Empfehlungen basierend auf "Bir Insan Yetistirmek Ne Istedigini Bilen, Yarinin Güclü Bireyleri"

Based on your reading history, we think you will also enjoy the following books.

von Zülfü Livaneli

Merhamet zulmün merhemi olamaz!İstanbul'un kargaşası içinde sıradan bir yaşam süren İbrahim, çocukluk arkadaşı Hüseyin'in ölüm haberi üzerine doğduğu kadim kent Mardin'e gider. Onun, önce sevdaya sonra ölüme yazılmış, Mardin'de başlayıp Amerika'da sona ermiş hayatını araştırmaya koyulur. Böylece adeta bir girdabın içine çekilir, tutkuyla ve hırsla gizemli bir kadının peşine düşer.Harese nedir, bilir misin? Develerin çölde çok sevdiği bir diken var. Deve dikeni yedikçe ağzı kanar. Tuzlu kanın tadı dikeninkiyle karışınca bu, devenin daha çok hoşuna gider. Kanadıkça yer, bir türlü kendi kanına doyamaz. Ortadoğu'nun adeti budur, tarih boyunca birbirini öldürür ama aslında kendini öldürdüğünü anlamaz. Kendi kanının tadından sarhoş olur.Mardinli Hüseyin ile IŞİD zulmünü misliyle yaşamış Ezidi kızı Meleknaz'ın ve kelamın çocuklarının hikayesi... Livaneli okuru, sevda ile acının iç içe geçtiği bir Ortadoğu gerçeğiyle buluşturuyor.

von Kerstin Gier

Original bdg. 13,90 / 21,20 cm. In Turkish. 432 p. Koridorlar aydinlaniyor, tüm sirlar gün yüzüne çikiyor… Mart ayi, Londra'da ilkbahar kapida ve Liv Silber üç sorunla karsi karsiya.Birincisi: Henry'ye yalan söylemistir. Ikincisi: Rüyalar gittikçe tehlikeli olmaya baslamistir. Rüya âleminin sirlarini kesfeden Arthur, akil almaz felaketlere yol açmak üzeredir. Ve bu sefer onu engellemek pek kolay olmayacaktir. Üçüncüsü: Liv'in annesi Ann ve Grayson'in babasi Ernest haziranda evlenmeyi planlamaktadir fakat Grayson'in büyükannesi kötü kalpli Siçan'in aklinda oglunun dügünü için gelininkilerden çok farkli planlar vardir. Liv bu felaketlerden en az zararla kurtulmayi basarabilecek mi? "Üçlemenin son kitabi heyecan verici, sasirtici ve hayal gücü kuvvetli anlatimiyla kalici bir etki birakiyor!" Alex Dengler "Kerstin Gier'den baska kimse, böyle eglenceli bir konuyu bu kadar büyüleyici anlatamazdi." Westfalen-Blatt "Keyif verici, esprili anlatim son kitapta da tam gaz devam ediyor." Elke Schröder, Delmenhorster Kreisblatt Farkli renkte kapilarin oldugu los isikli koridor neseli ve huzurlu bir etki yaratabilirdi ama hiç de öyle olmuyordu. Koridordaki sakinlik, sessizce dinleniyormus izlenimi veriyordu ve isigin nereden geldigi belli degildi. Yine de burayi, her kapinin ardinda baska birinin rüya gördügünü ve dünyadaki tüm insanlarin bu labirentte birbirine bagli oldugunu düsünmeyi seviyordum. Sihirli, gizemli ve tehlikeli bir yerdi…

