Empfehlungen basierend auf "Baglanma Aski Bulmanin ve Korumanin Bilimsel Yollari"

Based on your reading history, we think you will also enjoy the following books.

von Zülfü Livaneli

"Gerçek bir şaheser! Teknik ve psikolojik olarak mükemmel! Öldürmek mi bağışlamak mı ikilemini en iyi veren roman." Yaşar Kemal"Arkadaşlarım bunun farkında değil ama ben bu bağlantıların üstünde ya da dışındayım. Onlar gibi davranmaya, onlara benzemeye çalışıyorum, lakin içim farklı, işte romanı yazan zavallı arkadaşımın inemediği derinliklerden biri de bu. O beni, politik geçmişi olan ve Kuzey sürgününe savrulmuş, sıradan insanlardan biri sanıyor. Başımdan geçenleri, benden daha ilginç buluyor. İçimdeki derin ve köklü karanlığın farkında değil. Çünkü insanları konuşarak tanıyamazsınız. Konuşmak, canlı yaratıklar arasındaki en etkisiz iletişim aracı. Dil yalan söylüyor, olanları çarpıtıyor, insanlığın hiç bıkıp usanmadığı klişeleri tekrarlıyor. Bu yüzden, insanları dinlemek onları anlamak için yeterli değil."12 Mart rüzgarlarının İstanbul'dan Stockholm'e savurduğu bir mülteci olan Sami Baran, yattığı hastanede Türkiye'den bir hastayla karşılaşır. Bu adam, başına gelenlerin sorumlusu olarak gördüğü eski bir bakandır. Ondan intikamını almak amacıyla Şili, Uruguay, İran gibi farklı ülkelerden gelmiş mülteci arkadaşlarıyla birlikte bir plan yapar.Ancak, bu planı gerçekleştirmek o kadar kolay olmayacaktır: Sami Baran, anadilin yeri geldiğinde düşmanla da anlaşma aracı olabileceğini hesaba katmamıştır. Ve bu, planın önündeki engellerden sadece biridir...Zülfü Livaneli'nin usta kaleminden, sürgün yaşamı ve öldürmek-bağışlamak ikilemi üzerine, okurları ve eleştirmenleri değişik kurgusu ve beklenmedik final(ler)iyle de etkileyen, kusursuz bir roman.

von Adalet Agaoglu

Insan krapon kâgidindan kanatlar takinca kelebek olduguna inanir. Koyun postunda koyun, kurt postunda kurt […] ülkü de giydirilebilir üstünüze ve Etlik tepeleri dag gÖzükür gÖzünüze.Ölmeye Yatmak romani biçim açisindan da ilginç. çok genis bir dÖnemi anlatmak isteyen romanci, Aysel'in ruh dünyasinin yani sira toplumsal olaylari, Aysel'i Doçent Aysel haline getiren kosullari yari belgesel bir tarzla eserine katmis.-Selim Ileri-Agaoglu'nun Ölmeye Yatmak adli romani, kadinin cins kimligini, bireyselligini el yordamiyla aramasi, sorgulamasini ifade eder. Cumhuriyet kadin aydininin Özgürlük ve disilik arasindaki çikmazini, bu romanindaki kadin tiplemesi, Aysel çok iyi bir sekilde betimler.-Nilüfer GÖle-(Tanitim Bülteninden)Sayfa Sayisi: 400Baski Yili: 2016Dili: TürkçeYayinevi: Everest Yayinlari

