Empfehlungen basierend auf "Bu da Gececek Degisim, Kriz ve Umut Dolu Baslangic Hikayeleri"

Based on your reading history, we think you will also enjoy the following books.

von Hanya Yanagihara

Paperback. 13,50 / 19,50 cm. In Turkish. 864 p. Üniversiteden tanisan dört erkek arkadas: Nazik, yakisikli ve oyunculukta kariyer yapmak isteyen Willem. Sanat dünyasina hizli bir giris yapmak isteyen, zeki ama bazen kalpsiz davranabilen JB. Hayallerini gerçeklestirememis, aileden zengin mimar, Malcolm. Bu arkadas grubunun merkezinde duran, tam bir kapali kutu olan avukat Jude. Yillar içinde dörtlünün dostluklari bagimlilik, söhret ve kibirle dönüsür ve derinlesir. Üç arkadasin karsilastiklari en büyük zorluk, hem bedensel hem de duygusal olarak agir yarali arkadaslari Jude'un yaninda yer almak olacaktir. Jude'un üstesinden gelemedigi çocukluk travmalari tüm yasamini etkileyecek ve dostlari onu hayatta tutmak için ellerinden geleni yapacaklardir. Dostluk, ask, kalp kirikligina dair dokunakli, müthis bir hikâye... "Enfes... Bu romani bir saheser olarak adlandirmak hiç de mübalaga olmaz. Hatta bu kelime hafif bile kalir." San Francisco Chronicle "Harikulade... Travma ve arkadaslik öylesine zekice ve derin bir kavrayisla ele aliniyor ki bu roman bundan sonra bu konuda yazilmis tüm romanlar için bir ölçüt olacak." The Wall Street Journal "Degersiz Bir Hayat baska hiçbir romana benzemiyor. Siniri asiyor, çizgiden disari tasiyor, kisaca unutulmaz." The Independent "Içinize isliyor. Yanagihara insanin davranisinin en asagi ve en yüce uç noktalarini can acitici bir yogunlukla sorgulayabilme yetenegine sahip bir yazar." The Times Literary Supplement

von Primo Levi

1919’da Torino’da doğan ve kimya öğrenimi gören Primo Levi, İkinci Dünya Savaşı sırasında Kuzey İtalya’da faşizme karşı direnen arkadaşlarına katıldı. İtalyan yahudisi kimliğini saklamayınca önce Fissolo’daki toplama kampına, orada geçirdiği iki ayın ardından da, 1944’de, beraberindeki altı yüz elli kişiyle birlikte Auschwitz Toplama Kampı’na gönderildi. 24 yaşındaydı. O altı yüz elli kişi içinden hayatta kalmaya başaran yirmi kişiden biri oldu. Hayatının geri kalanında en büyük önceliği, insanüstü denilebilecek bir azimle, tüm gördüklerini, yaşadıklarını aktarmak, Nazilerin ölüm saçan deliliğinin, unutuşun karanlığında yok olmasına engel olmak oldu.Bunlar da mı İnsan, Nazi zulmünün, toplama ve ölüm kampları cehenneminin, insanın insana uyguladığı akıl almaz fiziksel ve manevi şiddetin olağanüstü bir nesnellikle dile getirildiği bir metin ve yitip giden milyonlarca canın çığlığıdır. Ölüm saçan muktedirlere karşı inanılmaz bir yaşamı olumlama direnciyle dolu, eşi bulunmaz bir tanıklığın kitabıdır.İnsana dair gerçekle yüzleşmek vicdanı sızlatır, can yakar, evet, ama unutmamak, unutturmamak da onuruyla yaşamak isteyen insanın önceliğidir.