von Ahmet Ümit

Acıyı gördüm. Gözlerinin ortasında bir çiçek gibi büyüyen irisin önce ağır ağır büzülmesini, ardından çığlık gibi ansızın patlamasını gördüm. Titreyen dudaklar, bal mumuna dönüşen yüzleri, çöken yanakları, irileşen elmacık kemiklerini, birer mağara gibi derinleşen göz çukurlarını, kurumuş ağızların içinde pelteleşen dilleri gördüm.Anladım ki benliğimizin farkına vardığımız an, acının pençesinde kıvrandığımız andır.Çığlık değil, ürperiş değil, evet, nereden geldiğini bilmediğim o vahşi iniltiyi kalbimin derinliklerinde duydum. Soluksuz kaldım, boğazım kupkuru, alnım ateşler içinde, tuhaf bir hülyaya kapılmışım gibi sürüklendim o dipsiz boşlukta. Hayatın en karanlık sırrıyla yüzleştim.Karanlığın her aşamasından geçtim, akan kanın sesini duydum, ölümün serinliğini damarlarımda hissettim.Geçmişin kamburunu çoktan söküp attım sırtımdan.İnsanın insanı öldürdüğü o ilk anı gördüm, katilin zafer haykırışını, kurbanın korku çığlığını işittim.Her an uyanmaya hazır o muhteşem dürtüyü bastırmak, insanlığın en masum haline, en saf doğasına dönmemek için yıllarca ihanet ettim kendime. Kendimle birlikte bütün dünyayı da kandırdım. Neredeyse başaracaktım ama bırakmadılar, benim adıma onlar öldürmeye başladılar.İşte bu yüzden geri döndüm...

von Ayse Kulin

Original bdg. 15,50 / 23,50 cm. In Turkish. 340 p. Birden çocuklardan biri bagirdi "Suraya bakin, iki kus öpüsüyorlar!" Füreya iskelenin üzerindeydi. Güçlükle arkasini dönerek, asagida civildayip duran çocuklara bakti. "Hanginiz söyledi bunu?" diye seslendi. Siska bir oglan öne çikti. "Ben!" dedi. "Kus mu gördün orada?" "Evet." Füreya üsenmedi, indi iskeleden. Çocugu yanina çagirdi. "Kusu nerede gördügünü göster bakayim."Çocuk birkaç adim geriledi. Füreya takip etti çocugu. Eliyle isaret etti oglan."Nah orada. Iste kuslar gaga gagaya vermis öpüsüyorlar." Dondu kaldi Füreya. Hiç tasarlamadigi halde, çocugun isaret ettigi yerde masalsi iki kus kafasi beliriyordu. Tipki öpüsür gibiydiler. Hakliydi çocuk. Cumhuriyet Türkiyesi'nin ilk kadin seramik sanatçisi Füreya Koral'in hayat hikâyesi Füreya, ayni zamanda bir dönem romani.

von Esma Fethiye Güclü

Durup kiraz aacn selamlyorum. Babamla birlikte her gn getiimiz sokaktan baknca onu uzaktan -ama sadece biraz uzaktan- grebiliyorum. Aslnda karmda grdm ey renkli bir leke ama ben onun aa olduunu, yani hayallerimdeki gibi iyi yrekli bir devin salar olduunu biliyorum. Tamamen bulank, ama orada. Yazarn kendi yaam hikayesinden esinlenerek, kk bir kzn grme yetisini kaybetmesiyle ilgili kaleme alnm olan bu roman her yatan okur iin. Kk Prens, imdeki Mzikgibi kitaplarn hayranlar iin ok zel bir yeri olacak. Mafalda, dokuz yandaki bir kz ocuu ve bildii bir ey var: Gelecek alt ay iinde, grme yetisini tamamen kaybedecek. Mafalda, grnrdeki bu karanlk gelecekte yolunu bulabilecek, okula gidebilecek, futbol oynayabilecek ve kedisine bakabilecek mi Ailesi ve arkadalarnn yardmyla Mafalda, kendisi iin nemli olan eyleri kefetmeye alr. Grme yetisini kaybetse de yapabilecei eylerin listesini karr. lham veren bir cesaret ve kararllk hikayesi.