von Adem Güneş

Birçok yetişkin cezasız çocuk eğitimi olamayacağına inanır.Çocuğun neyin doğru, neyin yanlış olduğunu öğrenebilmesi için ceza ve mükafatın iyi bir eğitim yöntemi olduğunu düşünür."Ceza kötü bir şey olsaydı, çocukken cezalandırılan bizler de kötü insanlar olurduk" der.Ceza insanı kötü biri yapmaz belki. Ama hiperaktif yapar. Şımarık yapar. Yılışıklaştırır. Öfkeli hale getirir. Eşi ile bağ kuramaz, çocuğu ile oynayamaz biri yapar.Ceza bir eğitim aracı değil, bir aşağılama davranışıdır. Çocuk aşağılanarak değil, ancak değerlilik hissiyle kişiliğini geliştirir.Pedagog Adem Güneş, Cezasız Eğitim'de çocukluktan yetişkinliğe kişilik gelişimini inceliyor. Baskı, zorlama ve cezanın çocuğun kişiliğine nasıl yansıdığını gözler önüne seriyor.Cezasız Eğitim, çocuk eğitimine bakış açınızı kökten değiştirecek bir eser.

von Ismail Güzelsoy

Paperback. 13,50 / 19,50 cm. In Turkish. 376 p. Benim için çizdigin kader planini kabul etmiyorum! "Tanri, insanin ölümsüzlüge varmis halinden baska bir sey degil" diye cevapliyordu beni Selman Dermani. "Ölüm ile kesilen bir hayatin hiçbir anlami yoktur. Degmez... Bütün bu çabalara, sagalmaya, hasta olmaya, iyilesmeye, çalismaya, mülk edinmeye, çocuk yapmaya, asik olmaya degmez. Lisan ögrenmeye, siir okumaya, saz dinlemeye, mutlu olmaya degmez. Ancak ölümsüzlük varsa bu dünya hayatinin bir anlami olabilir. Kendimi yeniden, sifirdan üretmeyi istiyorum. Bunu yapacagim. Hakkim! Kadere teslim olacaksak magaralara dönelim, haydi!.." Insan yalnizca bir kez "Degmez" diyebilir, ikinci kez bunu tekrarliyorsa sahtekardir. Ilk söyledigi anda kalemini kirmistir zaten.  Aras Nehri'nin dibinde buz tabakasinin altinda bir adam yatiyor: Bir edip. Faruk Ferzan. "Ne oldu bana? Öldüm mü?" diye soruyor kendi kendine… Öldü mü? Ölmediyse birinin onu kurtarmasi gerekecek. Yola devam etmesi gerekecek. Ask yasanmaya degerse bunu yapmali… El çabukluguyla bizi efsunlayan bir yazar var karsimizda… Fenni Sihirler yapan bir sihirbaz!..  Ismail Güzelsoy Degmez'de hayatin en büyük iki sirrinin, askin ve ölümün dansini koyuyor sahneye.  Kelimelerin gücüne, edebiyatin büyüsüne inancini koruyanlar için…

von Jonice Webb, Christine Musello

"Çocuklukta İhmalin İzi: Boşluk Hissi, ebeveynlerimizden bize kalan mirasa farklı ve açık bir şekilde ışık tutmakla kalmayıp çocukluğumuzda ebeveynlerimizden aldıklarımızın, yetişkinlik döneminde duygusal ve sosyal anlamda bizleri nasıl etkilediğini anlamamıza yardımcı oluyor. Dr. Webb zengin, sıcak ve empati yüklü cümleleriyle doğrudan bize hitap ederek, duygusal olarak karşılaştığımız engelleri tanımlamamıza ve bu engellerin üstesinden gelebileceğimiz yolları bulmamıza destek sağlıyor."- Dr. Jeffrey Pickar, Harvard Tıp FakültesiBazen hayatınız sadece geçip gidiyormuş gibi hissediyor musunuz? Çok iyiymiş gibi davranıp, gizliden gizliye yalnız ve kopuk hissettiğiniz oluyor mu? Belki çok güzel bir hayatınız var, işinizde çok iyisiniz ama bu durum sizi mutlu etmeye yetmiyor mu?Öyleyse yalnız değilsiniz. Dünya sizin gibi düşünen insanlarla dolu. Kendini bu dünyaya ait hissetmeyen, hissettiklerini kelimelere dökemeyen ve yeteri kadar mutlu olmadığı için kendini suçlayan birçok insan var.Siz de bu kişilerden biriyseniz, eşinize yeteri kadar bağlı olmadığınızı düşünebilirsiniz, diğer insanlar kadar derinden sevemezsiniz ya da kendinizi mutlu hissetmezsiniz.Jonice Webb, Amazon'da dünyanın en çok satan psikoloji kitaplarından birini yazarak iddiasının ve çözüm yöntemlerinin tüm dünyada geçerli olduğunu kanıtlıyor. Milyonlarca kişinin hayatına katkı yapan bu kitabı, okunması gerekenler listenizde en üste almalısınız.

