Empfehlungen basierend auf "Kücük Prens"
Based on your reading history, we think you will also enjoy the following books.
von Jose Mauro De Vasconcelos
Yazarlıkta karar kılıncaya kadar, boks antrenörlüğünden ressam ve heykeltıraşlara modellik yapmaya, muz plantasyonlarında hamallıktan gece kulüplerinde garsonluğa kadar çeşitli işlerde çalışan Jose Mauro de Vasconcelos'un başyapıtı Şeker Portakalı, "günün birinde acıyı keşfeden küçük bir çocuğun öyküsü"dür. Çok yoksul bir ailenin oğlu olarak dünyaya gelen, dokuz yaşında yüzme öğrenirken bir gün yüzme şampiyonu olmanın hayalini kuran Vasconcelos'un çocukluğundan derin izler taşıyan Şeker Portakalı, yaşamın beklenmedik değişimleri karşısında büyük sarsıntılar yaşayan küçük Zeze'nin başından geçenleri anlatır. Vasconcelos, tam on iki günde yazdığı bu romanı "yirmi yıldan fazla bir zaman yüreğinde taşıdığını" söyler.Aydın Emeç'in, güzel Türkçesiyle dilimize armağan ettiği Şeker Portakalı'nın başkahramanı Zeze'nin büyüdükçe yaşadığı serüvenleri, yazarın Güneşi Uyandıralım ve Delifişek adlı romanlarında izleyebilirsiniz.
von Arda Erel
Bir şeyler yolunda gitmediğinde, sen kendi yolunda gitmiyorsun demektir.hayat sana armağan edilmişken, sen o armağanı yaşayamıyorsun demektir.toplum, ailen, arkadaşların ya da sevgilin…kendini birilerinin dediklerine göre şekillendirdikçe, kendinden uzaklaştığının farkında mısın?benliğinden, isteklerinden, arzularından kopuyorsun.başka bir sen yaratıyorlar, sen de "o" oluyorsun.özüne in.kendine koş.o zaman sen de düzelirsin, gittiğin yol da.Kendine iyi bak…
von Matt Haig
Paperback. 14,00 / 21,00 cm. In Turkish. 296 p. Original ttle: The Midnight Library Translated by Kivanç Güney Edited by Ümran Özbalci Cover design by Rafaela Romaya, Betül Güzhan Düzelti - Redaksiyon : Betül Güzhan 42 Dile Çevrilen Uluslararasi Çoksatan 2020 Goodreads Yilin En Iyi Romani "Yasamla ölüm arasinda bir kütüphane var," dedi. "Bu kütüphanedeki raflar sonsuza kadar gider. Her kitap yasamis olabilecegin baska bir hayati yasama sansini sunar sana. Farkli seçimler yapmis olsan, su an nasil bir hayatin olacagini görürsün… Pismanliklarini telafi etme sansin olsaydi, bazi konularda farkli davranir miydin?" Nora Seed berbat halde. Kedisi öldü. Isinden kovuldu. Abisi onunla konusmuyor. Kimsenin ona ihtiyaci yok. Art arda alinmis kötü kararlarin sonucunda bir kütüphanede buluyor kendini. Zamanin hiç akmadigi bir gece yarisi kütüphanesinde, sonsuz sayida kitabin ortasinda... Kitaplarin her birinde Nora'nin farkli bir hayati yazili. Baska kararlar verseydi yasamis olabilecegi hayatlar. Farkli kariyerler, farkli esler, farkli arkadaslar, farkli sehirler arasinda gidip gelen Nora'nin akli sorularla doluyor. Mutluluk sadece önemli sandigimiz seçimlerde mi gizli? Yanlis giden her detayin sorumlusu gerçekten biz miyiz? Hayati yasanilir kilan ne? Yanlis bir karar insanin tüm hayatina mal olabilir mi? Ingiliz edebiyatinin önemli isimlerinden Matt