Empfehlungen basierend auf "Iskender (Turkish Edition)"

Based on your reading history, we think you will also enjoy the following books.

von Hanya Yanagihara

Paperback. 13,50 / 19,50 cm. In Turkish. 864 p. Üniversiteden tanisan dört erkek arkadas: Nazik, yakisikli ve oyunculukta kariyer yapmak isteyen Willem. Sanat dünyasina hizli bir giris yapmak isteyen, zeki ama bazen kalpsiz davranabilen JB. Hayallerini gerçeklestirememis, aileden zengin mimar, Malcolm. Bu arkadas grubunun merkezinde duran, tam bir kapali kutu olan avukat Jude. Yillar içinde dörtlünün dostluklari bagimlilik, söhret ve kibirle dönüsür ve derinlesir. Üç arkadasin karsilastiklari en büyük zorluk, hem bedensel hem de duygusal olarak agir yarali arkadaslari Jude'un yaninda yer almak olacaktir. Jude'un üstesinden gelemedigi çocukluk travmalari tüm yasamini etkileyecek ve dostlari onu hayatta tutmak için ellerinden geleni yapacaklardir. Dostluk, ask, kalp kirikligina dair dokunakli, müthis bir hikâye... "Enfes... Bu romani bir saheser olarak adlandirmak hiç de mübalaga olmaz. Hatta bu kelime hafif bile kalir." San Francisco Chronicle "Harikulade... Travma ve arkadaslik öylesine zekice ve derin bir kavrayisla ele aliniyor ki bu roman bundan sonra bu konuda yazilmis tüm romanlar için bir ölçüt olacak." The Wall Street Journal "Degersiz Bir Hayat baska hiçbir romana benzemiyor. Siniri asiyor, çizgiden disari tasiyor, kisaca unutulmaz." The Independent "Içinize isliyor. Yanagihara insanin davranisinin en asagi ve en yüce uç noktalarini can acitici bir yogunlukla sorgulayabilme yetenegine sahip bir yazar." The Times Literary Supplement

von Hoimar von Ditfurth

Paperback. 13,50 / 21,00 cm. In Turkish. 428 p. Translated by Veysel Atayman Edited by Çigdem Sentug Cover design: Adnan Elmasoglu Genel Yayin Yönetmeni : Mustafa Küpüsoglu "Beynimiz hazir, bir sekilde gökten düsmedi. Beynimiz yaklasik bir milyon yil önce kendi varliginin bilincine varmaya basladiginda en azindan bir milyar yasindaydi. Öznenin yasantisinda ilk kez dünyanin bir tür izdüsümü, bir tür kopyasi ya da imgesi ortaya çiktiginda, bu imgenin neye benzeyecegi konusundaki kararlar evrimce çoktan alinmisti… Her halükârda bunlar biyolojik kararlardi." –Hoimar von Ditfurth "Hoimar von Ditfurth, bilimsel bilgilerin içinden ilerleyerek dünyanin bütünsel bir resmini çikartiyor karsimiz. Burada bize aktarilan sey ‘bilimin ne dedigi' degil. Bilimden yararlanarak ve bilimsel bilgiden en küçük bir ödün vermeyerek dünyayi kavrayisimiza iliskin bir öykü, hatta bir roman yaziyor Ditfurth. Bu nedenle onun kitaplarina ‘popüler bilim' sifatinin ne kadar uydugunu sormadan edemiyorum. Ya da acaba ‘asil popüler bilim budur' mu demek gerekiyor?" –Turgay Kurultay

von Zülfü Livaneli

"Gerçek bir şaheser! Teknik ve psikolojik olarak mükemmel! Öldürmek mi bağışlamak mı ikilemini en iyi veren roman." Yaşar Kemal"Arkadaşlarım bunun farkında değil ama ben bu bağlantıların üstünde ya da dışındayım. Onlar gibi davranmaya, onlara benzemeye çalışıyorum, lakin içim farklı, işte romanı yazan zavallı arkadaşımın inemediği derinliklerden biri de bu. O beni, politik geçmişi olan ve Kuzey sürgününe savrulmuş, sıradan insanlardan biri sanıyor. Başımdan geçenleri, benden daha ilginç buluyor. İçimdeki derin ve köklü karanlığın farkında değil. Çünkü insanları konuşarak tanıyamazsınız. Konuşmak, canlı yaratıklar arasındaki en etkisiz iletişim aracı. Dil yalan söylüyor, olanları çarpıtıyor, insanlığın hiç bıkıp usanmadığı klişeleri tekrarlıyor. Bu yüzden, insanları dinlemek onları anlamak için yeterli değil."12 Mart rüzgarlarının İstanbul'dan Stockholm'e savurduğu bir mülteci olan Sami Baran, yattığı hastanede Türkiye'den bir hastayla karşılaşır. Bu adam, başına gelenlerin sorumlusu olarak gördüğü eski bir bakandır. Ondan intikamını almak amacıyla Şili, Uruguay, İran gibi farklı ülkelerden gelmiş mülteci arkadaşlarıyla birlikte bir plan yapar.Ancak, bu planı gerçekleştirmek o kadar kolay olmayacaktır: Sami Baran, anadilin yeri geldiğinde düşmanla da anlaşma aracı olabileceğini hesaba katmamıştır. Ve bu, planın önündeki engellerden sadece biridir...Zülfü Livaneli'nin usta kaleminden, sürgün yaşamı ve öldürmek-bağışlamak ikilemi üzerine, okurları ve eleştirmenleri değişik kurgusu ve beklenmedik final(ler)iyle de etkileyen, kusursuz bir roman.