von Merve Sahinkaya

Paperback. 13,50 / 21,00 cm. In Turkish. 160 p. Edited by Zeynep Mercan Demir Bu kitap, Kur'an'daki hikmet okyanusunu hayatina damla damla akitmak isteyen bir hafize tarafindan kaleme alindi. Yaradan perspektifinde iyi bir kul olmak, "tam su an"da yasadigimiz imtihani kullugumuza yarasir bir biçimde agirlamaktan geçiyor. Yazarin kisisel yolculugunda bu hikmet okyanusu, ebeveynlik serüvenine denk geliyor. Iyi ile kötünün anlamini Kur'an'in ayetlerinde arayan bir hafize için, iyi bir ebeveyn olmanin karsiligi, kuramcilarin hipotezlerinden çok daha ötede, iyi bir kul olmaktan geçiyordu. Artik, her ayetini ezberledigi Kur'an'in insana verdigi degeri özümsemeden, ebeveynligin ehemmiyetini idrak edemeyecegini biliyordu. Bu kitap, varmayi dert edinmeksizin, okyanusun bizatihi kendisine talip olmaya davet ediyor. Ancak dalmaktan korkmayanlar okyanusun kalbindeki incileri kesfedebilirler. Geçmisin yüklerinden kurtulmak da gelecegin kuruntularindan siyrilmak da "an"i tefekkür etmekle mümkün. Ne ki, biz dalarken incilere degil, bu okyanusta telassizca tefekkür etmeye taliptik.

von Susan Wiggs

Paperback. 13,50 / 21,00 cm. In Turkish. 392 p. Her yemegin, onu kusursuz kilacak kilit bir malzemeye ihtiyaci vardir. Tipki ask gibi… Annie Harlow'un, herkesin giptayla baktigi bir hayati vardir. Fakat tam da hamilelik haberini aldigi gün geçirdigi büyük kaza yüzünden sahip oldugu her sey tuzla buz olur. Bir sene sonra komadan uyandiginda, kaybettigi tek seyin geçen zaman olmadigini anlayacaktir. Yaralarini sarmak için aile evine döndügünde, hem kendisini hem de dagilmis ailesini içine düstükleri umutsuzluktan çikaracak olan anahtari bulur: Büyükannesinin eski yemek kitabi. Ellerinin arasindan kayip giden her seyi sayfalari arasindan tek tek toplayacagi bu mucize sayesinde, ikinci sanslar ve gerçek ask artik onun için imkânsiz degildir.

von Colleen Hoover

Paperback. 13,50 / 21,00 cm. In Turkish. 368 p. New York Times'in çok satan yazari Colleen Hoover yürekleri sizlatan yeni bir ask hikayesiyle geri dönüyor. Tate Collins havayolu pilotu Miles Archer'la tanistiginda, bunun ilk görüste ask oldugunu düsünmez. Birbirlerini arkadas olarak görecek kadar bile iletisim kurmazlar. Tate ve Miles'in tek ortak noktasi birbirlerine karsi inkar edilemez bir çekim hissetmeleridir. Tutkularini açikça ortaya koyduklarinda, kusursuz bir planlari oldugunu anlarlar. Genç adam ask pesinde degildir, genç kadinin ise aska ayiracak vakti yoktur, geriye sadece seks kalir. Tate, Miles'in ona sundugu iki kurala uydugu sürece anlasmalari sasirtici bir sekilde sorunsuz olacaktir. Asla geçmisim hakkinda soru sorma. Bir gelecek bekleme. Idare edebileceklerini düsünürler, ama çok geçmeden bunun hiç de kolay olmadigini anlarlar. Kalplere siziliyor.Sözler bozuluyor.Kurallar çigneniyor.Ask çirkinlesiyor.

von Rick Riordan

Despite their best efforts, Carter and Sade Kane can't seem to keep Apophis, the chaos snake, down. Their only hope is to find an ancient spell that might turn the serpent's own shadow into a weapon, but the magic has been lost for a millennia.

von Haruki Murakami

Kafka Tamura on beş yaşına girdiği gün evden kaçar. Uzun zamandır planladığı bu kaçışın nedeni babasının yıllar önce dile getirdiği uğursuz kehanettir. Ama babasının bir düzenek gibi içine yerleştirdiği kehanet gölge gibipeşindedir Kafka ilk kez aşkı ve tutkuyu yaşarken gizemli bir cinayetle kehanetin ve kaderinin düğümleri çözülmeye başlar.Sahilde Kafka, XXI. yüzyıl edebiyatına damgasını vuran, kitapları bağımlılık yaratan kült yazar Haruki Murakamiden, hayatın yavan gerçekliğine karşı büyülü bir dünyanın kapılarını açan bir roman.

