Empfehlungen basierend auf "Gladyatörün oğlu ipuçları peşinde şifreli antik Roma polisiyesi"

Based on your reading history, we think you will also enjoy the following books.

von Merve Sahinkaya

Paperback. 13,50 / 21,00 cm. In Turkish. 160 p. Edited by Zeynep Mercan Demir Bu kitap, Kur'an'daki hikmet okyanusunu hayatina damla damla akitmak isteyen bir hafize tarafindan kaleme alindi. Yaradan perspektifinde iyi bir kul olmak, "tam su an"da yasadigimiz imtihani kullugumuza yarasir bir biçimde agirlamaktan geçiyor. Yazarin kisisel yolculugunda bu hikmet okyanusu, ebeveynlik serüvenine denk geliyor. Iyi ile kötünün anlamini Kur'an'in ayetlerinde arayan bir hafize için, iyi bir ebeveyn olmanin karsiligi, kuramcilarin hipotezlerinden çok daha ötede, iyi bir kul olmaktan geçiyordu. Artik, her ayetini ezberledigi Kur'an'in insana verdigi degeri özümsemeden, ebeveynligin ehemmiyetini idrak edemeyecegini biliyordu. Bu kitap, varmayi dert edinmeksizin, okyanusun bizatihi kendisine talip olmaya davet ediyor. Ancak dalmaktan korkmayanlar okyanusun kalbindeki incileri kesfedebilirler. Geçmisin yüklerinden kurtulmak da gelecegin kuruntularindan siyrilmak da "an"i tefekkür etmekle mümkün. Ne ki, biz dalarken incilere degil, bu okyanusta telassizca tefekkür etmeye taliptik.

von Zülfü Livaneli

HC

von Mehmet Dilbaz

Mehmet Dilbaz, "Kaybolan Tarihin Peinde" ismini verdii sosyal medya hesaplaryla milyonlarn tand bir isim. Bu platformda imparatorluk corafyasnn bilhassa son payitaht stanbul'un zaman iinde nasl bir dnm geirdiini gsterdii fotoraflarla hazin ve hznl hatralarla anlatyor. Yine Kaybolan Tarihin Peinde ismiyle hazrlad almasyla bu kez not defterini okuyucuyla paylayor. Bir cami, kasr, trbe, han, mezar ta, eski bir nar, eme, gemi zaman hayal ettiren manzara ve isimle, stnde sallanan ve btn izgilerine hasret sindiren incelikli vakitlere pencere ayor. Tekilat- Mahsusa'nn fedaisi Yakup Cemil nerede kuruna dizildi Hangi konsolosluk binas Osmanl mezarlnn zerine ina edildi Kathane saraylar hangi dnemde yamaland Hangi Osmanl mezarlnn zerinde konser alan var Mezarnda rahat braklmayan Mevlevi eyhi kimdi Hangi Mimar Sinan eseri yklp yerine benzin istasyonu yapld nl sanat Safiye Ayla'nn ocukluunun getii yetimhane aslnda hangi sarayd Bu kitapla, Tanpnar'n "Kaybolan ey, bir hayat tarz btn bir dnyayd." diye and 'ikinci zaman'a yolculuklara kacaksnz. Ve stanbul'un nasl bir masal kuu olup, avularmzda uup gittiine ahit olacaksnz.

von Pierdomenico Baccalario

Hayali Gezginler KulubuIkidir sayisi, denizi gozleyen koruyucularin,Kaprisli, tuyler urpertici ve kaldirmislar mizraklarini.Uctur sayisi onlari durduracak arkadaslarin,Ama inanin hicbiri cevirmeyecektir oteki yanagini.Julia duvara surtunerek birkac adim daha atti. Ici doldurulmus bir maymun kuklasinin yanindan gecip duvarin kosesinden oteki tarafa bakti. Yerde baska kelebekler, yanip sonen bir isik, ici doldurulmus devasa bir yaratigin bedeni ve yari aralik bir kapi vardi.Tuylu bir el birdenbire agzini kapadi. Kukla oldugunu sandigi maymunun kolu hizlica hareket edip onu geriye cekti. Julia gozlerini acip bagirmaya calissa da basaramadi. Yere dusup kendisini kelebeklerin ve cam kiriklarinin arasinda buldu. Ayaga kalkmayi denedi ama basina sert ve agir bir seyle vuruldu.Kilmore Koyu'nda en uzun gunun safagi. Yagmur her seyi gri bir ortuyle orterken simskler, gok gurultuleri ve patlama sesleri koyun sessizligini bozuyor. Oysa bunlarin fitinayla alakasi yok. Bunlar Kaptan Spencer'in efsanevi gemisi Mary Grey'den atilan top gulleleri.Artik herkes elinden geleni yapmali. Covenant ikizleri, en buyuk dusmanlariyla tek baslarina hesaplasmali. Cunku Kaptan Spencer'i yenebilecek tek kisi olan Ulysses Moore, ortalarda yok...Hayali Gezginler Kulubu, Ulysses Moore efsanesinin on ikinci kitabidir.Sayfa Sayisi: 288Baski Yili: 2012Dili: TurkceYayinevi: Dogan ve Egmont Yayincilik

