Empfehlungen basierend auf "Göcebeler Diyari Yirmi Birinci Yüzyilda Amerikada Hayatta Kalmak"
Based on your reading history, we think you will also enjoy the following books.
von Khaled Hosseini
Kitapları Dünyada 38 Milyondan, Türkiye'de1 Milyondan Fazla Satan Khaled Hosseini'den Yine Çok Satacak Bir Roman!..VE DAĞLAR YANKILANDI; Uçurtma Avcısı ve Bin Muhteşem Güneş ile dünya çapında sevilen bir yazar olan Khaled Hosseini'nin yazarlığında bir dönüm noktası.Gece vakti, çölü bir el arabasını çekerek geçen bir baba. Arabanın içinde annesiz iki çocuk; iki kardeş; biri kız, biri erkek. Küçük Peri için ağabeyi Abdullah, ağabeyden çok öte. On yaşındaki Abdullah'a sorsanız Peri, her şey demek. Köylerinden Kabil'e varmak için çıktıkları yolculuğun sonunda aileyi yürek parçalayıcı bir son bekliyor. Fakat aslında bu bir son değil... Kardeşlerin başlarına gelenler -yakın ya da uzak- ilişki kurdukları tüm insanların hayatlarında nesiller boyu yankılanacak...Hayat farklı aileleri sevgi ve fedakarlık, ihanet ve sadakat gibi ortak duygularla sınarken, karakterlerin başlarına gelenler ve yaptıkları seçimler, kitabın her biri ayrı bir renk ve lezzet taşıyan katmanlarını oluşturuyor. Afganistan'ın küçük bir köyünde doğan ve okuru Kabil'den Paris'e, San Francisco'dan Tinos adasına taşıyan bu öykü, her sayfada renklenip güçleniyor.Ve Dağlar Yankılandı, bizi biz yapan değerler üzerine düşündüren, ustalıkla yazıldığını her bölümde yeniden kanıtlayan, büyüleyici bir roman. Uçurtma Avcısı ve Bin Muhteşem Güneş ile dünya çapında sevilen bir yazar olan Khaled Hosseini'nin yazarlığında bir dönüm noktası.
von Adem Güneş
Birçok yetişkin cezasız çocuk eğitimi olamayacağına inanır.Çocuğun neyin doğru, neyin yanlış olduğunu öğrenebilmesi için ceza ve mükafatın iyi bir eğitim yöntemi olduğunu düşünür."Ceza kötü bir şey olsaydı, çocukken cezalandırılan bizler de kötü insanlar olurduk" der.Ceza insanı kötü biri yapmaz belki. Ama hiperaktif yapar. Şımarık yapar. Yılışıklaştırır. Öfkeli hale getirir. Eşi ile bağ kuramaz, çocuğu ile oynayamaz biri yapar.Ceza bir eğitim aracı değil, bir aşağılama davranışıdır. Çocuk aşağılanarak değil, ancak değerlilik hissiyle kişiliğini geliştirir.Pedagog Adem Güneş, Cezasız Eğitim'de çocukluktan yetişkinliğe kişilik gelişimini inceliyor. Baskı, zorlama ve cezanın çocuğun kişiliğine nasıl yansıdığını gözler önüne seriyor.Cezasız Eğitim, çocuk eğitimine bakış açınızı kökten değiştirecek bir eser.
von Hakan Günday
Diyebilirsin ki, bir insanı, fotoğraflarından ve hakkındaki haberlerden ne kadar tanıyabilirsin? Haklısın. Belki de çok az...O zaman şöyle demeliyim: Seni az tanıyorum... Az...Sen de fark ettin mi? Az dediğin, küçücük bir kelime. Sadece A ve Z.Sadece iki harf. Ama aralarında koca bir alfabe var.O alfabeyle yazılmış onbinlerce kelime ve yüzbinlerce cümle var. Sana söylemek isteyip de yazamadığım sözler bile o iki harfin arasında.Biri başlangıç, diğeri son. Ama sanki birbirleri için yaratılmışlar.Yan yana gelip de birlikte okunmak için. Aralarındaki her harfi teker teker aşıp birbirlerine kavuşmuş gibiler.Senin ve benim gibi...
