Empfehlungen basierend auf "İnsan ne ile yaşar"
Based on your reading history, we think you will also enjoy the following books.
von Zulfu Livaneli
Romanlari cok satanlar listesinden inmeyen, oduller alan, 30 dile cevirilen, sinemaya ve tiyatroya aktarilan Zulfu Livaneli, Leyla'nin Evi'nde her biri ayri bir dunyadan gelen insanlarin hayatlarini bir Istanbul romaninda kesistiriyor...Bogazici'nde Bosnalilar Yalisi'nda dogup buyumus pasa torunu Leyla Hanim, yalinin yeni sahibi omer Cevheroglu tarafindan sokaga atilir ve mahallenin cocuklarindan gazeteci Yusuf'un Cihangir'deki bekir evine siginmak zorunda kalir. Yusuf'un sevgilisi Rukiye ("sahne adi"yla Roxy), Almanya'da peep show'larda modellik yapmis, hip-hop tarzi muzik yaparak "yirtmaya" ugrasan bir Almanci kizidir. Leyla Hanim, yalinin yeni sahipleriyle gorusmeye calistigi bir gun, omer Bey'in babasi, Kadizade Konagi'nin emektar vekilharci, dort kusaktir konaklarda hizmetkirlik yapan bir aileden gelen Ali Yekta Bey ile tanisir. Her biri ayri bir dunyadan gelen bu insanlarin hayatlarinin kesismesi, onlari hem kendilerini hem de birbirlerini degistirecekleri, kimi zaman acili kimi
von Lev Nikolayevic Tolstoy
Tolstoy’un “mürekkep hokkasının içine vücudundan etler bırakarak” yazdığını söylediği ölümsüz romanı Anna Karenina… Roman sanatına dair ders niteliğindeki işlenişi, içerdiği zenginlik, estetik değerinin yüksekliği ile güzelliğin simgesi Anna Karenina… Okumuş olmayla olmamanın yaşama bakışı doğrudan etkilediği, okurun, “sayfaların içine ruhumdan kabuklar bıraktım” diyeceği romanlardan Anna Karenina… Doğa, toplum, insan tasvirleriyle Tolstoy’un dehasının incelikli bir örneği olan roman, gücünü, insanın temel sorularından alır: İnsan ne için yaşar? İyi, kitapta okunacak kadar yüzeyde mi, hisle bulunacak kadar derinde midir? İkiyüzlü bir toplumda erdem nerededir? Sadakati belirleyen nedir? Mutlu olmak mümkün müdür? Aşk, ele geçirdiği varlığa göre mi biçim alır, yoksa aşkın o varlığı değiştiren bir gücü mü vardır? Tolstoy’un ana karakterleriyle birlikte dünyanın her köşesinden milyonlarca okur, yüz kırk yıldır benzer sorular sorarak, benzer arayışlara kapıldı. Siz de kapılacaksınız. Sormayacağınız tek soru, “aşk buna değer mi” olacak. Çünkü Tolstoy’un ruhunuzun derin sularına attığı bu taşla yükselen kumlar, size cevabı çoktan fısıldamış olacak. Onun, tüm karakterlerini anlamamızı sağlayan o bilge ışığıyla; haklı ve haksız’ı, iyi ve kötü’yü, doğru ve yanlış’ı siz de tekrar düşüneceksiniz. Yordam Edebiyat bu büyük eseri, Rusça çevirinin duayeni Hasan Âli Ediz’in Türkçesiyle sunmaktan gurur duyuyor. Beklentisi yüksek okurlar için…
von Şermin Yaşar
Hayat ne biriktirir bizim için?Kırık dökük aşklar, yaşanmamışlıklar, olmamışlıklar, bir çocukluk anısına teğellenmiş hüzünler, aşkın sonsuz bekleyişleri, ayrılıklar, kentler, köyler, yollar, rüzgarlar, gündoğumları, biraz keder, biraz da neşeyle çatılmış evler. Hayat bizim için saklamaya hazır olduklarımızı, bize yakışanları, ihtiyacımız olanları ve bizi büyütecekleri, bizi biz edecekleri biriktirir.Göçüp Gidenler Koleksiyoncusu gidenler için bir ağıt, kalanlar içinse bir şiir, biriktirilmiş insan öyküleri.Şermin Yaşar, Göçüp Gidenler Koleksiyoncusu'nda o çok özlediğimiz "insan"a bütün görkemiyle geri döndürüyor bizi. Hazırlayın yüzünüzü. Gülüşünüzün yanına biraz da keder koyun, okurken biraz ondan alacaksınız, biraz bundan. Kıtlama çay içer gibi...
