Empfehlungen basierend auf "Kader Gayrete Aşıktır"

Based on your reading history, we think you will also enjoy the following books.

von Elif Şafak

İlk baskısı Doğan Kitap tarafından 2013 Aralık ayında yapılan kitap, Türkçeye "Omca A. Korugan" tafından çevilmiştir. Kapak tasarımı "Uğurcan Ataoğlu", Kapak grafik tasarımı "Handan Tepe", Dijital illustrasyon "Onur Aynagöz" bölüm illustrasyonu "Yiğit Karagöz" tarafından hazırlanmıştır.Yolu İstanbul'a düşen bir fil bakıcısı olan Cihan, burada Mimar Sinan ile tanışır ve büyük mimarın çırağı olur. Mimar Sinan; Cihan ve fili Çota ile birlikte tarihin en muhteşem mimari eserini ortaya koyarlar.Tarih, dostluk, entrika ve kıskançlık temalarının işlendiği kitap kısa zamanda Türkiye'de ve Dünya çapında büyük ilgi görmüştür.

von Kerstin Gier

Original bdg. 13,50 / 21,00 cm. In Turkish. 400 p. Rüyalarin gizemli ülkesine, merak uyandiran bir yolculuk… Kertenkele tokmakli, gizemli kapilar; konusan tas heykeller ve elinde baltasiyla, delirmis bir bakici… Liv Silber'in rüyalari son zamanlarda epey tuhaflasmistir ve içlerinden biri fazlasiyla kafasini kurcalamaktadir. Bu rüyada geceyarisi dört çocugun gizemli ve karanlik bir ayin gerçeklestirdigi bir mezarliktadir. Üstelik Liv bu dört genci normal yasaminda tanimaktadir çünkü Grayson ve üç arkadasi gerçekten vardir.  Liv kisa süre önce bu dört gencin okudugu okula kaydolmustur ve aslinda hepsi iyi çocuklardir. Mezarliktaki geceden daha korkutucu olan, arkadaslarinin Liv'in rüyada söyledigi ancak gerçek hayatta hiçbir sekilde sözünü etmedigi seyleri bilmesidir. Çocuklarin bunu nasil ögrendigini çözmek ise, bilmeceleri çok seven Liv'in uzak duramayacagi kadar çekici bir gizemdir…  "Okurlari kesinlikle memnun edecek. Dört yüz sayfa yetmiyor ama neyse ki devami yolda." - Karin Wehrheim "Asiri eglenceli, ask dolu, gizemli bir rüya."  - Brigitte "Sempatik ve özgüvenli baskahramaniyla hassas ilk asklara dair merak uyandirici bir roman. Daha ne olsun ki?"  - Stefanie Leo

von Zulfu Livaneli

Romanlari cok satanlar listesinden inmeyen, oduller alan, 30 dile cevirilen, sinemaya ve tiyatroya aktarilan Zulfu Livaneli, Leyla'nin Evi'nde her biri ayri bir dunyadan gelen insanlarin hayatlarini bir Istanbul romaninda kesistiriyor...Bogazici'nde Bosnalilar Yalisi'nda dogup buyumus pasa torunu Leyla Hanim, yalinin yeni sahibi omer Cevheroglu tarafindan sokaga atilir ve mahallenin cocuklarindan gazeteci Yusuf'un Cihangir'deki bekir evine siginmak zorunda kalir. Yusuf'un sevgilisi Rukiye ("sahne adi"yla Roxy), Almanya'da peep show'larda modellik yapmis, hip-hop tarzi muzik yaparak "yirtmaya" ugrasan bir Almanci kizidir. Leyla Hanim, yalinin yeni sahipleriyle gorusmeye calistigi bir gun, omer Bey'in babasi, Kadizade Konagi'nin emektar vekilharci, dort kusaktir konaklarda hizmetkirlik yapan bir aileden gelen Ali Yekta Bey ile tanisir. Her biri ayri bir dunyadan gelen bu insanlarin hayatlarinin kesismesi, onlari hem kendilerini hem de birbirlerini degistirecekleri, kimi zaman acili kimi