von Esma Fethiye Güclü

Durup kiraz aacn selamlyorum. Babamla birlikte her gn getiimiz sokaktan baknca onu uzaktan -ama sadece biraz uzaktan- grebiliyorum. Aslnda karmda grdm ey renkli bir leke ama ben onun aa olduunu, yani hayallerimdeki gibi iyi yrekli bir devin salar olduunu biliyorum. Tamamen bulank, ama orada. Yazarn kendi yaam hikayesinden esinlenerek, kk bir kzn grme yetisini kaybetmesiyle ilgili kaleme alnm olan bu roman her yatan okur iin. Kk Prens, imdeki Mzikgibi kitaplarn hayranlar iin ok zel bir yeri olacak. Mafalda, dokuz yandaki bir kz ocuu ve bildii bir ey var: Gelecek alt ay iinde, grme yetisini tamamen kaybedecek. Mafalda, grnrdeki bu karanlk gelecekte yolunu bulabilecek, okula gidebilecek, futbol oynayabilecek ve kedisine bakabilecek mi Ailesi ve arkadalarnn yardmyla Mafalda, kendisi iin nemli olan eyleri kefetmeye alr. Grme yetisini kaybetse de yapabilecei eylerin listesini karr. lham veren bir cesaret ve kararllk hikayesi.

von Talha Uğurluel

Kitapları, televizyon programları ve geileriyle binlerce insanı keyifli bir tarih yolculuğuna çıkaran Talha Uğurluel anlatıyor.Arzın Kapısı Kudüs ilk defa kullanılan fotoğraflar ve şehir haritasıyla sizi şehrin damarlarında gezdiriyor, tam bir görsel şölen sunuyor.Kudüs. Dünyada hiçbir şehir dinler tarihi açısından Kudüs'le yarışamaz. Üç semavi dinin de bu beldeyi aziz tuttuğunu, onun için mücadele ettiğini biliyoruz.Ya bilmediklerimiz. Anlatılmayanlar. Görülmeyenler.İsrailoğullarını Kudüs'e taşıyan peygamber kimdi? Hz. Musa Kudüs'ü görmüş müydü?Hz. Süleyman'ın kabri nerede?Mardinli Artuk Bey'in Kudüs'te ne işi vardı? Kudüs Türk hakimiyetinde neler yaşadı?Selahaddin Eyyubi'nin Kadınlar Mescidi geçmişte Tapınak Şövalyeleri'nin yönetim merkezi miydi?Osmanlı'yı arkadan vuran Şerif Hüseyin ve oğullarının akıbeti ne oldu?Hitler, Yahudi sürgünü fikrini Roma İmparatoru Hadrian'dan almış olabilir miydi?Filistin devletinin temellerini atan, Çanakkale gazisi Muhammed Emin el-Hüseyni Türkiye'ye neden kaçak girmek zorunda kaldı?Bu kitabı okuduğunuzda Taht-ı Süleyman'dan Antonia Kulesi'ne, Mescid-i Aksa'dan Kubbetü's-Sahra'ya birçok mekanı görmüş gibi olacaksınız.

von M. Barış Muslu

NeuroFormat 2.0. İyileşme mucizesinde bir üst sürüme geçiyoruz!Sizi tebrik ederim! Sağlığınız, mutluluğunuz için güzel bir adım attınız.Bu kitabı almak son zamanlarda kendiniz için yaptığınız en iyi şey olabilir. Tüm kalbimle inanarak söylüyorum: Okumayı bitirdiğinizde artık başka bir hayatınız olacak. Başka biri olacaksınız. Tamam, size evrenin sırrını vermeyeceğim. Açıkçası evrenin sırrına ben de ermiş değilim. Ama sağlıklı, mutlu bir varoluşun sırrını, bu kitapla ellerinize bırakacağım, garanti ederim!NeuroFormat Sistemi'ni kullanan yüz binlerce okurum kronik rahatsızlıklarını iyileştirdiler, fobilerini ve bağımlılıklarını yendiler, kilo sorunlarından kurtuldular, birçok ciddi rahatsızlığı alt ettiler. Bu güzel şeyler yaşanırken biz de ezber bozan gelişmelere şahit olduk!NeuroFormat Sistemi adeta bir üst sürüme geçti! Bizim için mucize kelimesinin tanımı bile değişti. Hepsini anlatacağım...Birlikte heyecanlı bir yolculuğa çıkıyoruz! Bu yolculukta şimdiyi iyileştirmekle kalmayacak, adeta zaman makinesine atlayıp geçmişin senaryosunu da değiştireceğiz! İnanılmaz ama gerçek diyeceğiniz şeyler okumaya hazır mısınız?

