Empfehlungen basierend auf "Dirilis Neslinin Amentüsü"
Based on your reading history, we think you will also enjoy the following books.
von Hoimar von Ditfurth
Paperback. 13,50 / 21,00 cm. In Turkish. 428 p. Translated by Veysel Atayman Edited by Çigdem Sentug Cover design: Adnan Elmasoglu Genel Yayin Yönetmeni : Mustafa Küpüsoglu "Beynimiz hazir, bir sekilde gökten düsmedi. Beynimiz yaklasik bir milyon yil önce kendi varliginin bilincine varmaya basladiginda en azindan bir milyar yasindaydi. Öznenin yasantisinda ilk kez dünyanin bir tür izdüsümü, bir tür kopyasi ya da imgesi ortaya çiktiginda, bu imgenin neye benzeyecegi konusundaki kararlar evrimce çoktan alinmisti… Her halükârda bunlar biyolojik kararlardi." –Hoimar von Ditfurth "Hoimar von Ditfurth, bilimsel bilgilerin içinden ilerleyerek dünyanin bütünsel bir resmini çikartiyor karsimiz. Burada bize aktarilan sey ‘bilimin ne dedigi' degil. Bilimden yararlanarak ve bilimsel bilgiden en küçük bir ödün vermeyerek dünyayi kavrayisimiza iliskin bir öykü, hatta bir roman yaziyor Ditfurth. Bu nedenle onun kitaplarina ‘popüler bilim' sifatinin ne kadar uydugunu sormadan edemiyorum. Ya da acaba ‘asil popüler bilim budur' mu demek gerekiyor?" –Turgay Kurultay
von Zulfu Livaneli
Romanlari cok satanlar listesinden inmeyen, oduller alan, 30 dile cevirilen, sinemaya ve tiyatroya aktarilan Zulfu Livaneli, Leyla'nin Evi'nde her biri ayri bir dunyadan gelen insanlarin hayatlarini bir Istanbul romaninda kesistiriyor...Bogazici'nde Bosnalilar Yalisi'nda dogup buyumus pasa torunu Leyla Hanim, yalinin yeni sahibi omer Cevheroglu tarafindan sokaga atilir ve mahallenin cocuklarindan gazeteci Yusuf'un Cihangir'deki bekir evine siginmak zorunda kalir. Yusuf'un sevgilisi Rukiye ("sahne adi"yla Roxy), Almanya'da peep show'larda modellik yapmis, hip-hop tarzi muzik yaparak "yirtmaya" ugrasan bir Almanci kizidir. Leyla Hanim, yalinin yeni sahipleriyle gorusmeye calistigi bir gun, omer Bey'in babasi, Kadizade Konagi'nin emektar vekilharci, dort kusaktir konaklarda hizmetkirlik yapan bir aileden gelen Ali Yekta Bey ile tanisir. Her biri ayri bir dunyadan gelen bu insanlarin hayatlarinin kesismesi, onlari hem kendilerini hem de birbirlerini degistirecekleri, kimi zaman acili kimi
von Stefan Zweig
Rahat ve korunaklı bir yaşam süren saygın bir kadın, sekiz yıllık evliliğinden sıkılmış, burjuva dünyasının kozasından çıkarak kendini genç bir piyanistin kollarına atmıştır. Ancak bu gizli ilişkiden haberdar olan bir şantajcının ansızın zuhur etmesiyle, hayatında yeni farkına vardığı bütün güzellikleri yitirme tehlikesiyle karşı karşıya kalır ve kahredici bir korkunun pençesine düşer. Korku insanı bilinçdışına itilmiş utanç verici deneyimlerden, bastırılmış pişmanlıklardan özgürleştirebilecek güçte bir yapıt.
von Sebastian Fitzek
Kendinizle yüzleşmeye hazır mısınız?Tanık yok.12 yaşındaki Josy tanımlanamayan bir hastalığın pençesindedir. Doktor muayenehanesindeki tedavisi sırasında, ardında hiçbir iz bırakmadan ortadan kaybolur. Dört yıl sonra, Josy'nin babası psikiyatrist Viktor Larenz, bu trajediyle başa çıkabilmek için Kuzey Denizi'nde bir adada inzivaya çekilmiştir.Ceset yok.Bir gün güzel bir yabancı, ona sürpriz bir ziyarette bulunur. Anna Spiegel olağandışı bir şizofreni türünden muzdariptir: Kitaplarında yarattığı karakterler gerçek hayatta karşısına çıkmaktadır. Son romanında da, tanımlanamayan bir hastalığa sahip küçük bir kızın, ardında hiç iz bırakmadan ortadan kayboluşunu yazmıştır.Kız nerede?Anna'nın hayalleri Josy'nin son günlerini anlatıyor olabilir mi? Viktor, istemeden de olsa, kızının kayboluşunun ardındaki sırrı çözmek için, son şansı olarak Anna'yı hastası olarak kabul etmeye razı olur. Ama kısa bir süre sonra, geçmiş su yüzüne çıktıkça, terapi seansları çarpıcı bir şekilde değişir - hem de korkunç sonuçlarla birlikte.
