Empfehlungen basierend auf "Bunlar da mı İnsan"
Based on your reading history, we think you will also enjoy the following books.
von Hikmet Anıl Öztekin
Merhaba, ben Seyyah.Bazen bulacağını düşündüğü için değil başka bir seçeneği olmadığı için arar insan. Herkesin bir gün çıkmak istediği ama cesaret edemediği bir yolculuğun başından yazıyorum bunları.Hepinizin içine atıp anlatmaktan sakındığı şeyleri yazdığım bir yolculuğa davet ediyorum sizi. Ve gidiyorum iyi insanların yaşadığına inandığım yerlere. Gitmekle geçecek mi bilmiyorum ama sanki geçecekmiş gibi gidiyorum işte.Satırlarımın arasında bıraktığım boşluklarda göreceksiniz kendinizi. Ve okudukça kendiniz sanacaksınız beni. Sanki ben değil de, siz gidiyormuşsunuz gibi hissedeceksiniz. Kim bilir, belki de gelmesini beklediğiniz aşk, bu satırlarda bekliyordur sizi.
von Ahmet Bulut
Bu kitabın muhatabı, "Asım'ın Nesli", "Diriliş Nesli", "Davası Allah olan adanmış nesil", "Ateşte ama yanmayan zamanın İbrahimi", zamanın Mus'ab'ı, Ammar'ı, Fatıma'sı, Zeyneb'i ve cennetin özlediği elmas nesil...Ahmet Bulut, sade dili, kıskıvrak yakalayan üslubuyla seni bir yolculuğa davet ediyor, sonu cennete varan bir yolculuk.Bu yolda, hedefini belirlemişsin, yoldaki engellerden azadesin...Gençlik nimetlerini, Allah'a yürürken bir nimet biliyorsun...Tuttuğun yola arkadaşlarını da davet ederek yeryüzünde bir müjdeci gibi ferahlıkla dolanıyorsun...Çünkü sen Allah'a Koşan Genç'sin!Kitaba Allah'a Koşan Genç ismini verdim.İstedim ki Allah'a koşasın.İstedim ki nefsin ve şeytanın kışkırtmalarından Allah'a kaçasın.İstedim ki seni cennet yurduna davet eden Rabbine, "Buyur Allahım emrine amadeyim," diyesin.İstedim ki Rahmet Peygamberi'nin(sav) özlediği ve, "Kardeşimdir," buyurduğu sen olasın.İstedim ki insanlığın kurtuluşu için kendine harap edercesine adanmış yüreğin kardeşi sen olasın.İstedim ki ateşler içinde ama yanmayan İbrahim, bıçağın kesmediği İsmail, suyun boğmadığı Musa, kuyunun yutmadığı Yusuf sen olasın.İstedim ki bir şehrin imarına adanmış yürek Mus'ab sen olasın.İstedim ki ıssız çöllerde yalnız kaldığında, ümitlerin tükendiği anda, "Allah bana yeter," diyen Hacer, karnındaki bebeği Allah'a adayan Hanne, sudaki bebeğe sahip çıkan Firavun'un sarayındaki Asiye sen olasın.İstedim ki sadakatin, sevginin ve fedakarlığın simgesi Hatice sen olasın.İstedim ki ilmin, ferasetin ve muhabbetin zirvesi Aişe sen olasın.İstedim ki iffetin, edebin ve hayanın membaı Fatıma sen olasın...Allah'a Koşan Genç, dünyasını gözden geçirmek isteyen herkes için gençlik nimetini nasıl bir hazineye çevireceğini merak edenlere bir el kitabı.