von Elif Şafak

Elif Şafak'ın yayıncılığımızda bir fenomen olan, 1 milyona yakın satan romanı Aşk'ın en çok sevilen, en çok paylaşılan bölümü Aşkın Kırk Kuralı kitap oldu...Ella ve Aziz'in aşkını, Mevlana ve Şems'in yoldaşlığını güzel ve büyülü bir çerçeve gibi saran Aşkın Kırk Kuralı, Şafak'ın aşk, tasavvuf ve anlam arayışı üzerine kaleme aldığı bir metin. Kitapta bu kırk kurala Aşk kitabında yer alan, aşka dair en güzel cümleler de eşlik ediyor.Bu kitap için özel olarak yazdığı Sunuş yazısında Elif Şafak "Uçsuz bucaksız bir deryadır tasavvuf" diyor. "kiminin elinde bir kepçe, kiminin elinde bir çay kaşığı. herkes kendi yüreğinin kabı kadar çeker o denizden. hoşça bakın zatınıza."

von Pierdomenico Baccalario

Hayali Gezginler KulubuIkidir sayisi, denizi gozleyen koruyucularin,Kaprisli, tuyler urpertici ve kaldirmislar mizraklarini.Uctur sayisi onlari durduracak arkadaslarin,Ama inanin hicbiri cevirmeyecektir oteki yanagini.Julia duvara surtunerek birkac adim daha atti. Ici doldurulmus bir maymun kuklasinin yanindan gecip duvarin kosesinden oteki tarafa bakti. Yerde baska kelebekler, yanip sonen bir isik, ici doldurulmus devasa bir yaratigin bedeni ve yari aralik bir kapi vardi.Tuylu bir el birdenbire agzini kapadi. Kukla oldugunu sandigi maymunun kolu hizlica hareket edip onu geriye cekti. Julia gozlerini acip bagirmaya calissa da basaramadi. Yere dusup kendisini kelebeklerin ve cam kiriklarinin arasinda buldu. Ayaga kalkmayi denedi ama basina sert ve agir bir seyle vuruldu.Kilmore Koyu'nda en uzun gunun safagi. Yagmur her seyi gri bir ortuyle orterken simskler, gok gurultuleri ve patlama sesleri koyun sessizligini bozuyor. Oysa bunlarin fitinayla alakasi yok. Bunlar Kaptan Spencer'in efsanevi gemisi Mary Grey'den atilan top gulleleri.Artik herkes elinden geleni yapmali. Covenant ikizleri, en buyuk dusmanlariyla tek baslarina hesaplasmali. Cunku Kaptan Spencer'i yenebilecek tek kisi olan Ulysses Moore, ortalarda yok...Hayali Gezginler Kulubu, Ulysses Moore efsanesinin on ikinci kitabidir.Sayfa Sayisi: 288Baski Yili: 2012Dili: TurkceYayinevi: Dogan ve Egmont Yayincilik

von Yilmaz Ozdil

Son 10 yilda yasadigimiz her sey..."Bes gazetenin arsivinden 460 bin sayfa taradim. Sirf arsiv taramasi 1.5 senemi aldi. isim sehir Hayvan ve isim sehir Bitki gibi köse yazilarimdan derleme degil... Sifirdan yazildi. 3 Kasim 2002'de basliyor. Bugün

von Şermin Yaşar

Hayat ne biriktirir bizim için?Kırık dökük aşklar, yaşanmamışlıklar, olmamışlıklar, bir çocukluk anısına teğellenmiş hüzünler, aşkın sonsuz bekleyişleri, ayrılıklar, kentler, köyler, yollar, rüzgarlar, gündoğumları, biraz keder, biraz da neşeyle çatılmış evler. Hayat bizim için saklamaya hazır olduklarımızı, bize yakışanları, ihtiyacımız olanları ve bizi büyütecekleri, bizi biz edecekleri biriktirir.Göçüp Gidenler Koleksiyoncusu gidenler için bir ağıt, kalanlar içinse bir şiir, biriktirilmiş insan öyküleri.Şermin Yaşar, Göçüp Gidenler Koleksiyoncusu'nda o çok özlediğimiz "insan"a bütün görkemiyle geri döndürüyor bizi. Hazırlayın yüzünüzü. Gülüşünüzün yanına biraz da keder koyun, okurken biraz ondan alacaksınız, biraz bundan. Kıtlama çay içer gibi...