von Sibel Eraslan
Ben Aise...Gozleriyim geceyle gunduzun...Onlar ki birbiri ardindan gelerek dizildiler sirete...Ben Aise...Sahidiyim vahyin...Ta-Ha ve Yasin'in... Beni sevdi Resul (asm), bende kendisini gordu.Benim sevgim ona su, benim sevgim ona ayna oldu...O benim yurdumdu, ben onun topragindanim...Ben onun vuslatiyim, o benim silam. Hazreti Aise... Hz. Ebubekir'in, seckin bir soyun ince terbiyesiyle yetismis kizi. Peygamberimizin (asm) "Seni kordugum gibi seviyorum" dedigi kadin... Sahih kaynaklarin isiginda Hazreti Aise'nin hayati, cocuklugu, Resulullah(asm) ile evliligi, Hazreti Peygamberin vefatindan sonra yasadiklari, Sibel Eraslan'in ask dolu kaleminden suzuluyor. (Tanitim Bulteninden)Sayfa Sayisi: 344Baski Yili: 2016Dili: TurkceYayinevi: Timas Yayinlari
von Hakan Günday
Diyebilirsin ki, bir insanı, fotoğraflarından ve hakkındaki haberlerden ne kadar tanıyabilirsin? Haklısın. Belki de çok az...O zaman şöyle demeliyim: Seni az tanıyorum... Az...Sen de fark ettin mi? Az dediğin, küçücük bir kelime. Sadece A ve Z.Sadece iki harf. Ama aralarında koca bir alfabe var.O alfabeyle yazılmış onbinlerce kelime ve yüzbinlerce cümle var. Sana söylemek isteyip de yazamadığım sözler bile o iki harfin arasında.Biri başlangıç, diğeri son. Ama sanki birbirleri için yaratılmışlar.Yan yana gelip de birlikte okunmak için. Aralarındaki her harfi teker teker aşıp birbirlerine kavuşmuş gibiler.Senin ve benim gibi...
von Veronica Roth
Beatrice Prior'ın Chicago'sunda toplum, her biri belli bir erdemi yaşatmaya adanmış beş topluluğa bölünmüş durumda. Dürüstlük, Fedakarlık, Cesurluk, Dostluk ve Bilgelik.Her yıl, belli bir günde bütün on altı yaşındakiler, hayatlarının geri kalanında birlikte yaşayacakları grubu seçmek zorunda.Beatrice, hem ailesiyle kalmak, hem de kendi benliğini bulmak istiyor ama ikisini birden seçemez.Bu nedenle kendisi dahil, herkesi şaşırtan bir seçim yapıyor.Genç yazar Veronica Roth heyecanlı seçimler, kalp kıran ihanetler, kan donduran sonuçlar ve beklenmedik aşklarla dolu karanlık bir geleceği anlatan gerilim serisinin ilk kitabıyla edebiyat sahnesine çıkıyor.
von Umut Sarikaya
Icine kapanik ve karamsar bir yazara yakismayacak derecede iyi yuzerim. Edebiyat dunyasi olarak Sariyer sahiline insek, diger yazarlar miy miy oturup etrafa utangac gozlerle bakarken ben agzimda sigara ile havada takla atip suya dalarim yada kosarken birden havada doner hazirolda asker selami vererek kaybolurum derin mavilikte. Yuzeye cikinca dalarken agzimin icine hapsettigim sigarami bir dil hareketi ile tekrar cikarir, sahilde duran Turk Edebiyatinin saskin bakislari esliginde icmeye devam ederek yuzerim. Sonra cikar banktaki ayakkabimin, corabimin, kotumun yanina oturmus sairleri, yazarlari kaldirip banka boylu boyunca uzanir oyle yaparim betimlemelerimi, sosyal tespitlerimi; anlatirim insan hikayelerini Benim icin yazarlik ayri, sahiller iti olmak ayridir. Bundan ne utanirim nede gocunurum cunku sahilde buyudum ben.
von Nureddin Yildiz
Dinimizin en ulvi emirlerinden biri olan cihat , kadın ve erkeği kapsayan bir emirdir. Erkek kadar kadın da dinini yaşayacaktır. O da erkek kadar cihat etmelidir. Kadın cihat ederken fıtratına aykırı olanla da mükellef olmayacaktır şüphesiz. Hem cihat edip mücahit olmak hem de kadınlığından taviz vermemek üzerine kurulu bir dengeyi anlatmaktadır bu kitap.
von Yukito Ayatsuji
Paperback. 14,80 / 21,00 cm. In Turkish. 380 p. Kimse farkina varmadan sinif nüfusunun bir kisi artmasi ve "O"nun baslamasiyla birlikte, üçüncü sene Sinif 3'ten her sene en az bir ölü çikmaktadir. Bu durumla basa çikmanin yolu ise siniftan herhangi birine "var olmayan kisi" olarak davranilmasidir. Sinifin arasina karismis olan "ölü" yerine "var olmayan kisi" olarak kabul edilen ögrenci Mei Misaki'dir. Yukari Sakuragi ve annesi, Sanae Mizuno, Ikuo Takabayasi... Felaketler pesi sira devam etmektedir. Simdi ikinci "var olmayan kisi" ise Koiçi olmustur. Bir kez baslarsa durdurulamaz... "Ölü" kim?