von Cecilia Ahern
Paperback. 13,80 / 21,00 cm. In Turkish. 388 p. Celestine North muhtesem bir hayata sahipti.El üstünde tutulan bir evlat, örnek ögrenci, sevilen bir arkadasti. Okulun en yakisiklisiyla çikiyor, mükemmel notlar aliyor, güzelligiyle herkesi büyülüyordu. Ahlaken yozlasmis, dislanmis Kusurlularin aksine, Celestine'in önünde çok parlak bir gelecek vardi. Ancak bir gün, çok sevdigi komsusunun Kusurlu damgasi yemek üzere alinip götürülmesi kafasinda sorular olusmasina yol açti. Tehlikeli, canini acitan sorular... O da bir gün hapse atilabilir miydi? Damgalanabilir miydi? Kusurlu ilan edilir miydi? Dogru ile yanlis arasinda, her zaman kesin bir çizgi var miydi? Bir insani lekelemek bu kadar kolay miydi? Dünyaca ünlü, usta yazar Cecelia Ahern, Kusurlu'da haksiz yere insanlari yücelten ya da mahveden bir sistemi ve modern toplumlarin bu büyük açmazini, yürek yakici bir hikayeyle anlatiyor.
von Ege Soley
Bazı şeyler var hayatta, insan yapana kadar yapabileceğini bilmiyor. Daha fenası, inanmıyor da elinden gelebileceklere. Çizeceği resimlere, söyleyebileceği şarkılara, anlatacağı hikayelere inanası gelmiyor. Kendini bitmiş, elindekiler çoktan tükenmiş gibi hissediyor. Oysa hepimizin içinde, coşkuyla açabilmek için doğru topraklara ekilmeyi bekleyen tohumlar uyuyor.Sakin ve Yakın kitaplarının yazarı Ege Soley'le bu kez "bambaşka" bir yolculuğa çıkıyoruz. İngiltere'de siyaset eğitiminin ardından her şeye sıfırdan başlama kararıyla, kendini Paris'te bir çiçekçide çırak olarak çalışırken bulan Ege'nin deneyimleri, bize bu mesleğin hiç tahmin edilemeyecek kapılarını aralarken hayata her an yeniden başlamanın da mümkün olduğunu hatırlatıyor...
von Nazan Bekiroğlu
Original bdg. 13,50 / 21,00 cm. In Turkish. 536 p. Nazan Bekiroglu'ndan Trabzon-Tebriz-Tiflis-Batum-Istanbul hattinda geçen muhtesem bir roman. Balkan Savasi döneminde baslayip I. Dünya Savasi'na uzanan bir öykü… Trabzon'dan ve Tebriz'den dogup birbirlerine dogru yol alan iki hayat; önce deli akan sonra durgunlasan iki irmak… Aslinda çok irmak… Tebriz'in en büyük, en asil hali tüccarinin deli fisek oglu Settarhan ve Trabzonlu inci tanesi Zehra… Atesin bakisli atesin duruslu; irmagini kendi bildigince alev ates akitmayi seçen bir genç kiz Azam... Adi ne ask ne de dostluk olan bir duyguyla Settarhan'in irmagina dolanan Batumlu kitapçi Sophia... Aciyla yogrulan, yogruldukça durulasan, kendi varliklarini sevdiklerinin varliginda eriten Büyükhanim ve Hacibey… Ve hep kendi içine dogru akan, kendi irmagini gencecik yasta milleti için kurutan, Trabzon'un "kirik kafiyesi" Ismail, ah Ismail… Iki büyük savasin savurup yeniden sekillendirdigi hayatlar, muhaceret, mücadele, kader, farkli inançlarin aktigi ortak zemin, üç ülke ve üç sevda Nazan Bekiroglu'nun mürekkebi ask olan kaleminde bulustu. Nar Agaci hayal kadar zengin, roman kadar güzel, tarih kadar gerçek bir hikâye… Incelikle islenmis karakterleri, son derece zengin detaylari ve dönemi anlatmadaki maharetiyle okuyani çarpacak ve yillarca unutulmayacak bir kitap...