von Sait Faik Abasiyanik
1953'te Sait Faik, ikinci Turk olarak, Amerika'daki Uluslararasi Mark Twain Dernegi'nin onur uyeligi payesini aldi. Bu kadari kucuk bir haber olarak gazetelerde cikti cikmasina ama, sanatcilar gazete sutunlari icin pek cekici konu degildi. Oysa bundan onceki Mark Twain uyeligi ilk Turk olarak Ataturk'e verilmisti. Simdi ikinci Turk de Sait Faik oluyordu. Aradan yillar gecti, bugune kadar baska hicbir Turk bu onura layik gorulmedi.Ara Guler (kitaptan, s.139)Sayfa Sayisi: 142Baski Yili: 2016Dili: TurkceYayinevi: Is Bankasi Kultur Yayinlari
von Sait Faik Abasıyanık
Sait Faik, Burgaz caliliklarindan cekti bir kizilcik dali kopardi, kalem gibi yonttu, ucunu yasama batirdi ve yazmaya koyuldu.Turk hikiyeciligi omer Seyfettin'den sonra Memduh Sevket Esendal, Fahri Celalettin gibi ustalarin surdurdugu bir turdu. Sabahattin Ali, Refik Halit'in memleket hikiyeciligine diyalektik bir gorus katmis ve bu yeniligi ile 1940'larin tek ismi olmustu . Sait Faik ise onlarin yapmadigi bir seyi yapti. Bir konuyu degi l, yasamin bir parcasini isliyordu. Bir tez savunmuyor, bir yasantiyi yansitiyordu. Insan sevgisi dolu, doga sevgisi dolu bir yuregi vardi. Neye baksa bu sevgi ile isiniyor, isiklaniyordu. Biz anc ak o el attiktan sonradir ki, en onemsiz gorunen insanlarin ve seylerin zevkine eristik.Haldun Taner, olurse Ten olur Canlar olesi Degil, 1983.Sayfa Sayisi: 138Baski Yili: 2016Dili: TurkceYayinevi: Is Bankasi Kultur Yayinlari
von İclal Aydın
İYİ BİR İNSAN OLMAK, ÇOCUĞUNUN BAHÇESİNE DİKTİĞİN BİR AĞAÇ MIDIR? MUTLUSON DEDİKLERİ, YAŞARKEN GÖRMESEK DE, DİKTİĞİMİZ O AĞACIN BİZDENSONRAKİLERE KALAN MEYVESİ Mİ?Bir zamanlar, bir ülkenin en güzel denizine bakan bir evde üç kız kardeş yaşardı. İsimleri Türkan, Dönüş ve Derya idi. Babaları Sadık Bey ve anneleri Nesrin Hanım'la birlikte geceleri kucak kucağa oturur, gelecekte onları bekleyen şahane yılların hayallerini kurarlardı.Türkan, Dönüş ve Derya'nın, Ayvalık'ın çam kokulu sokaklarında geçen masal gibi çocukluğu, onları yetişkin dünyasının acımasızlığına hazırlamamıştı belki. Hiçbir hayatın, hiçbir seçimin göründüğü kadar kolay olmadığını, bazen en büyük, en akla gelmeyecek sırların en güvendiklerimizin kalbinde saklandığını, en korkulacak hastalıkların gün gelip geçmişi derleyip toplayabileceğini anlamak zaman istiyordu.Ve zamanın ilaç olmadığı bir yara var mıydı dünyada?Ayvalık'ın denize uzanan taş sokaklarından, nice yaşamlar görüp geçirmiş zeytin ağaçlarından, hayatın kaynağından akan suyundan, eski evlerinden doğmuş bir aile hikayesi Üç Kız Kardeş. Bir mutsuzluk hikayesi değil; neşeli günleri yad ede ede iyiliğe dönüşün hikayesi. İyileşmenin yolculuğu.
von Osman Balcıgil
Osmanlı'nın ilk Müslüman kadın oyuncusuydu Afife Jale.Babasından Şeyhülislam'a, Dahiliye Nazırı'ndan Şehremini'ne kadar kimler uğraşmadı ki onunla, yılmadı.Teyzesinin oğlu çok aşıktı güzel kıza. O da seviyordu dünya yakışıklısı delikanlıyı. Aralarına önce sahne, sonra Afife'nin "beyninde taşıdığı hançer" girdi."Bir Bahar Akşamı" ikinci aşkı Selahattin'e (Pınar) rastladı Afife. Büyük bir aşkla sarıldı ünlü sanatçı güzel Afife'ye.Paşa dedesinin de tutkusu olan tiyatroya beşikten mezara ve ölümüne bağlı kaldı Afife.Son nefesini Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi'nde verirken, "gözlere yıldız tozu serpmeyi" sürdürüyordu kuşkusuz.Osman Balcıgil, satış rekorları kıran Celile, Yeşil Mürekkep ve İpek Sabahlık'ta olduğu gibi, Nefesi Tutku Olan Kadın Afife Jale'de de yaşadığımız coğrafyanın tarihsel ve toplumsal derinliklerine büyük bir ustalıkla iniyor.
