Empfehlungen basierend auf "İnsan Neyle Yaşar?"
Based on your reading history, we think you will also enjoy the following books.
von Zulfu Livaneli
Romanlari cok satanlar listesinden inmeyen, oduller alan, 30 dile cevirilen, sinemaya ve tiyatroya aktarilan Zulfu Livaneli, Leyla'nin Evi'nde her biri ayri bir dunyadan gelen insanlarin hayatlarini bir Istanbul romaninda kesistiriyor...Bogazici'nde Bosnalilar Yalisi'nda dogup buyumus pasa torunu Leyla Hanim, yalinin yeni sahibi omer Cevheroglu tarafindan sokaga atilir ve mahallenin cocuklarindan gazeteci Yusuf'un Cihangir'deki bekir evine siginmak zorunda kalir. Yusuf'un sevgilisi Rukiye ("sahne adi"yla Roxy), Almanya'da peep show'larda modellik yapmis, hip-hop tarzi muzik yaparak "yirtmaya" ugrasan bir Almanci kizidir. Leyla Hanim, yalinin yeni sahipleriyle gorusmeye calistigi bir gun, omer Bey'in babasi, Kadizade Konagi'nin emektar vekilharci, dort kusaktir konaklarda hizmetkirlik yapan bir aileden gelen Ali Yekta Bey ile tanisir. Her biri ayri bir dunyadan gelen bu insanlarin hayatlarinin kesismesi, onlari hem kendilerini hem de birbirlerini degistirecekleri, kimi zaman acili kimi
von Esma Fethiye Güclü
Durup kiraz aacn selamlyorum. Babamla birlikte her gn getiimiz sokaktan baknca onu uzaktan -ama sadece biraz uzaktan- grebiliyorum. Aslnda karmda grdm ey renkli bir leke ama ben onun aa olduunu, yani hayallerimdeki gibi iyi yrekli bir devin salar olduunu biliyorum. Tamamen bulank, ama orada. Yazarn kendi yaam hikayesinden esinlenerek, kk bir kzn grme yetisini kaybetmesiyle ilgili kaleme alnm olan bu roman her yatan okur iin. Kk Prens, imdeki Mzikgibi kitaplarn hayranlar iin ok zel bir yeri olacak. Mafalda, dokuz yandaki bir kz ocuu ve bildii bir ey var: Gelecek alt ay iinde, grme yetisini tamamen kaybedecek. Mafalda, grnrdeki bu karanlk gelecekte yolunu bulabilecek, okula gidebilecek, futbol oynayabilecek ve kedisine bakabilecek mi Ailesi ve arkadalarnn yardmyla Mafalda, kendisi iin nemli olan eyleri kefetmeye alr. Grme yetisini kaybetse de yapabilecei eylerin listesini karr. lham veren bir cesaret ve kararllk hikayesi.
von Lev Nikolayevic Tolstoy
Tolstoy’un “mürekkep hokkasının içine vücudundan etler bırakarak” yazdığını söylediği ölümsüz romanı Anna Karenina… Roman sanatına dair ders niteliğindeki işlenişi, içerdiği zenginlik, estetik değerinin yüksekliği ile güzelliğin simgesi Anna Karenina… Okumuş olmayla olmamanın yaşama bakışı doğrudan etkilediği, okurun, “sayfaların içine ruhumdan kabuklar bıraktım” diyeceği romanlardan Anna Karenina… Doğa, toplum, insan tasvirleriyle Tolstoy’un dehasının incelikli bir örneği olan roman, gücünü, insanın temel sorularından alır: İnsan ne için yaşar? İyi, kitapta okunacak kadar yüzeyde mi, hisle bulunacak kadar derinde midir? İkiyüzlü bir toplumda erdem nerededir? Sadakati belirleyen nedir? Mutlu olmak mümkün müdür? Aşk, ele geçirdiği varlığa göre mi biçim alır, yoksa aşkın o varlığı değiştiren bir gücü mü vardır? Tolstoy’un ana karakterleriyle birlikte dünyanın her köşesinden milyonlarca okur, yüz kırk yıldır benzer sorular sorarak, benzer arayışlara kapıldı. Siz de kapılacaksınız. Sormayacağınız tek soru, “aşk buna değer mi” olacak. Çünkü Tolstoy’un ruhunuzun derin sularına attığı bu taşla yükselen kumlar, size cevabı çoktan fısıldamış olacak. Onun, tüm karakterlerini anlamamızı sağlayan o bilge ışığıyla; haklı ve haksız’ı, iyi ve kötü’yü, doğru ve yanlış’ı siz de tekrar düşüneceksiniz. Yordam Edebiyat bu büyük eseri, Rusça çevirinin duayeni Hasan Âli Ediz’in Türkçesiyle sunmaktan gurur duyuyor. Beklentisi yüksek okurlar için…