von Nuriye Çeleğen

"Üzüntüye uğrayan beni hatırlasın!" buyurmuştu Babam. Üzüntüde Muhammedi (asm) sır vardı. İnsana en çok üzüntü anında uzanırdı Muhammed'in (asm) eli.Babamın parçasıyım.Hayatımın hepsine vuran üzüntü beni onunla bağlamış. Acının bağı kopmaz. Babamla bağım onun için anlaşılmaz.Ben Fatıma.Elim, onun tuttuğu el.Benim elim Allah Resulü'nün eli.Benim elim Babam Muhammed'in (asm) elinden tutma vesilesi.Elimden tutan ondan tutar.Elimde tüm esmanın sırrı var.Babam elleriyle koydu ellerime velayeti.Yüz yirmi dört milyon evliya elimde saklı. Onun için elim kerametli, elim bahtlı.Gidiyorum, Babam Hz. Muhammed'e (asm).Elim üstünüzde.Aşk, "Mim!" dedi.Tüm varlık aşkla "Mim"lendi.Esmanın bilinme seyri "Kenz-i Aşk"a yüklendi."Kenz-i Aşk", Alemlerin Efendisi olarak yaratılan Hz. Muhammed'i (asm) anlatma gayesiyle kaleme alınmış bir dizi. Her kitapta Fahr-i Kainat Efendimizin (asm) en yakınlarından birinin diliyle aşk hazinesinin kapısı aralanmaya çalışılıyor.Babam Hazreti Muhammed (asm), Peygamberimizin "benim parçamdır" dediği, risalet denizinin velayet nehriyle buluşmasının kendisinde vücut bulduğu Hz. Fatıma (ra) annemizin dilinden akıyor. Nuriye Çeleğen'in incelikli kaleminden.

von Ebru Cündübeyoglu

Paperback. 13,50 / 19,50 cm. In Turkish. 168 p. Emekli felsefe hocasi Ferda Sile'de tek basina yasamaktadir. Yazdigi fantastik romanlarla edebiyat dünyasinda kendine hatirli bir yer edinen Ferda gitgide yazmakta zorlandigini, soyut düsünme yetenegini kaybetmeye basladigini fark eder. Yazdiklarinin arasi iyice açilmaya baslayip birtakim unutkanliklar da bas gösterince doktora gitmeye karar verir. Konulan teshis, hayatinin iplerini siki siki tutmaya aliskin, yasamini beyniyle yöneten Ferda için tambir yikim olur. Alzheimer beynini tamamen ele geçirip bedenini bos bir kabuk haline getirmeden harekete geçmek zorundadir. Canindan çok sevdigi kizina yük olmamak Ferda için hayat memat meselesidir artik.

