, gürültülü televizyonların, şaşaalı unvanların arasından geçip "düşünce"nin peşine düşüyor. "Anı yaşa" sloganlarıyla bezenmiş bir dönemde, geçmişi terk etmeden, gelecekten vazgeçmeden, toplumuyla ve devletiyle hesaplaşıyor.Zafer Köse'nin Zülfü Livaneli ile yaptığı söyleşi, evrensel bir entelektüelin portresini sunuyor. Livaneli'nin onlarca yıldır sınanmış tavırları, iktidarlara direnmiş sözleri, eğilip bükülmeyen bir aydının düşünce dünyası. Toplumun kalbinden hayata açılan bir pencere.
von Adalet Ağaoğlu
Original bdg. 13,50 / 19,50 cm. In Turkish. 1000 p. Türk edebiyatinin basyapitlarindan Dar Zamanlar üçlemesi, ilk kez tek ciltte okurlariyla bulusuyor. "Agaoglu, Ölmeye Yatmak romaninin baskisisi olan Aysel tipinde, egitim düzeyinde ortaya konan Batici Cumhuriyet ideolojisi ile aile düzeyinde ortaya konan geleneksel ideolojiyi karsi karsiya getiriyor." -Hilmi Yavuz "Oguz Atay'in Tutunamayanlar'i ile aydinlarin iç dünyasina açilan pencere, Adalet Agaoglu'nun o nefis yapiti Bir Dügün Gecesi ile Tanpinar'in Huzur'unun bir uzantisi niteligine bürünmektedir." -Vedat Günyol "Adalet Agaoglu, yalnizca Hayir…'in son halkasini olusturdugu üçlemesiyle, bütün romanlariyla kimi sorunsallarin pesinde bir yazar kimligindedir. Romanlarinda en öne çikan yan, düsünsel içeriktir. Hayir… onun bu özelliginin belki de en yogun biçimde alimlanabilecegi bir roman…" -Füsun Akatli
von Birsen Ekim Özen
Paperback. 12,50 / 19,50 cm. In Turkish. 96 p. "Hediyelerin alinacagi Kapaliçarsi'nin nasil bir yer oldugunu arastirmaya karar verdim. Sonuçta orasi benim savas meydanim sayilir. Gülensu'yu geri püskürtmek için orada savasacagim. Bunu basarirsam dayim tekrar benim sevgili dayim olacak." Bu kitapta Sirin'le birlikte Beyazit Meydani'ni, Sahaflar Çarsisi'ni, Kapaliçarsi'yi gezecek ve çoook egleneceksiniz!
von Ahmet Simsirgil
Paperback. 13,50 / 21,00 cm. In Turkish. 208 p. Yillardir birçok tarihçi yetistiren, yaptigi televizyon programlariyla ve yazdigi kitaplarla tarihi yediden yetmise herkese sevdiren Prof. Dr. Ahmet Simsirgil'in kaleminden yepyeni bir seri: OTAG! Osmanogullarinin bir cihan devletine dönüsme macerasini anlattigi KAYI serisiyle yüz binlere ulasan Prof. Dr. Simsirgil, tarih okunun yayini bu defa daha geriye çekiyor ve Islâmlasma sonrasi Türk tarihini, kurulan devletleri, tarihe yön veren hükümdarlari anlatiyor. Herkesin anlayabilecegi, akici bir üslupla kaleme alinmis OTAG serisinin ilk kitabi Büyük Dogus Türkler ve Islâmiyet ile alakali merak edilen pek çok meseleyi aydinlatiyor. Türkler, gerçekten Saman miydi? Peygamber Efendimiz'in Türklerle alakali Hadis-i Serifleri nelerdi? Tarihi degistiren Talas Savasi'nda neler yasandi? Türkler, kiliç zoruyla mi Müslüman oldu? Türklerin Müslüman olusunda tasavvuf erbabinin rolü neydi? Türk ülkelerindeki sahabeler kimlerdi? Tarihteki ilk Müslüman Türk devleti hangisiydi? Ilk Müslüman Türk hükümdari kimdi? Ruslar Müslüman olmaktan neden vazgeçti? Ahmet Simsirgil'in OTAG -I- Büyük Dogus kitabini okudukça, geçmis yeniden yazilacak!