von Veysi Ceri

Paperback. 13,50 / 21,00 cm. In Turkish. 176 p. Editör : Kadir Güven Kapak Tasarim : Yasin Çetin Her çocuk, kendine has potansiyeliyle dünyaya gelir ve bu potansiyel ancak yeterince uygun bir ortam buldugunda filizlenip ortaya çikabilir. Aksi takdirde bu potansiyel çürüyerek ortaya çikma imkânini sonsuza dek kaybeder. Çocuklarimiza, kendi kimligini bulup tesis etmesini ve bireyselligiyle biricikligini kaybetmeden toplumun aktif, düsünüp üretebilen, sevip oynayabilen bir üyesi olmasina imkân taniyacak bir çevre verebilmek en büyük toplumsal görevimiz. Doç. Dr. Veysi Çeri, Yeterince Iyi Ebeveyn Olmak kitabinda hem mesleki pratiginden hem de yaptigi arastirma ve gözlemlerden yola çikarak “yeterince iyi bakim” tarzini ve çocuklar için ideal ortami ortaya koyuyor. Ebeveynlere modern dünyanin dayattigi mükemmellik kaygisi ve baskisi altinda ezilmeden hem kendilerini hem de çocuklarini yipratmayacak ve yeterince iyi bireyler yetistirmelerini saglayacak yollari gösteriyor.

von Yasar Bayraktar

Paperback. 12,50 / 19,50 cm. In Turkish. 144 p. Ills. / Photos by Merve Uygan "Zerdali agaci, dedemle dostlugumuzun simgesi olmustu." Yagiz, altinci sinifa geçtiginde dedesinin evinin yakininda yeni bir okula baslayacagini ögrenir. Yilda sadece birkaç kez gördügü dedesi büyük apartmanlarin ve gri betonlarin arasinda bahçeli küçük bir evde yasar. Vaktinin çogunu çok sevdigi agaçlariyla geçiren Said Bey'in yasami torunu için sevgi ve sicaklik anlamina gelir. Ta ki dogum gününde son model bir tablet yerine bir zerdali agaci hediye edene kadar... Bu egri bügrü zerdali büyürken Yagiz ve dedesinin arasindaki dostluk da yeserip çogalacak mi? Zerdali - Dedemle Bir Yil, kent yasaminin karmasasi içinde insanin kendisi için en degerli olani fark etmesi hakkinda simsicak bir hikâye...

von Erich Fromm

Saldirganlik, genlerimizde biyolojik olarak var oldugu surece kendiliginden bir tepki degil; insanin dirimsel cikarlarina, bir baska deyisle gelismesine, kendinin ve turunun varligina yonelik tehditlere karsi bir savunmadir. Bu savunucu saldirganlik, belli ilkel kosullar altinda insanlarin birbirini pek tehdit etmedigi zamanlarda goreceli olarak azdi. Insan, o zamandan bu yana olaganustu bir gelisme gostermistir. Insanin bu sureci tamamlayacagini ve hic kimsenin tehdit edilmedigi anne-babalarin cocuklari, ustlerin anne-babalari, bir toplumsal sinifin baska bir toplumsal sinifi, bir ulusun baska bir ulusu tehdit etmedig bir toplum kuracagini dusunmek akla yatkin bir varsayimdir. Bu amaci gerceklestirmek ekonomik, siyasal, kulturel ve ruhsal nedenlerden dolayi cok guctur. Dunya uluslarinin putlara ustelik ayri ayri putlara tapmalari ve bu nedenle, birbirlerinin dillerini anlasalar bile birbirlerine anlayis gostermemeleri de ek bir gucluk yaratmaktadir. Bu guclukleri goz ardi etmek ahmaklik olur ama tum verileri kapsayan gorgul incelemenin ortaya koyduguna gore siyasal ve ruhsal engeller ortadan kaldirilirsa yakin sayilabilecek bir gelecekte boyle bir dunyanin kurulmasi gercekten olanaklidir. (Tanitim Bulteninden)