von Ahmet Umit

Byzantion'dan İstanbul'a uzanan, heyecan yüklü bir serüven...Sarayburnu'nda, Atatürk heykelinin ayaklarının dibinde bir ceset. Avuçlarında antik bir para.... Ama ne bu ceset son kurban, ne de bu antik para son sikke... Yedi kurban, yedi hükümdar, yedi sikke, yedi kadim mekân. Ve tek bir gerçek: Bu şehrin gizemli tarihi."Şehre bakıyorduk denizden. Sisler içindeydi İstanbul... Sisler içinde deniz... Sisler içinde teknemiz. Sultanahmet'in minareleriydi görülen, Ayasofya'nın kubbesi, Topkapı Sarayı'nın kuleleri. Hiç yağmalanmamış, yıkılmamış, kirletilmemiş gibiydi şehir. Bembeyaz bir sisle örtmüştü doğa, ne varsa görüntüyü çirkinleştiren. Güneş doğmadan bir anlığına beliren bir hayal gibi... Büyülü bir bulut gibi... Bir masal imgesi gibi... Yeni kurulmuş bir kent gibi... Taze bir başlangıç gibi... Genç, umutlu, güzel...İstanbul’a bakıyorduk denizden. Ölülerimizin yüzlerine bakıyorduk... Onların gözlerindeki kendi kederimize. Çaresizliğimize bakıyorduk, avuçlarımızda büyüyen zavallılığa, kanımızda filizlenen korkaklığa... Elimizden alınan hayata bakıyorduk... Güneşli günlerimize, umut dolu sabahlara, eğlenceli bahar akşamlarına... Sönen anılarımıza bakıyorduk, ölen hayallerimize, yıkılan düşlerimize... Sönen anılarımızı, ölen hayallerimizi, yıkılan düşlerimizi yüklenip yorgun bir şilep gibi bizden uzaklaşan şehrimize... Şehrimizle birlikte yitirdiğimiz kendimize bakıyorduk..."

von Hatice Kübra Tongar

Merhaba anneciğim,Benim, yavrun.'Kim olduğunu zaten biliyorum' deme. Çünkü bence henüz yakından tanışmadık seninle. Beni tanımak için yeterince çaba sarf etmedin bence.Eğer tanışmış olsaydık ağladığımda, inatlaştığımda, korktuğumda, tepki gösterip öfke duyduğumda sana bir şeyler anlatmaya çalıştığımı fark ederdin. Hareketlerime değil, onların altındaki asıl sebebe odaklanırdın. 'Beni üzmek için yapıyor', 'Sırf benimle inatlaşmak için uğraşıyor' diye düşünmezdin o zaman. Her davranışımın altında masum bir ihtiyaç olduğunu hissederdin.İşte artık seninle tanışalım diye, bu kitabı bırakıyorum ellerine.Beni tanıdıkça daha da çok seveceğini, gelişimime destek vereceğini, elimden tutup hayat yolumda birlikte yürüyeceğini biliyorum.Ve yaptığın ya da eksik kaldığın her bir yönünle birlikte, seni çok ama çok seviyorum.

von Margaret Atwood

"Biz iki bacaklı rahimleriz, hepsi bu."Kadın, "bunaltıcı düşlerden uyandığı" bir sabah, hiçliğe dönüşmüş olarak buldu kendini. Artık bir adı yoktu, düşüncesi, benliği, arzusu yoktu ama bir rahmi vardı. Yaşamını kolonilere sürülmeden, öldürülmeden, Damızlık Kız olarak sürdürmesini sağlayan rahmi. Artık aşık olmayacaktı, sevmeyecekti, onaylanmış bir dilin ötesine geçmeyecekti. Duvarlara asılmış sıra sıra cesetler, tek gerçeğin savaş ve üreme olduğunu hatırlatıyordu. Özgürlük hatırlanmayacak kadar uzaktaydı.Margaret Atwood'un başyapıt niteliğindeki feminist distopyası Damızlık Kızın Öyküsü, bütün distopyalar gibi geleceğe dair bir paranoyayı değil, içinde yaşadığımız gerçeğin ta kendisini dile getiriyor. Erkek egemen muhafazakar bir rejimin üremeyle sınırlandırdığı, mahrem örtülerin ardına gizlediği kadın bedenleriyle bize aşina gelen bir gerçeğin.Anlatılan bizim hikayemizdir!