Empfehlungen basierend auf "Der Seidenspinner"

Based on your reading history, we think you will also enjoy the following books.

von Selahattin Demirtaş

Seher'deki hikayeler, heveskar işi değil insana ve yaşama duyulan derin sevginin ince bir mizahla harmanladığı has yazar işi metinler. Karşımızda, tutsaklık günlerinde vakit doldurmak için yazan biri değil, bugüne kadar ortaya çıkmamış, okura ulaşmamış bir edebiyatçı var.Demirtaş'ın hikayelerini okuyunca, keşke halkına, ülkesine, dünyaya karşı duyduğu sorumluluk ağır basmasaydı da yazar olsaydı diye hayıflandım. Sonra, edebiyat-sanat damarımın bencilliğinden utandım: o zaman, edebiyat bir yazar kazanacak ama Türkiye Demirtaş kalibresinde bir siyasetçiden, geleceğin önemli bir liderinden, barış ve özgürlük umudundan yoksun kalacaktı. Oya BaydarSiyaset ve sanat disiplinleri birbirine benzemez. Siyaset; doğru zamanda siyasi açıdan doğru olanı söylemek ve gerçek düşünceleri saklamak ilkesine sahipken, sanatçı deyim yerindeyse yüreğini kazıyarak en gizli duygularını, en büyük kitleyle paylaşmaya koşullanmıştır. Bu açıdan Selahattin Demirtaş'ın değerli öykülerini özel bir yere koymamız gerekir diye düşünüyorum. Acılar karşısında duyarlı bir yüreğin çığlığını yansıtan bu öyküler, siyasetten çok daha derin bir insani damara dokunuyor.Kitabın özenli ve akıcı bir Türkçeyle yazılmış olması, hem estetik hem de toplumsal açıdan ayrıca övgüye değer. Bu ülkedeki herkesi birleştirecek olan ortak payda sanatın büyülü yaratıcılığında gizli. Çünkü sanat, vicdanın dilidir. Selahattin Demirtaş da bu dili konuşuyor. Zülfü Livaneli

von Green John

Hayatin Anlamini Bulmanin, sik Olmanin ve Alinan Her Nefesin Farkina Varmanin ÖyküsüOn alti yasindaki kanser hastasi Hazel Gracein birkac yil daha yasamasini garanti eden tip mucizesine ragmen hastaligi ölümcüldür ve konulan teshisle birlikte yildizlar, öyküsünün son bölümünü coktan kaleme almistir. Fakat Augustus Waters isimli yakisikli bir sürpriz karakter, Kanserli Cocuklar Icin Destek Grubunda boy gösterince Hazelin hayati bambaska bir yöne sapar ve bu zeki cocugun cekimine karsi koyamayan kizin öyküsü yeniden yazilir...

von Zülfü Livaneli

HC

von Uğur Koşar

İnsanlar kendi hayatını yaşamadığı için mutsuz. Hep birileri mutlu olsun diye koşturmaktan yürekleri yorgun. Hepsi bu...Üzülme! Giden kendi kaybetmiştir aslında. Neyi mi? "Verdiğin sevgiyi, değer ve emeği..."Maske takan insanlardan Allah'a sığınırım. Allah verdiğin emeği hak edecek insanı karşına çıkarsın. Çünkü Allah adildir. Kimsenin hakkını kimseye bırakmaz. Bu dünyada öyle insanlar var ki, melek gibi insanların kalbini kırıp yine de kendini haklı sanıyor. Allah bizi onlardan korusun.Gerçek Müslüman inciten değil, incitmeye korkandır!Allahım sen kimseye sonradan "Bu muydu sevdiğim insan!" dedirtme.Yaramız var hepimizin. Çok şükür yaramızı saran bir de Yaradan'ımız..."Sana bıraktım Allahım..." cümlesinin verdiği hafiflik pamuğun zerresinde yok.Çok şükür...Kararsız kaldığında de ki:"Beni yaratan yolumu elbet gösterir." (Şuara 78)