von Defne Suman
Paperback. 13,50 / 19,50 cm. In Turkish. 376 p. Sevda bir kapidir. Nereye açildigini bilmezsin, yine de içeri adimini atarsin. Sanat tarihçisi Melike, Istanbul'daki Bizans kiliselerini gezdirecegi Yunan yönetmen Petro'nun kendisini bambaska bir amaçla aradigini bilemezdi. Petro'nun ortaya çikisinin, ailesindeki sir kapilarini bir bir aralayacagini, ask hikâyelerini, kayip hikâyelerini, acili ada hikâyelerini ortaya serecegini hayal bile edemezdi. Yaz Sicagi bir parçalanma ve kavusma öyküsü. Baba ile kizin... Kadin ile erkegin... Ana ile ogulun... Ikiye bölünmüs topraklar ile ayri düsmüs kardeslerin... Kendi duygusal gelgitlerimden, içimdeki didismeden, hiç hesapta yokken geçmise savrulmaktan yorulmustum. Hepsi Petro yüzünden. Babaannemin anisini getirmisti iste. Yaninda da babaminkini. Kapattigim pencereleri bal gözlerinin bir bakisiyla açivermisti. Ben artik açilmaz o pencereler zannediyordum. Kullanilmamaktan paslanmis, sismis, sikismistir.
von Ahmet Bulut
Bu kitabın muhatabı, "Asım'ın Nesli", "Diriliş Nesli", "Davası Allah olan adanmış nesil", "Ateşte ama yanmayan zamanın İbrahimi", zamanın Mus'ab'ı, Ammar'ı, Fatıma'sı, Zeyneb'i ve cennetin özlediği elmas nesil...Ahmet Bulut, sade dili, kıskıvrak yakalayan üslubuyla seni bir yolculuğa davet ediyor, sonu cennete varan bir yolculuk.Bu yolda, hedefini belirlemişsin, yoldaki engellerden azadesin...Gençlik nimetlerini, Allah'a yürürken bir nimet biliyorsun...Tuttuğun yola arkadaşlarını da davet ederek yeryüzünde bir müjdeci gibi ferahlıkla dolanıyorsun...Çünkü sen Allah'a Koşan Genç'sin!Kitaba Allah'a Koşan Genç ismini verdim.İstedim ki Allah'a koşasın.İstedim ki nefsin ve şeytanın kışkırtmalarından Allah'a kaçasın.İstedim ki seni cennet yurduna davet eden Rabbine, "Buyur Allahım emrine amadeyim," diyesin.İstedim ki Rahmet Peygamberi'nin(sav) özlediği ve, "Kardeşimdir," buyurduğu sen olasın.İstedim ki insanlığın kurtuluşu için kendine harap edercesine adanmış yüreğin kardeşi sen olasın.İstedim ki ateşler içinde ama yanmayan İbrahim, bıçağın kesmediği İsmail, suyun boğmadığı Musa, kuyunun yutmadığı Yusuf sen olasın.İstedim ki bir şehrin imarına adanmış yürek Mus'ab sen olasın.İstedim ki ıssız çöllerde yalnız kaldığında, ümitlerin tükendiği anda, "Allah bana yeter," diyen Hacer, karnındaki bebeği Allah'a adayan Hanne, sudaki bebeğe sahip çıkan Firavun'un sarayındaki Asiye sen olasın.İstedim ki sadakatin, sevginin ve fedakarlığın simgesi Hatice sen olasın.İstedim ki ilmin, ferasetin ve muhabbetin zirvesi Aişe sen olasın.İstedim ki iffetin, edebin ve hayanın membaı Fatıma sen olasın...Allah'a Koşan Genç, dünyasını gözden geçirmek isteyen herkes için gençlik nimetini nasıl bir hazineye çevireceğini merak edenlere bir el kitabı.