von Jonice Webb, Christine Musello
"Çocuklukta İhmalin İzi: Boşluk Hissi, ebeveynlerimizden bize kalan mirasa farklı ve açık bir şekilde ışık tutmakla kalmayıp çocukluğumuzda ebeveynlerimizden aldıklarımızın, yetişkinlik döneminde duygusal ve sosyal anlamda bizleri nasıl etkilediğini anlamamıza yardımcı oluyor. Dr. Webb zengin, sıcak ve empati yüklü cümleleriyle doğrudan bize hitap ederek, duygusal olarak karşılaştığımız engelleri tanımlamamıza ve bu engellerin üstesinden gelebileceğimiz yolları bulmamıza destek sağlıyor."- Dr. Jeffrey Pickar, Harvard Tıp FakültesiBazen hayatınız sadece geçip gidiyormuş gibi hissediyor musunuz? Çok iyiymiş gibi davranıp, gizliden gizliye yalnız ve kopuk hissettiğiniz oluyor mu? Belki çok güzel bir hayatınız var, işinizde çok iyisiniz ama bu durum sizi mutlu etmeye yetmiyor mu?Öyleyse yalnız değilsiniz. Dünya sizin gibi düşünen insanlarla dolu. Kendini bu dünyaya ait hissetmeyen, hissettiklerini kelimelere dökemeyen ve yeteri kadar mutlu olmadığı için kendini suçlayan birçok insan var.Siz de bu kişilerden biriyseniz, eşinize yeteri kadar bağlı olmadığınızı düşünebilirsiniz, diğer insanlar kadar derinden sevemezsiniz ya da kendinizi mutlu hissetmezsiniz.Jonice Webb, Amazon'da dünyanın en çok satan psikoloji kitaplarından birini yazarak iddiasının ve çözüm yöntemlerinin tüm dünyada geçerli olduğunu kanıtlıyor. Milyonlarca kişinin hayatına katkı yapan bu kitabı, okunması gerekenler listenizde en üste almalısınız.
von Assata Shakur
Siyah erkek kardeşlerim, siyah kız kardeşlerim: Adım Assata Shakur, köle ismim JoAnne Chesimard. Ben bir siyah devrimciyim. Bu da şu demek: Ben kadınlarımıza tecavüz eden, erkeklerimizi hadım eden, bebeklerimizin karnını aç bırakan bütün güçlere savaş açtım. Varlıklarını yoksulluğumuzla büyüten zenginlere, yüzlerimize gülerek bize yalan söyleyen siyasetçilere, onları ve mülkiyetlerini koruyan tüm kalpsiz robotlara karşı savaş açtım. Ben siyah bir devrimciyim ve bu yüzden de Amerika'nın gücünün yetebildiği bütün öfkenin, nefretin ve iftiranın kurbanıyım. Amerika, diğer tüm siyah devrimcilere yaptığı gibi beni de linç etmeye çalışıyor.Assata Shakur kendisini bir 21. yüzyıl kölesi olarak tanımlıyor. Bağımsızlık arzusuna ket vurulamayan bu özgür ruh, Amerikan adalet sisteminin önüne çıkardığı tüm engelleri büyük bir güçle aşıyor. Aktif mücadelesini 60'lı ve 70'li yıllarda vermiş olmasına karşın, 2013 yılında FBI'ın En Çok Aranan Teröristler listesine girerek tarihte bu listede adı geçen ilk kadın olan Assata, hayat hikayesinde de tarihte durduğu yerin ve savunduğu temellerin zamansız olduğunu gösteriyor: ... New Jersey tarihinde gözaltında ya da tutuklu hiçbir kadın, devamlı bir şekilde erkekler cezaevine konulmamış, en mahrem anları dahil yirmi dört saat gözetlenmemiş; hiçbir kadın, tutuklu kaldığı yıllar boyu entelektüel destekten, uygun tıbbi yardımdan, fiziksel egzersizden ve diğer kadınların refakatinden böylesine bilfiil mahrum bırakılmamıştır. Şahsına özel barbarca muameleyle ilgili dava üzerine dava açtık. Fakat başarı oranımız düşüktü. Hikayesini okudukça lütfen söz konusu koşulların bu onurlu ve duyarlı kadının üzerinde yaratacağı etkiyi hayal etmeye çalışın. ...