von Michael Ende

Zaman, yaşamın kendisidir. Ve yaşamın yeri yürektir.Momo, büyük bir kentin tiyatro harabelerinde yaşayan küçük bir kızdır. Buldukları ya da kendisine hediye edilenler dışında hiçbir şeyi yoktur. Ancak olağanüstü bir yeteneği vardır: Momo, muhteşem bir dinleyicidir ve bunun için oldukça bol zamanı vardır.Bir gün hayaletimsi topluluk "duman adamlar" ortaya çıkar. İnce hesaplı planlar kurup insanların zamanını çalarlar. Onları durduracak tek kişiyse Momo'dur.Momo elinde bir çiçek, koltuğunun altında bir kaplumbağa ve gizemli Hora Usta'nın da yardımıyla koskoca duman adamlar ordusunun karşısında tek başına durur. Acaba Momo, zamanı çalan adamları tek başına alt edebilecek midir?Toplumumuz ve günümüz insanının zaman algısı ve zamanı okuması üzerine bir masal olan Momo'yla Michael Ende, Alman Gençlik Edebiyatı Ödülü'ne layık görülmüştür. Pek çok kez sinemaya uyarlanan Momo, kırktan fazla dile çevrilmiş, tüm dünyada 7 milyonun üzerinde satılmıştır."Michael Ende'nin romanları uzun yıllardır 'kült kitaplar' arasında."Stuttgarter Zeitung"Momo, hem çocuklar hem de yetişkinler için bir masal niteliğinde."Die Welt"Michael Ende'nin hayal gücü ve fantazyalarla dolu bu masal-romanı dünya çapında bir başarıya ulaştı ve klasikleşti."Buch aktuell

von Nihan Kaya

İyi aile yoktur. Ya da paradoks şu ki iyi aile, "İyi aile yoktur" düsturuyla hareket edebilen ailedir.İnsanlar çocuk sahibi olduğunda farkında olmadan kendi çocukluğuna dair hisleri yaşar. Çocuğumuzla ilişkimiz, anne-babamızla ilişkimizin devamıdır.Çocuğumuzla doğru bağ kurma, kendi çocukluğumuzu ve içimizdeki çocuğu tamir etmekle olur. Her insanın içinde anne, baba, çocuk vardır ve güçlü psikoloji aslında, içimizdeki çocuğun güçlü olduğu, saygı gördüğü psikolojidir.İyi Aile Yoktur sadece anne-babalar değil, çocukluk geçirmiş ve kendisini daha iyi anlamak isteyen her yaşta insan için yazıldı.Bu kitabın sunduğu farklı bakış açısıyla, neden acı çektiğimiz, sevilmeyi neden isteyip sevgiyi kaybettiğimizde neden üzüldüğümüz, işlerimizi neden ertelediğimiz gibi kendimize dair birçok şeyin altındaki nedeni yepyeni bir gözle, şaşkınlıkla keşfedeceksiniz.İngiltere'de Essex Üniversitesi'nde Psikanaliz yüksek lisansı yapan, Avrupa ve Amerika'da psikoloji alanında konferanslarda tebliğler sunan ve çocukluk atölyeleriyle ebeveynlerle buluşan Nihan Kaya, yıllarca süren çalışmalarını bu kitapta derliyor.