von Ismail Güzelsoy
Paperback. 13,50 / 19,50 cm. In Turkish. 376 p. Benim için çizdigin kader planini kabul etmiyorum! "Tanri, insanin ölümsüzlüge varmis halinden baska bir sey degil" diye cevapliyordu beni Selman Dermani. "Ölüm ile kesilen bir hayatin hiçbir anlami yoktur. Degmez... Bütün bu çabalara, sagalmaya, hasta olmaya, iyilesmeye, çalismaya, mülk edinmeye, çocuk yapmaya, asik olmaya degmez. Lisan ögrenmeye, siir okumaya, saz dinlemeye, mutlu olmaya degmez. Ancak ölümsüzlük varsa bu dünya hayatinin bir anlami olabilir. Kendimi yeniden, sifirdan üretmeyi istiyorum. Bunu yapacagim. Hakkim! Kadere teslim olacaksak magaralara dönelim, haydi!.." Insan yalnizca bir kez "Degmez" diyebilir, ikinci kez bunu tekrarliyorsa sahtekardir. Ilk söyledigi anda kalemini kirmistir zaten. Aras Nehri'nin dibinde buz tabakasinin altinda bir adam yatiyor: Bir edip. Faruk Ferzan. "Ne oldu bana? Öldüm mü?" diye soruyor kendi kendine… Öldü mü? Ölmediyse birinin onu kurtarmasi gerekecek. Yola devam etmesi gerekecek. Ask yasanmaya degerse bunu yapmali… El çabukluguyla bizi efsunlayan bir yazar var karsimizda… Fenni Sihirler yapan bir sihirbaz!.. Ismail Güzelsoy Degmez'de hayatin en büyük iki sirrinin, askin ve ölümün dansini koyuyor sahneye. Kelimelerin gücüne, edebiyatin büyüsüne inancini koruyanlar için…
von Zülfü Livaneli
Zülfü Livaneli kırk dört yıllık dostluğun penceresinden Yaşar Kemal'i anlatıyor."Yaşar Kemal'in çevresinde esen, sanki kişiliğinin ve bedeninin ayrılmaz parçası olan, gittiği her yere, girdiği her mekana, sanki onunla doğmuş gibi farkında olmadan taşıdığı bir rüzgar vardı. İster yabancı ister bizden, ister köylü ister kentli, ister kadın ister erkek, herkesi etkisi altına alan bir rüzgardı bu. Unutulmaz roman kahramanlarından Yel Veli gibi sürekli koşarak ölümden kaçmak istediği için oluşmuyordu bu rüzgar. Koca gövdesiyle onu da, yanındakileri de bazen lodos gibi sersemletiyor, bazen garbi yeli gibi ferahlatıyor, bazen şiddetlenip çevresinde ne varsa önüne katıp sürüklüyordu."Zülfü Livaneli kırk dört yıllık dostluğun penceresinden Yaşar Kemal'i anlatıyor. Edebiyat sohbetleri, türküler, anılar birbirini kovalarken Yaşar Kemal'in edebi kişiliği ile siyasi duruşu da ayrıntılı bir şekilde yer alıyor bu kitapta.
von Şermin Yaşar
Hayat ne biriktirir bizim için?Kırık dökük aşklar, yaşanmamışlıklar, olmamışlıklar, bir çocukluk anısına teğellenmiş hüzünler, aşkın sonsuz bekleyişleri, ayrılıklar, kentler, köyler, yollar, rüzgarlar, gündoğumları, biraz keder, biraz da neşeyle çatılmış evler. Hayat bizim için saklamaya hazır olduklarımızı, bize yakışanları, ihtiyacımız olanları ve bizi büyütecekleri, bizi biz edecekleri biriktirir.Göçüp Gidenler Koleksiyoncusu gidenler için bir ağıt, kalanlar içinse bir şiir, biriktirilmiş insan öyküleri.Şermin Yaşar, Göçüp Gidenler Koleksiyoncusu'nda o çok özlediğimiz "insan"a bütün görkemiyle geri döndürüyor bizi. Hazırlayın yüzünüzü. Gülüşünüzün yanına biraz da keder koyun, okurken biraz ondan alacaksınız, biraz bundan. Kıtlama çay içer gibi...
von Ahmet Umit
Byzantion'dan İstanbul'a uzanan, heyecan yüklü bir serüven...Sarayburnu'nda, Atatürk heykelinin ayaklarının dibinde bir ceset. Avuçlarında antik bir para.... Ama ne bu ceset son kurban, ne de bu antik para son sikke... Yedi kurban, yedi hükümdar, yedi sikke, yedi kadim mekân. Ve tek bir gerçek: Bu şehrin gizemli tarihi."Şehre bakıyorduk denizden. Sisler içindeydi İstanbul... Sisler içinde deniz... Sisler içinde teknemiz. Sultanahmet'in minareleriydi görülen, Ayasofya'nın kubbesi, Topkapı Sarayı'nın kuleleri. Hiç yağmalanmamış, yıkılmamış, kirletilmemiş gibiydi şehir. Bembeyaz bir sisle örtmüştü doğa, ne varsa görüntüyü çirkinleştiren. Güneş doğmadan bir anlığına beliren bir hayal gibi... Büyülü bir bulut gibi... Bir masal imgesi gibi... Yeni kurulmuş bir kent gibi... Taze bir başlangıç gibi... Genç, umutlu, güzel...İstanbul’a bakıyorduk denizden. Ölülerimizin yüzlerine bakıyorduk... Onların gözlerindeki kendi kederimize. Çaresizliğimize bakıyorduk, avuçlarımızda büyüyen zavallılığa, kanımızda filizlenen korkaklığa... Elimizden alınan hayata bakıyorduk... Güneşli günlerimize, umut dolu sabahlara, eğlenceli bahar akşamlarına... Sönen anılarımıza bakıyorduk, ölen hayallerimize, yıkılan düşlerimize... Sönen anılarımızı, ölen hayallerimizi, yıkılan düşlerimizi yüklenip yorgun bir şilep gibi bizden uzaklaşan şehrimize... Şehrimizle birlikte yitirdiğimiz kendimize bakıyorduk..."