von Rick Riordan

Annabeth dehset icinde. Hera sag olsun, alti aylik ayriliktan sonra tam Percy'yle yeniden bir araya geleceklerken Jupiter Kampi onlarla savasa hazirlaniyor. 2. Argo, ates puskurten gemi basi Festus ile birlikte ne yazik ki hic de bariscil bir gorunume sahip degil. Annabeth, JASON'in guverteden Romalilara baris sinyalleri vermesini umuyor.Ancak bu, tek sorun degil. Cebinde annesinin, her hatirladiginda sinirlerini bozan hediyesini tasiyor: Athena'nin Isareti. Yedi melezi olumun Kapilari'na goturecek kehanet zaten urkutucu. Bunun ustune Athena ondan neden bu kadar tehlikeli bir gorev bekliyor ki?Ancak Annabeth'in en buyuk korkusu, PERCY'nin degismis olmasi.Ya Percy artik bir Romali olduysa? Ya eski arkadaslarina artik ihtiyac duymuyorsa? Savasin ve bilgeligin tanricasinin kizi Annabeth, dogustan bir lider oldugunu biliyor. Ama yaninda Yosun Kafa olmadan hicbir yere adim atmak istemiyor.Dort farkli melezin bakis acisiyla yazilmis olan Athena'nin Isareti, kadim topraklara, Roma'ya kadar uz

von Osman Balcigil

Suat Derviş, hayata ağzında altın kaşıkla merhaba dedi. Son nefesini yoksulluk içinde verirken, üzerinde saraylı annesinin hediyesi ipek sabahlık örtülüydü. Ülkesi için en iyiyi isteyen aydınların gördüğü eziyetten nasibini fazlasıyla aldı. Bu yolda, doğurmak üzere olduğu oğlunu kaybetti. Onlarca kez sinemaya ve sahneye uyarlanan FOSFORLU CEVRİYE isimli romanında, “hayatının aşkı”nı betimledi. Bu eseriyle sadece kendi ülkesinde değil, pek çok ülkede de gönülleri fethetti. Nzım Hikmet’in “başını eğemedim, gölgesini çiğnedim” diye şiirler yazdığı yıl, Suat Derviş sadece on altı yaşındaydı. Sonra biri güreşçi, biri romancı, öteki gazeteci olmak üzere üç koca eskitti. Almanya’da Suzet Doli ismiyle Almanların, Fransa’da Suat Derwish adıyla Fransızların kalbini çaldı. Yaşadığı dönemin kuşkusuz en iyi gazetecisi ve en çok okunan romancısı olan Suat Derviş’in soluk kesen dramını, İPEK SABAHLIK’ta sevinerek, gıpta ederek, şaşırarak, acı çekerek okuyacaksınız. Tıpkı Nzım Hikmet’in annesinin hayatının kaleme alındığı ELA GÖZLÜ PARS CELİLE’yi ve bir Sabahattin Ali romanı olan YEŞİL MÜREKKEP’i okurken olduğu gibi. (Tanıtım Bülteninden)

von Vedat Türkali

Vedat Türkali’nin edebiyatimizda klasiklesen eseri Bir Gün Tek Basina, toplumun kargasasinda birbirlerine tutunan insanlarin dramini ve umudunu anlatiyor: “Agir agir çikti odadan, banyoya girdi, sofbeni yakti, suyu açti. Büyük bir gürültüyle akan suya bakti, elini tuttu, ilikti tam istedigi gibi. Fakat yine de bir türlü giremiyordu suyun altina. Degismek istemiyorum da ondan. Bu suyla birlikte içindeki her sey akip gidecek. Sonra yavasça girdi. Hiçbir seyin akip gidecegi yok. Ne kolay Öyle! Korkaksin da ondan. Her sey hemen degisiversin istiyorsun. Sanki daha mi iyi olurdu? O zaman da pesinden kosar, bir türlü yetisemezdin. Simdi de geri kaliyorum; bak simdi de… Altindan çekiliverdi, çok kizmisti su. GÖzlerindeki sabunlari akitmak için uzattigi eli bile zor dayaniyordu. Sende is yok oglum. Bu sicak, beriki soguk… Öteki sert, beriki yumusak… Ömrünce sinirda kalacaksin. Sende is yok oglum, sende is yok… Biraz ferahlamisti. Sofbe