von Sümeyye Koç

Paperback. 13,50 / 21,00 cm. In Turkish. 568 p. Edited by Ebru Çaloglu Içimde dinmek bilmeyen bir sizi vardi, gözlerimin perdesinde sönmeyen bir ates, atesin ortasinda yanan iki yarali ruh… Onlar bizim ruhlarimizdi, bitmeyen bu yanginsa ikimizin hak edilmis cezasiydi. Çikmaziydi, sonuydu, uçurumuydu… Ama suçluydu; kaderin sadece kendi avuçlarinda olduguna inandi, en büyük günahini karanlik bir geceye hapsedebilecegini sandi, yanildi. Ve suçluydum; çünkü hep sustum, sirtimi döndüm, kalbimi kapattim. Sonunda ikimiz için, iki derin mezar kazdim. Mecruh düsüncelerin elime tutusturdugu silahi önce ona, sonra kendime dogrultacaktim. Iki ölüm gördügüm iki karanlik gece için, iki kursunla bitirecektim isimizi. Olmadi. O silah sadece benim kalbimde patladi. "Bunu bana neden yapiyorsun?" diye sordu. Hiçbir sey söyleyemedim. Kendi içinde maglup oldugu kaçinci savasti bu? "Ben bileklerime kelepçe takildiginda bile bu kadar tutsak hissetmemistim… Benden daha ne istiyorsun?"

von Roxane Gay

Paperback. 13,50 / 21,00 cm. In Turkish. 432 p. Bir kafesin içindeydim ve bu, içine tikilacagim kafeslerin sadece ilkiydi... Varlikli bir ailenin kizi olan Mireille Duval Jameson, yaz tatili için kocasi ve ogluyla birlikte Haiti'deki ailesinin yanina gelir. Bir ögleden sonra, sahile inmek üzereyken silahli adamlar tarafindan kaçirilir. Haiti'de sikça görülen kaçirilma vakalari çogu kez pazarliklar sonucu kisa sürede son bulmaktadir. Ancak onun durumu farklidir çünkü babasi talep edilen yüklü miktardaki fidyeyi ödemeyi reddederek pazarlik etmeye kalkar. Kizini kaçiran adamlarin ise buna niyeti yoktur. Böylece, genç kadinin iskence ve tacizlerle dolu esareti baslamis olur. O artik hiç kimsedir. Esareti boyunca kendisine dayanma gücünü ise hiç kimse oldugunu düsünmek vermistir. Bu yüzden de iki farkli kadina dönüsür: her seyi hatirlayan ve hiçbir sey hatirlamayan… "Roxane Gay'in en büyük basarisi, hikâyesini oturttugu temele pek çok farkli unsuru titizlikle dahil edebilmesidir." - The New York Times "Bu kitapta basit bir kaçirilma olayindan çok daha fazlasi var. Roxane Gay romanina politik ve sosyolojik gözlemlerini de katarak ortaya oldukça gerçekçi bir hikâye çikmayi basarmis." - Chicago Magazine "Kafes'i okurken duygudan duyguya geçis yapacak, Mireille'in hayatta kalma savasina taniklik ederken kendinizi çogu kez ‘onun yerinde olsam ne yapardim?' sorusunu sorarken bulacaksiniz." - Cosmopolitan

von İclal Aydın

Üzüm ve zeytinin, yağ, bal ve şarap küplerinin, kadırgaların, binbir şifalı otun en eski vatanı Urla. Dünyanın zalimliği ve insanın vahşiliğinden şüphesi olmayanları, dünyanın güzelliği ve insanın iyiliğine inandıran bir yer burası. Bir zamanların efsane gazetecisi, dünyaya küskün Oktay Onur Yortan'ın ise çocukluğunun huzurlu bahçesi. Dünyadaki değer yitimine isyan edip tüm kariyerinden ve hayatın yüklerinden vazgeçip sığındığı liman. Kaçıp geldiği geçmişinden ve eski güzel günlerin anısından seçip sakladığı eski aşkı Filiz Canan şimdi kıymeti bilinememiş, kaçırılmış bir mutluluk fırsatı artık.Söylenememiş sözlerin altında kalan koca bir ömürde ikisi de birbirinin hikayesini yarım bıraktı. Ama okumaları ve bitirmeleri gereken asıl hikaye, Urla'daki o evin fotoğraflarından gülümseyen, sevgiyi bir yaşam direnişi olarak kucaklayan ve sıradanlığıyla bir hayat kahramanı olan Nona'ya ait. Nona'nın yaşadığı yüzyılın sonlarına yetişen Kerem ve Zeynep'in de dahil olduğu 48 saatlik maceraya sığan bir asırlık ömrün dökümünde, Nona sadece onlara değil, bu yüzyılın tüm insanlarına sesleniyor:"Acı dediğin taş, insan dediğin su gibidir. Taşın üstünden kayar gider, toprağa karışır. Taşa her vurduğunda acır canın. Ama toprakla buluştukça acın azalır. Acıdan sonra bir bakmışsın ki o toprakta ne çiçekler, ne hayatlar dirilmiş. Hem su deyip geçme; o su, taşı bile aşındırıp yıpratır."Peki ya Oktay Bey? Karşısında oturan iki gence bütün kalbiyle, "Ölmekten değil yaşamaktan korkmamaktır kahramanlık," derken haklı mı?