von Seray Sahiner
Paperback. 13,50 / 19,50 cm. In Turkish. 160 p. Kapak Tasarim : Füsun Turcan Elmasoglu “Hani diyorlar ya, rüyamda bunun bir rüya oldugunu biliyordum diye… Kâbustayim ama bunun mhayatim oldugunu biliyorum.” Hem benzersiz hem de fazlasiyla tanidik biri Ülker. Kocasindan siddet görmüs, gidecek yeri olmadigindan bu eziyeti yillarca sineye çekmis bir kadin. Derken, bir gece evini terk eder. Yeni bir yasam alani ararken can havliyle bir hastaneye siginir ve orada kalabilmek için kimsesiz insanlara refakatçilik etmeyi is edinir. “Aglayanin bir, gülenin bin derdi var,” diyen Ülker, keskin mizah duygusunu savunma sanati olarak kullanip hayatta kalmanin yollarini arar. 2012 yilinda Hanimlarin Dikkatine ile Yunus Nadi Öykü Ödülünü, 2018 yilinda Kul ile Orhan Kemal Roman Ödülünü kazanan Seray Sahiner, Ülker Abla ile Türkçe edebiyata yeni bir ses, çok güçlü bir kahraman armagan ediyor!
von Veysi Ceri
Paperback. 13,50 / 21,00 cm. In Turkish. 176 p. Editör : Kadir Güven Kapak Tasarim : Yasin Çetin Her çocuk, kendine has potansiyeliyle dünyaya gelir ve bu potansiyel ancak yeterince uygun bir ortam buldugunda filizlenip ortaya çikabilir. Aksi takdirde bu potansiyel çürüyerek ortaya çikma imkânini sonsuza dek kaybeder. Çocuklarimiza, kendi kimligini bulup tesis etmesini ve bireyselligiyle biricikligini kaybetmeden toplumun aktif, düsünüp üretebilen, sevip oynayabilen bir üyesi olmasina imkân taniyacak bir çevre verebilmek en büyük toplumsal görevimiz. Doç. Dr. Veysi Çeri, Yeterince Iyi Ebeveyn Olmak kitabinda hem mesleki pratiginden hem de yaptigi arastirma ve gözlemlerden yola çikarak “yeterince iyi bakim” tarzini ve çocuklar için ideal ortami ortaya koyuyor. Ebeveynlere modern dünyanin dayattigi mükemmellik kaygisi ve baskisi altinda ezilmeden hem kendilerini hem de çocuklarini yipratmayacak ve yeterince iyi bireyler yetistirmelerini saglayacak yollari gösteriyor.
von Salih Suruç
"Mübarek hayatı en ince ayrıntısına kadar kayıt altına alınan. Getirdiği nur ile milyarların gönlüne Sevgili, akıllarına Muallim ve ruhlarına Sultan olan Hz. Muhammed'in(sav) hayatını, Dünya Siyer ödülüne sahip Salih Suruç'un kaleminden, bir roman akıcılığı tadında, duygu ve coşku yüklü bir üslupla, siz değerli okuyucularla buluşturuyoruz.Kitap, Efendiler Efendisinin (sav), bir mükemmel insan olarak hayatını anlatıyor, O'nun asıl gücü ve dayanağı olan manevi şahsiyetine, yani risaletine de dikkatleri çeviriyor. Bu yönüyle de, salt siyer anlatıcılığından öteye O'nun cennet iklimini tasvir ederek ortaya koyan bir eser. İnsani özellikleri işlenirken eserde, bize yüce Rabbimizin sözlerini aktaran Peygamber Efendimizin (sav) ruhaniyetinin kapıları da aralanmakta. Bu kitabı tekrar tekrar okuma ihtiyacı duyacak ve her okuyuşta da En Sevgiliye yeniden kavuşmuş hissedeceksiniz kendinizi. O'nu (sav) nasıl sevebileceğinizi anlayacaksınız bir kez daha.Ufuk Peygamberinin tüm zamanı kucaklayan, sonsuz saadete çağıran tatlı sesinin, "Allah'ın Elçisi Hz. Muhammed'in Hayatı" isimli bu eserle yeniden yüreğinizde yankılandığını duyacaksınız. Peygamber Efendimizin hayatı, kronolojik bir disiplin içerisinde işlenirken, tarihi olaylar içerisinde O'nun ahlaki özellikleri de başarıyla vurgulanıyor. Gerekli noktalarda daha geniş açıklamalar için ayetler ve hadislere de yer veriliyor ve kabul edilmiş tefsir ve açıklamalar yolu ile konulara açıklama getiriliyor. Tüm yönleri ile Hz. Peygamberin hayatını "okumak" için, Allah'ın Elçisi Hz. Muhammed'in (sav) Hayatı, belki de hayatınızın yeni bir dönüm noktasını oluşturacak!