von Ahmet Altan

"Güneşimizle aramızda kara kedi gibi duran o Gökcisim, bir gün çekip gidecekti elbette. Belki çok yakındı çözüm. Kapıdaydı. O an gelene kadar bize düşen, sanki güneş gökte parlıyormuşçasına yaşamayı sürdürmekti. Hayata tutunmaktı." Yakın gelecekte, yeryüzünde bir ülke. Tiran ölmüş ve oğlu başa geçmiştir. Ülke, din ulemaları ve polisler ordusundan oluşan bir demir yumrukla yönetilmektedir. Katı yasalarla sınıflara ayrılan halksa, yoğun denetim ve gözetim altında yaşamaktadır. Güneşse, kimselerin nasıl, neden olduğunu hatırlamadığı bir dönemden bu yana, "Gökcisim" denilen dev bir kütlenin ardındadır. Her yer buz tutmuş, yaşam sevinci tüm canlılardan el ayak çekmiştir. Gelgelelim yıpratıcı uykusuzluğuna çare arayan bilim kadını Yuna, geçmişine, kaderine ve en önemlisi de, bir kadın olarak tutkularına sahip çıkarak, beklenmedik bir şekilde gerçekleri sorgulamaya başlar. Topluma dayatılan kuralların, değişmez varsayılan yasaların, sonu gelmez sansürün mutlak olmadığını fark eden Yuna, sorumluluğunu üstlenip, deyim yerindeyse, güneşe açılan kapıyı aralamayı göze alacaktır. Geçmişle hesaplaşmalar, düzenle çatışan tutkular ve insanı dönüştüren aşklar. Ayşe Kulin, okurlarını sarsıcı bir gelecek hayal etmeye davet ettiği Tutsak Güneş'te, genç bir kadının unutulmaz uyanış hikayesini anlatıyor.

von Mehmet Genc

Dünyayı karış karış gezmeye başlayıp, kısa sürede Rotasız Seyyah adıyla internette fenomen haline gelen, fotoğraf projeleriyle gerek yurt içinde, gerekse BBC, The Telegraph ve Der Spiegel gibi gazete ve dergilerde adından söz ettiren Mehmet Genç, büyük beğeni toplayan ilk kitabının ardından yeni maceralarıyla bir kez daha okurların karşısına çıkıyor. Sizler de bu kitabı okurken Tacikistan’ın Pamir Dağları’nda yaşayan Pamir Kırgızı Türklerinin çadırlarına misafir olup, Kırgızistan’daki 7134 metre rakımlı Lenin Zirvesi’ne tırmanacak; Afganistan’daki bir Taliban karargâhına girip, belki en az Mehmet kadar korkup heyecanlanacaksınız. İran polisleri tarafından ajan olduğu düşünülerek sorguya çekildiğinde şaşkınlığınızı gizleyemeyecek, çadırlarda yaşayan Kaşkay Türkleriyle yaptığı Türkçe sohbetlere dâhil olduğunuzda ise yüzünüzün güldüğünü fark edeceksiniz. Ve öyle umuyoruz ki Mehmet'le beraber siz de gezecek, bolca görecek ve çok şey öğreneceksiniz… (Tanıtım Bülteninden)