von Michael Grant

YETISKINLER BIR YILDIR YOKLAR.BU SURE ICINDE RSGB’DE sayisiz savas verildi. acliga, yalanlara VE vebaya karsi. SIMDI DE iyiyle kotu arasinda destansi BIR savas BASLIYOR!Gaiaphage, Diana’nin kizi Gaia’nin bedeninde tekrar doguyor. Gaia eski gucunu tekrar kazanmak, en buyuk dusmani Nemesis’i, yani Kucuk Pete’i yenmek istiyor. Bunu basarirsa butun dunya ona boyun egecek. Bir zamanlar birbirine dusman olanlar artik ayni safta savasmak zorunda. Perdido Sahili cocuklari, kendilerini ve sevdiklerini kurtarmak icin aylardir cektikleri acilarin karsiligini alabilecek mi? Yoksa bu son savasta yok olup gidecekler mi?Michael Grant’in New York Times coksatanlar listesini alt ust eden Yoklar serisinin altinci ve son kitabi ISIK, RSGB’deki hayati unutulmayacak bir finalle noktaliyor.

von Francesca Cavallo, Elena Favilli

Denizlerin derinliğinden ormanların kuytusuna, savaş meydanlarından şaşaalı saraylara, hastanelerden gökyüzünün sonsuz maviliğine, dünyanın ve zamanın her köşesinden kendilerine dayatılan kurallara ve geleneklere isyan etme gücü bulan kadınların hikayeleri bunlar. Prenslerini bekleyen değil, kaderlerini ellerine alan prenseslerin hikayeleri... Asi Kızlara Uykudan Önce Hikayeler; yüz asi kadının, Sally Nixon, Cristina Portolano, Sarah Wilkins, Barbara Dziadosz gibi dünyanın dört bir yanından altmış asi kadın tarafından çizilen olağanüstü illüstrasyonlarla renklenmiş hayatları... Bildiğimiz dünyanın bilmediğimiz gerçekleri... Ödüllü yazarlar Elena Favilli ve Francesca Cavallo, olağanüstü yüz kadının maceralarından derledikleri masalsı ger- çeklerle, okuyucuları keyifli bir yolculuğa çıkarıyor.Günün herhangi bir anında açıp okuyacağınız, elinizin altında bulunduğunda kendinizi iyi hissedeceğiniz, kızınıza anlatacağınız gerçek hayat hikayelerinin masalsı versiyonu. Nesilden nesile annelerin kızlarına hediye edebileceği, ilham verici bir kitap. Aslında bir çocuk kitabı olarak tasarlanan çalışmayı, hep kitap "8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü'nde her yaştan genç kıza bir hediye" olarak yayımlıyor.

von Rick Yancey

1.Dalga Dunya Karanliga Gomuldu2.Dalga Sadece Sansli Olanlar Kurtuldu3.Dalga Sadece Sanssiz Olanlar Sag Kaldi4.Dalga Tek Bir Kural Gecerliydi: Kimseye Guvenme5.Dalga Artik Kimse Ne Olacagini BilmiyorUgrunda yasadigimiz her seyi yok ettiler. Simdi de ugrunda olecegimiz seylerin pesindeler!"Bu kitaba baslarken diger her seyi bir kenara birakmaya HAZIR OLUN. Basinizi dondurecek hizi ve ugrunda savasilanlar sizi buyuleyecek. Uzun zamandir bu kadar SURUKLEYICI bir hikiye okumamistim."-Cinda Williams Chima-"KAHRETSIN ile VAY CANINA tepkileri arasinda gidip geliyorsunuz. Basitce anlatmak gerekirse, bu kitap yillardir okudugum en iyi kitaplar arasinda."-Melissa Marr-"Nefes kesici, TEMPOLU ve oZGUN bir yapit. 5. Dalga okurlarin elinden dusuremeyecegi EDEBÎ BIR TSUNAMI."-Melissa de la Cruz-(Tanitim Bulteninden)Sayfa Sayisi: 464Baski Yili: 2016Dili: TurkceYayinevi: Pegasus