İnsanlık değerlerini böylesine içselleştirebilmiş bir kadının, dünyanın en büyük ülkelerinden birinde azılı bir terörist olarak aranmasındaki çelişki, alışageldiğimiz gerçeklere ve algı biçimlerimize tekrar dönüp bakmaya zorluyor bizleri. Devletin ve medyanın bir "ibret vakası" haline getirmeye çalıştığı Assata, onurlu duruşuyla, 37 yıldır siyasi mülteci olarak yaşadığı Küba'dan hala bize seslenmeye devam ediyor.
von Josh Malerman
Paperback. 13,50 / 21,00 cm. In Turkish. 312 p. Netflix FIlmI Bird Box'a Ilham Veren Roman Daha Önce Yayimlanmamis "bobby Kapiyi Çaliyor" Öyküsüyle Görülmemesi gereken korkunç bir sey… Ona atilan bir bakis kisiyi ölümcül bir delilige sürüklüyor. Ne oldugunu ve nereden geldigini ise kimse bilmiyor. Malorie ve iki çocugu, olaylarin baslangicindan bes yil sonra hayatta kalmayi beceren bir avuç insan arasindaydi. Nehrin kenarindaki terk edilmis bir evde çocuklariyla yasayan Malorie, ailesinin güvende olabilecegi bir yere gitmenin hayalini kuruyordu. Fakat onlari bekleyen yolculuk tehlikelerle doluydu. Tek bir yanlis hamle ölümlerine yol açabilirdi. Ve onlari takip eden bir sey vardi. Bu bilinmeyene dogru gözbaginin karanliginda yaptigi yolculukta Malorie sik sik geçmisi hatirliyordu. Bir araya gelerek hayatta kalmaya çalisan, kendisini de aralarina alip onu da kurtaran arkadaslari bir bir aklina geliyordu. Ancak sag kalan ve kapilarini çalan insanlar arttikça ortaya yüzlesmeleri gereken bir soru çikmisti: Herkesin aniden delirdigi bir dünyada kime güvenilebilirdi? "Buna benzer bir korku öyküsü simdiye kadar hiç anlatilmadi. Josh Malerman bu isi biliyor." –Hugh Howey "Çok iyi, çok basarili ve dolaysiz yazilmis, büyük bir takdirle okudugum çarpici bir roman." –Peter Straub
von Orhan Kemal
Ikinci Dunya Savasi ve sonrasindaki donemin cocuklugu, Orhan Kemal'in kaleminden cikan bu oykulerde vucut buluyor. Dokunakli sosyal manzaralar, uzak gibi gorunse de aslinda yakin ve tanidik. Turk edebiyatinin en ozgun ve gercekci yazarlarindan Orhan Kemal, yazdigi roman, oyun ve oykulerinde oldugu gibi, cocuk edebiyatinda da yoksul, hayatla mucadele etmek zorunda kalan ama umudunu, yasama sevincini kaybetmeyen insanlardan soz ediyor. Yoksulluk ve yoksunluk kadar umudun da var oldugu sekiz oyku. Donem etkilerinin cocuk edebiyatina nasil yansidigini gosteren bu yapit, Orhan Kemal kulliyatini eksik birakmamak adina onemli bir adim.(Tanitim Bulteninden)Sayfa Sayisi: 92Baski Yili: 2016Dili: TurkceYayinevi: Everest Yayinlari