von Kristin Hannah

Alaska, 1974. Değişken. Acımasız. Vahşi. Ve bu soğuk, ıssız topraklarda hayatta kalma mücadelesi veren bir aile ... Vietnam Savaşıʼnda esir düşen Ernt Allbright eve bambaşka bir adam olarak, tutarsız bir karakterle geri dönmüştür. Girdiği hiçbir işte dikiş tutturamayınca ani bir karar alır: Ailesiyle birlikte kuzeye, Alaskaʼya taşınacak, medeniyetten uzak yaşayacaktır. On üç yaşındaki Leni, anne ve babasının tutku dolu, fırtınalı ilişkisinin gelgitleriyle hırpalansa da yeni bir hayat kuracakları o uzak toprakların onlara iyi geleceğine inanır. Tek hayali, ait olduğunu hissedebileceği bir yuvadır. Annesi Cora ise sevdiği adam için her şeyi yapmaya, onun peşinden bilinmezliğe bile gitmeye hazırdır. Başlarda Alaska, dualarının gerçek olması gibidir. Ancak kış yüzünü göstermeye başlarken her yer karanlığa gömülür ve Erntʼün daha da bozulan psikolojisiyle birlikte Allbright ailesi sarsılmaya başlar. Artık kulübelerinin dışındaki tehlikeler, içerideki tehlikenin yanında sönük kalmaktadır. Gecelerin on sekiz saat sürdüğü karlar altındaki bu ıssız dünyada Leni ve annesi gerçeğin farkına varır: Yalnızdırlar ve onları kurtaracak kimse yoktur, kendilerinden başka ... "Büyük yalnızlık", aşkın saflığına olduğu kadar karanlık yüzüne de dikkat çekiyor ve bizi bir anne ile evladı arasındaki bağı hiçbir gücün koparamayacağına ikna ediyor.

von İsmail Güzelsoy

Paperback. 13,50 / 19,50 cm. In Turkish. 360 p. Simdi bir rüya kadar uçucu, bir hayal kadar uzak, hatirlayis kadar tehlikeliyiz. Bir varlik kendisini baskasinin elinde yaratabilir mi? Sekiz yüzyil önce Artuklu sarayinda El-Cezerî isimli mühendisin yaptigi karmasik robotlarin can kazandigi büyülü bir masala yolculuk yapiyoruz Hatirla'da. Zulmün, adaletsizligin hükmüne son vermek, senligin ve nesenin hüküm sürdügü bir hayat kurmak düsündügümüzden daha kolay olabilir mi? Sokaklarda dans eden bir kiz çocugu acimasiz tiranlarin zulmünü yikabilir mi? Evet, diyor Hatirla. Çünkü sokaklarda dans edilmedigi zaman orada kan akiyor. Arka arkaya siralanan sürprizlerle birbirine geçen, birbirine baglanan sekiz yüz yillik iki serüvenin siirsel romani Hatirla. Zamanin yalnizca bir hatirlama yolculugu oldugunu fisildiyor bize. Umudun son kirintisi da tükendigi zaman kapimizi omuzlayip ruhumuzu ele geçiren bir aski tarif ediyor. Cibes Iso, Zakir, Suzan, Samet, Kedi Sulbu...  Her biri kendi aykiri dünyasindan çikip hatiralariniza ortak olacak. En umutsuz oldugunuz zaman, çok uzaklarda kaldigini, unutulup gittigini zannettiginiz o sifreli sözü fisildayacaklar size: Hatirla... Ismail Güzelsoy Hatirla'da yine bizi bir anlati sölenine davet ediyor.

von Birsen Ekim Özen

Paperback. 12,50 / 19,50 cm. In Turkish. 96 p. "Hediyelerin alinacagi Kapaliçarsi'nin nasil bir yer oldugunu arastirmaya karar verdim. Sonuçta orasi benim savas meydanim sayilir. Gülensu'yu geri püskürtmek için orada savasacagim. Bunu basarirsam dayim tekrar benim sevgili dayim olacak." Bu kitapta Sirin'le birlikte Beyazit Meydani'ni, Sahaflar Çarsisi'ni, Kapaliçarsi'yi gezecek ve çoook egleneceksiniz!