von Gül Sunal

Paperback. 13,50 / 21,00 cm. In Turkish. 344 p. Katkida Bulunan (Içerik) : Enis Batur, Bilge Çanakçi Kemal Sunal, bu topraklarin yetistirdigi, yediden yetmise herkesin yüzünü güldüren en büyük “fenomen”lerden biri! Kemal - Hadi gel, bi kahve içelim… kitabinda esi Gül Sunal, o fenomenin “ev hali”ni anlatiyor. Ilk bakista aska düstükleri andan Kemal Sunal’in ölümüne, bu agir kaybin yarattigi bosluktan onsuz hayatin nasil özlemle dolu olduguna, çocuklarinin dogumundan basarili bireyler olmasina, en zorlu günlerden en mesut sofralara… o evin bütün unsurlarini birlikte aktariyor. Sicak, samimi, hiçbir kaliba girmeyecek bir anlatimla. “Aslinda ikimiz de kahve sevmezdik. Söyleyemediklerimizin yerine geçerdi. Araya giren duygusal ayriliklarin son bulmasi dilegiydi. Vazgeçememek, kiyamamak, pisman olmak, Kavusmak demekti. Evimizdeki sicakligi korumak demekti… Sonuçta Bizi hep korudu bu sihirli cümle… Hadi gel, bi kahve içelim…”

von Nazan Bekiroğlu

Original bdg. 13,50 / 21,00 cm. In Turkish. 536 p. Nazan Bekiroglu'ndan Trabzon-Tebriz-Tiflis-Batum-Istanbul hattinda geçen muhtesem bir roman. Balkan Savasi döneminde baslayip I. Dünya Savasi'na uzanan bir öykü… Trabzon'dan ve Tebriz'den dogup birbirlerine dogru yol alan iki hayat; önce deli akan sonra durgunlasan iki irmak… Aslinda çok irmak… Tebriz'in en büyük, en asil hali tüccarinin deli fisek oglu Settarhan ve Trabzonlu inci tanesi Zehra… Atesin bakisli atesin duruslu; irmagini kendi bildigince alev ates akitmayi seçen bir genç kiz Azam... Adi ne ask ne de dostluk olan bir duyguyla Settarhan'in irmagina dolanan Batumlu kitapçi Sophia... Aciyla yogrulan, yogruldukça durulasan, kendi varliklarini sevdiklerinin varliginda eriten Büyükhanim ve Hacibey… Ve hep kendi içine dogru akan, kendi irmagini gencecik yasta milleti için kurutan, Trabzon'un "kirik kafiyesi" Ismail, ah Ismail… Iki büyük savasin savurup yeniden sekillendirdigi hayatlar, muhaceret, mücadele, kader, farkli inançlarin aktigi ortak zemin, üç ülke ve üç sevda Nazan Bekiroglu'nun mürekkebi ask olan kaleminde bulustu. Nar Agaci hayal kadar zengin, roman kadar güzel, tarih kadar gerçek bir hikâye… Incelikle islenmis karakterleri, son derece zengin detaylari ve dönemi anlatmadaki maharetiyle okuyani çarpacak ve yillarca unutulmayacak bir kitap...

von Juan Rulfo

Ispanyolcanin Don Quijote'den sonraki en buyuk basyapiti!Her yolu kullanarak istedigi her seyi elde eden toprak agasi, kotulugun ta kendisi Pedro Páramo...olum dosegindeki annesinin -Marquez'in Macondo'suna esin kaynagi olacak- hayaletli koy Comala'ya babasini aramaya gonderdigi Juan Preciado...Pedro Páramo'nun cocukluk aski, butun omrunce tutkuyla sevdigi Susanna San Juan...Ve hem Meksika edebiyatinin hem de butun Ispanyolca edebiyatin temel taslarindan Juan Rulfo'nun tek romani: Pedro Páramo.Sayfa Sayisi: 132Baski Yili: 2015Dili: TurkceYayinevi: Dogan Kitap