von Ahmet Şimşirgil
Bağ-ı alem içre gerçi pek safadır saltanatVakf etsen bir kuru gavgaya cadır saltanatBu zamanın devletiyle kimse mağrur olmasınKam alırsan adl ile ol dem becadır saltanatIII. Selim HanSon zamanların en çok okunan Osmanlı Tarihi serisi "Kayı", KAYI VIII: Islahat, Darbe ve Devlet adlı eserle kaldığı yerden devam ediyor. Prof. Dr. Ahmet Şimşirgil bu çalışmasında; Osmanlı padişahlarından III. Osman Han'ın tahta cülusuyla başlayıp sırasıyla III. Mustafa Han, I. Abdülhamid Han, III. Selim Han ve IV. Mustafa Han dönemlerini anlatıyor.Tam yarım asır devam eden bu dönemde savaşlar, barışlar, ıslahatlar, imar faaliyetleri ve Osmanlı padişahları ile önemli devlet adamlarının şahsiyetleri yanında;Devlete yapılan ihanetleri görüp üzüleceksiniz!Çerkezistan'da İslam'ın yayılması uğrunda verilen mücadeleyi görüp gayretleneceksiniz!Kırım'ın nasıl elden çıktığını okuyup kahrolacaksınız!Darbelerin ülkede yaptığı tahribata şahit olacaksınız!Çeşme Limanı'nda Osmanlı donanmasının ateşe verilmesindeki gaflete yanacaksınız!Padişahların kötü gidişatı durdurmak, ülkeyi yeniden düzlüğe çıkarmak yolunda bitmeyen gayretlerini görüp heyecanlanacaksınız!Napolyon'un Mısır seferi ve sonrasında Cezzar Ahmed Paşa'nın Akka Müdafaası'yla gururlanacaksınız!Bunlar ve daha birçok mesele Prof. Dr. Ahmet Şimşirgil'in eşsiz üslubu ve yorumlarıyla KAYI VIII: Islahat, Darbe ve Devlet kitabında sizleri bekliyor.
von Yasin Pisgin
Paperback. 13,50 / 21,00 cm. In Turkish. 336 p. Edited by Yasemin Mus Cover design by Yasin Çetin Kur'an; Azîz olan izzet sahibi, Rahîm olan rahmet sahibi Allah'in indirdigi hikmet yüklü bir kitaptir. Kur'an; bir hakikat çagrisi, bir hidayet rehberidir. Bu kitap Allah'in sesidir, nefesidir; Allah'in kelamidir. Insan, Kur'an'la ne kadar iç içe girerse Allah'in sesini, nefesini, solugunu o kadar içinde, iliklerinde hisseder. O soluk insani pisirir; olgunlastirir… Kur'an; arayis içindeki insani esfel-i safilinden, batakligin dibinden alip Allah'in rizasinin istikametine sevk etmek için indirilmis bir kitaptir. Kur'an hatirlatir... Insanin fitratindan gelen devasa sorulara, arayislarina cevap verir. Insanin ruhuna, benliginin derinliklerine hitap eder. Yeter ki insan içindeki o sese kulak verebilsin. Kur'an Peygamberimizin kalbine inmistir; sahsiyetine ve benligine inmistir. Onu yemesiyle, içmesiyle, oturmasiyla, kalkmasiyla yasayan Kur'an yapmistir. Kur'an müminin de kalbine inmeli çünkü kalp, insanin sahsiyetinin, karakterinin, benliginin merkezi ve baskentidir. Yasin Pisgin, Yasin Suresi tefsiri olarak hazirlanan Kur'an'in Kalbine Yolculuk'ta Kur'an'dan mü'minin kalbine; mü'minin kalbinden Refîk-i âlâya uzanan yola isaret ediyor. Kur'an'in Kalbine Yolculuk bu yolda gidenleri Kur'an'in derinliklerine daldiriyor. Ta ki Kur'an'in sirlari gönüllere asikâr olsun.