von Jonice Webb, Christine Musello

"Çocuklukta İhmalin İzi: Boşluk Hissi, ebeveynlerimizden bize kalan mirasa farklı ve açık bir şekilde ışık tutmakla kalmayıp çocukluğumuzda ebeveynlerimizden aldıklarımızın, yetişkinlik döneminde duygusal ve sosyal anlamda bizleri nasıl etkilediğini anlamamıza yardımcı oluyor. Dr. Webb zengin, sıcak ve empati yüklü cümleleriyle doğrudan bize hitap ederek, duygusal olarak karşılaştığımız engelleri tanımlamamıza ve bu engellerin üstesinden gelebileceğimiz yolları bulmamıza destek sağlıyor."- Dr. Jeffrey Pickar, Harvard Tıp FakültesiBazen hayatınız sadece geçip gidiyormuş gibi hissediyor musunuz? Çok iyiymiş gibi davranıp, gizliden gizliye yalnız ve kopuk hissettiğiniz oluyor mu? Belki çok güzel bir hayatınız var, işinizde çok iyisiniz ama bu durum sizi mutlu etmeye yetmiyor mu?Öyleyse yalnız değilsiniz. Dünya sizin gibi düşünen insanlarla dolu. Kendini bu dünyaya ait hissetmeyen, hissettiklerini kelimelere dökemeyen ve yeteri kadar mutlu olmadığı için kendini suçlayan birçok insan var.Siz de bu kişilerden biriyseniz, eşinize yeteri kadar bağlı olmadığınızı düşünebilirsiniz, diğer insanlar kadar derinden sevemezsiniz ya da kendinizi mutlu hissetmezsiniz.Jonice Webb, Amazon'da dünyanın en çok satan psikoloji kitaplarından birini yazarak iddiasının ve çözüm yöntemlerinin tüm dünyada geçerli olduğunu kanıtlıyor. Milyonlarca kişinin hayatına katkı yapan bu kitabı, okunması gerekenler listenizde en üste almalısınız.

von Zülfü Livaneli

1991 yılında yayınlanan Orta Zekalılar Cenneti ile 2010 yılında yayınlanan Sanat Uzun, Hayat Kısa'dan derlenen yazılar elden geçirilmiş yeni baskısıyla okurlarla buluşuyor."Orta Zekalılar Cenneti'ni yazdığım yıldan bu yana, Türkiye'de ve dünyada çok şey değişti ama gözlemlerime göre 'orta zekalı'ların iktidar alanı daha da genişledi, neredeyse başa çıkılmaz bir ortak paydaya dönüştü. Toplum kaliteyi -deyim yerindeyse- kusmaya başladı, iyiliğin yerini kötülük, temizliğin yerini pislik, hakkın yerini haksızlık, kibarlığın yerini kabalık, ahlakın yerini ahlaksızlık alma yolunda epey ileri gidildi.Ne olup bittiğini anlamamıza destek verebilecek böyle bir kitabı yeniden yayınlarken, iki ayrı kitaptan, yani Orta Zekalılar Cenneti ile daha sonra yayınlanmış olan Sanat Uzun, Hayat Kısa'dan bir derleme yapmayı ve birlikte sunmayı istedim. İçimden öyle geldi. Umarım okurlar bunu uygun karşılarlar."-Ömer Zülfü Livaneli -