von Filibeli Ahmet Hilmi Efendi

Trk edebiyatnn ilk felsefi ve gerekst roman kabul edilen A'mak- Hayal, Filibeli Ahmet Hilmi'nin felsefi ve tasavvufi grlerini iermektedir. Romann kahraman Raci, iindeki phe ejderhasn susturmak ve mutlak hakikate ulamak iin mezarlkta karlat Aynal Baba'nn yardmyla manevi seyahatlere kar. Raci bu seyahatlerinde hedefine ulamak iin Buda'yla Hilik Zirvesi'ne, Yunan tanrlarnn bulunduu Olimpos Da'na, Hrmz ile Ehrimen'in sava meydanna, Simurg'un srtnda Merih gezegenine, Kaf Da'na ve daha birok yere gider. Raci hakikatin peinde nice alemde, boyut ve mekanda dolarken biz okurlara Ahmet Hilmi'nin Dou ve Bat felsefesi, tasavvuf, mitoloji, dinler tarihi zerine kurduu bu gerekst roman izlemek dyor aknlkla, merakla ve zevkle. Filibeli Ahmet Hilmi (ehbenderzade, 1865-1914) Filibeli Ahmet Hilmi, Hac Sleyman Bey ve evkiye Hanm'n en byk ocuklar olarak Filibe'de (Bulgaristan) dnyaya geldi. Ailesi, Osmanl'nn 93 Harbi yenilgisinden sonra, 1878 ylnda yaanan byk gle stanbul'a yerleince Filibe'de balad eitim hayatna burada devam etti. Galatasaray Mekteb-i Sultanisi'ni bitirip ilk olarak Posta ve Telgraf Nezareti'nde almaya balad. Sonra Duyun- Umumiye Nezareti'nde grev yapt. Ardndan Beyrut'a gnderildi. Beyrut'ta Jn Trklerle iletiim kurup oradan Msr'a kat. Msr'da aylak adnda bir mizah dergisi kard. Bir sre sonra stanbul'a dnd ve 1901 ylnda Fizan'a (Libya) srld. II. Merutiyet'in ilanndan sonra stanbul'a gelerek Darulfnun'da felsefe hocal yapt. kdam, ehbal, Yeni Tasvir-i Efkar, Srat- Mstakim gibi gazete ve dergilerde siyasi, felsefi yazlar kaleme ald. Kendisi ayrca ttihad- slam, Hikmet, Cokun Kalender, Millet ile Muhasebe, Mnakaa, Kanat ve Nimet adl gazeteleri kard. ttihat ve Terakki Frkas, Hrriyet ve tilaf Frkas, Siyonizm ve Masonluk eletirileri nedeniyle gazeteleri sk sk kapatld ve srgne gnderildi. II

von Gül Sunal

Paperback. 13,50 / 21,00 cm. In Turkish. 344 p. Katkida Bulunan (Içerik) : Enis Batur, Bilge Çanakçi Kemal Sunal, bu topraklarin yetistirdigi, yediden yetmise herkesin yüzünü güldüren en büyük “fenomen”lerden biri! Kemal - Hadi gel, bi kahve içelim… kitabinda esi Gül Sunal, o fenomenin “ev hali”ni anlatiyor. Ilk bakista aska düstükleri andan Kemal Sunal’in ölümüne, bu agir kaybin yarattigi bosluktan onsuz hayatin nasil özlemle dolu olduguna, çocuklarinin dogumundan basarili bireyler olmasina, en zorlu günlerden en mesut sofralara… o evin bütün unsurlarini birlikte aktariyor. Sicak, samimi, hiçbir kaliba girmeyecek bir anlatimla. “Aslinda ikimiz de kahve sevmezdik. Söyleyemediklerimizin yerine geçerdi. Araya giren duygusal ayriliklarin son bulmasi dilegiydi. Vazgeçememek, kiyamamak, pisman olmak, Kavusmak demekti. Evimizdeki sicakligi korumak demekti… Sonuçta Bizi hep korudu bu sihirli cümle… Hadi gel, bi kahve içelim…”

von Khaled Hosseini

Nereye giderseniz gidin, ulkeniz pesinizden gelir. Artik siz orada yasamasaniz da o icinizde yasar. Afganistan’in Khaled Hosseini’de yasadigi gibi… Bin Muhtesem Gunes, ilk romani Ucurtma Avcisi’yla tum dunyada inanilmaz bir basari yakalayan Hosseini’nin ikinci romani. Yazar bu romaninda da yine dogdugu topraklari anlatiyor. Bu kez iki kadinin kesisen yasamlari ve dostluklari uzerinden… Kucuk yasta evlendirilen kizlar, cocugu olmayan kadinlar, babaya ya da cocukluk arkadasina duyulan, gecmise gomulmus asklar… Khaled Hosseini, hasreti, dostlugu, aski ve insanligi en iyi anlatan yazarlardan. Basariyla kurdugu olay orgusuyle, cikmaz yollarin nasil duzluklere acilabilecegini gosteren yaratici bir kalem. Bin Muhtesem Gunes, kelimenin tam anlamiyla “beklenen” bir roman… (Tanitim Bulteninden)