von Yilmaz Ozdil
Son 10 yilda yasadigimiz her sey..."Bes gazetenin arsivinden 460 bin sayfa taradim. Sirf arsiv taramasi 1.5 senemi aldi. isim sehir Hayvan ve isim sehir Bitki gibi köse yazilarimdan derleme degil... Sifirdan yazildi. 3 Kasim 2002'de basliyor. Bugün
von Teoman
Şarkılarıyla rock müziğe damgasını vuran Teoman bu defa kendi hayatına dair hikayelerini anlatıyor. Çocuk Teoman'dan rock yıldızı Teoman'a uzanan yolculuğunu anlatırken, zaman zaman şarkı sözleriyle röportajlardan alıntılar da anılara eşlik ediyor.Teoman şarkılarını yazarken kendi karanlığının sesine kulak veren, inişli çıkışlı ilişkilerimize, ayrılıklarımıza, yaralarımıza, özlemlerimize dokunan bir rock yıldızı... Bugüne dek hikayelerini hep şarkılarıyla anlatan Teoman, şimdiyse yaşamından küçük izleri, küçük anı parçalarını Fasa Fiso adlı kitabında bir araya getiriyor.Fasa Fiso'da tanıdığınızı sandığınız Teoman'dan çok daha fazlasını bulacaksınız, hatta aydınlık yanlarını bile... 50 yaşının olgunluğunda, geçmişe duyduğu özlemin her zerresini yaşayarak, eğlenceli yanlarını da ortaya koyarak hayatını ve hayatımızı özetleyen Teoman, kulağımıza eğilip "O peşinden koştuklarımız var ya, o yaşadıklarımız, onlar hep" diyor o içimize işleyen sesiyle, "hep Fasa Fiso."
von Zafer Köse
"Anadolu kültürünün ağır biçimde yara aldığını söylemek zorundayız. Elbette iyileşecek bu yaralar. İyileşeceğiz. Daha önce de kendi kendimizi yaralamıştık, onların da izi tamamen silinemez; ama bu son dönemde yaratılan düşmanlıklar, duygusal bölünmeler, toplumda öncekilerden daha yaygın yaralar biçiminde ortaya çıktı. Bir daha asla hiç yaralanmamış gibi yaşayamayacağız."Yüzyıllar boyunca büyük kırılma anları ve sancılı dönüşümler yaşamış bir toplum. Anadolu insanının kültür dağarcığında yerini almış büyük bir sanatçı, önemli bir aydın. Kabilenin dışında kalıp onun için düşünenlerin trajedisi. Bu kitapta, Livaneli'nin penceresinden görünen Türkiye toplumunun manzarası ortaya çıkıyor.Kapitalizmin tektipleştirdiği bir dünyada her şeye rağmen varlığını sürdüren "insan"ı arıyor Livaneli. Reklamların, gürültülü televizyonların, şaşaalı unvanların arasından geçip "düşünce"nin peşine düşüyor. "Anı yaşa" sloganlarıyla bezenmiş bir dönemde, geçmişi terk etmeden, gelecekten vazgeçmeden, toplumuyla ve devletiyle hesaplaşıyor.Zafer Köse'nin Zülfü Livaneli ile yaptığı söyleşi, evrensel bir entelektüelin portresini sunuyor. Livaneli'nin onlarca yıldır sınanmış tavırları, iktidarlara direnmiş sözleri, eğilip bükülmeyen bir aydının düşünce dünyası. Toplumun kalbinden hayata açılan bir pencere.
von George Orwell
Paperback. 13,50 / 19,50 cm. In Turkish. 304 p. Translated by Cihat Tasçioglu "Savas Baristir Özgürlük Köleliktir Cehalet Güçtür." Ne geçmisin ne gelecegin var oldugu, tüm olaylarin sonsuz bir "simdi"de yasandigi totaliter bir yönetim. Her seyin izlendigi ve kontrol altinda tutuldugu böylesi bir dünyada, yapilacak tüm planlar sadece ve sadece Parti ve "Büyük Birader" üzerine kurulu... George Orwell, baslangiçtan bitisine herkesi gerçekligine ikna edecek, kusursuz bir metin insa ediyor. Yirminci yüzyilin en önemli romanlarindan 1984, neredeyse bir türe adini verecek güçte bir distopya...
von Cengiz Aytmatov
Bu kitap, yüz yılımızın önde gelen yazarlarından Cengiz Aytmatov'un büyük yankılar uyandıran son romanıdır. Aytmatov bu romanında iyi-kötü, ilahî adalet ve kader gibi çetin konuları sorgulamaktadır. İnsanın bu ezelî ve ebedî soruları, bir papaz okulu öğrencisinin düşüncelerinde, esrar kaçakçılarının, Kırgız çobanlarının ve kurtların hayat hikâyelerinde irdelenmektedir. İlahî kudretin varlığını sürekli vurgulayan, ama sorumluluğu insanda ve insanların ortak sorumluluğunda arayan çok çarpıcı bir olaylar örgüsü anlatılmaktadır. Dişi Kurdun Rüyaları aynı zamanda çok etkileyici bir 'çevre romanı'dır. Aytmatov'un, kirletilen Kırgız bozkırları ve bozulan tabiat dengesi karşısında haykırışıdır. [ Ötüken Neşriyat ]