von M. Fethullah Gulen
DERİN MÜSLÜMANLIK: KUR'AN VE SÜNNET IŞIĞINDA AHLAKBu eser, Muhterem Hocaefendi’nin 1980 yılında İzmir Bornova Merkez Camii’nde verdiği ve “Ahlakî Mülahazalar” adıyla bilinen 14 haftalık vaaz serisini esas alarak hazırlanmıştır. Bununla birlikte, yaklaşık 40 yıllık süreçte yapılmış vaazlar, hutbeler, konferanslar ve sohbetlerde dile getirilen ahlaki prensipler de derlenerek bütüncül bir ahlak kitabı ortaya konmuştur.Hocaefendi’nin bizzat yaşadığı ve yaşatarak anlattığı ahlak anlayışı bu kitapta hem nazarî hem de amelî yönleriyle ele alınmaktadır. Sadece sözle değil, haliyle de örnek olmuş bir hayatın satırlara dökülmüş hali olan bu eser, okuyucusunu İslam ahlakının derinliklerine davet ediyor.Eserin temelini Hocaefendi’nin 1980 yılında verdiği ve “Ahlakî Mülahazalar” ismiyle bilinen 14 vaaz oluşturmaktadır. Ancak aradan geçen yaklaşık 40 yıllık süreçte elbette ki Hocaefendi, konusu İslam ahlakı olan birçok vaaz ve hutbe vermiş, konferanslara katılmış, özel ve genel sohbetler yapmıştır. Derli-toplu bir ahlak kitabı olması gayesine matuf, Hocaefendi’nin, bu 40 yıllık süreçte bahsettiği ahlakî konuları da –ki bir kısmı hâlihazırda basılı kitaplarda yer almaktadır– kitabın içine dercetmek zorunda kaldık. En son zât-ı âlilerine takdim edilen kitap, kendilerinin de onayı neticesinde basılmış ve böylece tarihe bir not daha düşülmüştür.
von Sharon M. Draper
Şimdiye kadar tek kelime konuşmadım. Neredeyse on bir yaşındayım.İngiltere&'nin saygın edebiyat ödüllerinden Coratta Scott King ödüllü yazar Sharon M. Draper&'dan hüzün ve umut dolu soluksuz okunacak bir roman. Gerçek bir yaşam öyküsünden ilham alınarak kaleme alınmış. 11 yaşındaki Melody&'nin hastalığının adı Spastik ikili kuadripleji yani beyin felci. Yürüyemiyor, konuşamıyor, tekerlekli sandalyeye mahkum. Hiçbir uzvuna komut veremeyen bu küçük kızın beyni ise mükemmel işliyor. Hikaye Melody&'nin öğretmenlerine, arkadaşlarına, komşularına kısaca dış dünyaya kendini kanıtlama çabasını anlatıyor. İncelikli, naif, akıcı, komik ve ilham verici bir eser. Sesini asla unutamayacağınız bu cesur kızla tanışmaya hazır mısınız?
von Birsen Ekim Özen
Bugun hayatimin en samatali gunlerinden birini daha yasamak uzereyim. Yine sinifca geziye gidiyoruz. Cok eglenceli olacagina eminim. Ama nereye gidecegimizi hatirlamiyorum. Aslinda ogretmenimiz nereleri ziyaret edecegimizi soyledi, ama benim aklim fikrim proje odevinde oldugu icin gidecegimiz yer aklimdan ucup gitti!Bu kitapta Sirin'le birlikte Misir Carsisi'ni, Galata Koprusu'nu, Galata Kulesi'ni gezecek ve coook egleneceksiniz!Sayfa Sayisi: 96Baski Yili: 2015Dili: TurkceYayinevi: Timas Cocuk
von Victoria Williamson
Paperback. 13,50 / 21,50 cm. In Turkish. 272 p. Original title: The Boy with the Butterfly Mind Translator: Gizem Sakar Cover design by Baris Sehri Jamie'nin tek dilegi normal olmak. Fakat dikkat eksikligi ve hiperaktivite bozuklugu ona beyninde kelebekler uçusurmus gibi hissettiriyor. Elin'in tek dilegiyse mükemmel olmak. Ancak o zaman ailesinin yeniden bir araya gelecegine inaniyor. Jamie ve Elin'in hayatlari ummadiklari bir anda ve beklemedikleri bir yerde kesistiginde ikisinin de hayati bastan asagi degisiyor ve sürpriz sonlu bir masala dönüsüyor. Belki normal ya da mükemmel diye bir sey yoktur ve belki de mutlu sonlar farkli sekillerde de olur. "Aci veren bir gerçeklikle yazilan fakat umudu da unutmayan bir yapit." - Kirkus Starred Review "Gerçekten olaganüstü. Iki farkli anlaticidan dinledigimiz, samimiyetle kaleme alinmis, empati ve duygu yüklü, üstün bir hikâye anlatimi. Zamane çocuklarinin bu kitaptan ögrenecekleri çok sey var. Okurken cidden yüregim sizladi. Mutlaka ama mutlaka okunmali." - Scott Evans, The Reader Teacher