Haig; Nora'nin pismanliklara, ihtimallere ve yeniden seçme imkânina dair çiktigi bu yolculukta, ona eslik edecek okurlara sürükleyici ve insanin en temel sorunlarini konu alan bir kurgu sunuyor. "Degismesini istedigimiz bir dünyada hep birlikte sikisip kalmisken, tam zamaninda yazilmis bir modern çag masali, günümüzün Sahane Hayat'i." Jodi Picoult "Kitaplarin yasami degistirme gücünü kutlayan, içtenlikle ve mizahla yazilmis, bastan çikarici bir roman." Sunday Times "Matt Haig sözcükleri konserve açacagi gibi kullaniyor. Konserve de biziz." Jeanette Winterson
von Yu Hua
Aile servetini yiyip tükettiği gençlik günlerinde, uzun bir hayatın ona neler sunacağından habersizdir elbette Fugui.Yıllar sonra, yaşlı öküzüyle tarlasını sürerken tanıştığı bir yabancıya hayatından söz etmeye başladığında, şımarık bir gencin başına gelenlerden fazlasını sayıp dökecektir bu yüzden: Fugui, kendisiyle birlikte altı insanın hayatını, kaderin sürprizlerini, yaşamın acılarını ve sevinçlerini anlatır. Onun dilinden -daha doğru bir ifadeyle Yu Hua'nın kaleminden- dökülenler, insanlık durumlarına dair epik bir romana dönüşür böylece. Basit bir anlatım, güçlü bir anlatı doğurur: Sabanın toprakta bıraktığı izlere benzer kağıt üzerinde satırlar. Yaşamın her şeyi kapsaması gibi, Yaşamak da hayatı olduğu gibi kucaklar. Doğumları ve ölümleri, mutsuzlukları ve umutlarıyla...Yayımlandığında ülkesinde yasaklanmasına rağmen, bir hayat öyküsü okumamış da sanki bir hayat yaşamış olduklarını söyleyen okurlarının her geçen gün artmasıyla bir "modern klasik"e dönüşen Yaşamak'ı Bahar Kılıç, Çince aslından çevirdi.
von George Orwell
Asil adi Eric Arthur Blair olan Ingiliz yazar George Orwell’in siyasi hiciv tarzindaki kisa Öyküsü Hayvan çiftligi 1945 yilinda yayimlanmistir. Eser, alegorik açidan zengin bir eserdir ve Sovyetler Birligi, Nazi Almanyasi gibi totaliter rejimleri mizahî bir dille elestirmektedir. Hayvan çiftligi, Özet olarak Stalinizmi yerden yere vururken Sovyetler’in kurulusundan bu yana gerçeklesen olaylari hicveder. Hayvan çiftligi eserinde adi geçen karakterlerin büyük bir kismi domuz, kuzgun, kÖpek gibi hayvanlardir ve bu hayvanlar Stalin, Lenin, Marx gibi tarihî kisilerin alegorisi niteligindedir. Kitabin ilk çevirisi saygideger Halide Edip Adivar tarafindan tercüme edilmistir. Kitabin günümüzdeki baskisi Celal üster’in çevirisi ve Can Yayinlari’nin Özenli çalismasiyla okuyuculara sunulmaktadir. Kitabin 2016 Türkçe baskisindaki kapak tasarimi degerli sanatçi Utku Lomlu’ya aittir. George Orwell Hayvan çiftligi kitabi, yillardir o
von Paulo Coelho
Simyacı, dünyaca ünlü Brezilyalı yazar Paulo Coelho’nun üçüncü romanı. 1996 yılından bu yana Türkiye’de de çok okundu, çok sevildi, çok övüldü bu kitap. Bir büyük Doğu klasiği olan Mevlânâ’nın ünlü Mesnevî’sinde yer alan bir küçük öyküden yola çıkarak yazılan bu roman, yüreğinde çocukluğunun çırpınışlarını taşıyan okurlar için bir “klasik” yapıt haline geldi.